Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/769
2025/180
12 Şubat 2025
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALILAR :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 04/07/2024
KARAR TARİHİ : 12/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı alt işverenler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında davalı alt işverenler nezdinde ... tarihleri arasında çalışan dava dışı işçi ...çalışmış olduğu işyerinin tasfiye edilmesinden dolayı yüklenici firmaya iadesinin yapıldığını ve en son yüklenici firma olan ...Tic. Ltd. Şti.-...Şti. tarafından da iş akdinin sona erdirildiğini, müvekkil tarafından iş akdi sona eren dava dışı işçiye ...tarihinde ...TL kıdem tazminatı ve TİS farkı ödendiğini, ayrıca 316,02 TL damga vergisi ödendiğini, yapılan bu ödemelerden davalıların dava dışı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olmak üzere dönemlerine isabet eden miktardan sorumlu olduğunu, dava dışı ...iş akdinin en son alt işveren tarafından sona erdirilmiş olması nedeniyle Diyarbakır ...İş Mahkemesinin ...esas sayılı dosyası üzerinden açılan işe iade davasında verilen işe iade kararının kesinleşmesi üzerine mahkeme kararında hüküm altına alınan vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin tahsili amacıyla Diyarbakır İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine istinaden müvekkili tarafından ...tarihinde mahkeme vekalet ücreti, yargılama gideri ve icra vekalet ücreti ile icra giderleri karşılığı toplam 14.379,55 TL ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemelerinde işçinin iş akdine son veren ve işe iade davası açılmasına sebebiyet veren davalılar ...Hizmetleri Tic. Ltd. Şti..... Şti.'nin sorumlu olduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı ve TİS farkından kaynaklı ödeme ve damga vergisinden davalıların dav dışı işçiyi çalıştırdıkları döneme isabet eden miktarların, işe batlatmaması kararına istinaden başlatılan icra takibi sonucu ödenen bedelin davalı en son yüklenici olan ...Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.-.... Şti.'den rücuen tahsilini istemiştir.
Davalı ...Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. vekili, dava dışı işçinin farklı işverenler nezdindeki tüm çalışmasının davacı kamu kurumunda geçtiğini, feshe konu tasfiyenin sorumluluğunun da asıl işveren kamu kurumu olan davacıda olduğunu, 6552 sayılı yasa ile 4857 sayılı yasada yapılan değişiklikler sonrası kıdem, ihbar tazminatı ile ücret, izin, fazla mesai ve genel tatil alacakları yönünden yüklenici şirketin hiçbir sorumluluğunun kalmadığını, tüm tazminat ve ücret alacaklarından ilgili kamu kurum ve kuruluşu tek başına sorumlu olduğunu, nitekim yapılan yasal değişiklik ile kıdem tazminatının ihale maliyetinin içinde olmadığı yasa koyucu tarafından kabul edilmiş olup yasanın gerekçesinin de bunu açıkça izah etmekte olduğunu, bu düzenleme ile işçilere ait tüm tazminat sorumluluğunun Kamu Kurumlarına yüklendiğini, eğer bu konuda, alt işverene bir sorumluluk atfedilmiş olsaydı bunun açıkça belirtilmesi gerektiğini, yasanın ne lafzında ne de gerekçesinde Kurumun ödediği tazminatı rücu edilebileceğine dair bir düzenleme bulunmadığını, tüm tazminat ve ücret alacaklarından ilgili kamu kurum ve kuruluşunun tek başına sorumlu olduğunu, sorumluluğun tamamının alt işverene yükletilmesinin hatalı olduğunu, davacının hem 6552 sayılı yasayla getirilen değişiklik başta olmak üzere tüm yasal düzenlemeler sebebiyle hem de müvekkili ile imzalamış oldukları sözleşme ve eki ihale dokümanları gereğince kıdem tazminatı için rücu hakkı bulunmadığını beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalılar ...Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile ...Özel Güvenlik Hiz. Tic. A.Ş. vekili, müvekkilin yerleşim yeri adresinin Bağcılar/İstanbul olması nedeniyle yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, zamanaşımının dolduğunu, davacının ödeme tarihinden itibaren faiz talep edemeyeceğini, dava dışı ...davacı nezdinde çalıştığını, emir ve talimatlarını davacıdan aldığını, bu nedenle müvekkillerinin dava dışı işçinin alacaklarından sorumlu olmadığını, müvekkili şirketlerin ihaleyi kazanmasının ardından işyeri devri müessesine dayanarak işçinin bordrosunun müvekkil şirketlere geçtiğini, bu nedenle dava dışı işçinin asıl işvereninin her zaman davacı olduğunu, dava dışı işçinin müvekkili şirketler nezdinde doğmuş kıdem tazminatı ve damga vergisi bulunmadığını, müvekkili şirketler ile davacı arasında akdedilen sözleşme ve eki şartnamelerde, işçilik alacaklarından müvekkili şirketlerin sorumlu olduğu yönünde bir hüküm bulunmadığını, uyuşmazlığın sözleşme hükümlerine göre çözülmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirketlerin, davacının yapmış olduğu ödemeden sorumlu olduğu kanaatine varılacak olsa dahi davacı ile müvekkil şirketlerin ödemeden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının kabul edilmesi gerektiğini, bu kapsamda 1/2 oranında sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerektiğini, temerrüdün gerçekleşmediğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalılar ...Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. ile ...Ltd. Şti. vekili, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, zamanaşımının dolduğunu, ödemenin yapıldığı dava dışı işçinin müvekkil şirketlerde çalışmasının bulunmadığı dönemlere ilişkin olarak husumet itirazlarının bulunduğunu, davacının yaptığı ödemelerden müvekkili şirketlerin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirketler ile davacı arasında imzalanan güvenlik hizmet sözleşmesi uyarınca müvekkili işverenlerin ...tarihinde işbaşı yaptığını, dava dışı işçinin de önceki alt işverenden devir alınmak suretiyle TMO Deposunda ...tarihinde istihdam edilmeye başlandığını, Toprak Mahsulleri Ofis Genel Müdürlüğü Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığının ek-1'de sundukları yazısı ile, ...Ajans Amirliğine bağlı ...Silolarının ...tarihinde lisanslı depoculuk faaliyeti kapsamında 3. şahıslara kiralandığı, mezkur işyerinde istihdam edilen 4 özel güvenlik görevlisinin hizmetine ihtiyaç kalmadığının bildirildiğini, bu nedenle dava dışı işçinin iş akdinin davacının talebi doğrultusunda feshi zorunluluğunun doğduğunu ve bu kapsamda davacı tarafından tebellüğ olunan fesih bildirim yazısı ile iş akdinin ...tarihinde feshedildiğini, genel hukuk kuralları gereğince sorumluluğu kabul etmemekle birlikte, tazminatın doğmasına bizzat davacının kendisi sebebiyet verdiğinden asıl işveren olarak eyleminin sonuçlarına da kendisi katlanmakla yükümlü olduğunu, bu koşullar çerçevesinde, söz konusu tazminatları rücuen müvekkili şirketlerden talep edemeyeceğini, mütesilsil borçlular arasındaki iç ilişkiyi düzenleyen TBK.'nun 62.maddesinde; "Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur." düzenlemesinin yer aldığını, düzenlemenin içeriğinden müteselsil sorumlular arasındaki iş ilişkinin tespitinde somut olayın özelliğine dair bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığının göz önünde bulundurulması gerektiği, davacı tarafından depoların satışına/kiralanmasına bağlı "işyeri kapanması" nedeniyle iş akdinin sonlanmasında müvekkili şirketlere yüklenebilecek bir kusur bulunmadığını, bilindiği üzere idarelerin kadro dışı personel istihdam edemediğini ve bu sebeple hizmet ihtiyaçlarının bir kısmını, ihale ile hizmet alımı sözleşmesi imzaladıkları şirketler aracılığıyla, kendileri tarafından seçilmiş personellerin işe alımını gerçekleştirmekte olduğunu, idarelerin bu şekilde işe aldıkları personelleri tamamen kendi emir ve talimatları altında çalıştırdıklarını, ihale sahibi şirketlerin de kendilerine verilen sözleşme bedeli ile personelin işçilik ücretlerini karşıladıklarını, bu çalışma şeklinde emir ve talimatları veren, çalışma süresine, çalışma yerine karar veren daima kurum olup işçi ile işverenlik ilişkisini esasen idarenin kurduğunu, bu şekilde ihale yoluyla hizmet alımının gerçekleşmesi için düzenlemeler hazırlayan idarenin yönetim hakkını şirketlere vermek istemediğini, dava dışı personelin çalıştığı süre zarfında, asıl ve tek işveren davacı kurum olup dava dışı personelin de bu Müdürlüğün yetki ve sorumluluğunda olacak şekilde ve Kurumun emir ve talimatları doğrultusunda istihdam edildiğini, nitekim işyerinde personellerin işe giriş çıkış işlemlerinin esasen asıl işveren Kurum tarafından gerçekleştirildiğini, personelin tüm çalışma düzeninin de Kurum tarafından belirlendiğini ve işçinin tamamen kurumun kontrolü altında çalıştığını, görüleceği üzere müvekkili şirketin Kurumda çalışan işçiler üzerinden herhangi bir kontrol yetkisi bulunmadığını ve işe alınma ile çıkarılmalarında yetki sahibi olmasının da söz konusu olmadığını, bu nedenle müvekkili şirketlere yöneltilen rücuen tazminat talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin davalı idareye verdiği teklifte ve davacı idare ile imzalanan birim fiyat sözleşmesinde, kıdem tazminatına ilişkin bir kalem söz konusu olmayıp, kıdem tazminatının teklif fiyata dahil edilmediğini, dolayısıyla yüklenici olan müvekkil şirkete ödenmeyen kıdem tazminatı sorumluluğunun davacı idareye ait olması gerektiğini, yükleniciye ödenmeyen bir bedelin yüklenici tarafından ödenmesinin istenilmesinin hukuken mümkün olmadığını, kaldı ki, 6552 sayılı Yasanın 8.maddesi uyarınca da işçilerin kıdem tazminatının ödenmesinden davacının tek başına sorumlu olduğunu, söz konusu yasal düzenleme sonrasında dava dışı personele yapılan kıdem tazminatı ödemelerinin müvekkil şirketten talep edilemeyeceğini, gerek taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinde ve gerekse şartnamede, davacının çalıştırılacak işçilerinin iş akitlerinden doğacak tazminatlarından müvekkili şirketin sorumlu olduğuna ilişkin bir düzenleme yer almadığını, gerek davacı idarenin çalıştırılacak işçiler ile ilgili işe başlama, çalışma koşulları, denetleme, mali hakların ödenmesi ile ilgili konularda denetim ve kontrolü tamamen elinde bulundurduğu nazara alındığında müvekkili şirketin dava konusu alacak kalemlerinden sorumluluğu bulunduğunun kabul edilemeyeceğini, aksi durumun varlığında dahi, ihale sözleşmelerinde şirketlerin herhangi bir tasarruf yetkisinin bulunmadığı ve serbest bir iradeden söz edilemeyeceğinin açık olduğunu, bu durumu engellemek isteyen kanun koyucunun TBK'nun 20. ve devamı maddelerinde bu şekilde düzenlenen genel işlem koşulu niteliğindeki hükümlerin geçersiz olduğunu kabul ettiğini ve genel işlem koşullarıyla ilgili hükümlerin sundukları hizmetleri kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütmekte olan kişi ve kuruluşların hazırladıkları sözleşmelere de, niteliklerine bakılmaksızın uygulanacağını hüküm altına aldığını, davacının asıl ve son işveren olduğunu, dava dışı işçinin müvekkil şirketin alt işverenliğinde çalıştığı dönemde de davacının asıl işveren konumu muhafaza ettiğini, bu itibarla da fesih sürecine ilişkin herhangi bir insiyatifi bulunmayan müvekkil işverenliğe sorumluluk yüklenmesi/tam sorumluluk yüklenmesinin ve davacının sorumsuzluluğunun kabul edilmesinin hukuka aykırı olacağını, aksi kanaatle hareket edilerek müvekkili şirketin dönemi için hesaplama yapılacak olması halinde davacının bu dönemden eşit olarak sorumluluğunun söz konusu olacağını ve yarısından fazlası için rücu talep edemeyeceğini, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinin 36.2. maddesinde faiz düzenlenmiş olup davacının ticari faiz talep edemeyeceğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, dava dışı işçi ...hizmet döküm cetveli, Diyarbakır ...İş Mahkemesinin ...esas sayılı dava dosyası ile Diyarbakır İcra Dairesinin ...esas sayılı takip dosyası celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, hesap uzmanı bilirkişiden bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava, taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacı üst işveren ile davalı alt işverenler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri kapsamında ...tarihleri arasında güvenlik görevlisi olarak çalışan dava dışı ...iş akdinin ...tarihinde sonlandırıldığı, dava dışı işçinin son alt işvereninin davalılar ...Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. ve ...Ltd. Şti. İş ortaklığı olduğu, davacı üst işveren tarafından dava dışı işçi ...iş akdinin sona erdirilmiş olması nedeniyle ...tarihinde kıdem tazminatı ve TİS farkı olarak 41.320,82 TL ile 316,02 TL damga vergisi ödendiği, yine dava dışı işçi ...tarafından işe iade istemi ile davacı üst iş veren ile davalılar davalılar ...Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. ile ...Ltd. Şti. aleyhine açılan ve işe iadeye karar verilerek kesinleşen Diyarbakır ...İş Mahkemesinin ...E.-....K. sayılı ilamında hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin tahsili amacıyla Diyarbakır İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine istinaden davacı üst işveren tarafından ...tarihinde toplam 14.379,55 TL ödeme yapıldığı, dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin görevli ve yetkili olup olmadığı, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığı, davacı üst işveren tarafından dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı ve TİS farkından kaynaklı kıdem tazminatı ile damga vergisinden tüm davalıların dava dışı işçiyi çalıştırdıkları döneme isabet eden miktarlardan sorumlu olup olmadığı, yine davacı üst işveren tarafından İş Mahkemesi kararına dayalı başlatılan icra takibine istinaden yapılan ödemelerden davalı son alt işverenler ...Tic. Ltd. Şti. ile ...Ltd. Şti.'nin sorumlu olup olmadığı, buna göre davacının yaptığı ödemelerin rücuen tahsilini talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı ile faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
Davanın hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanmasına ve tarafların tüzel kişi tacir olmasına göre 6102 sayılı TTK.'nun 4.maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin görevli olduğu kabul edilmiştir.
Davalılar ...Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile ...ve Özel Güvenlik Hiz. Tic. A.Ş. Vekili, cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunmuştur. Davacı üst işveren ile davalı bu alt işverenler arasında imzalanan hizmet sözleşmelerinde, uyuşmazlık halinde Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair yetki şartına yer verildiği anlaşılmaktadır. Davalılar vekili HMK.'nun 6.maddesine dayalı olarak müvekkillerinin yerleşim yerinin Bağcılar/İstanbul olduğundan bahisle Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu ileri sürerek yetki itirazında bulunmuştur. Bu davalılar, sözleşmedeki yetki şartına dayalı olarak yetki itirazında bulunmadığından sözleşmenin ifa yeri olan Diyarbakır Mahkemeleri de uyuşmazlığın çözümünde yetkilidir. Bu nedenle davalıların yetki itirazı yerinde görülmemiştir.
Tüm davalılar süresinde sunulan cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunmuştur. Uyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan rücu talebine ilişkin olduğundan 6098 sayılı TBK.'nun 147.maddesi gereğince zamanaşımı süresi 10 yıldır. Davacı tarafın rücu hakkı dava dışı işçiye yapılan ödeme ile birlikte doğduğundan zamanaşımı süresinin başlangıç tarihi dava dışı işçiye yapılan ödeme tarihidir. Ödeme tarihleri ile davanın açıldığı tarih gözetildiğinde, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmakla işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
1-Davacı üst işveren tarafından dava dışı işçi ...ödenen kıdem tazminatı ve TİS farkından kaynaklı ödenen tazminat ile damga vergisi yönünden yapılan değerlendirmede;
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan rücu istemine ilişkin olup uyuşmazlık bu davalarda uygulanan ve Yargıtay (Kapatılan) ...Hukuk Dairesi ve Yargıtay ...Hukuk Dairesince benimsenen genel ilkelere göre çözümlenmelidir. Buna göre;
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir.
Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
Taraflar arasındaki sözleşmede aksi düzenlenmemiş ise, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması nedeniyle davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler ise kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerin de bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
Aynı şekilde ihbar tazminatından da son işveren sorumludur.
Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/03/2020 tarihli ve 2019/378 E., 2020/1629 K. sayılı kararı ile Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 22/09/2021 tarihli ve 2021/687 E., 2021/301 K. sayılı kararları da bu yöndedir).
Yargıtay 6. HD'nin 05/05/2023 tarihli ve 2023/1118 E., 2023/1683 K. Sayılı uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin güncel kararında da; "Dairemizin istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin (alt işveren) işçileri tarafından yerine getirilmesi kabul edildiğinden, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır. Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır. İş Kanunu'nda, işçiyi korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin (yüklenici) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir. Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda, yüklenicinin (alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır. Yukarıdaki gerekçelerle; hizmet alım sözleşmesinde herhangi bir hüküm bulunmaması hâlinde, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçilerine ödediği işçilik alacaklarının tamamından yüklenicinin (alt işveren) sorumluluğun mevcut olduğuna" karar verilmiştir. (Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 16/05/2023 tarihli ve 2021/610 E.-2023/782 K.).
Somut olayda, dava dışı işçinin ...-...tarihleri arasında hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalıştığı anlaşılmaktadır.
Dosya içerisinde yer alan Tip Sözleşmelerin 8. maddesinde ihale dökümananın sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olduğu, idareyi ve yükleniciyi bağlayacağı, sözleşme hükümleri ile ihale dokümanını oluşturan belgelerdeki hükümler arasında çelişki veya farklılık olması halinde ihale dokümanında yer alan hükümlerin esas alınacağı, aynı Tip Sözleşmenin 8.2 maddesinde ise, ihale dökümanları arasında öncelik sıralamasının belirtildiği, buna göre öncelikli sırasıyla birinci sırada Hizmet İşleri Genel Şartnamesine, ikinci sırada İdari Şartnameye ve üçüncü sırada tip sözleşmeye yer verildiği, Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 38. göre, yüklenicinin iş verdiği alt yüklenicilerin gündelikçi, haftalıkçı veya aylıkçı olarak işyerinde çalıştırdığı işçi, personel ve teknik elemanların tamamı da yüklenicinin elemanları hükmünde olup bunların ücretlerinin ödenmesinden doğrudan doğruya yüklenicinin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, sözleşmelerde de işçi hak ve alacakları nedeniyle açıkça yüklenicinin (alt işveren davalıların) sorumlu olacağı belirtilmiştir. Bu halde, dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı ve TİS farkından kaynaklı tazminat ile bu ödemeden doğan damga vergisinden dava dışı işçiyi çalıştıran alt işverenlerin işçiyi çalıştırdıkları döneme isabet eden miktarlardan sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Nitekim benzer uyuşmazlıkta verilen Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 11/10/2021 tarihli ve 2021/5092 E.-2021/747 K. sayılı ilamında da aynı hususlar vurgulanmıştır.
Yukarıda yer verilen ilkeler uyarınca somut olay incelendiğinde;
Elde ki davada, davalılar alt işverenler davacı üst işveren tarafından ...tarihinde dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı ve TİS farkından kaynaklı tazminat ile ve damga vergisinden işçiyi çalıştırdıkları döneme isabet eden miktarlardan sorumludur. Bu yönde dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, davalı ...Güvenlik Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.'nin işçiyi çalıştırdığı döneme isabet eden miktar 8.260,31 TL, davalı ...Özel Güvenlik Hizmetleri Ticaret A.Ş.'nin işçiyi çalıştırdığı döneme isabet eden miktar 914,43 TL, davalı ...Hizmetleri Ltd. Şti.'nin işçiyi çalıştırdığı döneme isabet eden miktar 13.960,22 TL ve davalılar ...Ltd. Şti.-.... Şti. Adi ortaklığının işçiyi çalıştırdığı döneme isabet eden miktar 18.501,88 TL olarak hesaplanmıştır. Bilirkişi raporunda yapılan hesaplama mahkememizce denetime elverişli kabul edilmiş ve davacı üst işveren tarafından ödenen kıdem tazminatı ile TİS farkından kaynaklı tazminat ve damga vergisinden davalıların işçiyi çalıştırdıkları ödeneme isabet eden ve bu yönde bilirkişi raporu ile hesaplanan miktarlar üzerinden talebin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacı üst işveren tarafından kesinleşen işe iade kararı üzerine başlatılan icra takibi sonucu takip dosyasına ödenen bedel yönünden yapılan değerlendirmede;
Dava dışı işçi ...davacı ile davalılar ...Tic. Ltd. Şti. ve .... Şti. iş ortalığı arasında imzalanan güvenlik hizmet alım sözleşmesi kapsamında alt işverenler nezdinde güvenlik görevlisi olarak çalışmakta iken TMO Bağlar Ajans Amirliğine bağlı ...Silolarının lisanslı depoculuk faaliyeti kapsamında 3. şahıslara kiralanması nedeniyle davacı üt işveren tarafından davalı iş ortaklığına gönderilen ...sayılı yazı ile, Bağlar Ajans Amirliğine bağlı ...Silolarında istihdam edilen dört özel güvenlik görevlilerinin varsa yıllık izinleri ile 4857 Sayılı İş Kanunun 17'nci maddesinde yer alan ihbar sürelerinin kullandırılmalarına müteakip kurumla ilişiklerinin kesilerek şirkete bağlı başka projelerde değerlendirilmesinin bildirildiği, gönderilen yazıya istinaden davalı iş ortaklığı tarafından dava dışı işçi ...iş akdinin fesih edildiği, dava dışı işçi tarafından işe iade istemiyle davacı üst işveren ile davalılar ...Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. ve .... Şti. iş ortaklığı aleyhine açılan ve işe iadeye karar verilerek kesinleşen Diyarbakır ...İş Mahkemesinin ...E.-...K. sayılı ilamında hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin tahsili amacıyla Diyarbakır İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine istinaden davacı üst işveren tarafından ...tarihinde toplam 14.379,55 TL ödeme yapıldığı, dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Yargıtay (Kapatılan) ...Hukuk Dairesinin ...tarih ve ...E.-...K.sayılı ilamı ile Yargıtay ...Hukuk Dairesinin ...tarih ve ...E....K.sayılı ilamlarında, işçinin hizmet aktini yüklenici ile imzalamasına rağmen, işyerinin işverene ait olması nedeniyle işçinin işe iadesinin işveren ve yüklenicinin birlikte gerçekleştirmek zorunda olduğu, işverenin kabulü olmadan yüklenicinin işçiyi iade etmesinin mümkün olmadığı ayrıca İş Mahkemesince işveren ve yüklenicinin müteselsilen sorumlu tutulduğu, taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinde bu hususu düzenleyen bir hüküm de bulunmadığı, bu durumda işçinin işe iade edilmemesi nedeniyle işçiye ödenen bedelden tarafların yarı yarıya sorumlu tutulmaları gerektiği belirtilmiştir.
Elde ki rücu davasına konu ödeme, işçinin iş akdinin sonlandırılması üzerine işe iade istemiyle açılan davada hükmedilen vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine istenen vekalet ücreti ve yargılama gideri ile icra vekalet ücreti ve icra giderlerine ilişkindir.
Yukarıda bahsi geçen Yargıtay kararlarında, işçi lehine verilen işe iade kararına istinaden işe başlatmama üzerine üzerine ödenen işe batlatmama tazminatı yönünden değerlendirme yapılmış ise de, dava dışı işçinin iş akdinin davacı üst işveren tarafından gönderilen yazıya istinaden davalı iş ortaklığı tarafından sonlandırılmış olması ve işe iade kararında tarafların müteselsil sorumluluğuna hükmedilmiş olması nedeniyle işe iade kararında hüküm altına alınan vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin ödenmesinden de tarafların yarı yarıya sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Davacı üst işveren tarafından bu kapsamda yapılan ödeme miktarı 14.353,25 TL olup, bu bedelin ancak yarısına isabet eden 7.189,77 TL'yi davalılar ...Tic. Ltd. Şti. ile .... Şti. iş ortaklığından rücuen tahsilini talep edebilir. Bu halde, davacı üst işveren tarafından işe iade kararına istinaden başlatılan icra takibi sonucu ödenen bedel yönünden rücu talebinin 7.189,77 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Faizin türü ve faiz başlangıç tarihlerine ilişkin yapılan değerlendirmede;
Taraflar tacir olup, davacı taraf kural olarak ticari işlerde uygulanan avans faizi talep edebilir.
Ancak, davacı ile davalılardan ...ve Özel Güvenlik Hizmetleri Ticaret A.Ş. ve yine davacı ile davalılardan ...Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. arasında imzalanan 36.1. maddelerinde, sözleşmelerin uygulanması sonucunda davacı üst işverenin alacaklı olması halinde davacının %23,15 oranı üzerinden faiz talep edebileceği, davacı ile davalılar ...Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. ile ...Ltd. Şti. iş ortaklığı arasında imzalanan sözleşmenin 36.1.maddesinde ise, davacının %15 oranı üzerinden faiz talep edebileceği kararlaştırılmıştır. Bu halde, davacı ile ...Özel Güvenlik Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. Arasında imzalanan sözleşmede faize ilişkin düzenleme bulunmadığından davacının bu davalı yönünden avans faizi talep edebileceği, davalılardan ...ve Özel Güvenlik Hizmetleri Ticaret A.Ş. ile davalılardan ...Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. yönünden %23,15 oranını geçmemek kaydıyla avans faizi talep edebileceği, davalılar ...Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. ile ...Ltd. Şti. yönünden ise %15 oranını geçmemek kaydıyla avans faizi talep edebileceği kabul edilmiştir.
Her ne kadar davacı tarafından tüm alacaklar yönünden ödeme tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmuş ise de; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Somut olayda, kıdem tazminatı ve TİS farkından kaynaklı tazminat ile damga vergisi yönünden, dava tarihinden önce davalıların temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından hükmedilen alacak miktarlarına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir. Dava dışı işçi tarafından işe iade istemiyle İş Mahkemesinde davacı ile davalılar ...Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. ile ...Ltd. Şti. aleyhine dava açıldığı ve mahkemece verilen karara istinaden davacı ile birlikte davalılar ...Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. ile .... Şti. Aleyhine icra takibi başlatıldığı anlaşılmakla, davacı tarafından icra takip dosyasına ödenen miktar yönünden ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebileceği kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
a-)Davacı tarafından dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı ve TİS farkından doğan tazminat ile damga vergisine ilişkin rücu talebi yönünden;
8.260,31 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan ...ve ...Tic. Ltd. Şti.'den,
914,43 TL'nın yıllık % 23,15 faiz oranını geçmemek kaydıyla, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ...ve ...Ticaret A.Ş.'den,
13.960,22 TL'nın yıllık % 23,15 faiz oranını geçmemek kaydıyla, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan ...Hizmetleri Ltd. Şti.'den,
18.501,88 TL'nın yıllık % 15 faiz oranını geçmemek kaydıyla, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan ...Ltd. Şti. ile .... Şti.'den müştereken ve müteselsilen,
tahsili ile davacıya verilmesine,
b-)Davacı tarafından Diyarbakır ...İş Mahkemesinin ...tarih ve ...E....K.sayılı ilamı ile verilen işe iade kararında hüküm altına alınan vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin tahsili için dava dışı işçi tarafından Diyarbakır İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibi sonucu ödenen bedele ilişkin rücu talebi yönünden;
7.189,77 TL'nın yıllık % 15 faiz oranını geçmemek kaydıyla, ödeme tarihi olan ...tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan ...Hizmetleri Ltd. Şti. ile .... Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.335,34 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 956,62 TL peşin harcın mahsubu sonucu bakiye kalan 2.378,72 TL harcın;
402,41 TL'lik kısmının davalılardan ...ve Özel Güvenlik Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.'den,
44,53 TL'lik kısmının davalılardan ...ve Özel Güvenlik Hizmetleri Ticaret A.Ş.'den,
680,09 TL'lik kısmının davalılardan ...ve Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'den,
1.251,63 TL'lik kısmının davalılardan ...Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. ile ...Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen,
tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ile 956,62 TL peşin harcın toplamı olan 1.384,22 TL'nın;
234,17 TL'lik kısmının davalılardan ...Koruma ve Özel Güvenlik Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.'den,
24,04 TL'lik kısmının davalılardan ...Koruma ve Özel Güvenlik Hizmetleri Ticaret A.Ş.'den,
395,76 TL'lik kısmının davalılardan ...ve Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'den
728,34 TL'lik kısmının davalılardan ...Hizmetleri Ltd. Şti. ile ...Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen,
tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından 790,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 3.400,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 4.190,00 TL yargılama giderinin;
617,85 TL'lik kısmının davalılardan ...ve Özel Güvenlik Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.'den,
68,38 TL'lik kısmının davalılardan ...Koruma ve Özel Güvenlik Hizmetleri Ticaret A.Ş.'den,
1.044,18 TL'lik kısmının davalılardan ...Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'den,
1.914,16 TL'lik kısmının davalılardan ...Ltd. Şti. ile ...Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen,
tahsili ile davacıya verilmesine,
Bakiye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan;
8.260,31 TL vekalet ücretinin davalılardan ...ve Özel Güvenlik Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.'den,
914,43 TL'nın vekalet ücretinin davalılardan ...Özel Güvenlik Hizmetleri Ticaret A.Ş.'den,
13.960,22 TL'nın vekalet ücretinin davalılardan ...Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'den,
25.691,65 TL'nın vekalet ücretinin davalılardan .... Şti. ile .... Şti.'den müştereken ve müteselsilen,
tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalılar ...Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. ve ...Hizmetleri Ltd. Şti. kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan; 7.189,77 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar ...Hizmetleri Ltd. Şti. ve ...Ltd. Şti.'ne verilmesine,
7-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.000,00 TL arabuluculuk ücretinin;
589,84 TL'lik kısmının davalılardan ...ve Özel Güvenlik Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.'den,
65,28 TL'lik kısmının davalılardan ...ve Özel Güvenlik Hizmetleri Ticaret A.Ş.'den,
996,84 TL'lik kısmının davalılardan ...Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'den,
1.834,56 TL'lik kısmının davalılardan ...Ltd. Şti. ile .... Şti.'den müştereken ve müteselsilen,
513,48 TL'lik kısmının davacıdan,
tahsili ile Hazineye irat kaydına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacı yana iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalılar ...... A.Ş. ve ....... Ltd. Şti. vekili ile davalılar ...Hizmetleri.... Ltd.Şti. ve ...Hizmetleri Ltd. Şti. vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda, davalıların ihtiyari dava arkadaşı olması ve her bir davalı yönünden ayrı ayrı hüküm altına alınan miktarlar ile davacı yönünden reddedilen miktarın karar tarihi itibarıyle miktar yönünden istinaf inceleme kesinlik sınırının altında olması nedeniyle miktar yönünden kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Katip Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.