mahkeme 2024/489 E. 2025/1370 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/489

Karar No

2025/1370

Karar Tarihi

28 Ekim 2025

T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/489
KARAR NO : 2025/1370
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/12/2023 (Karar)
NUMARASI : 2022/108 Esas, 2023/856 Karar
DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Bono İptali)
Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in ... ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin üretmiş olduğu ... ... isimli ürünleri satmak üzere anlaştıklarını, ... ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'den 2015 yılından beri ... ... isimli ürünleri alıp perakende satmaya başlatığını, ileri alacağı mallara karşılık ileri vadeli bonolar düzenleyerek verdiğini, 2016 yılından sonra müvekkilinin şirkete ve şirket yetkililerine ulaşamamaya başladığını, müvekkilinin yapmış olduğu piyasa araştırmasında ... ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi firmasının işlerinin bozulduğunu ve faaliyetlerinin durdurduğunu ve konkordato sürecinde olduğunu, müvekkilinin ileri vadeli mal temini için verdiği 12 adet 119.000,00-TL tutarlı bonoların ... Bankası A.Ş'ye teminat olarak verildiği ve bu bonoların Erzurum ...İcra Müdürlüğünün 2019/... ve 2019/... Esas sayılı dosyalarla icra konulduğunu öğrendiklerini, bonoların rehin amacıyla cirosu geçerli olmadığından davalı bankanın yetkili hamil olmadığını beyanla davaya konu 30/05/... düzenleme tarihli, 27/11/... vadeli, 7.500,00-TL bedelli, 23/10/... düzenleme tarihli, 27/11/... vadeli, 10.000,00-TL bedelli, 30/05/... düzenleme tarihli, 27/12/... vadeli , 7.500,00 bedelli, 23/10/... düzenleme tarihli, 27/12/... bedelli, 10.500,00-TL bedelli, 23/10/... düzenleme tarihli, 27/01/2019 vadeli, 10.000,00-TL bedelli, 30/05/... düzenleme tarihli, 27/08/... vadeli, 17.000,00-TL bedelli, 23/10/... düzenleme tarihli, 27/08/... vadeli , 10.000,00-TL bedelli, 23/10/... düzenleme tarihli, 27/09/... vadeli, 10.000,00-TL bedelli, 23/10/... düzenleme tarihli, 27/10/... vadeli, 10.000,00-TL bedelli, 30/05/... düzenleme tarihli, 27/09/... vadeli, 15.000,00-TL bedelli, 30/05/... düzenleme tarihli, 27/10/... vadeli, 12.000,00-TL bedelli bonoların ödenmemesi, yapılan takibin durdurulması için teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını, söz konusu bonolar dolayısıyla müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitini ve mezkur bonoların iptalini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın yasal dayanaktan yoksun mesnetsiz tüm talepleri ile davanın reddini, davacı - borçlunun itirazının kötü niyetli ve takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olması nedeni ile takip konusu alacaklarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davacıdan tahsilini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmilini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda 07.12.2023 tarihli hükümle; "...Davaya konu edilen senetler incelenmiş, keşidecinin davacı ..., lehtarın ... ... San.Tic A.Ş. olduğu, senetlerin davalı tarafından takip konusu edildiği, davalı bankanın müzekkere cevabında senetlerin dava dışı ... ... San Tic. AŞ'nin bankaya olan borçları nedeniyle alındığı, halen de dava dışı şirketin bakiye borcunun bulunduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Türk Ticaret Kanunun senedi elinde bulunduran hamilin hak sahipliğinin düzenlendiği 686. Maddesinde; (1) Bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar bu hususta yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse son ciroyu imzalayan kişi, poliçeyi beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.
(2) Poliçe herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, birinci fıkrada yazılı hükümlere göre hakkı anlaşılan yeni hamil, ancak poliçeyi kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisabında ağır bir kusur bulunduğu takdirde o poliçeyi geri vermekle yükümlüdür.
Defiiler hususunun düzenlendiği 687. Maddede ise ; (1) Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.
(2) Alacağın temliki yoluyla yapılan devirlere ilişkin hükümler saklıdır, hükümleri yer almaktadır.
Tüm dosya kapsamına göre; dava konusu senetlerin Türk Ticaret Kanunu ilgili maddelerine göre taşıması gerekli yasal unsurları taşıdığı, kambiyo senedi niteliğinin bulunduğu, ciro silsilesinde herhangi bir kopukluğun bulunmadığı, niteliği gereği bir ödeme aracı olan senetlerin davalıya ciro yolu ile geçtiği, TTK'nın 687. maddesi gereğince davalının bu çeki alırken bile bile ve davacının zararına kötü niyetli olarak hareket ettiği konusundaki ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davalının senetleri bile bile ve davacının zararına hareket ettiği konusunda davacı tarafça dosyaya ispata yarar herhangi bir delil sunulmadığı, TTK'nın 686. maddesi gereğince davalının haklı hamil olmadığı konusunun ispatlanamadığı anlaşıldığından, yemin deliline dayanılmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ... Sanayi ve Tic. A.Ş.'nin ürettiği ... ... isimli ürünleri satmak üzere söz konusu firma ile anlaştığını ve ilgili firmadan ürünleri alıp perakende satmaya başladığını, müvekkilinin ileri vadeli mal temini için toplam 12 adet 119.000,00-TL tutarlı bonolar verdiğini, müvekkilinin herhangi bir mal almasızın ileriye dönük mal temini için verdiği bonoların ... ... Sanayi ve Tic. A.Ş. tarafından davalı bankaya teminat olarak verildiğini ve bu bu bonolara icra konulduğunu öğrendiğini, davalı bankanın dava konusu bonoları teminat olarak aldığını muhakeme sırasında yazılan müzekkerelere verdiği cevapta kabul ettiğini, dolayısıyla bonoların rehin amacıyla cirosu geçerli olmadığından davalı bankanın yetkili hamil olmadığını, mahkemenin kesin hükme esas alınan yasa maddelerini yanlış yorumlandığını belirterek kararın kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;
1-) Uyuşmazlık, dava ve takip konusu bonoların, dava dışı şirkete kullandırılan kredinin teminatı olarak düzenlenip düzenlenmediği, davacının takip konusu bonolar sebebiyle borçlu olup olmadığı, takip tarihi itibarıyla talep edilebilir bir alacağın bulunup bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2-) Rehin cirosu, poliçeye ilişkin hükümler kapsamında 6102 sayılı Kanun'un 689 uncu maddesinde düzenlenmiştir. Bononun niteliğine aykırı düşmemek koşuluyla uygulanacak poliçe hükümlerinin sayıldığı 6102 sayılı Kanun'un 778 inci maddesinde aynı Kanun'un 689 uncu maddesine atıfta bulunulduğu için bononun da rehin cirosuyla devri mümkündür. (bknz. Yargıtay 11. H.D. 2022/7391 E. 2024/5412 K. sayılı ilamı)
Öte yandan TTK’nın 689- (1) maddesine uyarınca; ciro, “bedeli teminattır”, “bedeli rehindir” ibaresini veya rehnetmeyi belirten diğer herhangi bir kaydı içerirse, hamil, poliçeden doğan bütün hakları kullanabilir; fakat kendisi tarafından yapılan bir ciro ancak tahsil cirosu hükmündedir.
3-) Davaya konu 11 adet bononun keşidecisi davacı, lehtar-cirantası ... ... ... A.Ş olup, hamili davalı bankadır. Dava dışı ... ... ... A.Ş ile davalı banka arasında kredi sözleşmesi akdedilmiş olduğu da çekişmesizdir. Bonoların davalı bankaya cirosunda, “bedeli tahsil içindir”, “vekaleten”, “kabz içindir” veya bu anlama gelecek bir kayıt ve açıklamanın bonoların metninde bulunmaması yanında mali bilirkişi raporu kapsamında tetkik edilen sözleşme ve eklerine göre dava dışı şirket tarafından söz konusu bonoların bankaya tahsil/teminat olarak verildiği ifade edilmekle iş bu senetlerin bankaya rehinli sayılacağı kabul edilse dahi; 6102 sayılı TTK 689-(2) fıkrası “poliçeden mesul olanlar, kendileriyle ciranta arasında doğrudan doğruya mevcut olan münasebetlere dayanan defileri hamile karşı ileri süremezler; meğer ki, hamil poliçeyi iktisabederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.” hükmünü içerdiğinden ve bankanın her iki icra dosyasına konu edilen senetleri iktisabında davacı zararına kötüniyetle hareket ettiğine dair bir delile tesadüf edilmemekle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.
Dosyadaki belgeler, kararın dayandığı deliller, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesi kararında, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1)-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan taraflarca bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
6-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere 28/10/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim