Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/674
2026/141
11 Şubat 2026
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/05/2025
KARAR TARİHİ : 11/02/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili .....sevk ve idaresindeki .....plakalı araç ile .....( TCN : .....) sevk ve idaresindeki .....plakalı araç arasında .....tarihinde trafik kazası yaşadığını ve müvekkilinin aracında maddi hasar meydana geldiğini, müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, bu olay sebebi ile .....tarihinde kazadaki diğer aracın ZMMS poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ve .....nolu hasar dosyası oluşturulduğunu, bu başvuruya istinaden müvekkiline .....tarihinde 25.000 TL ödeme yapıldığını, mahkemece resen gözeteceği sebepler ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere bu aşamada gerçek zararın tespitinin mümkün olmaması sebebi ile şimdilik 500 TL'lik araç değer kaybının davalı tarafından temerrüde düştükleri tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA :
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde bahsi geçen .....plakalı araç, müvekkil şirkete .....-.....tarihleri arasında .....numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, işbu poliçelerden dolayı sorumluluğunun, sigortalısının kusuru oranında olmak üzere, maddi zararlarda şahıs başına azami 200.000,00 TL ile sınırlı ile sorumlu olduğunu, yapılan ödemeler sonucu kalan bakiye teminat limiti ise 130.371,97 TL olduğunu, poliçe limitini bildirmelerinin davayı ve iddiaları kabul anlamına gelmediğini, davaya konu edilen aracın aynı yerde birden fazla hasarının olması, davacıya ait aracın davaya konu kaza öncesinde hasarının bulunup bulunmadığının tespiti ve dava konusu kazadan önce hasarının bulunduğunun tespiti halinde bu hasar nedeniyle sonraki kazada oluşan değer kaybı meblağının azalacağının açık olduğu, müvekkili şirket nezdinde bulunan sigortalı aracın hususi kullanıma özgü olması sebebiyle (hiçbir surette davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla) dava tarihinden itibaren yasal faizin, hükme esas alınması gerektiğini, kaldı ki davaya konu uyuşmazlığın tamamen “haksız fiil”den kaynaklandığını, açıklanan re'sen dikkate alınacak sair nedenlerle müvekkili sigorta şirketi aleyhine açılan tamamen haksız ve mesnetsiz davanın reddini, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
BİLDİRİLEN VE TEMİN EDİLEN DELİLLER :
1- .....tarihli bilirkişi raporunda; "Davaya konu .....tarihli trafık kazası sonucunda davacıya ait ve dava konusu olan .....plakalı araca ilişkin olarak yapılan teknik ve belgeye dayalı inceleme neticesinde; Araçta oluşan hasarın, meydana gelen kazayla uyumlu olduğu, Kazaya ilişkin olarak düzenlenen ekspertiz raporunda belirtilen değişen ve onarılan parçalar ile yapılan işçiliklerin kazayla uyumlu olduğu ve bu doğrultuda araç üzerinde gerçekleştirilen tamir işlemlerinin yerinde ve uygun olduğu, Araçta oluşan hasara bağlı olarak bir değer kaybının meydana geldiği, Araçta meydana gelen değer kaybı miktarının, kaza tarihi itibarıyla 65.000,00 TL (altmış beş bin Türk Lirası) olduğu, Davalı .....Sigorta A.Ş. tarafından, değer kaybı bedeline ilişkin olarak davacı vekiline .....tarihinde yapılan 25.000,00 TL tutarındaki ödemenin, ödeme tarihi itibarıyla dava konusu araçta meydana gelen gerçek değer kaybı bedelini karşılamaya yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Davalı .....Sigorta A.Ş. tarafından .....tarihinde davacı vekiline ödenen 25.000,00 TL'nin, tespit edilen 65.000,00 TL tutarındaki değer kaybı bedelinden düşülmesi sonucunda, bakiye değer kaybı tutarının 40.000,00 TL(kırk bin Türk Lirası) (65.000,00 TL--25.000,00 TL) olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır." beyanında bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davacı aracında meydana gelen hasar nedeni ile açılan tazminat davasıdır.
Davacıya ait bulunan .....plakalı araç ile davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan .....plakalı araçların .....tarihinde çarpışması sonucu çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği ve davacıya ait bulunan araçta değer kaybı oluştuğundan bahisle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davaya konu .....tarihli trafik kazasının meydana gelmesinde dava dışı araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kaza nedeniyle davacının aracının bu kaza nedeni ile değer kaybına uğrayıp uğramadığı, davalı tarafça yapılan bir ödeme olup olamdığı varsa yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı buna göre talep edilen zararın doğup doğmadığı ve miktarının tespiti ve tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Trafik sigortası motorlu bir aracın, karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahillinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortasıdır. Trafik sigortacısının sorumluluğu işletenin sorumluluğu oranında olup yine bu sorumluluğun sınırı KTK’nun 92 nci maddesinde belirlenmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, .....tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih,2020/120 E.-2022/1380 K.) İkame araç bedeli talebi yönünden ise aracın makul onarım süresi belirlenerek bu süre içerisinde kendi aracına ikame araç kiralama bedelinin hesaplanması gerekmektedir.
Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde;
.....tarihli maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle Mahkememizce trafik bilirkişisi ile makine mühendislerinden oluşan heyetten alınan .....tarihli heyet raporu ile davalı sigortalı nezdinde sigortalı bulunan aracın sürücüsünün yüzde yüz kusurlu bulunduğu, kusurlu bulunma neticesinde nispi metoda uygun şekilde hazırlanan değer kaybının ise 40.000 TL olduğu tespit edilmiş, davalı sigorta şirketi vekili ile davacı vekilinin ayrı ayrı sunmuş olduğu dilekçelerde ödeme yapıldığı bu sebeple davanın konusuz kaldığının beyan edildiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK’nın “Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri” başlıklı 331 inci maddesinin birinci fıkrasında; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir.
TBK m.100 uyarınca yapılan ödemelerin öncelikle faiz ve masraflara yönelik olduğu ancak bu aşamada davanın alacak davası olması nedeni ile faiz alacağının karar tarihi itibariyle doğmadığı yalnız zarar kalemi ile birlikte yargılama giderleri ile vekalet ücreti yönünden hüküm kurulması gerekmektedir.
Kesinlen stopaj ve vergilere ilişkin olarak ise ; Uyuşmazlığın çözümü açısından ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesi gerekmektedir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94. maddesine 05.12.2019 tarihinde eklenen (Ek fıkra:5/12/2019-7194/16 md.) fıkra " 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca karşı tarafa yükletilen vekalet ücretini (icra ve iflas müdürlüklerine yatırılanlar dâhil) ödeyenler tarafından gelir vergisi tevkifatı yapılır." hükmünü içermektedir.
.....tarihli .....Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin İcra ve İflas Kanunu ile Avukatlık Kanunu Uyarınca Karşı Tarafa Yükletilen Vekalet Ücretinin Vergilendirilmesi ve Gelir Vergisi Tevkifat Uygulaması başlıklı sekizinci bölümünde 23. Maddede ''7194 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi ile 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesine ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.“9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca karşı tarafa yükletilen vekalet ücretini (icra ve iflas müdürlüklerine yatırılanlar dâhil) ödeyenler tarafından gelir vergisi tevkifatı yapılır.” hükmü mevcuttur.
Aynı tebliğin Vekalet ücretlerinde Vergi Tevkifatı Uygulaması başlıklı MADDE 25 – (1) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında gelir vergisi tevkifatı yapmaya mecbur olan kişi ve kurumlar belirtilmiş ve aynı maddenin birinci fıkrasının; (1) numaralı bendinde hizmet erbabına ödenen ücretlerden 103 üncü ve 104 üncü maddelere göre, (2) numaralı bendinin (b) alt bendinde ise yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemeler üzerinden 2009/14592 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca % 20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
(2) 7194 sayılı Kanunla yapılan düzenlemeyle, mahkemelerce veya icra ve iflas müdürlüklerince karşı tarafa yükletilen, avukatlara ait olan ve serbest meslek kazancına dahil edilmesi gereken vekalet ücretleri üzerinden, kimlerin tevkifat yapmakla yükümlü olduğu hususuna açıklık kazandırılmıştır. Buna göre, 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılanlar tarafından 2004 sayılı Kanun ile 1136 sayılı Kanun uyarınca karşı tarafa yükletilen vekalet ücretinin;
a) Borçlu (davayı kaybeden) tarafından doğrudan avukata ödendiği durumlarda, borçlu (davayı kaybeden) tarafından,
b) Borçlu (davayı kaybeden) tarafından avukata ödenmek üzere icra ve iflas müdürlüklerine yatırıldığı durumlarda, borçlu (davayı kaybeden) tarafından,
c) Borçlu (davayı kaybeden) tarafından alacaklı (davayı kazanan) tarafa ödendiği durumlarda, alacaklı (davayı kazanan) tarafından avukata ödeme yapılması esnasında gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.'' şeklinde düzenleme mevcuttur.
Buna göre davaya konu edilen tutar dışında yapılan kesintilerin yasaya uygun olduğu ve yargılama giderlerinin de ödendiği anlaşılmakla açılan davanın konusuz kalması nedeni ile reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. ( Emsal niteliğinde Bursa BAM 13.HD 2023/634 E ve 2024/854 Karar )
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;.
1-KONUSU KALMAYAN DAVANIN ESASI HAKKINDA BİR KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 615,40 TL'nin mahsubu ile eksik 116,60 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacının karşıladığı 96,00 TL tebligat gideri, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.096,00 TL yargılama giderinin davalı tarafça ödendiği tespiti ile bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı tarafa vekalet ücreti ödendiği tespiti ile bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Gider avansından artan kısmın hüküm kesinleşince Yazı İşleri Müdürü tarafından ilgilisine iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.
Katip Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.