Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/1131

Karar No

2026/154

Karar Tarihi

4 Şubat 2026

T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1131
KARAR NO : 2026/154
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/05/2024 (Karar)
NUMARASI : 2022/483 Esas, 2024/240 Karar
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 04/02/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 04/02/2026
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yaralanmasıyla neticelenen trafik kazasından ötürü; müvekkili ...'nun yaralanarak sürekli iş göremezliğe maruz kalması sebebiyle davaya ve fazlaya dair tüm haklarının saklı kalmak kaydıyla, 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ...Sigorta A.Ş'den şirkete başvuru taleplerinin tebliğinden itibaret 8 iş günü sonrasından itibaren temerrüde düşmesi nedeniyle bu tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiliyle müvekkil davacıya ödenmesine karar verilmesi talebi dava açtıkları, davanın kabulüne karar verilerek, davaya ve fazlaya dair tüm haklarının saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı şirketin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; avacı tarafından davalı aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonuna 11/10/2021 tarihinde 2021/... esas sayılı başvuruda bulunduklarını, başvurunun esastan reddine karar verildiğini ve kesinleştiğini, kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın KTK gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını tam yerine getirmeden dava açtığını, kabul manasında olmamak kaydıyla dosyada kusur oranının tespiti için dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan davacının iş göremezlik tazminatı kazanamayacağını, maluliyet hesabında genel şartlarda açıkça belirtildiği üzere sakatlık oranının nazara alınması gerektiğini, davacının müvekkil şirket aleyhine yapmış olduğu haksız ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikteki talebinin esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
YEREL MAHKEME KARARI;
Mahkemece, "... Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 05/10/2020 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu dava dışı sürücü ...'nun sevk ve idaresinde bulunan ve davalı tarafından sigortalanan ... plakalı aracın trafik levhasına çarpması neticesinde meydana gelen tek taraflı kazada davacının yaralandığı, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/19605 Esas 2021/6472 Karar 11.10... tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/10352 Esas 2021/2596 Karar 11.03... tarihli ilamı doğrultusunda ATK tarafından davacının kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sürekli maluliyetinin bulunmadığının, iyileşme süresinin ise kaza tarihinden itibaren 2 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, davacının 11/07/2019 doğumlu ve kaza tarihinin ise 05/10/2020 olması nedeniyle kaza tarihinde 15 aylık olduğu ve yaşı nedeniyle kaza tarihi itibariyle geçici iş göremezliğinin de bulunamayacağı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
" gerekçesiyle "DAVANIN REDDİNE," şeklinde karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF İTİRAZLARI:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait maluliyet raporunun Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/5680 Esas 2021/7835 Karar sayılı ilamı uyarınca bizzat Adli Tıp hekimlerince muayene edilerek alındığını, ayrıca Yargıtay yerleşik içtihatları aksine müvekkilinin muayene edilmeden aldırılan rapor doğrultusunda mahkemece karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya üzerinden aldırılan rapor doğrultusunda karar verilmesinin Yargıtay kararlarına aykırı olacağından bahisle rapora itiraz ettiklerini, itiraz dilekçesinde kendi aldırdıkları rapor ile dosya üzerinden aldırılan raporlar arasındaki çelişkinin giderilerek aralarında plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan yeniden rapor aldırılmasını talep ettiklerini, ancak mahkemece itirazlarının reddedilerek davanın reddine karar verildiğini, kendilerinin aldıkları rapor ile mahkemece müvekkilinin muayene edilmeden aldırılan rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde müvekkilinin yaralanmasıyla neticelenen trafik kazasından ötürü; müvekkilinin yaralanarak sürekli iş göremezliğe maruz kalması sebebiyle maddi tazminat talep ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde davanın reddini talep ettiği, mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece her ne kadar ATK tarafından davacının kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sürekli maluliyetinin bulunmadığının, iyileşme süresinin ise kaza tarihinden itibaren 2 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, davacının 11/07/2019 doğumlu ve kaza tarihinin ise 05/10/2020 olması nedeniyle kaza tarihinde 15 aylık olduğu ve yaşı nedeniyle kaza tarihi itibariyle geçici iş göremezliğinin de bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de alınan ATK raporları karar vermeye elverişli değildir
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, ayrıca çoçuklar için 20.02.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Çocuklar için Özel Gereksinim Değerlendirmesi Yönetmelik” hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/5680 E. 2021/7835 K. 2021/21059 E. 2022/17217 K. 2022/3337 E. 2023/8095 K. 2022/3202 E. 2023/8134 K. Sayılı ilamları)
Somut olayda; davacıda oluşan maluliyetin tespitine yönelik ... Teknik Üniversitesi Adli Bilimler Enstitüsi Müdürlüğü Tıp Bilimleri Anabilim Dalı Başkanlığı (Adli Tıp) tarafından düzenlenen 11.06... tarihli rapor metninde davacının yapılan muayenesine göre sonuç olarak Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre toplam özürlülük oranının % 5, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre toplam özürlülük oranının % 4,2 olduğunun tespit edildiği mütalaa edilmiştir. Hükme esas alınan 29.09.... tarihli ATK kök raporunda 20/02/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre yapılan değerlendirmede; Travmaya bağlı gelişen yaralanmalarda esas olarak alınan cetvel, şekil ve tabloların tamamını söz konusu yönetmelik içermediği ve yüzdesel bir oran belirtilemediği cihetle aynı tarih ve sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; Küçüğün tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 2 (iki) aya kadar uzayabileceği, 3. Söz konusu engel oranı 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan ÇÖZGER’in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, küçüğün özel gereksinimi olmadığı oy birliği ile mütalaa olunmuştur.
29.01.2024 tarihli ATK ek raporunda da; olay tarihinde yürürlükte bulunan 20/02/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre yapılan değerlendirmede; Travmaya bağlı gelişen yaralanmalarda esas olarak alınan cetvel, şekil ve tabloların tamamını söz konusu yönetmelik içermediği ve yüzdesel bir oran belirtilemediği cihetle aynı tarih ve sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; Küçüğün tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2.Davacı vekilinin itiraz dilekçesinde sorulduğu üzere 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; Küçüğün tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 3.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 2 (iki) aya kadar uzayabileceği, 4.Söz konusu engel oranı 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan ÇÖZGER’in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, küçüğün özel gereksinimi olmadığı oy birliği ile mütalaa olunmuştur.
Somut uyuşmazlıkta, ATK'dan alınan kök ve ek raporun davacı muayene edilmeden evrak üzerinden hazırlandığı anlaşılmıştır. Davacı bizzat muayene edilmeden maluliyet oranının tespit edilmesi hatalı olup, davacının haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması sebebiyle zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmekte olduğu, söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerektiği esas alınarak davacının muayenesi yapılarak usule uygun maluliyet raporu alınması (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/17799 E. 2022/15135 K. 2021/17799 E. 2022/15135 K. Sayılı ilamları ), daha sonra raporun sonucuna göre (usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle) karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi kararın kaldırılması gerektirmiştir.
HMK.'nun 353/1-a-6. maddesinde "...Mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması" bölge adliye mahkemesince başvuruya konu kararın esası incelemeden kaldırılmasına karar verilmesi gereken haller arasında sayılmıştır. Somut olayda; yukarıda ayrıntılı biçimde izah edilen yargılamadaki eksiklikler uyuşmazlığın esasının çözümü için olmazsa olmaz niteliktedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile kararın HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın (usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle) yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile, mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran tarafa iadesine,
4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,
5-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,
6-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim