Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1541
2024/1694
12 Kasım 2024
T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1541
KARAR NO : 2024/1694
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/09/2024- 03/10/2024 - 09/10/2024 - 10/10/2024- 11/10/2024 (İki Adet) (Ara Karar)
NUMARASI : 2024/202 Esas
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
Taraflar arasında görülen konkordato davasının yapılan yargılaması sırasında ; mahkemece 27/09/2024 tarihli ara karar ile davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen ara karara karşı; sırasıyla talep eden ...Katılım Bankası A.Ş. vekili tarafından itiraz edilmiş, 03/10/2024 tarihli ara karar ile itirazın reddine karar verilmiş, talep eden ... Bankası T.A.O. vekili tarafından itiraz edilmiş, 09/10/2024 tarihli ara karar ile itirazın reddine karar verilmiş, talep eden ... Bankası A.Ş. vekili tarafından itiraz edilmiş, 10/10/2024 tarihli ara karar ile itirazın reddine karar verilmiş, talep eden...Bankası A.Ş. vekili tarafından itiraz edilmiş 11/10/2024 tarihli ara karar ile itirazın reddine karar verilmiş, verilen red kararlarına karşı sırası ile talep edenler ...Katılım Bankası A.Ş. vekili, ... Bankası A.Ş. vekili, ... Bankası T.A.O. vekili, .... Bankası A.Ş. vekili tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, ayrıca mahkemece 11/10/2024 tarihli ara karar ile davacılar vekilinin 04/10/2024 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı ise davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, adı geçen taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP :
Davacılar vekili 11/09/2024 tarihli talep dilekçesinde özetle; müvekkillerinin konkordato talep etmeden evvel bir takım çekleri tanzim ettiğini ve piyasaya sunduğunu, bankalarda da bir takım müşteri çeklerinin bulunduğunu, bankaların ise bahse konu çekleri tahsil ederek kendi alacaklarından takas mahsubu yaptıklarını, bu durumun konkordatonun ruhuna aykırı olduğunu, alacaklı bankaların ihtiyati tedbir kararına aykırı olarak bloke işlemleri uyguladıklarını, kredi kuruluşlarının kredi sözleşmelerinde yer alan hükümlere dayanarak müşterinin gerek havale, gerekse de kendisine ciro edilen senetlerin tahsili suretiyle hesaba gelen paralara bloke koyarak kredi müşterisine ödeme yapmaktan kaçındıklarını, müşterinin hesabına yatırılan, hesabında bulunan veya hesabına gelen para üzerindeki hakkının alacak hakkı olduğunu, alacak hakkının hapis hakkına konu olmayacağının da kabul edilmesi gerektiğini, bankanın müşterinin hesabında bulunan paraya hapis hakkı kapsamında bloke koyması muaccel olmayan alacağı ile takas etmesinin tedbiren önlenebilir olduğunu, konkordato talep eden müvekkillerinin ticari faaliyetlerini sürdürmek için kullandıkları hesaplarına bloke uygulanmasının tahsil edilen çeklerin banka alacaklarına mahsup edilmesi halinde konkordatonun amacına ulaşmamasının kuvvetle muhtemel olacağını, bu dönemde borçlunun tedbirlerin alınmaması sonucunda malvarlığının tasfiye edilmesi durumu ile karşılaşmasının konkordato kurumunun amacı ile bağdaşmayacağını, çeşitli nedenlerle nakit döngüsünde ciddi sıkıntılar yaşayan, mali yönden ödeme güçlüğü içinde olan ve bu ve benzer sebeplelerle konkordato talebinde bulunan borçluların, banka hesaplarında ki veya hesaplarına gelen paralara bloke konulmasının yukarıda ifade edildiği üzere proje kapsamında borçlarını ödemek suretiyle alacaklıların iflas tasfiyesine göre daha iyi bir şekilde ve eşit koşullar altında tatmin etmeye yönelik konkordato projesi ile ulaşılması öngörülen hedefe uygun düşmeyeceğini, bu kapsamda bloke işlemlerinin kaldırılmasının konkordato projesi çerçevesinde ve konkordato komiseri denetiminde kullanımının sağlanması için ihtiyati tedbir kararı verilmesinin konkordatonun ruhuna uygun bir yol olacağını ve tüm bu açıklanan nedenler göz önünde bulundurularak tedbir taleplerinin kabulü ile bankaya teminat olarak verilen çeklerin vadelerinin gelmesi nedeniyle tahsil edilen çekler yönünden, çek bedellerin komisere denetiminde bulunan davacı şirketler hesaplarına aktarılmasına, henüz vadesi gelmeyen çekler yönünden ise geçici mühletin ilan tarihi ve sonrasında yatacak olan bedellerin bankalar tarafindan kendi alacaklarına mahsup takas edilmemesi ve hapis hakkına konu edilmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili 04/10/2024 tarihli dilekçesinde özetle; Mahkemece müvekkilleri hakkında kesin mühlet kararı verildiğini, müuvekkili firmanın yurt içinde ihalelere girerek ticari faaliyette bulunduğunu, bu süreçte konkordato talep etmeden evvel Antalya ... İdaresi Genel Müdürlüğünün açmış olduğu 2023/...ve 2023/... ihale kayıt numaralı ihalelere girerek PVC boru ve ek parçalarına ilişkin mal alım işini üstlendiğini, bu süreçte müvekkilinin kendisinden istenen bir takım ürünleri ilgili idareye gönderdiğini ancak bir kısım malı ise konkordato sürecinde olduğundan dolayı süresinde teslim edemediğini, şu anda müvekkili olan firma tarafından ilgili idareye gönderilen ancak teknik şartnameye uygun olmayan yüklü miktarda mal bulunduğunu, bu malların bir kısmının müvekkil firmanın tedarikçisi olan... borudan alınarak ilgili idareye teslim edildiğini, müvekkili olan firmadan alacaklı olan ...borunun talebi üzere bu malların zayi olmaması için korunaklı bir yerde muhafazasına mahkemece karar verildiğini, ancak ilgili idare bahse konu malları henüz uhdesinde tuttuğu gibi bu boruların kendilerince kullanılacağını ve boruların iade edilmeyeceğini bildirdiğini, bahse konu boruların ve diğer parçaların mülkiyetinin müvekkile ait olduğunu, ve bu durumun telafisi imkansız zararları doğuracağını, işbu nedenlerle müvekkili olan firmanın üretimine devam etmesi ve mağdur olmaması açısından ihtiyati tedbir kararı verilerek Antalya ... Belediyesi tarafından malların kullanımının önüne geçilmesi ve malların taraflarına teslimi yönünde tedbir kararı verilmesi talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesi 27/09/2024 tarihli ara kararında; "... Somut dosyada da, 2004 sayılı İİK'nın 294/4 maddesi uyarınca, konkordatonun ruhuna ve lafzına uygun olarak borçlu şirketlerin mal varlığın korunması ve konkordato mühletine ilişkin sürelerde işletme faaliyetine devam edebilmesi amacıyla bir kısım tedbirlere tedbirlere hükmedilmesi gerektiği; bu anlamda bankaya teminat olarak verilen çeklerin vadelerinin gelmesi nedeniyle tahsilat yapılmış ise, tahsil edilen bedellerin komiser denetiminde bulunan davacı hesaplarına aktarılması, henüz vadesi gelmeyen çekler yönünden ise, geçici mühletin ilan tarihi ve sonrasında yatacak olan bedellerin bankalar tarafından kendi alacaklarına mahsup,takas edilmemesi, hapis hakkına konu edilmemesi yönünde tedbir kararı verilmesi gerektiği değerlendirilmekle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesi ile "Davacılar vekilinin EK tedbir talebinin KABULÜ ile; Geçici mühletin ilân edildiği tarihten sonra tahsil edilmiş ve vadesi gelmemiş çekler nedeniyle veya başka bir sebeple geçici mühletin ilân tarihinden sonra konkordato talep edenlerin hesabına giren paraya BANKALARCA BLOKE KONULMAMASINA YÖNELİK TEDBİR UYGULANMASINA,
Bankaya teminat olarak verilen çeklerin vadelerinin gelmesi nedeniyle tahsil edilen çekler yönünden, çek bedellerin komiser denetiminde bulunan davacılar hesaplarına aktarılması; henüz vadesi gelmeyen çekler yönünden ise, geçici mühletin ilan tarihi ve sonrasında yatacak olan bedellerin bankalar tarafından kendi alacaklarına mahsup, takas edilmemesi ve hapis hakkına konu edilmemesi yönünde TEDBİR UYGULANMASINA, " şeklinde karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi 11/10/2024 tarihli ara kararında; "... Her ne kadar konkordato komiser heyetince ihtiyati tedbir isteğine konu malların konkordato başvurusunda bulunan davacılara iade edilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiş ise de, dosya kapsamı ve davanın niteliği nazara alındığında ayrı bir yargılamanın konusunu oluşturabilecek bir konuda idareyi zorlayıcı şekilde tedbir kararı verilmesinin konkordato kurumunun amacı ile bağdaşmayacağı ve tedbire konu hususun başlı başına maddi hukuka ilişkin bir uyuşmazlık içermesi nedeniyle bu yönde bir tedbir kararı verilmesinin usul ve yasaya uygun düşmeyeceği değerlendirilmekle 04.10.2024 günlü dilekçe ile ileri sürülen ihtiyati tedbir isteğinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesi ile "04.10.2024 günlü dilekçe ile ileri sürülen ihtiyati tedbir isteğinin REDDİNE" şeklinde karar verilmiştir.
Mahkemece verilen 27/09/2024 tarihli ara karara karşı talep edenler ...Katılım Bankası A.Ş. vekili, ... Bankası A.Ş. vekili, ... Bankası T.A.O. vekili, ... Bankası A.Ş. vekili tarafından itiraz edilmiş, mahkemece her bir itiraz yönünden ayrı ayrı itirazların reddine dair verilen ara kararlara karşı talep edenler ...Katılım Bankası A.Ş. vekili, ... Bankası A.Ş. vekili, ... Bankası T.A.O. vekili, ... Bankası A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Mahkemece verilen 11/10/2024 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karara karşı ise davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF İTİRAZLARI:
Talep eden ...Katılım Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; tedbirlerin maddi hukuka ilişkin hak ve defileri engellememesi, üçüncü kişilerin maddi hukuka dayalı haklarını etkilememesi gerektiğini, konkordato yargılaması yapan ilk derece mahkemesince ise alacaklıların da hak ve menfaatlerinin korunması, telafisi imkansız zararlara yol açacak şekilde kararların verilmemesinin esas olduğunu, tedbir kararlarının uygulanması kapsamında borçluların malvarlığını elden çıkarabilmesini kolaylaştıracak şekilde kararlar verilerek borçlunun malvarlığını eksiltmesine hukuki zemin hazırlanmaması gerektiğini, verilecek kararlarda alacaklıların da haklarını koruma altına alacak şekilde tedbir kararı verilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle 27/09/2024 tarihli ve 03/10/2024 tarihli ara kararların kaldırılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Talep eden ... Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; 27/09/2024 tarihli ara karara karşı tüm itirazlarının hukuka aykırı ve dayanaktan yoksun bir şekilde reddedildiğini, çek veya bedelinin iade iade edilmesi halinde davanın reddedildiği veya konkordatonun tasdik edilmesine rağmen davacının projeye uymayarak borcunu ödemediği durumda, müvekkil bankanın tekrar bu çekleri geri almasının veya bedelini tahsil etmesinin neredeyse imkansız hale geleceğini, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen 27/09/2024 ve 11/10/2024 tarihli ara kararların tümüyle kaldırılmasına, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Talep eden ... Bankası T.A.O. vekili istinaf dilekçesinde özetle; konkordato taleplerinin kötü niyetli olduğunu, projede nakit akışının nasıl sağlanacağının belirsiz olduğunu, çek bedeli iadesi ile nakit akışı sağlamanın hedeflendiğini, borçlu davacı firmanın yüklü miktarda borcunu ödemek için işbu çeklerin bedelinin iadesine bağlamasının dahi başlı başına konkordatonun başarıya ulaşmayacağının kanıtı olduğunu, istinaf dilekçelerinde belirttikleri yasal düzenlemeler, yargı kararları ve doktrin görüşleri doğrultusunda verilen ara kararların haksız ve hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen 27/09/2024 ve 09/10/2024 tarihli ara kararlarının kaldırılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Talep eden...Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; tedbirlerin maddi hukuka ilişkin hak ve defileri engellememesi, üçüncü kişilerin maddi hukuka dayalı haklarını etkilememesi gerektiğini, konkordato yargılaması yapan ilk derece mahkemesince ise alacaklıların da hak ve menfaatlerinin korunması, telafisi imkansız zararlara yol açacak şekilde kararların verilmemesinin esas olduğunu, tedbir kararlarının uygulanması kapsamında borçluların malvarlığını elden çıkarabilmesini kolaylaştıracak şekilde kararlar verilerek borçlunun malvarlığını eksiltmesine hukuki zemin hazırlanmaması gerektiğini, verilecek kararlarda alacaklıların da haklarını koruma altına alacak şekilde tedbir kararı verilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen 27/09/2024 ve 11/10/2024 tarihli ara kararlarının kaldırılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir taleplerinin reddi ara kararının hukuka aykırı olduğunu, şöyle ki; ihtiyati tedbir talebine karar verilmesinin idareyi zorlayacağı ve bu durumun konkordato kurumunun amacıyla bağdaşmayacağı gibi somut ve hukuk dayanaktan yoksun subjektif bir değerlendirmeyle ihtiyati tedbir taleplerinin reddedildiğini, bu durumun hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen 11/10/2024 tarihli ara kararın kaldırılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, konkordato istemine ilişkin olup, istinafa konu uyuşmazlık davacılara ait çekler yönünden ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne, kısmen reddine dair ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince 27/09/2024 tarihli ara kararla ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği, karara karşı alep edenler ...Katılım Bankası A.Ş. vekili, ... Bankası A.Ş. vekili, ... Bankası T.A.O. vekili, ... Bankası A.Ş. vekili tarafından itiraz edildiği, mahkemece her bir itiraz yönünden ayrı ayrı itirazların reddine dair verilen ara kararlara karşı talep edenler ...Katılım Bankası A.Ş. vekili, ... Bankası A.Ş. vekili, ... Bankası T.A.O. vekili, ... Bankası A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince 11/10/2024 tarihli ara kararla ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
HMK'nın 341. maddesinde "(1)İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. (2)Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir. (3)Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.(4)Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz.(5)İlk derece mahkemelerinin diğer kanunlarda temyiz edilebileceği veya haklarında Yargıtaya başvurulabileceği belirtilmiş olup da bölge adliye mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işlere ilişkin nihai kararlarına karşı, bölge adliye mahkemelerine başvurulabilir" hükümlerine yer verilmiştir.
İİK’nın 287. maddesinde "Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz." denilmiştir.
Somut olayda istinaf incelemesine konu ara kararların, geçici mühlet kararı sonrasında mahkemece İİK'nın 287/son maddesi kapsamında verilen tedbir kararı mahiyetinde olup, yukarıda anılan kanun hükümleri uyarınca bu neviden kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması mümkün değildir.
Mahkemece verilen kesin nitelikli kararlara karşı yapılan istinaf kanun yolu başvuruları hakkında HMK'nın 346. maddesi uyarınca bir karar verilebileceği gibi Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebilecektir.
Bu itibarla, müdahil alacaklılar vekilleri ve davacılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun istinaf istemine konu ara kararların kesin nitelikte olması nedeniyle usulden reddine dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 352. maddesi ile İİK’nın 287. maddesi uyarınca müdahil alacaklılar ...Katılım Bankası A.Ş. vekili, ... Bankası A.Ş. vekili, ... Bankası T.A.O. vekili, ... Bankası A.Ş. vekili ile davacılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurularının AYRI AYRI USULDEN REDDİNE,
2-Başvuru sırasında peşin alınan harcın yatıran taraflara iadesine,
3-İstinaf başvurusu aşamasında müdahil alacaklılar ...Katılım Bankası A.Ş., ... Bankası A.Ş., ... Bankası T.A.O., ... Bankası A.Ş. ve davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
4-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme ve gider avansı ikmali/iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda kesin olmak üzere ...tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.