mahkeme 2024/350 E. 2025/1389 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/350

Karar No

2025/1389

Karar Tarihi

28 Ekim 2025

T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/314
KARAR NO : 2025/1414
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/01/2022 (Asıl dava), 22/02/2022 (Birleşen dava),13/12/2023 (Karar)
NUMARASI : 2022/9 Esas, 2023/868 Karar
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)|Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
KARAR TARİHİ : 30/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 30/10/2025
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın asıl dava yönünden kabulüne, birleşen dava yönünden kısmen kabulüne dair verilen karara karşı asıl dava dosyasında davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili asıl dava dosyasında, müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışması sonucunda 04.01.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Kanunun 56/1-A ve 47/1-D kurallarını ihlal ettiğini, müvekkilinin ise aynı kanunun 84/ G maddesini ihlal ettiği tespit edildiğini, buna göre davalı sigortalısı olan ... plakalı aracın asli kusurlu olarak kabul edilmesi gerektiğini, bu nedenle kusur oranlarının belirlenmesi adına bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, müvekkili ...'nun Adli Tıp'a sevki ile rapor alınmasını buna göre de aktüer hesaplama yapılmasını talep ettiğini, müvekkilinin olay tarihinden itibaren çalışamadığı ve Ocak 2020’den beri mevcut fiziki engeli sebebiyle de işsiz olduğunu dolayısıyla müvekkilinin tedavi sürecinde ve kaza tarihinden çok zaman geçmiş olmasına rağmen, çok fazla ağrılarının olması nedeniyle çalışamadığını, müvekkilinin öğretmen olarak çalışmaktayken, fiziki durumu nedeniyle mesleğini icra edemez hale geldiğini, ayrıca müvekkilinin kaza sonrasında bakıcı yardımına ihtiyacı olduğu ve faturalandırılamayan ve SGK kapsamı dışında ek tedavi giderleri yönünden yine Adli Tıpa'tan rapor alınmasını, ancak müvekkilinin tedavi süreci uzun olması sebebiyle bu yöndeki talepleri yönünden de ayrıca Adli Tıp Raporu alınmasını talep etmek zorunluluğu doğduğunu, bu nedenlerle 04.01.2020 tarihli huzurdaki davaya konu trafik kazasına ilişkin olarak kusur tespitinin yapılmasını, müvekkilinin olay nedeniyle oluşan maluliyeti dolayısıyla şimdilik 500 TL'nin tazminini, müvekkilin kazadan sonra hala çalışamaması sebebiyle %100 malul olarak sayılması gereken sürenin tespiti ile bu sürede doğan kazanç kaybı yönünden şimdilik 500 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tazminini, müvekkilinin bakıcı gideri olarak şimdilik 500 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tazminini, müvekkilinin tedavi masrafı olarak faturalandırılamayan giderleri yönünden şimdilik 500 TL tutarın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı tarafından ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili birleşen dava dosyasında, müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışması sonucunda 04/01/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı kanunun 56/1-A ve 47/1-D kurallarını ihlal ettiğini, müvekkilin ise aynı kanunun 84/G maddesini ihlal ettiğinin tespit edildiğini, müvekkilin olay tarihinden itibaren çalışamadığını ve Ocak 2020'den beri mevcut fiziki engeli sebebiyle de işsiz olduğunu, müvekkilin tedavi sürecinde ve kaza tarihinden çok zaman geçmiş olmasına rağmen çok fazla ağrılarının olması nedeniyle çalışamadığını, müvekkilin kaza sonrasında bakıcı yardımı ihtiyacı olduğunu, davaya konu trafik kazası nedeniyle müvekkil adına karşı taraf sigortasından kusur oranında tazminat talep edildiğini, tarafların sorumluluğunun kusur oranı ile bağlı olacağını, tespit edilecek olan maluliyet oranının her iki dava yönünden de hesaplamaya dahil edileceğinin göz önünde bulundurularak daha önce açılmış ve ... plakalı aracın sigorta şirketine yönlendiren Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/.... Esas sayılı dosyası ile işbu davanın birleştirilmesini talep ettiklerini, müvekkilde olay nedeniyle oluşan maluliyeti dolayısıyla şimdilik 500,00 TL'nin tazminini, kazadan sonra hala çalışmaması sebebiyle müvekkilin %100 malul olarak sayılması gereken sürenin tespiti ile bu sürede doğan kazanç kaybı yönünden şimdilik 500,00 TL'nin, müvekkilin bakıcı gideri olarak şimdilik 500,00 TL'nin ve tedavi masrafı olarak faturalandırılamayan giderleri yönünden şimdilik 500,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı tarafından ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Sigoorta yönünden; oluşan kalıcı maluliyeti dolayısıyla 334.459,80 TL, %100 malul olarak sayılması gereken süre yönünden geçici iş göremezlik tazminatı olarak 10.461,15 TL, bakıcı gideri olarak 6.566,57 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tazminini, ... Sigorta yönünden; kalıcı maluliyeti dolayısıyla 14.324,15 TL, %100 malul olarak sayılması gereken süre yönünden geçici iş göremezlik tazminatı olarak 3.487,00 TL, bakıcı gideri olarak 2.188,85 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tazmini yönünde ıslah dilekçesi sunulmuştur.
CEVAP:
Asıl dava dosyasında davalı ... Sigorta A.Ş vekili, müvekkili şirketin sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, poliçe üzerinde Ölüm/Sakatlık halleri için kişi başına teminat limiti ile azami 410.000 TL olarak sınırlandırıldığını, bu miktarın maksimum talep edilebilecek miktar olduğunu, müvekkili şirketin asıl sorumluluğunun gerçek zarar üzerinden belirleneceğini, müvekkil şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını ve müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini, bahse konu raporun hükme esas alınması ilgili yönetmeliğe aykırılık teşkil edeceğini, ayrıca bu husus yargılama aşamasında giderilecek bir eksiklik olmadığını, başvuran tarafın usulüne uygun Engelli Sağlık Kurulu Raporu temin etmeden işbu davayı açtığını, bu sebeple başvurunun usulden reddi gerektiğini, kusura ilişkin kazanın meydana geldiği yerde keşif yapılmadan ve tanıklar dinlenilmeden alınan kusur bilirkişi raporu ayrıntılı ve denetime elverişli olmayacağı dolayısıyla kusur durumunun netleştirilmesi için hem adli tıp trafik ihtisas dairesi’nden hem de karayolları genel müdürlüğü fen heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsüne yükletilen kusur oranı ile kazanın meydana gelmesinde mevcut kaza tespit tutanağında belirtildiği gibi davacı yanın da kusur oranlarının kesin ve net bir şekilde tespit edilebilmesi için adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden rapor aldırılması gerektiğini, belgelenmeyen bakıcı giderinden %50 hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketi poliçe dahilinde başvuranın tedavi, bakım ve ulaşım giderlerinden sorumlu olmadığını, bu sebeple davacı tarafın talep ettiği ücretleri müvekkili şirketin değil sgk'nın sorumluluğunda olduğunu, davacı tarafın koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığının araştırılması eğer emniyet kemeri kullanmıyor ise hesaplanacak tazminata en az %20 oranında müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber, bir an için davanın esası hakkında hüküm kurulsa bile, müvekkili şirket’in faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, bu nedenlerle açılmış olan haksız ve mesnetsiz davanın reddine, mahkeme masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini; aksi halde, celp edilmesi gereken delillerin toplanmasını, kusur durumu ve zararın tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasını savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen dava dosyasında davalı ... ... Sigorta A.Ş vekili, davacı tarafın müvekkili şirkete herhangi bir başvuru yapmadan işbu davayı açtığını, 6704 sayılı torba kanunu uyarınca davadan önce başvuru yapmak zorunlu hale getirildiğini, bu nedenle esas hakkında inceleme yapılmasına gerek olmadan, davanın usulden reddi gerektiğini, davacı taraf, sigortalının kusurunu ve zararını usulen ispat etmesi gerektiğini, sigortalının kusuru konusunda ceza davası bekletici mesele yapılması gerektiğini, zira müvekkili şirket sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacı tarafın zararını ispat etmesi gerektiğini, ayrıca sigortalının kaza sebebiyle kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, ceza davasının sonucu bekletici mesele yapılması gerektiğini, kusur ve davacının zararı konularında bilirkişi tetkikatı yapılmasını talep ettiğini, davacı taraf işbu dava ile geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri tazminatını talep ettiğini, davacının işbu talepleri trafik sigortası genel şartları gereği teminat dışı olduğunu, maluliyet hesabında genel şartlarda da açıkça belirtildiği üzere sakatlık oranı nazar alınması gerektiğini, davanın kabülü anlamına gelmemekle birlikte, davacıların kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, sigorta poliçesinde yazılı teminat tutarı, maluliyet halinde doğrudan doğruya hak sahiplerine ödenmeyeceği, davacı taraf, sürekli maluliyet halinde zararını ispat etmesi gerektiğini, davanın kabülü anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirket faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, davanın kabülü anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğu poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, bu nedenlerle aleyhlerine haksız olarak açılan davanın reddine, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince, " ...Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; asıl davada dava trafik kazası nedeniyle zorunlu mali sorumluluk sigortacısından maddi tazminat istemine ilişkindir. Birleşen davada ise dava yine trafik kazası nedeniyle genişletilmiş ... sigortacısından (sürekli sakatlık teminatı nedeniyle) maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davası olduğundan, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/19605 Esas 2021/6472 Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/10352 Esas 2021/2596 Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda davacının maluliyetinin tespiti kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğ'e göre yaptırılmıştır. Yine bu ilamlar doğrultusunda aktüerya raporu TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlettirilmiştir.
Mahkememizce hükme esas alınan İTÜ Trafik Kürsüsünde görevli üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan kusur raporunda, ... palaklı kamyonet sürücüsü ...'ın şerit ihlali yaparak seyrettiği esnada karşısından gelen aracı görerek zamanında kendi şeridine geçmediği bu nedenle kazanın oluşumunda %75 oranında asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir. ... plakalı araç sürücüsü ...'nun ise şerit ihlali yapan kamyoneti gördüğünde yavaşlamadığı ve çarpışmamak için sağa çekilmesi gerekirken sol şeride geçmesi nedeniyle %25 oranında tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Bu değerlendirmede çarpışma sonrası araçların konumu, araçların çarpışma noktaları ve kaza yerindeki tespitlere göre düzenlenen kaza tespit tutanağı dikkate alındığından kusur oranlarının dosya içeriğine uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varılmıştır.
Asıl davada, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen kusur raporu, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen maluliyet raporu ve aktüerya raporu hükme esas alınarak davacının ıslah dilekçesindeki talebi doğrultusunda davanın kabulü ile; 334.459,80 TL sürekli iş göremezlik 10.461,15 TL geçici iş göremezlik ve 6.566,57 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 351.487,52 TL'nin 28.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Birleşen davada ise, davacı vekili davalı ... sigortacısı şirketten 14.324,15 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.487,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 2.188,85 TL bakıcı gideri tazminatı talep etmiş ise de, davalı şirketin ... sigorta poliçesinde yalnız 20.000,00 TL limit ile sürekli sakatlığın teminat altına alındığı anlaşıldığından, davanın kısmen kabulü ile; 14.324,15 TL'nin 16.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine
karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle " A-)Asıl Davada;
Davanın kabulü ile;
351.487,52 TL'nin 28.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
...
B-)Birleşen 2022/118 Esas Sayılı Davada;
Davanın kısmen kabulü ile;
14.324,15 TL'nin 16.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine, " şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ :
Asıl dava dosyasında davalı ... Sigorta A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece dava konusu gereği yapılması gerekenin davacıda sürekli ve geçici maluliyet oluşup oluşmadığının ve tarafların kusur durumlarının tespitine yönelik araştırma yapılması gerektiğini, mahkeme kararının eksik incelemeye dayalı olduğunu, maluliyet ve kusur raporlarının hatalı olduğunu, itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, maluliyet raporunun davacının gerçek maluliyetini yansıtmadığını, iddialarının değerlendirmediğini, maluliyet tespiti için en yetkili kurum olan Adli Tıp Kurumu'na tevdi edilmediğini, müvekkili şirket tarafından alınan ve dava dosyasına kazandırılan ilgili tıbbi mütalaaya göre davacının eksik olan tedavi evrakları tamamlanarak maluliyet tespitinin yapılması gerekmekte iken eksik incelemeye dayalı maluliyet raporuna itibar edildiğini,davacının sürekli maluliyeti %10 iken, hatalı rapora dayalı olarak %22 oranında sürekli maluliyet meydana geldiği yanılgısı ile dosya kapsamında aktüer rapor alındığını ve aktüer raporu doğrultusunda da sürekli maluliyet tazminatı yönünden davanın kabulüne karar verildiğini, geçici iş görmezlik ve bakıcı giderinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, mahekme tarafından, dava konusu kazadaki kusur durumlarının tespiti açısından dosyanın öncelikle ... Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesine tevdii edilerek kusur raporu oluşturulması talep edildiği, ancak trafik kazalarındaki kusur oranlarını belirlemede en yetkili kurum olan Adli Tıp Kurumu tarafından verilen bu rapora itibar edilmeyerek, bu kez dosya bilirkişi heyetine tevdi edilerek bilirkişi heyeti tarafından oluşturulan yanlı rapora itibar edilerek hüküm tesis edildiğini, kaza mahallinde düzenlenen kaza tespit tutanağında olay yeri yol kenarında bulunan eve ait kamera kaydının bulunduğunun belirtildiğini, ancak 04.01.2020 tarihli "Kamera ve Tanık Araştırma Tutanağı" ile olay yeri çevresindeki araştırmalar sonucu kamera kaydı ve tanıkların olmadığının tespitinin yapıldığını, hakkaniyete uygun olarak oransal bir kusur dağılımı belirlenmesi gerekirken mahkeme tarafından tekrardan kusur bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilerek 3 kişilik bilirkişi heyetine dosyanın tevdii edildiğini, 06.10.2022 tarihli kusur bilirkişi heyet raporunda ise, bilirkişiler tarafından değerlendirme yapılırken, ATK raporunun aksine kesinlikle objektifliği şüpheli bir şekilde, sadece davacının beyanları esas alınarak sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, dava konusu kazadaki belirsizlik ve taraf beyanlarındaki çelişki söz konusuyken, bilirkişi heyeti tarafından nasıl böyle bir tespitte bulunulabildiğini, kusuru belirlerken asli/tali kusur ayrımına gidilmiş olması nedeniyle, %40'a %60 oranında kusur dağılımı yapmak en azından olayda belirsizlik bulunması sebebiyle daha adaletli iken, %25'e %75'lik bir dağılım yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, kusur konusunda Adli Tıp raporunun hükme esas alınması, maluliyet açısından ise dosyanın Adli Tıp Kurumu'na sevk edilerek davacının yerinde muayenesi ile rapor oluşturulması gerekmekte iken bunların hiçbirinin yapılmadığını ve itirazlarının görmezden gelindiğini, dava konusu kazanın iş kazası olup olmadığının mahkemece değerlendirilmediğini, SGK'ya buna ilişkin müzekkere yazılmadığını, dava konusu kaza iş kazası ise davacıya PSD ödemesi yapılıp yapılmadığı hususununda araştırılması gerektiğini savunarak mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Asıl ve birleşen dava trafik kazası nedeniyle tazminat davasıdır.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Somut olayda; davacı vekili, müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışması sonucunda 04.01.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralandığını ve kazanç kaybına uğradığını ileri sürerek; asıl dava dosyasında ... plakalı aracın ZMMS poliçesi tarafı olan davalı ... AŞ.'den, birleşen davada aynı kaza nedeniyle ... plakalı aracın ... Sigorta Poliçesi tarafı olan ... AŞ'den maddi tazminat talep ve dava etmiş, mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı asıl dava dosyası davalısı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinaf talebinde bulunan asıl dava dosyasında davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından, asıl dava dosyasında davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl dava dosyasında davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf itirazlarının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Başvuru sırasında alınması gerekli 24.010,11-TL harçtan peşin alınan 6.002,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 18.007,51-TL harcın asıl dava dosyasında davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak hazineye irat kaydına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
6-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere 30/10/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim