Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/956
2024/1327
20 Aralık 2024
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 15/08/2024
KARAR TARİHİ : 20/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;... tarihinde davalı borçlu şirket adına kayıtlı, davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı iş makinesine bağlı römorkun dingilinin kopması neticesinde dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... plakalı sigortalı araç arasında üç taraflı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kaza sebebiyle sigortalı ...'ye araçtaki maddi hasar sebebiyle müvekkili sigorta şirketi tarafından 146.343,52TL'lik ödeme yapıldığını, yapılan bu ödeme sebebiyle TTK 1472 Md. Hükmü gereğince davalılara kusuru oranında rücu edilmesi zorunluluğu hasıl olduğunu, davanın kabulü ile haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptalini, Bismil İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı Takibin devamını, davalılar aleyhine %20 den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ödenmesine hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilleri aleyhine açılmış olan haksız davanın reddine karar verilmesini, öncelikle husumet, kesin hüküm, derdestlik, müruruzaman, hak düşürücü süre, vazife ve salahiyet itirazlarında bulunduklarını, dava konusunun müruruzamana uğradığını, eldeki davada öncelikle görev ve yetki itirazında bulunduklarını, genel hükümler çerçevesinde görev ve yetki hususların tespit edilmesi gerektiğinden eldeki bu davada görev ve yetki itirazında bulunduklarını, Eldeki davanın öncelikle TMK Md 2 Dürüst davranma kuralına aykırılıktan reddedilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılaması hukuka uygun olmadığını, mahkeme aksi kanaatte olması halinde ise davanın sigorta şirketine ihbar edilmesini, davanın öncelikle usulden reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise öncelikle usule ilişkin eksikliklerin tamamlanması akabinde davanın esası hakkında tahkikata geçilmesini, davanın esasına ilişkin tahkikata geçilmesine karar verilmesi halinde davanın zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigorta şirketine ihbarına ve taraf teşkilinin sağlanmasını, kazanın oluş şeklini ve maddi vakıaları dikkate alarak doğru ve isabetli bir değerlendirme yapabilecek nitelikte uzman bilirkişi kurulundan her üç araç sürücüsükusurlarının tespiti için adli tıp kurumundan rapor alınmasını, kusur raporu ve yukarıda yer verdiğimiz beyanlar doğrultusunda davanın esastan reddini, mahkemeniz aksi kanaatte ise sorumlu sigorta şirketinin sorumluluğu kapsamında zararın tazminini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık noktası ise; ... tarihinde gerçekleşen trafik kazasında davalıların kusurunun bulunup bulunmadığı, davacının kasko sözleşmesi nedeni ile dava dışı sigortalıya ödediği araçta oluşan hasar bedelini davalılara rücu edip edemeyeceği ile edebilecek ise miktarı buradan varılacak sonuca göre de Bismil İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Halefiyet, bir kişinin hukuken diğerinin yerine geçmesi anlamına gelir. TTK m. 1472(1) hükmünde sigorta tazminatını ödeyen sigortacının, hukuken sigorta ettirenin (başkası hesabına sigortada sigortalının) yerine geçeceği ifade edilmiştir. Bu nedenle hukukumuzda yasal halefiyete ilişkin olarak tazminat alacağının yasa uyarınca sigortacıya geçmesi ilkesi benimsenmiştir. Yasal halefiyet zarar sigortalarında söz konusu olup, mal sigortaları bakımından TTK m. 1472 hükmünde, sorumluluk sigortaları bakımından TTK m. 1481 hükmünde düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücu davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz’î haleftir (Yargıtay HGK, 05/02/2019, E. 2017/17-1088, K. 2019/65 tarih ve sayılı kararı).
Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, uyuşmazlığın çözümünde de sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun ... tarihli, E. ..., K. ... sayılı (RG, ...) ve ... tarihli E. ..., K. ... sayılı (RG, ...) kararları “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.” şeklinde vurgulanmıştır. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukukî ilişkiye bakılması gerekir. Başka bir anlatımla, TTK’nın yukarıda anılan hükümleri kapsamında sigortacının halefiyetine dayalı dava, mutlak ticarî dava olmayıp; sigortalı ile zarara sebep olan arasındaki hukukî ilişkinin ticarî davaya sebebiyet vermesi halinde ticarî dava olarak kabul edilir.
Somut olayda; davacı sigortacının, dava dışı sigortalısının aracı ile seyir halinde iken kaza yaptığı, kaza sonucunda sigortalıya araçlardaki hasar bedelinin öndendiği, davalıların kazanın meydana gelmesinden sorumlu olduğunu ileri sürerek, 6102 sayılı TTK'nın 1472 (6762 sayılı TTK'nın 1301) maddesi uyarınca, sigortalısına ödenen tazminatın, davalılardan rücuan tahsili amacıyla takip yaptığı ve bu takibe itiraz edilmesi üzerine itirazın iptaline karar verilmesi istemi ile dava açtığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında; davaya konu istemin, davacının sigortalısı ile kazaya karışan aracın işleteni arasındaki haksız fiil (trafik kazası) ilişkisine dayandığı açıktır.
Dolayısı ile de ilgili kararda da belirtildiği üzere davacının sigortalısına ödenen tazminatın, davalılardan rücuan tahsili amacıyla takip yaptığı ve bu takibe itiraz edilmesi üzerine itirazın iptaline karar verilmesi istemi ile açtığı davada; davaya konu istemin, davacının sigortalısı ile kazaya karışan aracın işleteni arasındaki haksız fiil (trafik kazası) ilişkisine dayandığı dolayısı ile de halef olunan dava dışı ...'nin de gelen yazı cevaplarından tacir olmadığı anlaşılmakla; görevli mahkemenin "Asliye Hukuk Mahkemesi" olduğu anlaşılmakla, görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklanacağı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK'nın 114. ve 115. mad. gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE,
2-Tarafların görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli DİYARBAKIR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda, davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı , 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.