Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2026/147
2026/161
13 Şubat 2026
T.C. DİYARBAKIR BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/147 - 2026/161
T.C.
DİYARBAKIR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/147
KARAR NO : 2026/161
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN :
MAHKEMESİ : DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVANIN KONUSU : İhtiyati Haciz
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 13/02/2026
İlk Derece Mahkemesince geçici hukukî koruma talebinin kısmen kabulüne ve kısmen reddine reddine dair verilen kararın istinaf incelemesi ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
İhtiyati haciz talep eden vekili; müvekkili bankanın ..... Şubesi ile dava dışı . ... Ltd. Şti. arasında imzalanan kredi sözleşmelerine istinaden müvekkili banka şubesince borçluya kredi kullandırıldığını, bu sözleşmelere .......'in müşterek borçlu ve müşterek-müteselsil kefil sıfatı ile imza attığını, kredi borç ve faizlerinin ödenmesi için düzenlenen ve borçlulara tebliğ edilen ..... Noterliğinin ....yevmiye numaralı ihtarnamesine rağmen bugüne kadar borcu kapatır miktarda bir ödeme yapılmadığından borçlunun temerrüde düştüğünü, ...'in kredinin müşterek müteselsil kefili olup borçtan kefalet limiti oranında sorumlu olduğunu beyan ederek; ... yönünden ihtarname tarihi itibarıyla 6.800.264,76 TL nakit kredi alacağının teminat altına alınması için borçlunun menkul ve gayrimenkul, 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; borçlu yönünden talep eden vekilince 6.800.264,76 TL tutar üzerinden ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş ise de, borçlunun kefalet tutarının 5.000.000,00 TL olduğu, kefaletin geçerli olduğu, daha fazla miktarda kefil olduğuna dair delil sunulmadığı gerekçesiyle; talebin kısmen kabul kısmen reddi ile 2004 sayılı İİK’nın 257. maddesi gereğince karşı tarafların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının 5.000.000,00 TL'ye yetecek miktarının ihtiyaten haczine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf talebinde bulunan ihtiyati haciz isteyen vekili; müvekkili bankanın dava dışı ... ... Ltd. Şti.'den alacaklarını teminen borçlu firma kefili ... yönünden 6.800.264,76 TL ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, kefilin kredi kefalet limitinin ihtiyati haciz talebi dilekçesi ekinde de mübrez iki adet kredi çerçeve sözleşmesinden de açıkça anlaşılacağı üzere 10.000.000,00 TL ve 5.000.000,00 TL olmak üzere toplam 15.000.000 TL olduğunu, İlk Derece Mahkemesi tarafından ihtiyati haciz kararı verilirken sadece 5.000.000,00 TL tutarlı sözleşmenin dikkate alındığını, ihtiyati haciz talebi ekinde yer alan 10.000.000,00 TL tutarlı kredi sözleşmesinin dikkate alınmadığını, ihtiyati haciz dilekçesi ekindeki kredi sözleşmelerinden de açıkça anlaşılacağı üzere müşterek borçlu müteselsil kefil ...'in borçlu firma ile imzalanan 02/12/2022 tarih ve 5.000.000,00 TL tutarlı, 14/06/2024 tarih ve 10.000.000 TL tutarlı kredi sözleşmelerine kefaletinin mevcut olduğunu, hal böyle iken, İlk Derece Mahkemesinin borçlu kefil yönünden 6.800.264,76 TL yerine hatalı olarak 5.000.000,00 TL üzerinden ihtiyati haciz kararı vermesinin hatalı olduğunu beyan ederek istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Talep, 2004 sayılı İİK m. 257 vd. hükümleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.
İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir.
2004 sayılı İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır. Söz konusu hükümdeki düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın hiç aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.
1-) Dosya kapsamının incelenmesinden; dava dışı ... ... Ltd. Şti. ile ihtiyati haciz isteyen banka arasında 10.000.000,00 TL tutarlı kredi sözleşmesi imzalandığı anlaşılmakta ise de, dava dilekçesi ekinde sunulan ve UYAP üzerinde taralı belgeler ile özellikle sözleşmenin kefalet kısmı okunaklı olmadığından bu sözleşmenin tarihinin ve aleyhine ihtiyati haciz istenen ...'in bu sözleşmeye kefil olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Yine dava dışı ... ... Ltd. Şti. ile ihtiyati haciz isteyen banka arasında 02/12/2022 tarihli ve 5.000.000,00 TL tutarlı kredi sözleşmesi imzalandığı, bu genel kredi sözleşmesine ise ...'in (TCKN: ...) 5.000.000,00 TL üzerinden müteselsil kefil sıfatı ile imza attığı anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince, aleyhine ihtiyati haciz istenen ...'in kefalet limitinin 5.000.000,00 TL olduğu gerekçesiyle ihtiyati haciz isteminin bu tutar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş; ihtiyati haciz isteyen tarafından ise, aleyhine ihtiyati haciz istenen tarafın 14/06/2024 tarih ve 10.000.000,00 TL tutarlı kredi sözleşmesindeki kefaletinin dikkate alınmadığı iddia edilmiştir. Bu durumda, İlk Derece Mahkemesince, ihtiyati haciz isteyen taraftan 14/06/2024 tarih ve 10.000.000,00 TL tutarlı kredi sözleşmesinin okunaklı bir suretinin celp edilmesi, aleyhine ihtiyati haciz istenen ...'in bu sözleşmede kefaletinin bulunup bulunmadığının denetlenmesi, şayet kefaleti bulunuyor ise bu sözleşme yönünden de ihtiyati haciz kararı verilip verilmeyeceğinin tartışılması gerekirken, ihtiyati haciz isteyen tarafından sunulan kredi sözleşmelerinden sadece bir tanesi yönünden inceleme yapılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
2-) Öte yandan; ihtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için, mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haciz, 6100 sayılı HMK’daki ihtiyati tedbirin özel bir çeşidi olup, ihtiyati haczin şartları ve etkileri 2004 sayılı İİK’da düzenlenmiştir. İhtiyati haciz yolu başlı başına bir icra takip yolu değildir. Alacaklı borçluya karşı alacak davası açtıktan veya icra takibi yaptıktan sonra da aynı alacak için ihtiyati haciz isteyebilir. Borçluya karşı genel haciz yolu ile takip yapmış olan alacaklı takip kesinleşmeden önce hakkını tehlikede görüp, aynı alacak için borçlunun mallarına ihtiyati haciz koydurma hakkını haizdir (Yargıtay 11. HD'nin 17/06/2014, E. 2014/8092, K. 2014/11652; 11/11/2013, E. 2013/15860, K. 2013/20091; 13/02/2012, E. 2012/699, K. 2012/ 1837; 22/06/2009, E. 2009/6653, K. 2009/7569 tarih ve sayılı kararları).
6100 sayılı HMK m. 114(1)-h hükmü uyarınca "davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması" dava şartları olarak düzenlenmiştir. Her ne kadar hukuki yarar dava şartı ise de; 6100 sayılı HMK'nın ilgili hükmü kıyasen geçici hukuki koruma taleplerinde de uygulanır (Bkz. Yargıtay 11. HD'nin 29/04/2013 tarih ve 2013/5815 E. 2013/8529 K. sayılı kararı).
Alacaklıya henüz kesin haciz isteme yetkisinin (2004 sayılı İİK m. 78) gelmediği bir dönemde, yani ilâmsız takip kesinleşmeden önce, ihtiyati haciz talep edilebilir ise de; icra dosyasının kesinleşmesinden sonra alacaklının kesinleşen icra dosyasında borçlunun malları üzerinde kesin haciz işlemleri yapabileceği, icra takibinin kesinleşmesi nedeniyle başlangıçta var olan hukukî yararın daha sonradan ortadan kalktığı kabul edilmelidir.
Somut olayın incelenmesinde; ihtiyati haciz isteyen tarafından eldeki uyuşmazlıkta iki adet kredi sözleşmesi ile .... Noterliğinin 28/07/2025 tarih ve 46853 yevmiye numaralı ihtarnamesine dayalı olarak 24/10/2025 tarihinde ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, UYAP üzerinden yapılan incelemede de Diyarbakır İcra Müdürlüğünün 2025/89013 E. sayılı dosyasında da ...... Şti. lehine takip borçlusu ...'in müteselsil kefaletini taşıyan iki adet kredi sözleşmesi ile ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesinden kaynaklanan borç nedeniyle 24/10/2025 tarihinde ilâmsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, eldeki uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken iş, öncelikle Diyarbakır İcra Müdürlüğünün 2025/89013 E. sayılı dosyasının eksiksiz olarak celp edilmesi, eldeki ihtiyati haciz talebinin dayanağı ile takibin dayanağının aynı borç olup olmadığının tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, ihtiyati haczin dayanağı ile takibin dayanağının aynı olması hâlinde, icra takibinin kesinleşip kesinleşmediğinin denetlenmesi, icra takibinin kesinleşmiş olduğunun tespiti halinde alacaklının borçlunun malları üzerinde kesin haciz işlemleri yapabileceğinden, talebin hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi; ihtiyati haczin dayanağı ile takibin dayanağının farklı olduğunun ve yahut ihtiyati haczin dayanağı ile takibin dayanağı aynı olmakla birlikte takibin kesinleşmediğinin anlaşılması ihtimalinde ise ihtiyati haciz isteyenin 14/06/2024 tarih ve 10.000.000,00 TL tutarlı kredi sözleşmesine yönelik taleplerinin de incelenerek hâsıl olacak sonuç dairesinde bir karar vermekten ibarettir.
Yukarıda anılan gerekçelerle, 7251 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 353 maddesi gereğince, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-a-4-6 ve 355 hükümleri uyarınca ihtiyati haciz isteyen tarafın istinafına atfen ve Dairemizce kamu düzeni ilkesi uyarınca re'sen kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılması sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) İhtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararının 6100 sayılı HMK m. 353(1)-a-4-6 ve 355 hükümleri uyarınca ihtiyati haciz isteyen tarafın istinafına atfen ve Dairemizce kamu düzeni ilkesi gözetilerek re'sen KALDIRILMASINA,
2-) Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-) 492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince, peşin alınan 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden ihtiyati haciz isteyene İADESİNE,
4-) İstinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati haciz isteyen tarafından yapılan diğer istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek yeni hükümle birlikte DEĞERLENDİRİLMESİNE,
5-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359(4) maddesi uyarınca Dairemiz kararının İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-a ve 362(1)-f-g hükümleri gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/02/2026
Bu evrak 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.