mahkeme 2024/197 E. 2025/1112 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/197
2025/1112
12 Eylül 2025
T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/197
KARAR NO : 2025/1112
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/10/2023 (Karar)
NUMARASI : 2023/441 Esas, 2023/782 Karar
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı dava dilekçesinde özetle; davacının ...Devlet Hastanesinde devlet memuru olarak görevini icra ettiğini, 2014 yılında yaşamış olduğu zorluklar neticesinde ihtiyaç kredisi kullandığını, davacının yaşamış olduğu zorlukların artarak devam ettiğini, bankalardan çekmiş olduğu kredileri belirlenen zamanlarda ödeyemediğinden dolayı temerrüde düştüğünü, davacının... Devlet Hastanesi'nde beraber görev yaptığı davalı ile görüşerek bankalara borcu olduğunu, çekmiş olduğu krediyi ödeyemediğini bundan dolayı başka bir bankadan davalı adına faizi sabitlenmiş şekilde ihtiyaç kredisi çekme teklifinde bulunduğunu, davacının, davalı tarafa kredi çekildikten sonra başka bankalara olan kredi borcu ödendikten sonra yeni çekilen sabit faizli krediyi her ay düzenli olarak ödemeyi taahhüt ettiğini, davalı tarafından bu teklifin kabul edildiğini ve davacının mağduriyeti giderilmek amacıyla Erzurum... ....Bankası şubesinden davalının kendi adına davacının da kefil durumunda bulunduğu 45.000,00 TL miktarlı kredi çekildiğini, davalı adına çekilen kredi dasya masrafları ve faizlerde sabitlenmiş şekilde toplamda 61.000,00 TL olarak... Bankasına geri ödenmesine karar verildiğini, davacı tarafından davalı adına çekilen kredinin 8. Taksitine kadar düzenli ödeme yapıldığını ancak davacının ...'ya tayinin çıkmasından sonra bir takım sorunlar yaşadığını ve 9. Ayda olan taksiti ödeyemediğinden dolayı davalı tarafından kendisine baskı kurulduğunu, davacı tarafından davalının imzalanmış olduğu boş senedin davalı tarafından doldurularak icra takibi başlatıldığını, davacının maaşına haciz konulduğunu, davacının maaş hesabından 8.000,00 TL'nin üzerinde kesinti yapıldığını, davalı tarafından boş olarak imzalatılan senedin takibe konulması sonucunda davalının açmış olduğu takibin yekün alacağının 132.274,29 TL olduğunu, müvekkilinin maaşından ise 85.140,86 TL kesinti yapıldığını, bu durumun davacının mağduriyetine sebebiyet verdiğini, tüm bu nedenlerle senedin iptali ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, haksız olarak tahsil edilen paranın istirdadına, %20 oranında tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'ın dolandırıcılık maksadı ile müvekkiline çeşitli hile ve desiseler yaparak müvekkilini kandırarak ana parası 45.000 TL olan bir kredi çektirdiğini ve anaparası 45.000 TL olan müvekkiline çektirdiği krediyi müvekkilden aldığını, kendi borçlarını ödediğini, bu durumu zaten davacı tarafın da dava dilekçesinde kabul ve ikrar ettiğini, yani davacı tarafın müvekkiline borçlu olduğunu borcun dayanağı olan hukuki ilişkiyi dava dilekçesinde kabul etmişlerdir. Davacı ... müvekkile çektirdiği kredinin taksitlerini ödeyemeyeceğini başka borçlarının da olduğunu müvekkile beyan etmiş ve davacı bu nedenle müvekkile dava konusu senedi vermeyi teklif ettigini, bunun üzerine davacı ile müvekkilinin bankaya gittiğini ve anaparası 45.0000 TL olan kredinin faizli şekilde geri ödeme miktarını (61.809,00 TL) olduğunu, öğrendiklerini, davacı ve müvekkili senedin miktarına toplam faizli şekilde geri ödenecek miktar olan 61.809 TL birlikte yazdıklarını, müvekkilinin bu senedi davacıdan teslim aldığını, davacının sunduğu banka kredi evrakları ve ödeme tablosundan anlaşılacağı üzere müvekkilinin davacı ...'ye vermek üzere çektiği kredi için bankaya toplam 61.809 TL geri ödeme yaptığını, davacı tarafın 8.000 TL'lik borcu ödediğini beyan etmiş olsa da bu iddianın da gerçek olmadığını, davacı tarafın hiçbir kredi taksitini ödemediğini, müvekkilini senedi Erzurum .... İcra Müdürlüğünün 2014/... esas sayılı dosya ile icraya koyduğunu ve alacağını tahsil etmeye çalıştığını, davacı tarafın müvekkilini yıldırmak, korkutmak ve hakkı olan faizi almasına engel olmak için müvekkiline defalarca iftira atarak suç duyurusunda bulundugunu ve bu soruşturmaların hepsinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, bu nedenlerle davanın reddi ile müvekkilinin daha fazla mağdur olmaması için şartlı olarak verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda;Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili müvekkilinin kredi borçlarını ödeyememesi nedeniyle davalıdan borç aldığını, davalınında kredi kullanarak müvekkiline 45.000,00 TL verdiğini, ardından bu borç nedeniyle davalının zorla senet imzalattığını, bu senedin takibe konulması nedeniyle 85.140,86 TL ödeme yaptığını, bununla beraber davalının kullandığı krediye de 16.000,00 TL ödeme yaptığını, dava konusu senedin boş olarak imzalandığını ve yazılarını davalının doldurduğunu beyan ederek menfi tespit talebinde bulunmuştur. Davalı vekili ise müvekkilinin davacının borcu için 45.000,00 TL tutarında kredi kullandığını, bu kredinin toplam geri ödeme tutarı olan 61.809,00 TL tutarında davacının müvekkiline senet verdiğini, müvekkilinin kullanmış olduğu krediyi davacının ödemediğini, bu kredinin müvekkili tarafından ödenerek kapatıldığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz'ce davalının kullandığı kredinin kim tarafından ödendiğine dair... Bankasına müzekkere yazılmış ve gelen yazı cevabında davalının bu krediyi ödeyerek kapattığı ve davacının davalının hesabına iki kez 1.033,00 TL ödeme yaptığı belirtilmiştir. Davacı tarafından davalıya gönderilen tutarların dekontları incelendiğinde 1.033,00 TL tutarındaki iki adet ödemenin açıklamasının bulunmadığı, bu tutarların dava konusu senet nedeniyle davalının hesabına yatırıldığına dair bir açıklama bulunmadığından davacının senetten kaynaklanan borcunun 16.000,00 TL tutarındaki kısmını ödediğini ispat edemediği anlaşılmıştır.
Davacı senetteki yazıların kendisine ait olmadığını beyan etmiş ise de, senetteki imzayı inkar etmediği, senedin davalı tarafından zorla imzalatıldığını ispat edemediği ve aldığı borç nedeniyle bu senedin düzenlendiğini kabul ettiği anlaşıldığından senedin geçerliliğini ortadan kaldıracak bir sahtelik iddiası ileri sürülmediğinden bu talebinde menfi tespit iddiası için yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Davacı dava dilekçesinin netice kısmında, 26.06.2013 düzenlenme, 15.07.2013 vade tarihli 61.809,00 TL tutarındaki senet nedeniyle borçsuzluğunun tespitini talep etmiştir. Kambiyo senetleri illetten mücerret olmasına rağmen davacı bu senedin düzenlenme nedenini aldığı borç olarak belirtmiş, davalı da bu doğrultuda senedin davacıya verilen borç nedeniyle düzenlendiğini kabul etmiştir. Ancak davacı senedi düzenlenme nedenini belirtmesine rağmen, senedin zorla imzalattırıldığı iddiası ile ödeme iddiasını ispat edemediğinden" gerekçesiyle, davanın reddine karar vermiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının Erzurum ....İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyası üzerinden başlattığı takip ile aslen hakkı olmadığı bir alacağı kötü niyetle ve müvekkilini zarara uğratmak kastıyla tahsil ettiğini, davacının ihtiyaç kredisi kullandığını, zamanında ödeyemediğinden dolayı temerrüte düştüğünü, davacı ile aynı hastanede görev yapan davalının 45.000,00-TL miktarlı kredi çektiğini, toplamda 61.000,00-TL olarak bankaya geri ödemesine karar verildiğini, çekilen kredinin müvekkilinin şahsına ait kredi borçları nedeniyle bankaya ödeme yapılarak kapatıldığını, müvekkilinin 8 aya kadar bankaya düzenli olarak ödeme yaptığını, müvekkilinin tayinin çıkması üzerine davalının müvekkilinden boş senet aldığını, 9. ayda kredi taksitini ödeyememesi nedeniyle senedin 61.809,00-TL olarak doldurularak takibe konulduğunu, yekün alacağın 137.880,20-TL olmuş olup, 07/04/2023 tarihine kadar müvekkilinin maaşından 124.913,68-TL para kesildiğini, taraflar arasında ticari ilişki veya senet alış verişi bulunmadığını, sendin zorla doldurulduğunu, bilirkişi marifetiyle müvekkilinin haksız yere uğradığı zararın hesaplatılarak karar verilmesi gerekirken verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde davalının müvekkili adına kredi çektiğini, müvekkilinin davalı tarafından çekilen krediyi 8 ay düzenli olarak ödediğini, 9. ay ödeyemeyince davalının müvekkilinden zorla senet aldığını, senedi icra takibine koyduğunu, davalının aslen hakkı olmadığı bir alacağı müvekkilini zarara uğratmak kasıtıyla tahsil ettiğini iddia ederek, 26/06/2013 düzenleme tarihli 15/07/2013 vade tarihli 61.809,00-TL senedin iptali ile müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, haksız olarak tahsil edilen paranın ticari faiziyle davalıdan istirdadına karar verilmesini talep ettiği, davalı vekili cevap dilekçesinde davacının çeşitli hileler ile müvekkilini kandırarak 45.000,00-TL kredi çektirdiğini, kredinin geri ödeme miktarının 61.809,00-TL olduğunu, davacı tarafın kredi taksitlerini ödemediği için müvekkilinin senedi icraya koyduğunu, ileri sürerek davanın reddini talep ettiği, mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalı tarafından davacıya verilmek üzere 45.000,00-TL kredi çekildiği, kredinin geri ödeme miktarının 61.809,-TL olduğu, bu konuda tarafların yazılı beyanları arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, davacının krediyi ödediğine dair dosyaya yazılı delil sunmadığı, icra takibine konu senedin davalı için çekilen kredi maliyeti ile aynı olduğu (61.809,00-TL), senedin zorla alındığına dair dosya da bir delil bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 12/09/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.