mahkeme 2024/122 E. 2025/1406 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/122
2025/1406
28 Ekim 2025
T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/122
KARAR NO : 2025/1406
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/10/2023 (Karar)
NUMARASI : 2022/668 Esas, 2023/760 Karar
DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
KARAR TARİHİ : 28/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 28/10/2025
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın ... şubesi ile davalı ... arasında Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmeleri imzalandığını, imzalanan sözleşmeler kapsamında anılan davalıya krediler kullandırıldığını, kredilerin teminatını oluşturmak üzere, davalı adına kayıtlı iki adet araca banka lehine rehin tesis edildiğini, borçlu müşterinin borçlarını ödememesi üzerine 01.11.2022 tarihinde hesaplarının kat edildiğini ve Erzurum ... Noterliğinin 04.11.2022 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile borçluya bildirildiğini, söz konusu ihtarnameye rağmen müvekkili banka alacağının ödenmemesi üzerine yasal takip işlemleri başlatıldığını, bu kapsamda Erzurum ...İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyası üzerinden anılan rehinli araçlar hakkında, menkul rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu anılan icra takibinde borca, faize ve ferilerine itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiğini, davalı asıl borçlunun takibe ve borca itirazının tamamen afâki, takibi uzatmaya yönelik ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalının imzalamış olduğu Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmeleri ile borçtan sorumlu olduğunu kabul ve taahhüt ettiğini, tüm bu açıklanan nedenler göz önünde bulundurularak davalının Erzurum.... İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazlarının iptali ile takibin devamına ve davalının takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
YEREL MAHKEME KARARI;
Mahkemece, "... Gayrinakdi alacak kapsamında bulunan çek riski bedelinin davacı banka tarafından ödenmesi halinde ödendiği tarihte temerrüt gerçekleşmiş sayılacak ve bu alacak tutarı nakdi alacağa dönüşecektir. Somut olayda gayrinakdi alacak kapsamında bulunan çek riski bedellerinden iki tanesinin icra takibinden sonra 22/02/2023 ve 06/01/2023 tarihlerinde ibraz edildiği ve bankaca çek yaprak bedeli olarak toplam 7.200,00 TL'nin ödendiği anlaşılmaktadır. Nakde dönüşen bu bedellerin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğinden ödeme tarihlerinden itibaren %48 oranında işleyecek temerrüt faizi ve %5 BSMV'si ile birlikte davalıdan tahsiline, bakiye gayrinakdi alacak tutarının ise alacaklı bankada açılacak faizsiz hesaba depo edilmesine, ibraz edilecek çekler yönünden ise yasal garanti bedellerinin ödenmesi halinde ödeme tutarlarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek %48 oranındaki faizi ve %5 oranındaki BSMV'si ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Davalı icra takibine yönelik sundukları itirazlarında herhangi bir borçlarının bulunmadığını, ödeme emrine, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmişlerdir. Borçlu takip konusu edilen Kredi Genel Sözleşmesinden kaynaklı borcun bulunmadığını ileri sürmüş ise de; buna dair herhangi bir delil veya belge sunmamıştır. Dosyaya ibraz edilen kredi genel sözleşmesinde yer alan yazı ve imza örneklerinin davalılar tarafından inkar edilmediği, buna göre sözleşmenin davalı tarafından imzalandığının kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla davalının takibe yönelik itirazlarının yerinde olmadığı sonucuna varılmış olup davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının itirazının kısmen iptaline karar vermek gerekmiştir.
Davalının icra takibine itirazı sonucunda takibin durdurulmasına karar verildiği, asıl alacak miktarının likit ve hesaplanabilir nitelikte olduğu, alacağın sözleşmeden kaynaklandığı, davalının icra takibine itirazlarında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılmakla, hükmolunan alacak miktarı üzerinden hesaplanan % 20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle "1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;
Davalının Erzurum... İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takibin taksitli ticari kredi borcu için 554.379,53 TL asıl alacak, 11.909,35 TL işlemiş faiz, 595,47 TL BSMV olmak üzere toplam 566.884,35 TL, ticari nitelikli kredi borcu için 804.275,74 TL asıl alacak, 22.407,15 TL işlemiş faiz, 1.120,36 TL BSMV olmak üzere toplam 827.803,25 TL, borçlu cari hesap borcu 59.149,13 TL asıl alacak, 1.765,18 TL işlemiş faiz, 88,26 TL BSMV olmak üzere toplam 61.002,57 TL, ticari nitelikli mevduat borcu için 10.093,37 TL asıl alacak, 174,46 TL işlemiş faiz, 8,72 TL BSMV olmak üzere toplam 10.276,55 TL, ticari kredi kartı borcu için 77.028,87 TL asıl alacak, 1.331,42 TL işlemiş faiz, 66,57 TL BSMV olmak üzere toplam 78.426,86 TL, çek kredisi borcu için 10.941,25 TL asıl alacak, 387,32 TL işlemiş faiz, 19,36 TL BSMV olmak üzere toplam 11.347,93 TL üzerinden devamına, fazlaya dair talebin reddine,
2-Takipte ticari kredili mevduat borcu ve ticari kredi kartı borcu yönünden asıl alacaklara %19,92 oranında, diğer alacaklar yönünden asıl alacağa %70,80 oranında temerrüt faizi uygulanmasına,
3-Garyrinakdi alacak kapsamında olup takipten sonra ödenen ve nakde dönüşen çekler nedeniyle 7.200,00 TL'nin 3.600,00 TL'sine ödeme tarihi olan 22/02/2023 tarihinden, 3.600,00 TL'sine ödeme tarihi olan 06/01/2023 tarihinden itibaren %48 oranında temerrüt faizi ve %5 oranında BSMV ile birlikte davalıdan tahsiline,
4-Gayrinakdi kredi kapsamında bakiye 46.800,00 TL çek riski bedelinin alacaklı bankada açılacak faizsiz hesaba depo edilmesine, ibraz edilecek çekler nedeniyle yasal garanti bedelinin ödenmesi halinde ödeme tutarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek %48 oranında akdi faizi ve %5 oranında BSMV'si ile birlikte davalıdan tahsiline,
5-Takip tutarı üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 311.148,30 TL tutarında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF İTİRAZLARI:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil bankanın davalı borçludan alacağının icra takip talebinde tam ve doğru olarak yer aldığını, bu durumun banka kayıtları ve bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen kararın taraflar arasındaki sözleşmelere, bilirkişi raporlarına, usul ve yasaya aykırı olduğunu, temerrüt tarihi yönünden gerekçe ve hükmün birbiri ile çeliştiğini, bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini, müvekkil bankanın faiz alacağının çok düşük bir kısmının kabul edildiğini, kalan kısmının haksız olarak reddedildiğini, takibe konu taksitli ticari kredilerin vadelerinin gelmesiyle borcun kendiliğinden muaccel olduğunu, muaccel olan borcun ödenmemesiyle de temerrüt halinin kendiliğinden gerçekleştiğini, davalının ödemesi gereken borcunu süresinde ve kararlaştırılan miktarda ödemeyerek kredi sözleşmesi çerçevesinde temerrüte düştüğünü, somut durumda da vade tarihi belli olan takibe konu taksitli ticari kredilerde ödeme tarihinin geçmesiyle birlikte temerrüt oluştuğunu, dolayısıyla faizinin de bu tarihten itibaren işletilmesi gerektiğini, mahkemece temerrüt tarihinin hatalı belirlenerek hukuka aykırı karar verildiğini, bilirkişi raporu ile tespit edilen alacaklarının mahkemece haksız ve hukuka aykırı olarak reddedildiğini, icra takibinde talep edilen kredi borçları bakımından müvekkil bankanın alacaklı bulunduğu tatarların dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporları ile sabit olduğu halde mahkemece bir kısım alacaklarının kabul edilmediğini, kararın yerinde olmadığını, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava genel kredi sözleşmesi uyarınca başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde müvekkili bankanın Erzurum şubesi ile davalı ... arasında Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmeleri imzalandığını, imzalanan sözleşmeler kapsamında anılan davalıya krediler kullandırıldığını, kredilerin teminatını oluşturmak üzere, davalı adına kayıtlı iki adet araca banka lehine rehin tesis edildiğini, borçlu müşterinin borçlarını ödememesi üzerine 01.11.2022 tarihinde hesaplarının kat edildiğini ve Erzurum ... Noterliğinin 04.11.2022 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile borçluya bildirildiğini, söz konusu ihtarnameye rağmen müvekkili banka alacağının ödenmemesi üzerine yasal takip işlemleri başlatıldığını, bu kapsamda Erzurum.... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyası üzerinden anılan rehinli araçlar hakkında, menkul rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu anılan icra takibinde borca, faize ve ferilerine itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiğini, iddia ederek itirazlarının iptalini talep ettiği, mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır
İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda;
6100 sayılı HMK.nun 298/2. maddesine göre “Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.”
"Yukarıda belirtildiği üzere gerekçeli kararda mahkemece alacaklardan sadece... Şirketinin sorumlu olduğu belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında her iki davalının sorumluluğuna hükmedilmiştir. Kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki bulunduğundan, bu durum 10.04.1992 gün ve 1991/.. Esas, 1992/... karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına ve 6100 sayılı yasanın HMK.nun 298/2. maddesine aykırı olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. T.C. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/16374 E. 2014/229 K."
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu`nun 2010/11-195E., 238K. Sayılı 28.04.2010 tarihli usulden bozmayı kapsayan ilamının gerekçesinde de vurgulandığı üzere: "Yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının, açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir."
a-Mahkemece gerekçede davacı banka tarafından hesabın 01/11/2022 tarihinde kat edildiği, ihtarnamenin davalı borçluya 05/11/2022 tarihinde tebliğ edildiği ve ihtarnamede tanınan 3 günlük sürenin bitim tarihi olan 10/11/2022 tarihinde temerrütün gerçekleştiği dikkate alındığında hesap kat tarihi ile temerrüt tarihi arasında akdi faiz oranı üzerinden, temerrüt tarihi olan 10/11/2022 tarihinden 07/12/2022 tarihine kadar temerrüt faizi üzerinden hesaplama yapılması gerektiği belirtilmesine rağmen hükümde temerrüt tarihi olarak takip tarihi kabul edilerek karar verilmiş olmakla mahkemenin gerekçesi ile hüküm fıkrası HMK'nın 298. Maddesine aykırı olacak şekilde çelişmektedir.
Mahkemece her ne kadar temerrüt tarihi olarak takip tarihi kabul edilerek karar verilmiş ise de dosyada mevcut taraflar arasında imza altına alınan 04.07.2022 tarihli Ticari Taşıt ve Rehin Sözleşmesinin 15. Maddesinde müşterinin sözleşmedeki adresini kanunu ikametgah edindiğini beyan ve sözü geçen yere yapılacak tebliğlerin sözleşme çerçevesinde geçerli bir tebligatın tüm hüküm ve sonuçlarını doğuracağını adres değişikliklerini bildirmeyi, bu adrese tebligat yapılamaması halinde adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine yapılacak tebliğlerin sahsına yapılmış sayılacağının o yarde bulunmasa bile tebligatın iade edilmeyip TK'nın 21. Maddesinin ve İİK'nın 21. Maddesinin uygulanmasını kabul ettiği belirtilmektedir.
Bu doğrultuda yapılan değerlendirmede davalıya çıkartılan kat ihtarları her ne kadar iade edilmiş ise de yukarıda belirtilen madde kapsamında kat ihtarının davalıya yapılmış sayılması ve temerrütün de mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacı banka tarafından hesabın 01/11/2022 tarihinde kat edildiği, ihtarnamenin davalı borçluya 05/11/2022 tarihinde tebliğ edildiği ve ihtarnamede tanınan 3 günlük sürenin bitim tarihi olan 10/11/2022 tarihinde temerrütün gerçekleştiği dikkate alındığında hesap kat tarihi ile temerrüt tarihi arasında akdi faiz oranı üzerinden, temerrüt tarihi olan 10/11/2022 tarihinden 07/12/2022 tarihine kadar temerrüt faizi üzerinden yapılan hesaplamaya göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
b-Yine mahkemece gerekçede hükmolunan alacak miktarı üzerinden hesaplanan % 20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verildiği belirtilmesine rağmen hükümde takip miktarı üzerinden hüküm kurulduğu, bu haliyle mahkemenin kararının gerekçesi ile hüküm fıkrasının çeliştiği anlaşılmaktadır.
Mahkemenin, yukarıda ayrıntılarıyla açıklanan biçimde usulün öngördüğü niteliklere haiz bulunmayan kararı, usul ve yasaya uygun değildir. Bu durum 10.04.1992 gün ve 1991/.. Esas, 1992/... karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına ve 6100 sayılı yasanın HMK.nun 298/2. maddesine aykırı olduğundan ilk derece mahkemesinin kararı bu yönüyle yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353-1-a-6 ve 355. Maddeleri gereğince kararın kaldırılmasına dosyanın (usulü kazanılmış haklara riayet edilerek) yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile, mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran tarafa iadesine,
4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,
5-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,
6-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 28.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.