Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/16
2024/1246
10 Aralık 2024
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 05/01/2024
KARAR TARİHİ : 10/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kaza tespit tutanağına ve ifade tutanağına göre (aleyhe olan hususları kabul etmemek üzere) Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla Şanlıurfa istikametinden Diyarbakır ili istikametine seyir halindeyken km ...’ye geldiğinde ... kavşağını geçtiği esnada aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun gidişine göre sağ tarafta bulunan araziye ve arazide bulunan kayalara çarpması sonucu tek taraflı, ölümlü ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, davalı kuruma ... tarihinde yazılı olarak başvuru yapıldığını, ancak davalı sigorta şirketi tarafından başvurunun sonuçsuz bırakıldığını, ... tarihinde gerçekleşen tek taraflı, araç içi yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle müvekkilin uğradığı maddi zararlar için, fazlaya dair talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, HMK m. 107 uyarınca şimdilik, ... 'in sürekli iş göremezliği dolayısıyla 100,00-TL maddi tazminatın davalının temerrüde düştüğü andan itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müşterek ve müteselsil sorumluluk hükümlerine göre davalı tarafından tazmin edilmesi ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Karayolları trafik kanunu m.97 gereği; zorunlu dava şartı usulüne uygun yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerekmektedir. sigorta mevzuatı ve ticaret kanunu gereği sigortacıya eksiksiz ve tam bir başvuru sağlanmadığından başvuru gerçekleşmiş sayılamaz.
davada bölge müdürlüğünün bir işlemi söz konusu olmadığından yetki itirazımızın kabulü ile dosyanın istanbul anadolu mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini, şirket nezdinde ... sayılı hasar dosyası açılmış olup, gerekli tespit, araştırma ve incelemeler yapılmıştır. davacı şahıs yaralandığı kazada kendisi kusurludur kusur iddiaları kabul edilemezdir bilahare davacı yana eksik evrak taleplerimiz iletilmiş olup hiçbir cevap verilmediğini, kusur durumunun tespiti gerektiğini, kazadaki kusur durumu ve illiyet bağı olguları araştırılmalıdır. davaya konu kazada istiap haddi aşımı söz konusu olduğunu, davacı yanda maluliyet meydana gelmemiştir. sürekli iş görmezlik tazminatının hesaplanabilmesi için maluliyete ilişkin usulüne uygun rapor alınması ve 12 aylık stabilizasyon sürecinin geçmesi gerektiğini, yolcu konumunda bulunan davacıya ilişkin hatır taşıması mevcut olduğundan tazminat tutarından gerekli indirim yapılmasını, davacı kaza anında emniyet kemeri takmamış olup aldığı bedeni hasar da bu duruma işaret etmektedir. yerleşik yargıtay içtihatlarıyla da sabittir ki tespit tutanağında koruyucu tertibat kısmı belirsiz olarak işaretlense dahi emniyet kemeri takılmayışı ile oluşan maluliyet arasında illiyet bağı bulunmakta ise müterafik kusur indirimi yapılmasını, tazminat hesaplaması aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından zmms genel şartlarına çerçevesinde yapılmasını, davacının ceza yargılaması sırasında şikayetniden vazgeçmeleri ya da uzlaşma bildirimlerinin şikayetçi tarafından dosyaya sunulması gerekmektedir. davacı yanın şikayetinden vazgeçmesi halinde müvekkili şirketin de sorumluluğunun bulunmayacağının kabulü gerekmekte olduğunu, eksik evrak taleplerimiz yerine getirilmediğinden davanın dava şartı eksikliği nedeniyle reddini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğinden aleyhe faize hükmedilmemesine; aksi halde başvuru tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasını, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
GEREKÇE;
1-Kaza Tespit Tutanağı; ... tarih saat ... sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla Şanlıurfa istikametinden Diyarbakır ili istikametine seyir halindeyken km ...’ye geldiğinde kavşağını geçtiği esnada aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun gidişine göre sağ tarafta bulunan araziye ve arazide bulunan kayalara çarpması sonucu tek taraflı, ölümlü ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, bu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'in 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/1-a(Aracın hızını, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitkere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken azaltmamak) maddesini ihlal ettiği için asli ve tam kusurlu olduğunun belirtildiği, davacı ... 'in araçta yolcu konumunda olduğu anlaşılmıştır.
2-Sigorta Poliçesi : Davalı sigorta şirketi ile sigortalanan ve kazaya karışan ... plaka sayılı araç için sigorta ettirenin ... olduğu ... tarihlerini kapsayan ZMMS poliçesi düzenlendiği ve sakatlanma ve ölüm kişi başına zarar limitinin 1.200.000,00TL olduğu anlaşılmıştır.
3-Kolluk'tan SED araştırması için yazılan müzekkere cevapları; ...'in öğrenci olduğu, bir işten elde ettiği bir gelirinin bulunmadığı, kirada oturduğu, kirasının 3.500,00 TL olduğu, anne ve babası ile yaşadığı, ... yaşında ve bekar olduğu anlaşılmıştır.
4-Diyarbakır SGK'dan gelen yazı cevabında; Davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı, sigortalıya ait herhangi bir kaydın bulunmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.
5-Mahkememizce ... tarihinde aldırılan maluliyet raporu; ... doğumlu, ... TC numaralı ...'in ... tarihinde maruz kaldığı trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle oluşan arızası mevcut tıbbi belgeler kapsamında; sürekli iş göremezliğinin %16 olduğu, ... tarihinden itibaren kişinin tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı (temizlik, banyo, tuvalet, yeme içme, vb.) ihtiyaç süresinin 1 ay olduğu, ... tarihinden itibaren kişinin iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında %100 özürlü sayılması gerektiği, kanaatine varıldığının belirtildiği, raporun 7 hekim tarafından imza altına alındığı anlaşılmıştır.
6-Mahkememizce Aktüerya bilirkişisinden aldırılan ... tarihli rapor; Dosya kapsamında yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucu, davacı için, ilgili mevzuat uyarınca talep edebileceği tazminat miktarı, dosya içerisinde yer alan kusur ve maluliyet oranı doğrultusunda bakıcı gideri (dava dilekcesinde talep edilmemistir) 11.402,32 TL, bilinen dönem sürekli is görmezlik tazminatı 42.921.36 TL, gelecek dönem sürekli iş görmezlik tazminatı 2.127.123,90 TL, toplam maddi zararın 2.181.447,58 TL, sigorta poliçesine göre ölüm ve sakatlanma kişi başına limit tutarı 1.200.000,00 TL olduğu kanaatine varıldığının belirtildiği anlaşılmıştır.
7-Arabuluculuk tutanağı; Dava açmadan önce Diyarbakır Arabuluculuk Bürosunca ... dosya numarası ile ... tarihinde tarafların anlaşamadığına dair son tutanak düzenlendiği anlaşılmıştır.
8-Noterler Birliği entegrasyon raporunda; ... plakalı aracın kamyonet tipinde olduğu, kullanım amacının hususi olarak belirlendiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin ... tarihli ıslah dilekçesi; Dava dilekçesinde sürekli iş göremezlik için talep edilen 100,00-TL maddi tazminat bedelinin 1.199.900,00-TL arttırılarak 1.200.000,00-TL maddi tazminat bedelinin davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.
Dosya içerisinde bulunan tüm delil ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde;
Dava, trafik kazası nedeniyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ("TBK") m. 49 (818 Sayılı BK m. 41) vd. hükümlerine göre ZMMS sigortacısı aleyhine açılmış haksız fiil hukuksal nedenine dayalı sürekli iş göremezlik tazminat kalemlerinden oluşan maddi tazminata ilişkin tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık noktasının ... tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu sırada davalı nezdinde sigortalı ... plakalı aracın çarparak gerçekleşen kaza nedeniyle ile maluliyet oluşup oluşmadığının tespiti sürekli iş göremezlik tazminatı miktarının tespiti ve tahsili buradan varılacak sonuca göre de faiz talep edemeyeceği edebilecek ise başlangıç tarihi ve türünün tespiti isteminde toplanmış olduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekili her ne kadar sigorta şirketine başvuru bulunmadığından bahisle usulden red isteminde bulunmuş ise de davacının başvuru belgelerini sunmuş olduğu kaldı ki dava açmadan önce arabuluculuğa başvurulduğu güncel içtihatlara göre de alternatif yollardan birine başvurunun yeterli olduğu anlaşılmaklaitirazı yerinde görülmemiştir.
Davalı vekili her ne kadar yetki il itirazı ileri sürmüş ise de; davaya konu kazanın mahkememizin yetki sınırlarına dahil olan Diyarbakır İlinde gerçekleştiği ve HMK.'nın 16.maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin de yetkili olduğu anlaşılmakla, davalı sigorta şirketi vekilinin yetki itirazı yerinde görülmemiştir.
Haksız fiilden doğan borçlar TBK m. 49 (818 Sayılı BK m. 41) vd. hükümlerine düzenlenmiş olup; haksız fiilin unsurları (i) hukuka aykırı fiil, (ii) zarar, (iii) kusur ve (iv) illiyet bağı şeklindedir. Yine TBK m. 50 (BK m. 42) hükmünde zarar görenin, zararını ve zarar verenin kusurunu ispatlama yükümlülüğü altında olduğu hükme bağlanmıştır.
ZMSS, 2918 sayılı KTK'nun 91 vd. maddelerince düzenlenen moturlu bir aracın, karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüdür. Bu tanımdan da anlışalacağı üzere ZMSS, karayolunda motorlu araç işletenin, işlettiği araç nedeniyle üçüncü kişilere verilen bedensel (cismani) ve eşya zararlarından doluya onun mali ve hukuki sorumluluğunu üçüncü kişilere karşı güvenceye alması nedeniyle bir pasif ve aynı zamanda zarar sigortası niteliğini taşımaktadır.
Dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kazanın davalı nezdinde sigortalı aracın tek taraflı olarak direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda meydana geldiği, olayın oluşuna aykırı herhangi bir somut delil ileri sürülmediği dolayısı ile de kazanın sürücünün tam kusuru ile meydana geldiği, davacının araçta yolcu olarak bulunduğu dolayısı ile de kazanın oluşumunda bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davacı ... doğum tarihli olup, kazanın gerçekleştiği ... tarihi itibarıyle 18 yaşından küçüktür. Kural olarak davacı hakkında 20/02/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (ÇÖZGER) doğrultusunda değerlendirme yapılarak maluliyet raporunun düzenlenmesi gereklidir. Ne var ki, ilgili yönetmelikte düzenlenen cetvelde mağduriyetin karşılığında oran belirtilmediğinden ve özel gereksinim gerektiren hastalıklar için bir kılavuz içerdiğinden dolayı 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 14/1.maddesinde, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve ilgili mülga mevzuat hükümlerine çocuk bakımından yapılan atıfların bu Yönetmelik hükümlerine göre yapılmış olacağının düzenlenmiştir. Öte yandan 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 18. maddesi uyarınca ilgili yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığı, dolayısıyla Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırıldığından elde ki davada Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında değerlendirme yapılarak davacının davaya konu kaza nedeniyle sürekli iş göremezliğinin bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir.
Mahkememizce gerekli tedavi evrakları dosyaya kazandırılarak maluliyet raporu alınmış olduğu, alınan ... tarihli raporun taraflara tebliğ edildiği anlaşılmış olup, alınan raporda davacının sürekli iş göremezliğinin %16 ve sürekli olduğu belirlenmiştir. Alınan rapora karşı davalı vekilince itiraz edilmiş fakat itirazın somutlaştırılmamış olması nedeni ile itirazın yerinde görülmediği anlaşılmakla ve alınan raporun kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun olduğu, maluliyet doğrultusunda alanında uzman doktorların bulunduğu ve rapor düzenlemeye yetkili kurumdan alındığı anlaşılmakla rapor hükme esas alınmıştır.
Mahkeme tarafından dosyada davacının ne iş yaptığına ilişkin; kollukça yapılan araştırma tutanağında da davacının çalışmadığı, öğrenci olduğu, SGK yazı cevabında SGK kaydının olmadığı anlaşılmış, dosyaya davacının asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiğine dair yansıyan bir evrakın da bulunmadığı anlaşılmakla güncel yargıtay içtihatları doğrultusunda davacının asgari ücret tarifesi üzerinden tazminat hesabı yapılması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay içtihatlarında benimsendiği üzere TRH 2010 Tablosu'na göre davacının yaşı nazara alınarak muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi ve güncel asgari ücret tarifesi üzerinden; %1,8 teknik faiz uygulanmadan, progresif rant formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması, bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılması, bilinen ve bilinmeyen dönem hesabının hangi tarihlerden başlayıp hangi tarihte bittiği, davacı açık ve denetime elverişli bir şekilde belirtilerek sürekli iş göremezlik tazminat hesaplamasının yapılması için dosya aktüer bilirkişisine tevdii edilmiş ve alınan rapora göre de davacının Sürekli İş Göremezlik için (bilinen dönem) 42.921,36 TL, Sürekli İş Görmezlik ( bilinmeyen dönem) 2.127.123,90-TL olarak hesap edilmiş alınan raporun karar tarihine en yakın asgari ücret tarifesine göre hesap edildiği, raporun içtihatlara uygun olduğu, dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaat edilmekle hükme esas alınmıştır.
Müterafik kusur bakımından yapılan incelemede; zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde BK.nun 44.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Somut olayda, kaza anında davacının maluliyetine etki eden kusurunun bulunduğuna dair dosya içerisinde bilgi ve belge yer almadığından müterafik kusur indirimi yapılmamıştır.
Hatır taşıması yönünden; Türk Borçlar Kanununun "Tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi ile Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır. Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Kanununun 52. maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. "Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır. Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Hatır taşıması tartışılırken tarafların yakınlığı da nazara alınması gereken ölçütlerdendir. Zira yakın akrabalar arasında hatır taşımasından bahsedilmesi mümkün değildir. Çünkü yakın akrabalar arasında taşımanın menfaat karşılığı yapılması sözkonusu değildir. Hatır taşımasının kıstaslarından biri olan "menfaat karşılığı olmama" koşulu mevcut olmadığından yakın akrabalar arasında hatır taşıması indirimi yapılamaz.Somut olayda, kaza tarihinde ... plaka sayılı aracın sürücüsünün (...) davacının babası olmakla ve hatır taşıması indirimi yapılmasına ilişkin koşulların oluşmadığı anlaşılmakla hatır taşıması indirimi yapılmamıştır.
Bütün dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporu ve miktar arttırım dilekçesine göre; ... tarihinde ...'in sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı olan aracın tek taraflı olarak ve tam kusuru ile trafik kazası yaptığı, davacı asılın yolcu olarak bulunduğu ve kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı ve kaza nedeni ile yaralandığı, yaralanmaya bağlı olarak davacının maluliyet
oranının %16 ve sürekli olarak belirlendiği, aktüer raporuna göre sürekli iş göremezlik tazminatının 2.170.045,26-TL olduğunun belirlendiği, yukarıda izah edildiği üzere müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi koşullarının oluşmadığı ve 2918 sayılı yasanın 91.md göre davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle teminat limitinin ölüm ve sakatlanma teminat limitinin kişi başına 1.200.000TL olduğu ve belirlenen bu teminat miktarı itibari ile sorumlu olduğu ve davacının davasını belirlediği sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin talebin bu teminat limiti içerisinde kaldığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir. Ayrıca 2918 sayılı KTK.'nun 99/1. maddeleri ile ZMSS poliçesi Genel Şartlarının B.2. maddesi uyarınca rizikonun belge ve bilgileri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Davacı vekili usulüne uygun başvurunun hangi tarihte yapıldığının tespitine dair tebliğ evrakının dosyada evrak bulunmadığı anlaşılmakla dava tarihi itibari ile temerrüde düştüğü anlaşılmala bu tarih itibari ile faize hükmedilmiştir. Faiz türü açısından ise araç tescil bilgileri incelendiğinde aracın hususi kullanım amacına özgü olduğu anlaşılmakla yasal faize hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-DAVANIN KABULÜ İLE; 1.200.000,00TL sürekli iş göremezlik tazminatına ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2- Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen 1.200.000 TL maddi tazminat yönünden alınması gereken 81.972,00-TL harçtan 427,60-TL peşin harç ve 4.100,00TL tamamlama harcının mahsubu ile 77.444,40-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3- Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harç, 427,60-TL başvuru harcı ve 4.100,00TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 4.955,20-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4- Davacı tarafından yapıldığı anlaşılan 2.200-TL Bilirkişi ücreti, 12,00-TL dosya masrafı ve 391,00-TL Tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 2.603,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta harar verilmesine yer olmadığına,
6- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 180.000,00- TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider/delil avansının artan kısmın, karar kesinleştikten sonra HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca re'sen yatırana iadesine,
8- 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı Vekilinin yokluğunda verilen karara karşı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.