Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1531
2026/164
17 Şubat 2026
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/09/2022
KARAR TARİHİ : 17/02/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır- Bağlar- .....Parsel .....adet 999,75 kW lisanssız elektrik üretimi yapılması amacıyla güneş enerji santrali kurmak için .....tarihinde davalıya ilgili mevzuat gereğince başvuru yapıldığını, başvurunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik uyarınca davalı şirketin başvuruyu değerlendirmeye almakla yükümlü olmasına rağmen müvekkilinin başvurusunun değerlendirilmediğini ve sonuçsuz bırakıldığını, davalı şirkete yapılan başvuruların değerlendirmeye alınmaması hususunda kanunda dağıtım şirketlerine herhangi bir takdir yetkisi tanınmadığı gibi kanun ve ilgili diğer mevzuatlar özel kişiliğe haiz başvurucu (müvekkil) ile dağıtım şirketi arasındaki sözleşme sorumlulukların belirlendiği kurallar olduğunu, elektrik dağıtım hizmeti sunan davalının kamu hizmeti olarak kabul edilmiş faaliyetlerinde uyması gereken kural ve kaidelerin mevzuatça belirlenmiş olmasının birbirine sıkı sözleşmesel bağ ile bağlı olan davacı müvekkili ile davalı dağıtım şirketinin özel kişi olması sebebiyle lisanssız elektrik üreticileriyle dağıtım şirketleri arasında çağrı mektuplarının verilmemesinden kaynaklı uyuşmazlıklarda adli yargı görevli kılındığını, dağıtım şirketlerinin kanundan kaynaklı olarak sahip oldukları “doğal tekel” nitelikleri nedeniyle yerel seviyede her bir dağıtım bölgesinde tek hakim durumunda bulunduklarını, güneş enerji santrallerle ilgili 6446 Sayılı Kanunun 14 üncü maddesi ile 5443Sayılı kanunun ilgili hükümlerinin, 02.10.2013 tarih ve 28783 Sayılı Resmi Gazetede İlan edilerek yürürlüğe giren yönetmelik ve bu yönetmeliğin uygulanmasına dair tebliğ hükümleri çok açık ve anlaşılır olup yorumlamaya mahal vermediğini, davalı şirketin sözleşme ve mevzuatın yüklemiş olduğu yükümlülüğünü yerine getirmeyerek ağır kusurlu bir şekilde kusurlu davranmış ve müvekkilin yatırımını engellediğini, iş bu sebeple de müvekkilin uğradığı bütün zararları tazmin etmesinin dürüstlük kuralı açısından mecburi olduğunu, aksinin iddia edilmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağını belirtmiş, bu nedenle davalı şirketin, müvekkilinin Diyarbakır- Bağlar.....Parsel .....adet 999,75 kW gücünde güneş enerji santrali kurmak için yapmış olduğu başvuruya ait izin talebinin reddedilmesinin hukuka aykırılığının tespiti ile söz konusu başvurulara esas çağrı mektuplarının kendilerine verilmesine ve izin taleplerinin reddedildiği tarihten çağrı mektubunun verildiği tarihe kadar ki sürede mahrum kalınan gelirin ödenmesine, şayet söz konusu izinlerin verilmesi teknik ve hukuki olarak imkansız hale gelmiş dava konusu edilen Güneş Enerji Santrallerini faaliyete geçirilememesinden ötürü mahrum kaldıkları gelirden fazlasına ilişkin tüm hakları saklı kalmak üzere şimdilik her bir santral için 500-USD (Amerika Doları) olmak üzere Toplam 1.000,00 USD'nin dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte kendilerine ödenmesini Mahkememizden talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA :
Davalı DEDAŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin .....tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa dayanılarak hazırlanan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği ve bu yönetmelikteki hükümlere göre düzenlenen Perakende Satış Sözleşmesine göre elektrik dağıtım faaliyetini yürüttüğünü, davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine ikame edilen dava usul ve yasaya aykırı hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
BİLDİRİLEN VE TEMİN EDİLEN DELİLLER :
1- .....tarihli bilirkişi heyet raporunda; " Davanın; davacı şirketin 1 (bir) adet 999,75 kw lisansız elektrik üretimi kapasitesine sahip güneş enerji santrali kurmak amacıyla davalı idareye yapmış olduğu başvurusunun davalı idare tarafından reddedilmesi işleminin hukuka aykırı olduğunun tespiti ve davalı idarenin kusurundan kaynaklanan nedenlerle güneş enerji santrallerinin faaliyete geçirilememesi nedeniyle mahrum kalınan gelire ilişkin maddi zararının (müspet zarar) davalı idareden tahsili istemiyle açıldığı, Uyuşmazlığın çözümünde; davacı şirket tarafından 1 (bir) adet 999,75 kw lisansız elektrik üretimi kapasitesine sahip güneş enerji santrali kurulması yla davalı idareye yapmış olduğu başvurunun reddedilmesi işleminin mevzuata aykırı olup olmadığı, davacının talebinin karşılanmamasında davalı idarenin kusurunun bulunup bulunmadığı, davacının güneş santrali kurulması talebinin reddedilmesi sebebiyle mahrum kalınan kar'a ilişkin maddi zararının bulunulup bulunmadığı ve neticede davacı şirketin davalı idareden talep edebileceği bir alacağının olup olmadığı hususlarına ilişkin yapılan inceleme neticesinde; 1-Somut uyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından Diyarbakır ili, Bağlar ilçesi, Oğlaklı 0 Ada, .....parselde bulunan taşınmaz üzerine toplam 1(bir) adet 999,75 kw lisansız elektrik üretimi yapılması amacıyla güneş enerjisi santrali (GES) kurulmasına ilişkin projelerin onaylanması ve enerji santrallerinin elektrik dağıtım bağlantısının yapılmasına izin verilmesi istemiyle davalı idareye yapılan 20.10.2015 tarihli başvurunun davalı idare tarafından yapılan teknik değerlendirme neticesinde TEİAŞ web sitesinde .....tarihinde yayımlanan kapasite tahsis tablosuna göre ilgili Trafo Merkezinde yeterli kapasite bulunmadığı gerekçesiyle başvurusunun 27.07.2016 tarihinde reddedildiği, Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğin 6. Maddesinde belirtildiği üzere, davacı şirket tarafından toplam 999,75 kw lisansız elektrik üretimi yapılması amacıyla lisanssız güneş enerjisi santrali (GES) kurulmasına ilişkin yapılan başvurunun öncelikle bağlantı noktası itibariyle dağıtım sisteminde kullanılabilecek boş kapasite olması ön şartına tabi olacağı, Dağıtım sisteminde boş kapasite mevcut olması halinde davalı idarece ön değerlendirme (kabul edilebilirlik açısından) ve teknik değerlendirme ikten sonra yerinde olup olmadığı hususunda bir karar vererek işlem yapılması gerektiği ve bu işlem sonucunda başvuruların kabul edilip edilmeyeceği ve il tesislerin kurulup kurulamayacağının belli olacağı, Konuya ilişkin Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi .....Hukuk Dairesinin .....E., .....K. Sayılı kararında yer alan “...Elektrik Piyasasında Lisansız Elektrik üretimine İlişkin Yönetmeliğin 10/2 maddesinde, "ilgili şebeke işletmecisi tarafından, ilgili diğer mevzuattan kaynaklanan yükümlülükler hariç olmak üzere Kurul kararıyla belirlenen bilgi ve belgeler dışındaki belgelerin eksikliği gerekçesiyle “başvurular reddedilemez", hükmünün bulunduğu, bu hükümden davalı kurumun sözleşme yapıp yapmamakta serbest olmadığının anlaşıldığı, eğer şartları varsa yani evrak yönünden ve teknik yönden yapılan inceleme sonucunda kanun ve yönetmeliğe göre gerekli hususların tamamlanması durumunda davalı şirketin başvurucu ile sözleşme imzalamak zorunda olduğu sabittir. O halde buradan yola çıkarak, sözleşme öncesi bir durumun somut olayda mevcut olduğunun kabulü gerekmektedir...” şeklindeki içtihat karşısında davalı idarenin davacı şirketin başvurusunu kabul edip etmeyeceği hususuna yer verildiği, aşağıda arz edildiği üzere ilgili diğer mevzuattan kaynaklanan yükümlülükler göz önünde bulundurularak değerlendirilmenin yapılması gerektiği, Davalı idarenin mevzuat hükümleri gereği TEİAŞ'ın sağladığı kapasite ile sınırlı olarak izin vermek ve mevcut boş kapasiteyi aylık olarak ilan etmekle yükümlü olduğu, ayrıca davalı idarece dağıtım bölgesinde ilan edilen boş kapasite mevcut ise bu kapasite ile ilgili başvuru sahiplerince müracaat edilmesi ve bu müracaatlarında mevzuatın öngördüğü öncelik sırasında göre değerlendirmeye alınması gerektiği, davalı Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş. Tarafından Temmuz 2016 döneminde yapılan değerlendirme sonucu Trafo Merkezindeki bütün kapasitenin başvuru sahiplerine tahsis edildiği ve davacı şirketin talebi karşılanmasına yönelik yeterli kapasite bulunmadığına dair tevsik edici bilgi ve belgelerin dosyaya sunulması halinde davalı idarece tesis edilen işlemin mevzuata uygun olacağı ve davacı şirkete çağrı mektubu verilmesi koşullarının oluşmadığının kabulü gerekeceği, Bu kapsamda, davalı idare tarafından davacı şirketin başvuru yaptığı tarihte Trafo Merkezinde yeterli kapasite olmadığı iddiasına dayanak belgeler bulunmadığından bu aşamada davacı şirketin başvurusunun reddedilmesi ve çağrı mektubu verilmemesi işleminin mevzuata uygun olduğundan söz edilemeyeceği, Davacı şirket tarafından davalı idarece başvurusunun reddedilmesi sebebiyle Diyarbakır ili, Bağlar ilçesi, Oğlaklı köyü, Ada, .....parselde bulunan taşınmaz üzerine toplam 1 (bir) adet 999,75 Kw lisansız elektrik üretimi yapacak güneş enerjisi santral (GES) kurulmasına nedeniyle mahrum kalındığı iddia edilen kazanca ilişkin sunulan herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, ayrıca davacı şirket tarafından 999,75 kwe gücündeki bir başvurunun üreteceği enerji miktarının açık kaynaktan (internet üzerinden) araştırılması suretiyle Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelikte alım fiyatının 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun'da belirtilen fiyat olacağının ifade edildiği, bu kanunda ise üretilen elektriğin satın alım fiyatının tesisin devreye girdiği ilk 10 yıl için güneş enerjisine dayalı üretim tesislerinde üretilen her bir kwh enerjinin 13,3 Amerikan Doları Senti (Cent-USD) üzerinden alınacağı garantisi verildiği, 10 yıldan sonraki alım fiyatı ise lisanssız güneş enerjisine dair santrallerin ilişkili olduğu tüketim tesisinin şebekeye satış fiyatı EPDK tarafından TL kuruş/kWh olarak ilan edilen kendi abone grubuna ait perakende tek zamanlı aktif enerji bedeline göre uygulama yapılacağı kararlaştırıldığından en az 30 yıl ekonomik ömrü olan bu tesislerin kalan süresinin de belirlenerek bu süre tüketim abonesinin tek zamanlı perakende aktif enerji bedeline göre hesaplama yapılanarak gelir kayıplarının hesaplanabileceği iddia edilmiş ise de, bu hesaplama yönteminin varsayıma dayalı olduğu, bilimsel ve teknik bir dayanağının bulunmadı mahrum kalınan karın tespitinde somut, nesnel ve bilimsel veriler üzerinden bu tespitin yapılabileceği, bu haliyle tesisin projelendirilmesi, gerekli yatırım bedelinin tespiti, üretilecek enerji miktarının tespiti ile gelir ve giderlerin tespiti olmaksızın davacının zarara uğrayıp uğramadığı uğramışsa ne miktarda uğradığı hususlarında bir değerlendirme ve hesaplama yapılmasının mümkün olmadığı, Davacı şirket tarafından güneş enerjisi santralinin kurulması için bu amaçla kullanılan herhan, sermayenin olmadığı, dolayısıyla hiç bir yatırım yapmadan hiç bir emek sarf etmeden sermayesiz hasıla elde etmek ya da yatırım yapmadan hasıla etmenin angarya yasağı kapsamında değerlendirilmesi hususunda Takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Davacı şirketin başvurusunun davalı idare tarafından kabul edilmesi halinde güneş enerjisi santralinin (GES) faaliyete geçmesinden itibaren üretilecek elektriğin Devlet tarafından 10 yıl boyunca alım garantisinde olduğu, davacı şirketin başvuruların kabul edilmesi durumunda ilgili tesislerin faaliyete geçirmesinden sonra yine 10 yıl boyunca bu durumdan yararlanabileceği, davacı şirketin başvurusunun .....tarihinde yapıldığı ve tesisin üretime geçmesi için geçen sürede göz önünde bulundurulduğunda bu aşamada, davalı idarenin işlemi nedeniyle davacının müspet zararının söz konusu olamayacağı, Sonuç ve kanaatine varılmıştır." beyan etmiştir.
2- .....tarihli bilirkişi heyet raporunda; "Davanın; davacı şirketin 1 (bir) adet 999,75 kW lisansız elektrik üretimi kapasitesine sahip güneş enerji santrali kurmak amacıyla davalı idareye yapmış olduğu başvurusunun davalı idare tarafından reddedilmesi işleminin hukuka aykırı olduğunun tespiti ve davalı idarenin kusurundan kaynaklanan nedenlerle güneş enerji santrallerinin faaliyete geçirilememesi nedeniyle mahrum kalınan gelire ilişkin maddi zararının (müspet zarar) davalı idareden tahsili istemiyle açıldığı, Sayın Mahkemenin görevlendirmesi doğrultusunda, davacı vekilinin itirazlarının karşılanması suretiyle uyuşmazlığa ilişkin yapılan tespit ve değerlendirme neticesinde; Somut uyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından Diyarbakır ili, Bağlar ilçesi, Oğlaklı köyü, .....Ada, .....parselde bulunan taşınmaz üzerine toplam 1 (bir) adet 999,75 kW lisansız elektrik üretimi yapılması amacıyla güneş enerjisi santrali (GES) kurulmasına ilişkin projelerin onaylanması ve enerji santrallerinin elektrik dağıtım bağlantısının yapılmasına izin verilmesi istemiyle davalı idareye yapılan .....tarihli başvurunun davalı idare tarafından yapılan teknik değerlendirme neticesinde TEİAŞ web sitesinde .....tarihinde yayımlanan kapasite tahsis tablosuna göre ilgili Trafo Merkezinde yeterli kapasite bulunmadığı gerekçesiyle başvurusunun .....tarihinde reddedildiği, Davacının kök raporumuza ilişkin itirazlarının temelinin; 999,75 kw lisansız elektrik üretimi yapılması amacıyla güneş enerjisi santrali (GES) kurulmasına ilişkin projelerin onaylanması ve enerji santrallerinin elektrik dağıtım bağlantısının yapılmasına izin verilmesi halinde bu tesisin üreteceği enerji miktarı ve üretilen bu enerjiden elde edilecek kazanca ilişkin somut hesaplama yapılması gerektiği, benzer şekildeki davalarda kazanç kaybına ilişkin hesaplama yapıldığı, işbu davada da davacının kazanç kaybının hesaplanması gerektiği hususlarına yönelik olduğu, Konuya ilişkin heyetimizde yer alan Elektrik Mühendisi .....tarafından yapılan teknik incelemede; davacı şirket davalıya yaptığı GES santralı tesisi ile ilgili başvurusunun reddedilmesi sonucunda, kuramadığı GES santralı nedeniyle uğradığını öne sürdüğü zararı talep ettiği ve hesaplama ile yukarıda ayrıntılı olarak arz edilen ilgili bir takım emsal bilirkişi raporlarının dosyaya sunulduğu, söz konusu raporların, tamamen eksik incelemeye dayalı olduğu gibi varsayımlara göre düzenlenmiş, yapılması gereken yatırım tutarının geri ödemesi, tesis yapımı öncesi yapılacak harcamalar (fizibilite raporu hazırlanması, mekanik ve elektrik projelerinin hazırlanarak onaylatılması, yıllık bakım ücretleri, sahada tesisin takip ve denetimi ile ilgili masraflar) dikkate alınmadan düzenlenmiş olup, heyetimizin bu raporlara iştirak etmesinin mümkün olmadığı, Davacı itiraz dilekçesinde; yatırım bedelinin ne şekilde karşılanacağını açıklamadan, sadece garanti edilen fiyat üzerinden elde edeceği gelir ile sistem kullanım bedelleri ve bekçi masrafi olacağını öne sürmekte ve son derece basit bir yaklaşım sergilemekte olduğu, davacıya davalı tarafından çağrı mektubu verildiğinin kabulü halinde, davacının kök raporda yer verilen belgeler ve izinleri almasının dışında; Tesisin kurulacağı sahanın coğrafi şartları kapsamında meteorolojik Verilerin incelenerek, elde edilecek enerji üretim miktarının ve brüt gelirlerinin hesaplandığı, yatırım bedeli geri ödemelerinin hesaplandığı (banka kredisi kullanılacak ise buna ilişkin taksit tutarlarının yer aldığı), tesisle ilgili proje, onay, izin masraflarının, tesisin her yıl bakımı için yapılacak bakım sözleşmesi masraflarının, tesisin işletmeye geçeceği tarihe kadar yapılacak yatırım harcamalarının, yer aldığı bir fizibilite raporu hazırlatarak, buna göre tesis yapımı fizibıl ise yatırıma başlaması,“Tesisin projesini ve süresi içinde hazırlatarak dava dışı TEDAŞ'a sunarak izin alarak, piyasada bu işle ilgili çalışan her hangi bir şirketle sözleşme akdetmesi, tesise ait ENH Projelerini hazırlatarak onaylatması ve yapımını sağlaması, gerektiği, söz konusu aşamaların hiçbirisinde bir engelleyici durum ile karşılaşılmaz ise 2015 dönemindeki yoğun talep nedeniyle TEDAŞ proje onay süreçlerinin uzadığı da göz önüne alınarak ortalama 12-18 ay içerisinde santralin üretime başlayabileceğinin varsayılabileceği, lisanssız GES santralı kurularak işletilmesi mevzuat gereği bir üretim tesisi değil, gösterdiği ve kurulu gücünün 1/30'undan az olmayacak tüketim tesisinin elektrik ihtiyacının karşılanacağı, tüketim tesisinin kullanımından artan elektrik enerjisinin sisteme verilerek 13,3 cent/kWh birim fiyat üzerinden satılacağı bir tesis olduğu, buna göre, tesiste üretilecek enerjinin tamamının garanti şartları dahilinde satılmasının söz konusu olmadığı, Diğer yandan, tesisin tamamlanarak üretime geçmesi halinde, sahada tüm tesisin izlendiği, olası doğa şartlarına veya dışarıdan müdahalelere karşı gerekli önlemlerin alınarak yeterli personel istihdam edilmesi, tesisin her yıl mutlaka bakım ve onarımlarının yapılması, coğrafi şartlara göre paneller üzerinde meydana gelebilecek kar, buz, çamur veya tozların usulüne uygun şekilde temizlenmesi, tesis bakım ve onarımları yapılsa dahi 15. Yılda invertörlerin yenilenmesi, mekanik tesisatın bulunduğu alanlarda zeminle ilgili problemler nedeni ile panel açıları değiştiğinde bu kısımlardaki mekanik tesisatın yenilenmesi, her halükarda 20 yılda mekanik tesisatın yenilenmesi gerektiği, yukarıda yapılan açıklamalara göre, söz konusu tesis kurularak işletilse dahi bakım, gerekli yenilemeler ve teknik takip yapılmadığı sürece üretilecek enerji miktarında da önemli farklılıklar oluşmasının kaçınılmaz olduğu, literatüre göre davacının sunduğu raporlarda yer aldığı gibi, 1 MW gücündeki tesisin ilk yıl takriben 1.800.000 kWh enerji üretebileceği, 1. yıla % 2 kayıp, daha sonraki yıllarda % 0,6 düzeyinde enerji üretiminde kayıp yaşanacağı bilinmekle birlikte, tesisin işletilmesi sürecinde gerekli takip, denetim ve bakımlar yapılmadığında bu kayıplar önemli oranda artacağı, buna göre, tesisin üreteceği enerji miktarı hesaplamasının tamamen fiili değil varsayıma göre oluşacağı, Bu kapsamda, davacı tarafından ileri sürülen ve emsal bilirkişi raporlarında yer alan hesaplamaların tamamen varsayıma dayalı olduğu, bilimsel ve teknik bir dayanağının bulunmadığı, mahrum kalınan karın tespitinde somut, nesnel ve bilimsel veriler üzerinden bu tespitin yapılabileceği, ancak müspet zarar talebinin hesaplanmasına dayanak resmi bilgi ve belgeler bulunmadığından bu tesisin ne kadar zaman sonra aktif olarak enci üretmeye başlayacağı, başvurunun kabulü halinde GES tesisinden kendi aboneliğinde yapılacak tüketim miktarı dışında tesisten sisteme verilecek ihtiyaç fazlası enerji üretiminin kaç KW olacağı, sektörünün karlılık oranının ne olduğu ve neticede bu tesisin kurulması halinde elde etmesi muhtemel kara ilişkin tespitte bulunulmasının mümkün olmadığı, ayrıca, daha öncede ifade edildiği üzere, davacı şirket tarafından güneş enerjisi santralinin kurulması için bu amaçla kullanılan herhangi bir sermayenin olmadığı, dolayısıyla hiç bir yatırım yapmadan hiç bir emek sarf etmeden sermayesiz hasıla elde etmek ya da yatırım yapmadan hasıla etmenin angarya yasağı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre; davacının davalıdan zarar talebinde bulunabilmesi için, mal varlığında bir değişim olması gerekmekte olup, davacının çağrı mektubu alsa dahi mal varlığının tesisin yapılması için yapacağı harcamaları karşılaması söz konusu olduğundan mal varlığında bir azalma olması mümkün olmadığı, sayet varsayıma dayalı olmaksızın, bilimsel verilerden hareketle bir hesaplama yapılması isteniyorsa, bilirkişi listelerinde yer alan bilirkişilerden değil, ülkemizde faaliyet gösteren içinde meteoroloji uzmanı, fizibilite hazırlamada uzman iktisatçı, GES tesisi tasarım ve projesinde uzman elektrik mühendisi ve makine mühendisi uzmanların yer aldığı GES tesisleri konusunda uzman şirketlere müracaat edilmesi gerekeceği, Davacı vekilinin itirazları doğrultusunda, dosyada mevcut bilgi ve belgeler ışığında yukarıda açıklanan gerekçelerle, uyuşmazlığa konu Diyarbakır ili, Bağlar ilçesi, Oğlaklı köyü, .....Ada.....parselde bulunan taşınmaz üzerine toplam 1 (bir) adet 999,75 kW lisansız elektrik üretimi yapılması amacıyla güneş enerjisi santrali (GES) kurulmasına talebinin kabul edilmesi halinde davacının söz konusu tesisten elde etmesi muhtemel kazanç kaybına ilişkin heyetimizce bilimsel, nesnel ve teknik bir hesaplamanın yapılmasının mümkün olmadı; Tarafların itirazları doğrultusunda, kök rapordaki görüş ve kanaatimizi değiştirecek herhangi bir husus bulunmadığı, Sonuç ve kanaatine varılmıştır." beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, lisanssız elektrik üretimi amaçlı olarak yapılan başvurusunun reddine yönelik davalı işleminin iptali, muarazanın giderilmesi ve tazminat istemine ilişkindir.
Davacı taraf müvekkilinin güneş enerji santrali kurmak amacıyla davalıya yapmış olduğu başvurunun davalı tarafından reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunun tespiti ile müvekkile dava konusu talep edilen çağrı mektuplarının (izinlerin) verilmesi ve çağrı mektubunun hukuka aykırı olarak verilmediği günden itibaren çağrı mektubu verildiği güne kadar ki mahrum kalınan tüm gelirin ödenmesi; şayet söz konusu izinlerin verilmesi teknik ve hukuki olarak imkansız hale gelmiş ise müvekkilin, davalının sözleşme öncesi kusuru nedeniyle mahrum kaldığı gelire karşılık fazlaya ilişkin hak ve alacaklar saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin güneş enerjisi tesisinden elde edeceği tüm gelirin bu tesisisin ekonomik ömrüne göre hesaplanarak şimdilik 1.000,00-USD'nin (Amerikan Doları) davalının sözleşme öncesi kusur sorumluluğunun doğduğu tarihten itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte T.C. Merkez Bankasının fiili ödeme günündeki efektif kuru üzerinden davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf ise görev, zamanaşımı ve husumet itirazında bulunmak suretiyle dava konusu başvurusunun Elektrik Piyasası Lisansız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmenliğin 8 inci maddesinin 4 üncü fıkrasında belirtilen kriterlere göre sıralamaya konulduğunu, teknik değerlendirmeye alındığını ve TEİAŞ web sitesinde .....tarihinde yayımlanan kapasite tahsis tablosuna göre ilgili Trafo Merkezinde yeterli kapasite bulunmadığından dolayı başvurunun reddedildiğini beyan etmiştir.
Davalı tarafın davanın idari yargıda görülmesine yönelik yargı yolu yönünden yapmış olduğu itirazı yönünden değerlendirme yapıldığında;
Davalı şirketin kamu kurumu olmadığı, özel hukuk hükümlerine tabi şirket olduğu, bu haliyle idari yargı yetkisi kapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmenin mümkün olmadığı anlaşılmakla bu yöndeki itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. (Uyuşmazlık Mahkemesinin 29/04/2019 tarih, 2019/202 Esas, 2019/306 Karar sayılı, Konya BAM 6.Hukuk Dairesinin 26/09/2019 tarih, 2019/1028 Esas, 2019/772 Karar sayılı ilamlarına bknz.)
Davalı tarafın husumet itirazı yönünden değerlendirme yapıldığında;
Taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneğidir ve medeni hukuk kuralları dairesinde belirlenir. Yani Medeni Kanun kapsamında medeni haklardan yararlanma ehliyeti bulunan her gerçek ve tüzel kişi davada taraf olabilme ehliyetine de sahiptir. Bir davada tarafların dava ehliyetine sahip olması dava şartı olup hakim resen dikkate alır.
Davacının, bir davayı açmakta menfaatinin bulunması gerekir. Dava açılabilmesi için davacının dava hakkına sahip olması yeterli değildir. Davacının yararının hukuki ve korunmaya değer olması ve dava açıldığında bulunması zorunludur. Dava ehliyeti gibi hukuki yarar şartı da dava şartlarındandır. Sıfat, davaya konu subjektif hak ile taraflar arasındaki ilişkidir. Dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilen kişiler şekli taraf kuramına göre o davanın tarafları iseler de, bu her zaman o kişilerin taraf sıfatına sahip oldukları anlamına gelmez. Taraf sıfatı dava şartı değildir. Ancak sıfat bir itiraz olduğundan, hâkim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır ( Pekcanıtez, H./Atalay, O./Özekes M.:Medeni Usul Hukuku, Ankara 2012, s. 248-249 ).
Genelde sıfat yerine husumet, davacı bakımından “aktif husumet ehliyeti”, davalı bakımından “pasif husumet ehliyeti” tabirleri kullanılmaktadır.
HMK'nın 114. maddesine göre "dava ehliyeti" ve "hukuki yarar şartı" dava şartı olarak düzenlenmiş olması karşısında “sıfat” ya da "husumet" dava şartları arasında sayılmamıştır.
Mahkemenin bir davaya bakabilmesi yani esasına girebilmesi için dava şartlarının varlığını kontrol eder. Bunu yaparken yasanın düzenlemesindeki sırayı gözetir. Bir davada dava ehliyetinin bulunmadığını tespit ettiği anda takip eden dava şartlarını incelemeksizin davayı usulden reddeder. Dava şartlarının bulunduğu kanaatine vardığında davanın esasını inlemeye başlar ve taraf delillerini toplar. Ancak davada davacının veya davalının sıfatının bulunmadığını belirlerse davayı aktif ya da pasif husumet yokluğundan reddeder ki, bu karar davanın esasına yönelik bir karardır. (Konya BAM 4. Hukuk Dairesinin 11/01/2022 Tarih, 2021/1624 Esas, 2022/83 Karar sayılı ilamına bknz.)
Somut olayımızda, davacı davalı ile sözleşme kurulması için davalıya müracaat ettiği, davalı tarafından başvurusunun reddine karar verildiği, işbu davanında taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine yönelik açılmış bir dava olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin husumete yönelik itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı tarafın Zamanaşımı Def'i yönünden değerlendirme yapıldığında; Culpa in Contrahendo sözleşme görüşmelerinde taraflardan birinin diğerine dürüstlük kuralına aykırı davranma sonucu verdiği zararlarla ilgili sorumluluktur. (Süleyman Yalman, age., s.38). Zira, sözleşme görüşmelerine başlanmasıyla birlikte taraflar arasında temeli dürüstlük kuralına dayanan bir güven ilişkisi meydana gelir ve bu ilişki koruma yükümlerini de içerir. Bundan dolayı sözleşme görüşmelerinde taraflardan her biri veya yardımcıları, diğer tarafa veya onun himayesinde bulunan kişilerin şahıs ve mal varlıklarına zarar vermeyi engellemek için gerekli dikkat ve özeni göstermek ve koruma yükümlerine uymak zorundadırlar. Çünkü, koruma yükümleri, ifa menfaati dışında kalan diğer şahıs ve mal varlığı değerlerine zarar vermemeyi ihtiva eder. Sözleşme öncesi koruma yükümlerinin ihlali, sözleşme görüşmelerinden doğan sorumluluğa sebebiyet verir (Ayfer Kutlu Sungurbey, Yetkisiz Temsil Özellikle Culpa in Contrahendo -Sözleşmenin Görüşülmesinde Kusur- ve Olumsuz Zarar, Haziran 1988, s.103 vd.; Fikret Eren, age., s.1086, 1091). Sözleşme görüşmeleri ile ortaya çıkan güven ilişkisinin ihlaline kıyasen sözleşme hükümlerinin uygulanması daha uygun olacaktır (Süleyman Yalman,age., s.83). Sözleşmenin görüşülmesine başlamakla taraflar arasında hukuksal bir ilişki, daha doğru bir deyimle bir güven ilişkisi meydana gelir. Bu güven ilişkisinden, Medeni Yasa, m. 2'deki dürüstlük kuralları uyarınca belli bir ölçüde karşı tarafın çıkarlarını gözetme, böylece bildirim, aydınlatma (boş yere güven vermeme, güveni boşa çıkarmama) gibi birtakım özen yükümleri doğar. Bu özen yükümleri, sözleşmeden doğan edim yükümünden farklı olarak, yasadan doğan davranış yükümü niteliğindedir. Bu davranış yükümlerine aykırılık da, sözleşmeden doğan borca aykırılığa benzer. Bundan dolayı, sözleşmenin görüşülmesi sırasındaki bu davranış yükümlerine aykırılığa da sözleşmeden doğan borca aykırılık kuralları örnekseme yoluyla uygulanır (Ayfer Kutlu Sungurbey, age., s.117- 118).
Bu açıklamalar çerçevesinde değerlendirme yapıldığında Mahkememizin .....Esas ve .....Karar Sayılı dosyası üzerinden 2 yıllık zamanaşamı süresi dolduğundan bahisle redde ilişkin karar verilmişse de Diyarbakır BAM .....Hukuk Dairesinin .....tarih ve .....Esas ve .....Karar Sayılı kararı uyarınca işbu davaya uygulanması gereken zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğundan bahisle esasa geçilerek yargılamanın yürütülmesine ilişkin bozma yapıldığı görülmüştür.
Davanın esası yönünden değerlendirme yapıldığında;
5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun'un "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanımının yaygınlaştırılması, bu kaynakların güvenilir, ekonomik ve kaliteli biçimde ekonomiye kazandırılması, kaynak çeşitliliğinin artırılması, sera gazı emisyonlarının azaltılması, atıkların çevrenin korunması ve bu amaçların gerçekleştirilmesinde ihtiyaç duyulan imalat sektörünün geliştirilmesidir."
Yine 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanun'un "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin yapılmasının sağlanmasıdır." kuralı yer almıştır.
Dağıtım şirketlerinin belirli bölgeler dâhilinde bölgesel tekel olarak elektrik enerjisinin dağıtımıyla görevli olduğu söz konusu kamusal hizmet kapsamında, lisanssız elektrik üretimine ilişkin bağlantı başvurularının 02.10.2013 tarih ve 28783 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik ve Yönetmelik uyarınca çıkarılan Tebliğ çerçevesinde dağıtım şirketlerine yapılacağı belirtilmiştir. Yönetmeliğin "Bağlantı ve Sistem Kullanımına İlişkin Hükümler" başlıklı bölümünde, bağlantı esasları, bağlantı başvuru süreci, bağlantı başvurularının değerlendirilmesi ve sonuçlandırılması ve bağlantı ve sistem kullanımı süreci, bu süreçte dağıtım şirketinin yetki ve sorumluluğu, her aşamada hangi idari işlemlerin nasıl tesis edileceği ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Yine 23/03/2016 tarih ve 29662 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik anılan yönetmeliğin bazı maddelerinde değişiklik yapılmıştır.
Tüm bu açıklamalar çerçevesinde değerlendirme yapıldığında; davacının .....tarihinde başvuru ile Diyarbakır ili, Bağlar ilçesi , Oğlaklı Mah. .....ada .....parsel sayılı taşınmaz üzerinde 1000 kW kurulu gücünde lisanssız elektrik üretimi yapılması amacıyla güneş enerji santrali kurmak için davalıya 02/10/2013 tarih ve 28783 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğin 7.maddesi uyarınca başvuru yaptığı, davalı tarafın yönetmeliğin 8.maddesi çerçevesinde başvuruyu incelemeye aldığı, 8.maddenin 1.fıkrası uyarınca bahse konu başvurunun yapıldığı ayı takip eden ayın ilk 20 gününde değerlendirme yapması gerektiği ancak davalı tarafça anılan süre içeresinde başvuru ile ilgili bir değerlendirme yapılamadığı, sıraya alınan başvurunun incelenmesi aşamasında 23/03/2016 tarih ve 29662 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile bir kısım değişiklikler yapıldığı, bu yönetmeliğin 2.maddesi ile önceki yönetmeliğin 6.maddesinin 2.fıkrasının "Bu yönetmelik kapsamında YG seviyesinden dağıtım sistemine bağlanmak isteyen rüzgar ve/veya güneş enerjisine dayalı üretim tesisi bağlantı başvuruları için, 5 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bir trasformatör merkezine , bir trafsformatör merkezine yönlendirilebilecek toplam kapasite için ilgili dağıtım şirketi veya OSM dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi TEİAŞ'a kaynak bazında ayrı ayrı bağlantı kapasite bildiriminde bulunur ve TEİAŞ'ın görüşleri alınır. Dağıtım şirketi veya OSB dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi, TEİAŞ'ın bildireceği bağlanabilir kapasiteyi bağlantı görüşlerinin sonuçlandırılmasına esas alır. TEİAŞ, talepleri kendisine geliş tarihinden itibaren bir ay içinde sonuçlandırır." şeklinde yine 4. maddesi ile önceki yönetmeliğin 8. Maddesinin 2. maddesindeki "TEİAŞ tarafından belirlenen maksimum bağlanabilir kapasitesinin tahsis edilmiş olması halinde ilgili trafo merkezine ilişkin başvurular herhangi bir işlem tesis edilmeksizin iade edilir. TEİAŞ görüşü sorulan başvurular, TEİAŞ görüşünün dağıtım şirketi veya OSB dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiye ulaştığı tarih itibariyle mevcut başvurular ile birlikte Tebliğ'de belirlenen usule göre değerlendirilir. Birinci fıkrada belirlenen süre bu başvurularda sadece dağıtım şirketi veya OSB dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin işlemleri için uygulanır." şeklinde değişiklik yapıldığı, yine anılan yönetmelik kapsamında değerlendirme yapılmayan başvurularından yeni yönetmelik kapsamında değerlendirileceğinin düzenlendiği, kapasite kullanım müsaadesinin TEİAŞ tarafından bölgedeki teknik donanımın, tesisat ve trafonun uygunluk durumuna göre verildiği, bu kapsamda TEİAŞ web sitesinde .....tarihinde yayımlanan kapasite tahsis tablosuna göre ilgili Trafo Merkezinde yeterli kapasite bulunmadığından dolayı reddedildiği, bu haliyle Diyarbakır ili, Bağlar ilçesi , Oğlaklı Mah. 0 ada .....parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılan başvurunun reddedilmesinin anılan yönetmelik kapsamında usulüne uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılarak açılan davanın reddine (Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 2022/1315 Esas, 2023/1805 Karar sayılı, Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 2021/6566 Esas, 2022/5669 Karar, Ankara BAM 23. Hukuk Dairesinin 2021/340 Esas, 2022/144 Karar sayılı ilamlarına bknz.) dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Son olarak döviz üzerinden açılan davalarda dava tarihindeki kur üzerinden TL karşılığına göre tespit edilip bu değere göre karar tarihindeki tarifeye göre harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/3473 Esas - 2020/2039 Karar, İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesinin 2020/1899 Esas, 2022/1909 Karar sayılı ilamlarına bknz.) davalı lehine vekalet ücreti dava tarihindeki kur üzerinden tespit edilen değere göre karar tarihindeki AAÜT'ne göre vekalet ücreti takdirine gidilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının Diyarbakır ili, Bağlar ilçesi , Oğlaklı Mah. 0 ada .....parsel sayılı taşınmaz yönünden açmış olduğu davasının REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan peşin alınan 311,19 TL harcın düşümü ile eksik kalan 420,81 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 18.222,00 TL üzerinden takdir edilen 18.222,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-6183 sayılı Kanun gereğince, dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik, 1.560,00.-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili için Hazineye müzekkere yazılmasına,
Dair, hazır bulunan taraf vekillerinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karara 6100 Sayılı HMK'nın 341 vd. Hükümleri doğrultusunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2 haftalık) süre içerisinde Mahkememize yahut başka bir yer Mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve gerekli harç ve giderlerinin tamamını ödemek suretiyle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yoluna başvurulabileceğine karar verildi.
Katip Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.