mahkeme 2025/959 E. 2025/1386 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/959

Karar No

2025/1386

Karar Tarihi

31 Aralık 2025

T.C.
DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :
KARAR NO :

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLLERİ :

DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :

DAVALI :
VEKİLİ :

DAVALI :
VEKİLLERİ :

DAVALI :
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 06/11/2024
KARAR TARİHİ : 26/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahkememize açılan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili, müvekkili ile davalı alt işverenler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında ..... tarihleri arasında çalışan dava dışı işçi .....çalışmış olduğu iş yerinin tasfiye edilmesinden dolayı iş akdinin sona erdiğini, iş akdi sona eren dava dışı işçiye müvekkili tarafından .....tarihinde 150.202,47 TL kıdem tazminatı ve 1.148,76 TL damga vergisi ödemesi olmak üzere toplam 151.351,23 TL ödeme yapıldığını, dava dışı .....Şti'nin kendi dönemine denk gelen süre için 13.899,34 TL'yi müvekkiline ödediğini, bakiye kısmın talebe rağmen davalılarca ödenmediğini, kalan bedelden davalıların işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olmak üzere dönemlerine isabet eden miktarlardan sorumlu olduğunu ileri sürerek yapılan ödemelerden her bir davalının dönemine isabet eden miktarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte rücuen tahsilini istemiştir.
CEVAP :
Davalı .....Özel Eğitim Hizm. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazında bulunduklarını, dava dışı işçinin kısa bir süre çalışması olduğu için, müvekkili şirket açısından herhangi bir kıdem tazminatı alacağı olmadığı gibi iş akdinin de müvekkili şirket tarafından sonlandırılmadığı için herhangi bir ihbar tazminatına da hak kazanmadığını, müvekkili şirket nezdinde herhangi bir fazla çalışması veya ubgt alacağı da bulunmadığını, yine dava dışı işçinin iş akdi müvekkili şirket tarafından sonlandırılmadığı için, dava dışı işçinin müvekkili şirket nezdinde herhangi bir işe başlatmama tazminatı, boşta geçen sürelere ilişkin bir alacağının da bulunmadığını, davacı tarafından bir ödeme yapıldığı zaman müvekkili şirketin haberdar edilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar .....ve Tic. Ltd. Şti ve .....Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, dava dışı işçinin davacı nezdinde çalıştığını, emir ve talimatlarını davacıdan aldığını, dolayısıyla davacı ile müvekkili şirketler arasında bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğunu, müvekkil şirketler ile davacı arasında akdedilen sözleşme ve eki şartnamelerde, işçilik alacaklarından müvekkil şirketin sorumlu olduğu yönünde bir hüküm bulunmadığını, dava dışı işçinin iş akdinin davacının talimatı uyarınca fesh edildiğini, bu sebeple talep edilen kıdem tazminatının davacı tarafından ödenen kısmından müvekkili şirketlerin sorumlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar .....Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi
vekili cevap dilekçesinde özetle; dava haksız ve mesnetsiz olduğunu, dava dışı işçinin farklı işverenler nezdindeki tüm çalışmasının davacı kamu kurumunda geçtiğini, feshe konu tasfiyenin sorumluluğunun da asıl işveren olan davacıda olduğunu, Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin Uygulama İlkeleri ve Yaklaşık Maliyet Başlıklı İkinci Bölümünün Personel Çalıştırılmasına Dayalı İhalelerde Yaklaşık Maliyet başlıklı 10. Maddesi uyarınca müvekkilinin yapılan kıdem tazminatı ödemesinden sorumlu olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Diyarbakır Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'ndan dava dışı işçinin hizmet döküm cetveli celp edilmiştir.
Davacı, davaya konu hizmet sözleşmelerini CD halinde sunmuş, söz konusu CD dosya iç kapağına zımbalanmıştır.
Mahkememizce davacının davalılardan talep ettiği alacak ile ilgili bilirkişi raporu alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, hizmet alım sözleşmesi nedeni ile TMO tarafından işçiye ödenen kıdem tazminatının, yüklenici şirketten rücuen tahsiline ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı üst işveren tarafından dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı ile damga vergisinden davalıların dava dışı işçiyi çalıştırdıkları döneme isabet eden miktarlardan sorumlu olup olmadıkları, sorumlu iseler miktarlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

Uyuşmazlık, davacı tarafça hizmet alım sözleşmesi nedeni ile TMO tarafından işçiye ödenen kıdem tazminatının, yüklenici şirketlerden rücuen tahsil edilip edilmeyeceği, davalıların borçtan sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
6102 sayılı TTK’nın 16/1. (6762 sayılı TTK’nın 18/1.) maddesi uyarınca, kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümleri dairesinde yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar tacir sayılmakta olup; Yargıtay'ın yerleşik kararlarında; 6102 sayılı TTK’nın 16/1. (6762 sayılı TTK’nın 18/1.) maddesi ve 233 sayılı KHK hükümleri nazara alınarak T.M.O. tacir olarak kabul edilmektedir (Bu yönde Yargıtay 5. HD'nin 08/01/2024, E. 2023/9328, K. 2024/10, 02/11/2020, E. 2020/6020, K. 2020/9006; Yargıtay 23. HD'nin, 28/12/2015, E. 2015/1543, K. 2015/8520; 16/12/2015, E. 2015/2944, K. 2015/8193; 25/11/2015, E. 2015/1671, K. 2015/7566; Yargıtay 19. HD'nin, 03/12/2018, E. 2017/485, K. 2018/6258 tarih ve sayılı kararları). Davalıların da tamamı tacir olup, bu durumda tarafların tacir oldukları ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili olması nedeniyle eldeki uyuşmazlığın nispî ticarî dava niteliğinde olduğu, Mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır. (Bu yönde Diyarbakır BAM 6 Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2025/444 Esas 2025/420 Karar sayılı ilamı).
Bir kısım davalılar zamanaşımı def'inde bulunmuş iseler de davacı tarafça yapılan kıdem tazminatı ödemesinin tarihi .....olup, davacının ödeme tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde işbu davayı açtığı anlaşılmıştır.
Dava dışı işçi .....çalışmış olduğu iş yerinin tasfiye edilmesinden dolayı iş akdinin sona erdiğini, iş akdi sona eren dava dışı işçiye davacı tarafından .....tarihinde 150.202,47 TL kıdem tazminatı ödendiği ve yine 1.148,76 TL damga vergisi ödemesi olmak üzere toplam 151.351,23 TL ödeme yapıldığı görülmüştür.
İmzalanan hizmet alımı sözleşmesi ile taraflar arasında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. Fıkrasında “Asıl İşveren” ve “Alt İşveren” ilişkisi "..Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile işaldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur...” şeklindeki tanımlanmıştır.
4857 sayılı yasanın 2/6.maddesindeki hüküm , işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılan düzenlemede sadece asıl-alt işverenlerin işçilere karşı sorumluluğu düzenlenmiş, burada kanundan kaynaklanan teselsül durumu sözkonusu olup asıl ve alt işverenler dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiş ancak anılan düzenlemede asıl iş veren ve alt işverenin kendi aralarındaki hukuki ilişki düzenlenmemiştir.
Yargıtay'ın istikrar kazanmış içtihatlarında Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide (iç ilişkide) ise, İş Hukuku değil, Borçlar Kanunu ve Sözleşme Hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğine işaret edilmiştir. Alacaklıya karşı müteselsil sorumlular arasında iç ilişki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 167. maddesinde "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır". şeklinde ifade edilmiş, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. (Bu yönde Yargıtay 13. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 19/12/2017 tarihli 2016/2957 Esas ve 2017/12716 Karar sayılı içtihadı).
Kamu İhale Kanunu hükümlerine göre ihale edilen hizmet alımı kapsamında çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatlarının ödenmesi konusunda 11.09.2014 tarihinde 6552 sayılı Torba Yasa ile 4857 sayılı Kanunun “Bazı kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların kıdem tazminatı” başlıklı 112. maddesine eklenen fıkrada, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerden, iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14. maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanların kıdem tazminatlarının, ilgili kamu kurum veya kuruluşlarınca ödeneceği ve kıdem tazminatı ödemesini gerçekleştiren son kamu kurum veya kuruluşu, ödenen kıdem tazminatı tutarının diğer kamu kurum veya kuruluşlarında geçen hizmet süresine ilişkin kısmını ilgili kamu kurum veya kuruluşundan tahsil edileceği yönünde hüküm getirilmiştir. Daha sonra 7166 sayılı Kanun ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesine eklenen 6. fıkrasında “.....4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere, 11/9/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde 11/9/2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu edilmez".. şeklinde hüküm getirilmiş ve ayrıca 4857 sayılı İş Kanunu'na eklenen geçici 9. maddenin birinci cümlesini “....Bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla kamu kurum veya kuruluşları tarafından alt işverene rücu edilmek üzere yürütülen davalarda, 112 nci maddenin altıncı fıkrası kapsamında rücu edilmeyecek kısmı için ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir, yargılama gideri ve vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır..." denmiştir.
Ancak Anayasa Mahkemesinin 2019/42 E 2019/73 K. 19/09/2019 tarihli kararında, 21.02.2019 tarihinde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesine eklenen 6. fıkrayı ve 4857 sayılı İş Kanunu'na eklenen geçici 9. maddesinin “...Bu itibarla kamuda 11/9/2014 tarihinden sonra imzalanan personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmesine taraf olan alt yüklenicilere karşı sözleşmede açık hüküm bulunması dışında rücu yolunun kapatılması ve bu kapsamdaki derdest davaların sonlandırılmasını öngören itiraz konusu kuralların bu kesimdeki alt işverenler yönünden farklı bir uygulama getirmesinin nesnel ve makul bir temele dayalı olduğu söylenemez. Bu nedenle itiraz konusu kurallarla getirilen farklı düzenleme eşitlik ilkesine aykırıdır...” gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
4857 sayılı Kanun'un 112'nci maddesinde yapılan değişikliğini aynı Kanunun 2'nci maddesinde ifade edilen asıl işveren-alt işveren ilişkisini sınırlamadığını, kıdem tazminatından asıl işveren ve alt işverenin birlikte (müteselsil) sorumlu olduğunu ve kamu işverenlerinin alt işverenlere rücu hakkının devam ettiğini kabul edilmekte ve kanundan kaynaklanan her türlü işçilik alacaklarından üst işveren ve yüklenici birlikte sorumlu olduğu, iş sözleşmesinin kıdem tazminatını gerektirecek şekilde sona ermesi halinde işçinin bu tazminata kolay erişebilmesi açısından 4857 Sayılı Kanun'un 112. maddesinde bazı değişikliklere gidilerek hizmet alanın kamu kurumu olması halinde işçiye kolaylık sağlanması amaçlandığı, bu düzenlemenin işveren ile yüklenici arasında mevcut sözleşme hükümlerini ortadan kaldırmaya yönelik bir düzenleme olmadığı, 6552 Sayılı Kanun'un 8. maddesi ile değişik 4857 Sayılı Kanun'un 112. maddesinde kamu işverenleri arasındaki rücu işlemi düzenlenmiş olmakla birlikte, kamu asıl işvereninin alt işverenlere rücu işlemine dair herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, 112. maddedeki yeni düzenlemenin Kanun'un 2/6.maddesinde düzenlenen alt işveren ve asıl işverenin işçiye karşı birlikte sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, kıdem tazminatının ilgili kamu kurum ve kuruluşunca ödenmiş olması alt işverenlerin bu konudaki sorumluluklarını ortadan kaldırmadığından, hizmet alımı kapsamında çalışan işçilere ödenen tazminat ve alacaklardan ilgili dönemlerde sorumluluğu bulunan alt işverenlere asıl işverenin rücu hakkını ortadan kaldırmadığını bu tür uyuşmazlıkların çözümünde, öncelikle taraflara arsındaki sözleşme hükümlerine ve genel hukuk prensiplerine göre karar verilmesi gerektiği Yargıtay içtihatlarında istikrarlı bir şekilde belirtilmiştir. (Bu yönde Yargıtay 13.H.D. 2016/23239 E,2018/5727 - 22.H.D. 2017/23144 E,2017/5SS1 K - 22. Hukuk Dairesi, 2016/707 E., 2018/24754 K. - 23. Hukuk Dairesi, 2016/4603 E., 2019/394 K - Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2016/15460 E. 2016/19015 K - Yargıtay 13.H.D.24/10/2016 T.2016/7951 E , 2016/19290 K).
Buna göre Yargıtay içtihatları uyarınca; alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde sözleşme yapabilecekleri müteselsil borçlular arsında sorumluluğun kime ait olacağına dair sözleşme olmaması halinde uyuşmazlık Borçlar Kanunu hükümlerine göre çözümleneceği Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin bu yöndeki kararlarında istikrarlı bir şekilde vurgulanmıştır.
Dava konusuna ilişkin gerek Diyarbakır BAM 6.Hukuk Dairesi'nin 2020/1645 Esas 2022/1753 Karar sayılı kararı ve gerekse Yargıtay 23.Hukuk Dairesi 2019/2277 esas 2020/4435 ssayılı kararı ve gerekse Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 2021/5092 esas 2021/747 sayılı kararları, Yargıtay 6.Hukuk Dairesi 2021/32 esas 2021/848 sayılı kararlarında "Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirileceği, iş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilafsız olduğu, taraflar arasında aktedilen sözleşme ve eklerinde hüküm bulunan dönem için ödenen tazminatların tamamından, açık hüküm bulunmayan dönem içinse yarısından sorumlu olduğu yönünde karar verilmiş ise de yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların bu ücretlerden dönemi ile tamamından sorumlu olduğunun gözetilmesi gerektiği" yönünde kararları ve Diyarbakır BAM 6.Hukuk Dairesinin 2020/1645 esas 2022/1753 sayılı kararında "Mevzuata göre işçi alınması , işçi çıkarılması, işçi haklarının ödenmesi ile sair konularda (kıdem tazminatı hariç olmak üzere) tüm sorumluluk yükleniciye aittir şeklindeki düzenlemesinin de taraflar arasındaki rücuya ilişkin açık hüküm olarak kabulü mümkün olmadığına yönündeki kararları dikkate alındığında teknik şartnamenin 14/5. Maddesi, 14/6.3 maddesi ve 17/5.maddesindeki “hizmet personelinin (kıdem tazminatı hariç olmak üzere) tüm sorumluluk yükleniciye aittir.” şeklindeki düzenlemenin de taraflar arasındaki rücuya ilişkin açık hüküm olarak kabulü mümkün olmadığı yönündeki içtihatların birlikte incelenmesinde, davacı asıl işverenin dava dışı işçive ödediği kıdem tazminatının tamamını davalı alt işverenlere dava dışı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak ödenen kıdem tazminatının tamamını rücu edebileceği sonucuna varılmıştır.
Davacı taraf, ödeme yaptığı tarihten itibaren muhataptan faiz talep etme hakkını haizdir.
Bu değerlendirmeler ışığında davalıların sorumlu olduğu dönemler ile sınırlı olacak şekilde bilirkişi raporunda hesaplama yapılmış, bilirkişi raporu, emsal yargı kararlarına uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunarak hükme esas alınmış ve mahkememizce aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın KABULÜ ile
1.a-1.053,37 TL'nin .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı .....Ticaret Limited Şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
1.b-25.743,32 TL'nin .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı .....Eğitim Hizmetleri Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
1.c-8.606,80 TL'nin .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar .....Özel Eğitim Hizmetleri Limited Şirketi ve .....Hizmetleri Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
1.d-1.515,82 TL'nin .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar .....Özel Eğitim Hizmetleri Limited Şirketi ve .....Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
1.e-16.442,84 TL'nin .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı .....alınarak davacıya verilmesine,
1.f-1.926,90 TL'nin .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı .....Eğitim Alarm Cihazları Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
1.g-33.656,45 TL'nin .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar .....Danışmanlık Eğitim Alarm Cihazları Limited Şirketi ve .....Hizmetleri Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
1.h-18.780,81 TL'nin .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar .....Eğitim Alarm Cihazları Limited Şirketi, .....Limited Şirketi ve .....Güvenlik Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
1.i-7.810,35 TL'nin .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar .....Eğitim Alarm Cihazları Limited Şirketi ve .....Özel Güvenlik Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
1.j-9.377,56 TL'nin .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı .....Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
1.k-770,76 TL'nin .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı .....Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,

2-Alınması gerekli 9.389,33 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 2.347,34 TL harcın mahsubu ile eksik 7.041,99 TL harcın davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
(davalı .....Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin sorumluluğu 35,49 TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
(davalı .....Özel Eğitim Hizmetleri Limited Şirketi'nin sorumluluğu 1.208,31 TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
(davalı .....Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi'nin sorumluluğu 289,96 TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
(davalı .....Şirketi'nin sorumluluğu 51,06 TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
(davalı Şirketi'nin sorumluluğu 553,95 TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
(davalı .....Eğitim Alarm Cihazları Limited Şirketi'nin sorumluluğu 1.898,88 TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
(davalı .....Limited Şirketi'nin sorumluluğu 1.766,60 TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
(davalı .....Güvenlik Ticaret Limited Şirketi'nin sorumluluğu 895,85 TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
(davalı .....ve Ticaret Limited Şirketi'nin sorumluluğu 315,93 TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
(davalı .....Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi'nin sorumluluğu 25,96 TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
3-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.200,00 TL ara buluculuk ücretinin davalılardan ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
(davalı .....Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin sorumluluğu 30,45 TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
(davalı .....Özel Eğitim Hizmetleri Limited Şirketi'nin sorumluluğu 720,66 TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
(davalı .....Hizmetleri Limited Şirketi'nin sorumluluğu 172,94 TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
(davalı .....Limited Şirketi'nin sorumluğu 55,69 TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
(davalı .....sorumluğu 330,39 TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
(davalı .....Eğitim Alarm Cihazları Limited Şirketi'nin sorumluğu 1.092,35 TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
(davalı .....Limited Şirketi'nin sorumluğu 1.053,63 TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
(davalı .....Güvenlik Ticaret Limited Şirketi'nin sorumluğu 534,30 TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
(davalı .....ve Ticaret Limited Şirketi'nin sorumluluğu 188,42 TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
(davalı .....Güvenlik Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi'nin sorumluluğu 21,17 TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
4-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı 427,60 TL, peşin harç 2.347,34 TL, bilirkişi ücreti 4.000,00 TL, tebligat, posta ve müzekkere gideri 4.660,00 TL olmak üzere toplam 11.434,94 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
(davalı .....Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin sorumluğu 82,92 TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
(davalı .....Eğitim Hizmetleri Limited Şirketi'nin sorumluluğu 1.962,08 TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
(davalı .....Hizmetleri Limited Şirketi'nin sorumluluğu 449,49 TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
(davalı .....Limited Şirketi'nin sorumluluğu 172,94 TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
(davalı .....Şirketi'nin sorumluluğu 899,52 TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
(davalı .....Alarm Cihazları Limited Şirketi'nin sorumluluğu 2.974,04 TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
(davalı .....Hizmetleri Limited Şirketi'nin sorumluluğu 2.868,63 TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
(davalı .....Güvenlik Ticaret Limited Şirketi'nin sorumluluğu 1.454,70 TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
(davalı .....Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin sorumluluğu 513,00 TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
(davalı .....Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi'nin sorumluluğu 57,62TL ile sınırlı olmak kaydı ile),
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince 1.053,37 TL vekalet ücretinin davalı .....ve Ticaret Limited Şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince 25.743,32 TL vekalet ücretinin davalı .....Özel Eğitim Hizmetleri Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince 8.606,80 TL vekalet ücretinin davalılar .....Özel Eğitim Hizmetleri Limited Şirketi ve .....Hizmetleri Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince 1.515,82 TL vekalet ücretinin davalılar .....Özel Eğitim Hizmetleri Limited Şirketi ve .....Hizmetleri Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince 16.442,84 TL vekalet ücretinin davalı .....Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,

10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince 1.926,90 TL vekalet ücretinin davalı .....Eğitim Alarm Cihazları Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
11-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince 33.656,45 TL vekalet ücretinin davalılar .....Alarm Cihazları Limited Şirketi ve .....Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
12-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince 18.780,81 TL vekalet ücretinin davalılar .....Eğitim Alarm Cihazları Limited Şirketi, .....Hizmetleri Limited Şirketi ve .....Özel Güvenlik Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
13-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince 7.810,35 TL vekalet ücretinin davalılar .....Eğitim Alarm Cihazları Limited Şirketi ve .....Güvenlik Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,

14-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince 9.377,56 TL vekalet ücretinin davalı .....Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
15-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince 770,76 TL vekalet ücretinin davalı .....Güvenlik Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
16-Gider avansından artan kısmın hüküm kesinleşince Yazı İşleri Müdürü tarafından ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda verilen karar, davalılar .....Eğitim Hizmetleri Limited Şirketi, .....Eğitim Alarm Cihazları Limited Şirketi, .....Limited Şirketi ve .....Güvenlik Ticaret Limited Şirketi yönünden gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere, diğer davalılar yönünden miktar itibari ile KESİN olmak üzere karar verildi.

Katip Hakim

Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununa göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim