Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/750
2024/1248
10 Aralık 2024
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/12/2023
KARAR TARİHİ : 10/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında işyeri abonelik sözleşmesi akdedildiğini, her ne kadar davalı ve davacı arasında İşyeri abonelik sözleşmesi akdedilmişse de dava TTK'nun 4. Maddesine göre ticari dava olmadığını, esnaf işletmesi ile gerçek kişilere ait iş yeri aboneliğine ilişkin tahakkuktan kaynaklanan davalar TTK'nun 4. Maddesine göre ticari dava olmadığını, bu nedenle görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, Davalının gerçekte hiç düzenlemediği fakat daha sonra masa başında düzenlemiş olduğu tutanaklar ve bu tutanağa istinaden düzenlemiş olduğu, Tesisat No:... (...) faturaların toplam bedeli 26244TL olan Y faturaların haksız olduğunu, haksız tahsil edilen bedellerin iadesini, haksız tahsil edilen fatura tutarının yanında, haksız tahsil edilen faiz, gecikme zammı, gecikme zammı kdv'si gibi fer'ilerin de davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekilinin ... tarihli cevap dilekçesi ile; Husumet, derdeslik, zamanaşımı, hakdüşürücü süre, görev ve yetki itirazlarının bulunduğunu, davacı tarafa tahakkuk edilen miktar açık ve belirli olmasına rağmen davacı tarafça davanın kısmi dava olarak ikame edilmesi hukuka aykırı olduğunu, davanın tüm miktar üzerinden açılması gerektiğini, dava miktarı belirli veya belirlenebilir ise kısmi ikame edilemeyeceğini, menfi tespit davaları kısmi dava olarak açılamayacağını, Davacı taraf, Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı, fotoğraflar ve ilgili diğer belgelerden de anlaşılacağı üzere kaçak/usulsüz elektrik enerjisi kullanığını, tarlasını bu şekilde suladığını, davacı taraf, herhangi bir tespit yapılmadan , kullandığı abone incelenmeden, düzenleme yeri belirsiz olan Kaçak Elektrik Tespit Tutanağının tutulduğunu iddia ettiğini, sundukları fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere gerekli tespitler ve incelemer yapıldığını, davacı tarafından müvekkili kurum aleyhine ikame edilen dava haksız olup, hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, cari hesap borç dökümünden anlaşılacağı üzere abone kullanıcısı, tüketmekte olduğu elektrik enerjisi bedellerini ödemediğinden müvekkili şirket tarafından elektrik enerjisi kesilerek sayaç ve elektrik tesisatı mühürlendiğini, davacı taraf, müvekkil şirketçe tahakkuk ettirilen fatura borçlarını ödemeden kesilen elektrik enerjisini yükümlülüklerini yerine getirmeden müvekkil şirketin bilgisi dışında bağlayarak kaçak/usulsüz elektrik enerjisi kullandığını, bu sebeple davacı tarafa Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetler Yönetmeliğinin Kaçak ve Usulsüz elektrik enerjisi tüketimi başlıklı 42. Maddesinin Ç bendine göre “Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir” hükmü gereğince kaçak elektrik enerjisi tüketmesi sebebiyle kaçak tahakkuku yapıldığını, haksız ve yersiz açılan davanın reddine; mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
GEREKÇE;
Diyarbakır ... Asliye Hukuk Mahkemesince ... tarih ... esas ... karar sayılı göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle verilen usulden red karar üzerine gönderilen dosya Mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilmiştir.
6102 sayılı TTK'nun 5. maddesinden sonra gelmek üzere 7155 sayılı yasanın 20. maddesiyle eklenen ve yürürlük tarihi 01/01/2019 olan 5/A maddesine göre, ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 2. fıkrasında "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Eldeki dava, kaçak elektrik nedeniyle kesilen fatura nedeniyle menfi tespit istemine dayalıdır. Dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu noktasında tereddüt bulunmamaktadır.
Dosya incelendiğinde; menfi tespit talepli davanın ... tarihinde Diyarbakır ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esasına kayden açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Diyarbakır ... Asliye Hukuk Mahkemesince ... tarih ... esas ... karar sayılı göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğunu belirtilerek görevsizlik kararı verildiği, akabinde davacı vekilince ... tarihinde arabuluculuğa başvurulduğu, arabuluculuk sürecinin ... tarihinde sonuçlandığı, arabuluculuk sürecinin sonuçlanmasına müteakip davacı vekilince dosyanın görevli Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesi üzerine dosyanın mahkememize gönderildiği, dolayısıyla arabuluculuk başvurusunun dava açıldıktan sonra yapıldığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, TTK 5/A maddesine göre, ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu gözetilerek ve arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması nedeniyle herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın usulden REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan dava açılırken alınan peşin harç 269,85 TL'den mahsubu ile 269,85 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3- Davacı tarafından yapılan harç ve masrafların üzerinde bırakılmasına,
4- Davalı tarafından yapılan masraf olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 10,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- HMK.'nın 333. maddesi ve HMKY'nin 47. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının yazı işleri müdürü tarafından ilgilisi hesap numarası bildirilmiş ise hesabına aktarılmasına, aksi halde masrafın gider avansından karşılanmak suretiyle PTT vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilerek iadesinin sağlanmasına,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yokluğunda verilen karara karşı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.