Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/438
2026/174
6 Şubat 2026
T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/438
KARAR NO : 2026/174
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/10/2022 (Karar)
NUMARASI : 2020/87 Esas, 2022/558 Karar
DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden
Kaynaklanan (İtirazın İptali)
KARAR TARİHİ : 06/02/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 06/02/2026
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesini özetle; müvekkili banka tarafından... Mühendislik Doğalgaz Sistemleri İnşaat Taahhüt İnşaat Malzemeleri ve Haycancılık Ürünleri Tic. San. Ve Paz. Ltd. Şirketine 05/06/2017 tarihli 1.000.000,00 TL bedelli kredi çerçeve sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, diğer davalı borçluların ise bu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredi şartlarına uyulmaması ve borcun ödenmemesi neticesinde davalı borçlulara 26/10/2018 tarihi itibariyle 319.999,78 TL nakit, 78.400,00 TL gayrinakit borcun ödenmesi amacıyla Beşiktaş ... Noterliğinin 01/11/2018 tarihli ve ...yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiğini, borcun buna rağmen ödenmemesi sebebiyle Erzurum ...İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı dosyası üzerinde takip başlatıldığını, ödeme emrinin tebliği üzerinde davalıların borca itiraz ettiklerini ve takibin İcra Müdürlüğünce durdurulduğunu, tüm bu açıklanan nedenler neticesinde davalıların icra takibine yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda;"Somut olayda; davacı banka ile davalı şirket arasında kredi genel sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşmeye diğer davalının müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile imza attığı, bu nedenle davalı borçluların sözleşmeden kaynaklı borçtan dolayı sorumlu oldukları, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek davalılara banka tarafından ihtarname keşide edildiği, keşide edilen ihtarnameye rağmen ödeme yapılmaması nedeniyle davalıların temerrüde düştükleri anlaşılmıştır. Takip tarihindeki alacak miktarının belirlenmesi için taksitli ticari krediden kaynaklı alacak yönünden hesap kat tarihinden temerrüt tarihine kadar geçen süre için sözleşmede belirlenen akdi faiz uygulanıp temerrüt tarihinden takip tarihine kadar ise %57 oranında temerrüt faizinin uygulanması gerekecektir. Buna göre taksitli ticari krediler yönünden takip tarihinde asıl alacak miktarının 319.999,78 TL olduğu sonucuna varılmaktadır. Takibe konu edilen krediler yönünden yukarıda açıklanan şekilde faiz hesabı yapıldığında toplam faiz tutarının 38.348,55 TL olduğu, faizin %5 oranındaki BSMV alacağının ise 1.917,42 TL olduğu bilirkişi raporunda belirtilmiştir. Ancak davacı alacaklı takip talebinde işlemiş faiz tutarının 38.319,46 TL olarak belirtmiş, faizin %5'i oranında BSMV alacağının ise 1.915,97 TL olarak talep etmiştir. Her ne kadar bilirkişi raporunda daha yüksek oranda işlemiş faiz ve BSMV alacağı hesaplanmış ise de taleple bağlılık ilkesi uyarınca takip talebinde yazılı olan miktarlar dikkate alınmıştır. Ayrıca davacı alacaklı icra takibinde masraf adı altında alacak talebinde bulunmasına rağmen bu alacağa yönelik her hangi delil veya belge ibraz edememiş ve bu alacağın varlığını ispat edememiştir. Bu nedenle davacı alacaklının takip talebinde ileri sürdüğü masraf adı altındaki alacak talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı alacaklı takip talebinde, asıl alacak miktarını 346.655,76 TL olarak belirtmiş, ayrıca 56.000,00 TL tutarında gayri nakdi kredi alacağını da asıl alacağa ekleyerek toplamda 402.655,76 TL tutarında asıl alacak üzerinden icra takibi başlatmıştır. Davacı teminat mektubundan kaynaklı 56.000,00 TL tutarındaki gayri nakdi kredi alacağının depo edilmesini, asıl borçlu davalı şirketten talep edebilir ise de, gayri nakdi kredi alacağının asıl alacak tutarına ekleyerek tahsilini talep edemez. Bu nedenle her ne kadar icra takibinde gayri nakdi kredi alacağının tahsili talep edilmiş ise de, gayri nakdi kredi alacağının asıl alacak tutarına eklenerek talep edilemeyeceği anlaşılmakla davacının asıl alacak tutarının 319.999,78 TL olduğu kabul edilmiştir.
Davalılar icra takibine yönelik sundukları itirazlarında herhangi bir borçlarının bulunmadığını, ödeme emrine, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmişlerdir. Borçlular takip konusu edilen Kredi Genel Sözleşmesinden kaynaklı borcun bulunmadığını ileri sürmüşler ise de; buna dair herhangi bir delil veya belge sunmamışlardır. Dosyaya ibraz edilen kredi genel sözleşmesinde yer alan yazı ve imza örneklerinin davalılar tarafından inkar edilmediği, buna göre sözleşmenin davalılar tarafından imzalandığının kabul edilmesi gerektiği, kredi genel sözleşmesi ile özellikle kefalet sözleşmesinin yasada aranan geçerlilik şartlarını taşıdığı, anlaşılmakla davalıların takibe yönelik itirazlarının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Yine hesabın kat edildiğine ilişkin ihtarnamenin davalılara keşide edildiği, bu şekilde temerrütün gerçekleştiği ve temerrüt faiz oranının takip talebinde belirtildiği görülmekle davalıların itirazlarında kısmen haksız oldukları sonucuna varıldığından davalıların itirazlarının kısmen iptaline karar vermek gerekmiştir.
Davalıların icra takibine itirazı sonucunda takibin durdurulmasına karar verildiği, asıl alacak miktarının likit ve hesaplanabilir nitelikte olduğu, davalının icra takibine itirazlarında haksız ve kötü niyetli oldukları anlaşılmakla, hükmolunan alacak miktarı üzerinden hesaplanan % 20 oranındaki icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş" gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalıların Erzurum.... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyasına yaptıkları itirazın kısmen iptali ile takibin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 319.999,78 TL asıl alacak, 38.319,46 TL işlemiş faiz, 1.915,97 TL BSMV olmak üzere toplam 360.235,21 TL üzerinden devamına, fazlaya dair talebin reddine, takipte asıl alacak miktarına %57 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, hükmolunan miktar üzerinden hesaplanan %20 oranında olan 72.047,04 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, zira, gayri nakdi riskin her zaman nakte dönüşerek risk teşkil edebileceğini, yerel mahkemenin bu yönü ile yanlış bir karar vermiş olduğunu, öte yandan asıl önemli hususun, gayrı nakti alacaklarının teminat mektubundan kaynaklanmadığını çek bedeli olduğunu, dosya kapsamı ele alındığı zaman 56.000.00 TL'nin gayrinakti kredi -çek bedeli olduğunun anlaşılacağını, yerel mahkemenin bu hususta yanılgıya düştüğünü, dosya hakkında aldırılan 01/08/2022 tarihli bilirkişi raporunun değerlendirilmediğini, bilirkişi raporu incelendiği zaman, taleplerinin ve davalılarının itirazlarını kapsar nitelikte kapsamlı bir rapor olduğunun anlaşılacağını, söz konusu rapora göre, bazı çek yapraklarının bankaya iade edildiğini veya ödendiğini ancak kalan bakiye için bankada herhangi bir depo işlemi yapılmadığını gösterdiğini, bu nedenle KÇS ilgili maddeleri gereğince davalı asıl borçlu ile müteselsil kefillerin ilamsız takiplerde ödeme emri talebinde belirtilen 56.000,00 TL gayrinakti kredi-çek bedeli tutarından sorumlu oldukları sonuç ve kanaatine varıldığını, yerel mahkemenin bu hususta büyük bir yanılgıya düştüğünü, bu nedenle davanın tamamı yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiğini, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakdi ve gayrinakdi kredi alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama da davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, gayrinakdi kredi alacağı yönünden verilen red kararına karşı davacı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, Erzurum .... İcra Dairesi'nin 2019/... Esas sayılı dosyasında; alacaklı bankanın 402.655,76 TL asıl alacak, 730,30 TL masraf, 628,98 TL işlemiş faiz, 1.915,97 TL BSMW, 37.690,48 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 443.621,49 TL alacak talebinde bulunduğu, asıl alacağın 56.000,00 TL'lik kısmının gayrinakdi kredi alacağı olduğunun belirtildiği, yerleşik Yargıtay İçtihatları ile kabul edildiği üzere alacaklının çek garanti tutarları için, banka nezdinde açılacak faizsiz bir hesaba depo edilmesi kararı isteyebileceği, davacı bankanın çek bedeli olan gayrinakdi alacağı için depo kararı istemeyip, asıl alacağa dahil etmek suretiyle talepte bulunmasının yerinde olmadığı ve ilk derece mahkemesince de benzer gerekçe ile gayrinakdi alacak (çek bedelleri) yönünden talebin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf başvurusu sırasında davacı harçtan muaf olduğu için harç alınmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 06/02/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.