mahkeme 2025/788 E. 2025/889 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/788
2025/889
3 Eylül 2025
T.C.
DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : Menfi Tespit ve İstirdat
DAVA TARİHİ : 02/09/2025
KARAR TARİHİ : 03/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit ve İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete alacaklı tarafından müvekkili ile herhangi bir borç ilişkisi olmamasına rağmen .....icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin KEP adresine gönderilen ödeme emri gerek yaz aylarından dolayı şirket personellerinin bir çoğunun izinde olması gerekse fiziki değil de sanal ortamda tebligat yapılmasından dolayı gözden kaçırıldığını ve süresi içerisinde itiraz edilemediğini, itiraz edilmediği için kesinleşen icra takibine dayanılarak aslında taşkın haciz niteliği taşır şekilde müvekkili şirketin taşınız taşınmaz ve bir çok banka hesabına aynı anda haciz blokaj işlemleri uygulanmadığını, müvekkili şirket büyük firmalarla büyük işler yapan ticari hacmi oldukça geniş olan vergilerini ve tüm borçlarını düzenli ödeyen bir firma olduğunu, bankalar nezdinde de itibarı ve kredi notu oldukça yüksek olan müvekkilinin işbu itibar ve imajının zedelenmemesi adına hemen bir aksiyon alarak aslında kendisiyle hiçbir alası olmayan işbu borcu icra tehdidi altında ihtirazi kayıtla ödediğini, işbu borcu ödediği sırada söz konusu icra takibinin alacaklısını dahi tanımayan müvekkili şifahen yaptığı görüşme ve araştırmalarda dosya alacaklısının bir vinç sahibi olduğunu öğrendiğini, vinç sahibi olan aynı zamanda dosya alacaklısı .....ulaşılmaya çalışılsa da gerek taraflarınca gerekse müvekkili şirket yetkilerince ulaşılamadığını, alacaklı .....avukatı ile yapılan yapılan şifahen görüşmelerde müvekkilininin vinç kiralama bedeli olarak müvekkilinden bu bedeli talep ettiğini, bu husus takip talebinde de borcun kaynağı açıklamasında '' .....plakalı vincin kiralama bedeli alacağı'' notuyla belirtildiğini, müvekkili hiçbir şekilde dosya alacaklısının vincini kiralamadığını, hiç şart ve koşulda alacaklı ile bu icra takibi sürecine kadar irtibat dahi kurmadığını, müvekkili daha sonra yapmış olduğu görüşmelerde alacaklının müvekkiline yönelik bir hizmetine ve bu hizmetlerin karşılığı olarak kesmiş olduğu faturaya ulaşamasa da Diyarbakır il sınırları içerisindeki şantiyelerde vinç kiralama hususunda çalışmış olduğunu, ...... Tem. San. firmasının zaman zaman dışardan destek aldığı vinç sahiplerinden biri olduğu bilgisine ulaşmadığını, müvekkili Diyarbakır ili içerisindeki .....şantiyesinde .....Tem. San. isimli şirketle çalıştığını, bu şirket tarafından kesilen faturaların tamamı müvekkili şirketçe zamanında ve eksiksiz bir şekilde ödendiğini, müvekkilli ile arasında herhangi bir ticari ilişki olmadan ve müvekkilinin işbu borçtan sorumlu olmadığı bilgisi kendisinde olmasına rağmen alacaklı .....tarafından haksız ve kötü niyetli bir şekilde müvekkili aleyhine takip başlatıldığını, hayatın olağan akışı gereği 290.000,00 TL gibi yüklü bir miktarın alacağın ticari hayatta herhangi bir yazışma fatura veya evrak olmadan doğmasının imkansız olduğunu, müvekkili ödemek zorunda olmadığı bir borcu icra tehdidi altında ödediğini, alacaklı bu borcun varlığını hiç bir suretle ispat edemediğini, müvekkili icra takibini öğrendiği andan itibaren 1 gün içerisinde ödediğini, ancak müvekkilinin icra tehdidi altında ödeme yapmış olduğu kişi olan .....gerek işbu takipte kötü niyetli olması gerekse ödeme gücünün varlığını ispatlar herhangi bir durumun olmaması sebebiyle müvekkilinin haksız olarak ödemiş olduğu bu parayı dava sonunda haklı çıksa dahi elde edememe şansının yüksek olduğunu, müvekkili şirket ödemiş olduğu bu miktarı gerek davalının ödeme gücünde acze düşme ihtimalinin olması gerekse alacaklının kötü niyetli olmasından kaynaklı mal kaçırma şüphelerini bünyesinde barındırmasından dolayı yeniden tahsil edemeyebileceğini, bu ihtimallerden ötürü müvekkilinin de zararını gidermek en azından alacağını garanti altına alabilmek için müvekkilinin icra tehdidi altında ödemiş olduğu 368.171,84 TL'lik miktar kadar bir miktarı ihtiyati hacizle güvence altına almak gerekeceğini, bu durumda menfaatler dengesi gözetilecek tarafların her ikisinin hakları korunup mağduriyetinin giderileceğini, davalarının kabulü ile müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, icra tehdidi altında ödenen 368.171,84 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte müvekkili şirkete istirdadını, davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere müvekkiline kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, menfi tespit ve istirdat davası olup, davacı taraf dava dilekçesinde açıkça temel ilişki kira sözleşmesine (vinç kiralama bedeline) dayandırılmaktadır.
HMK'nun 4. maddesinin 1/a. bendine göre, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar Sulh Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerekmektedir. Davanın taraflarının tamamının veya bir kısmının tacir olması, uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi için yeterli olmayıp, HMK'daki kira sözleşmelerine ilişkin özel düzenleme nedeni ile uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. (Bu yönde Yargıtay Kapatılan 19.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2016/1612 Esas 2017/1238 Karar sayılı içtihadı).
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun .....Karar sayılı emsal içtihadı doğrultusunda dava dosyasının sürüncemede kalmaması ve HMK'nın 30. maddeside dikkate alınarak tensiben görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.
Sulh Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki, görev ilişkisidir ve göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanması gerekir. HMK'nun 115 ve 138. maddeleri gereği görev konusu kamu düzenini ilgilendirdiğinden, mahkemeler resen araştırmakla yükümlüdür ve mahkememizce davanın her aşamasında görevsizlik kararı verilmesi mümkündür. Tüm bu hususlar dikkate alınarak mahkememizin görevsizliğine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK'nın 114. ve 115. mad. gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE,
2-Tarafların görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli DİYARBAKIR NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair tarafların yokluğunda verilen karara karşı , 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi.
Katip Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.