Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/454

Karar No

2024/920

Karar Tarihi

1 Ekim 2024

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :
KARAR NO :

HAKİM :
KATİP :

DAVACILAR :

VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/05/2023
KARAR TARİHİ : 01/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin, üretici ve satıcı firmasından yaklaşık 20 kamyona yakın hidrolik kireç satın alındığını satın alınan ürünlerin tonajlarında farklılıklar olduğu ve her bir kireç torbasının ağırlığının satıcı firmanın satışa sunduğu şekilde olmadığını, son 3 kamyondaki ürünlerde fark edildiğini, net ağırlığı 20 kg olması gereken her bir kireç torbasında, oynama olduğunu ve ürünlerin ayıplı mal olduğunun anlaşıldığını, davalı üretici ve satıcı firmaların, müvekkili şirketin zararlarını karşılayacaklarına ilişkin uzlaşma konusunda, müvekkilini uzun süre bekletmeleri ve nihayetinde de müvekkili şirketin maddi zararlarını karşılama talebine olumsuz cevap verdiklerini ve bunun üzerine suç duyurusunda bulunulduğunu, Diyarbakır Sulh Hukuk Mahkemesinde delil tespiti davası açıldığını ve alınan raporda kayıp malzemenin satın alınan fiyatlara göre bedelinin KDV dahil 9.136,80 TL olduğu, dava dosyasında bulunan fatura eklerine göre kayıp malzemenin satın alınan fiyatlara göre kayıp malzeme bedelinin KDV dahil 127.539,85 TL olduğu kanaatine varıldığını, öncelikle davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere, uzman bilirkişiler tarafından hesaplanıp tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda fazla çıkması halinde arttırılmak üzere, dava değeri davanın açıldığı tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte şimdilik 1.000,00 TL olmak üzere davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı karşı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı .....Ltd. 'nin süresinde cevap dilekçesi vermemiş olduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekili .....havale tarihli dilekçesinde usulüne uygun tebligat olmadığından bahisle süresinde cevap dilekçesinin sunulduğunu belirtmiş; davalı vekilince müvekkili olan şirketin e tebliğ adres bulundurma zorunluluğunun olmadığını, müvekkili şirketinin temsilcisi tarafından yapılmış bir e tebliğ başvurusunun bulunmadığını belirterek usulsüz tebligat iddiasında bulunmuştur. Bu hususa ilişkin olarak yapılan araştırmada gerekli yerlere müzekkere yazılmış ve .....tarihli PTT yazı cevabında UETS kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda .....İnşaat Turizm Temizlik Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ( VKN: .....) adına .....tarihinde .....Bnumaralı e-tebligat adresinin şirketin kanuni yetkilisi .....(TCKN: .....) tarafından sisteme .....IP adresinden , e- devlet şifresi ile giriş yapılarak .....tarihinde aktif hale getirildiğinin tespit edilmiş olduğu, ticaret sicil müdürlüğüne yazılan müzekkerede davalı limited şirketinin .....tarihi itibari ile münferiden temsile yetkili kişinin de .....olduğu anlaşılmış olup, mevcut delil itibari ile de hukuka aykırı bir başvuru bulunduğundan bahsedilemeyecektir. Dolayısı ile de e tebliğ adresi alan davalıya dava dilekçesi ve eklerinin elektronik yolla tebliğ yapılmış olmasında bir hukuka aykırılıktan bulunmadığından davalının itirazı yerinde görülmemiş, davalının cevap dilekçesi süresinde verilmediğinden beyan dilekçesi olarak mahkememizce değerlendirmeye alınmıştır.
DELİLLER:
1-Diyarbakır .....Sulh Hukuk Mahkemesinin .....Değişik İş Dosyası; Davacı şirketin Diyarbakır Sur İlçesinde tarihi yerlerin restorasyon işlerini yürüttüğünü, şirketin ihtiyaç halinde sürekli hidrolik kireç siparişi verdiğini, yine müvekkilinin 20 kamyona yakın hidrolik kireç siparişi verdiğini ve gelen torbaların bazılarının üzerinde net 20 kg yazdığını bazılarında ise net 16 kg yazdığını, 20 kg yazan torbaların gerçek ağırlığının 15-16 kg olduğunu, net 16 kg yazan torbaların gerçek ağırlığının ise 14-15 kg çıktığını, müvekkili şirketin zararının tespitini talep ettiği anlaşılmış bunun üzerine delil tespiti yaptırmış olduğu anlaşılmıştır.
Diyarbakır .....Sulh Hukuk Mahkemesinin .....Değişik İş Dosyasında aldırılan .....tarihli ve .....bilirkişi raporunda özetle; Dava konusu hidrolik kireçler yapılan incelemeler sonucunda, her palette 72 adet 20 kg lık hidrolik kireç paketlerinin bulunduğu 20 farklı palet görüldüğü, rastgele 5 farklı paletten 5 farklı torba seçilerek paketlerin tartıldığı; örnekleme metodu ile istatistik çıkarım yapıldığı ve 20 kg lık hidrolik kireç paketlerinde yaklaşık 2,28 kg lık bir kayıp tespit edilmiş olduğunu, iş yerinde bulunan malzemelere göre kayıp malzemelerin satın alınan fiyatlara göre bedelinin KGV dahil 9.136,80 TL olduğu, dosyada bulunan fatura eklerine göre kayıp malzemenin satın alınan fiyatlara göre kayıp malzeme bedelinin KDV dahil 127.539,85 TL olduğu kanaatine varıldığının belirtildiği anlaşılmıştır.
2-Sipariş ve Faturalar; .....tarihli, miktarı .....olan, 16 kg hidrolik kireç olan sipariş fişi olan, .....tarihli olan 31.200,00 kg olan, 1.560,00 adet hidrolik kireç olan sipariş fişi olan, .....tarihli olan 31.200,00 adet hidrolik kireç olan sipariş fişi olan, .....tarihli 16 kg, 2.112,00 torba olan hidrolik kireç olan sipariş fişi , .....tarihli sipariş fişi 34.560,00 ton miktarında hidrolik kireç, .....tarihli sipariş fişi 1.584,00 miktarında 22,00 palet, tonajı 34.848,00 olan sipariş fişi, .....tarihli 71.280,01 TL bedelli e fatura, .....tarihli 129.150,02 TL bedelli e fatura, .....tarihli 280.800,00 TL bedelli e fatura, .....tarihli 70.200,038 TL bedelli e fatura, .....tarihli 67.500,01 TL bedelli e fatura, .....tarihli 73.458,02 TL bedelli e fatura, .....tarihli 70.200,02 TL bedelli e fatura, .....tarihli 66.600,01 TL bedelli e fatura, .....tarihli 37.770,01 TL bedelli e fatura, .....tarihli 46.387,44 TL bedelli e fatura, .....tarihli 202.532,25 TL bedelli e fatura, .....tarihli 280.800,05TL bedelli e fatura, .....37.770,01TL bedelli e fatura, .....66.606,01 TL bedelli e fatura, .....tarihli 70.200,02 TL bedelli e fatura, .....tarihli 73.458,02 TL bedelli e fatura, .....tarihli 67.500,01 TL bedelli e fatura, .....tarihli 70.200,38 TL bedelli e fatura, .....tarihli 129.150,02 TL bedelli e fatura, .....tarihli 71.280,01 TL bedelli e fatura, .....tarihli 46.387,44 TL bedelli e fatura sunulduğu anlaşılmıştır.
3-Mahkememizce .....tarihli bilirkişi heyetinden aldırılan kök rapor ile .....tarihli ek rapor; Davalının 2022 ticari defterleri incelendiğinde dosyada mevcut bulunan 10 adet faturanın 9 tanesinin işlendiği, .....tarih ve .....numaralı faturanın defter kayıtlarına intikal ettirilmediği dosyada bulunan faturalarda deftere işlenmeyen fatura dışında 383.080 kg hidrolik kireç satıldığının tespit edildiği, davalı ...... İnş. Tur. Taah. San ve Tic. Ltd. Şti. Firması tarafından, faturalı olarak satılan 383.080,00 kg Hidrolik Kireç malzemesinin karşılığı olan 19154 paket (20 kg lık) malzemenin her birinde 2,82 kg kayıp miktarı kabul edilerek, faturada belirtilen KDV dahil tutara göre 121.781,70 TL ayıplı mal satışı sonucu oluşan zararın tespit edilmiş olduğu, .....tarihli ek raporda ise, faturalarda deftere işlenmeyen fatura dışında 383.080 kg hidrolik kireç satıldığı tespit edildiği, değişik iş dosyasın raporu dikkate alınmak suretiyle davalı ...... Taah. San ve Tic. Ltd. Şti. Firması tarafından faturalı olarak satılan ayıplı malzemenin faturada belirtilen KDV dahil tutara göre 121.532,20 TL kayıp malzeme tutarı hesaplandığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
4-Davacı vekilinin .....tarihli dava değerini arttırım dilekçesi; Bilirkişi heyeti ek raporu sonrası, dava dilekçesinde talep etmiş olduğukları maddi tazminata ilişkin 1.000,00 TL'yi 120.532,20 TL arttırarak bilirkişi ek raporunda hükmedilen 121.532,20 TL'yi dava tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte talep etmiş olduğu anlaşılmıştır.
5-Arabuluculuk tutanağı; Dava açmadan önce Diyarbakır Arabuluculuk Bürosunca .....dosya numarası ile .....tarihinde tarafların anlaşamadığına dair son tutanak düzenlendiği anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Dava, ayıplı mal satışından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki ihtilafın; taraflar arasında satış sözleşmesinin bulunup bulunmadığının tespiti, var ise davalı tarafın satış sözleşmesinde kararlaştırılan ürünleri davacıya eksiksiz veya ayıpsız olarak teslim edip etmediğini, buradan varılacak sonuca göre davacının bu eksiklikten dolayı davalılardan tazminat talep edip edemeyeceğinin belirlenmesine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Öncelikle husumet bakımından değerlendirme yapılacak olur ise; bu hususta teorideki şu bilgilere yer vermek gerekmektedir. Sıfat, dava konusu kılınan sübjektif hakla davanın tarafları arasındaki ilişkiyi ifade eder ve dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilmiş kişilerin maddi hukuk bakımından gerçekten hak sahibi veya yükümlü konumunda bulunup bulunmadığına ilişkin bir kavramdır (Tanrıver, Süha: Medeni Usul Hukuku, C. I, Ankara 2016, s. 512). Davacı tarafta yer alan taraf için aktif dava sıfatı, davalı tarafta yer alan taraf için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Uygulamada, "sıfat" yerine "husumet" terimi de kullanılmaktadır. Sıfat, dava şartı olmayıp, itirazdır. Çünkü bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Ancak sıfat bir itiraz olduğundan, hâkim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir husustur. Tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur. Bu husus mahkemece re’sen göz önünde bulundurulmalıdır. Bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet yokluğundan reddi gerekir. Bir kişinin belli bir davada davacı ya da davalı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi, davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def’î de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde re’sen nazara alınması gerekli hukukî bir durumdur (Kuru, Baki: Medeni Usul Hukuku El Kitabı, C. I, Ankara 2020, s. 331 vd.; Yargıtay HGK, 24/06/2021, E. 2017/1-1270, K. 2021/846 , §§16-17). Dava dilekçesince davacı veya davalı olarak gösterilenler şeklî taraf kavramına göre o davanın tarafı olsalar da, bu her zaman davanın taraflarının taraf sıfatına sahip oldukları anlamına gelmez. Çünkü davacı olarak taraf sıfatına sahip olabilmek için dava konusu hakkın sahibi olmak gerekir. (Pekcanıtez, Hakan/Atalay, Oğuz/Özekes, Muhammet: Medenî Usûl Hukuku Ders Kitabı, 6. Bası, İstanbul 2018, s. 148) Bu nedenle, Mahkemenin taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında bir karar verilemez; dava, sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Görüldüğü üzere, taraf sıfatı usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu sübjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunu olduğundan taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def'i değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir itiraz niteliğindedir (Yargıtay HGK, 17/12/2019 tarihli ve 2015/10-3541 E., 2019/1383 K. sayılı kararı).
Dava, ayıplı kireç satışı nedeniyle uğranılan zarar talebinden ibarettir. Dava konusu uyuşmazlığın temelini oluşturan hukuki vakıalar, 6098 sayılı TBK'nun 219 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı TBK'nun 219. maddesine göre "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.
" kanuni tanımdan anlaşılacağı üzere yasal düzenleme alıcıya karşı satıcının sorumluluğunu düzenlemiştir. Bu itibarla davacı ile aralarında herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmayan üretici/ithalatçı olan davalı ...... San. ve Tic. Ltd. Şti'nin davacı alıcıya karşı ayıba karşı tekeffül hükümleri çerçevesinde ayıplı mal satışından dolayı sorumlu tutulması hukuken mümkün değildir. Nitekim ticari satımdan kaynaklanan uyuşmazlıklara bakan Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin, üretici, ithalatçı vs. gibi satım sözleşmesinin doğrudan tarafı olmayan kişilerin ayıba karşı tekeffül hükümlerine göre sorumlu olmayacaklarına dair yerleşik uygulaması mevcuttur. Daire emsal nitelikteki bir kararı: “…Ne var ki, satıcının ayıba karşı tekeffülü düzenleyen TBK hükümlerine göre alıcıya karşı satıcının sorumluluğu bulunmaktadır. ... Bu itibarla ithalatçı şirket olan bu davalıyı satıcının ayıba karşı tekeffülü hükümleri çerçevesinde hukuki ayıplı mal satışından dolayı sorumlu tutmak doğru değildir” şeklindedir (Aynı yönde karar için bakınız: Yargıtay 19. HD'nin 09/05/2016 tarihli ve 2015/12073 E., 2016/8453 K. sayılı kararı).
Türk Hukukunda üreticinin sorumluluğuna ilişkin özel bir sorumluluk düzenlenmemiş olup, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun satım akdi hükümlerine göre sorumlu olmayacak üretici veya tedarikçi firmalar ancak garanti vermeleri halinde ayıba karşı sorumlu olacakları izahtan varestedir. Somut vakıada davalı üretici/ithalatçının garanti verdiğine ilişkin bir iddia ve belge de bulunmamaktadır. Dolayısı ile de anlatılan bu ilkeler çerçevesinde davalı davalı .....Gıda Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir (Aynı doğrultuda karar için bakınız: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi .....HD'nin ...........K. Sayılı kararı).
Davalı vekili sunulan beyan dilekçesi ile süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı ve öncelikle bu sebeple davanın reddinin talep edildiği bildirilmiştir. Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere davalı süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır. 6100 sayılı HMK’nın 25/1. maddesine göre, “Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz.” Ayıp ihbarı niteliği itibariyle satın alınan maldaki ayıbın varlığını satıcıya bildirmeye yönelik bir tasavvur açıklaması olduğundan, bildirim yükümlülüğüne uyulmadığını davalı satıcı ileri sürmelidir. Satıcı tarafından, davacının yasal süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığına yönelik bir savunma ileri sürülmedikçe bu husus, mahkemece re’sen dikkate alınıp değerlendirilemeyecektir. Bu itibarla süresinde cevap dilekçesi sunmayan davalının bu itirazı mahkemece değerlendirmeye alınmamıştır. Davalı vekilince her ne kadar davacı tarafça başka firmalardan sipariş edilen ürünlerin de olduğu dolayısı ile delil tespiti yapılan ürünlerin kendilerine ait olmadığı şeklinde bir itirazda bulunmuş ise de faturalarda belirtilen harici diğer satışa konu ürünlerin davacı yana teslim edildiğine dair dosya itibari ile bir delilin bulunmadığı, delil tespiti dosyasında alınan rapor ile mahkememizce alınan hasar tespit raporunun uyumlu olduğu, ticari defter, sunulan fatura, teslim fişleri ve evrakların incelemesi neticesinde tarafların dava konusu ürünleri ticari defterlerine kaydetmiş oldukları ve teslime ilişkin uyuşmazlığın bulunmadığı, davacı tarafından yapılan delil tespiti ile mahkememizce alınan bilirkişi raporunda satılan ürünlerin ayıplı olduğunun sabit olduğu dolayısı ile de davalı satıcı ile davacı arasındaki satım akdinin ayıp nedeniyle tazminat isteme koşullarının oluştuğu ve davacının ayıp nedeniyle uğradığı zararlar karşılığı 121.532,20.- TL yi davalı satıcıdan talep edebileceği kanaat edilmekle davanın bu davalı yönünden kabulüne karar verilmiştir. Faiz başlangıç tarihi ve türü bakımından ise talep doğrultusunda dava tarihi itibariyle yasal faize hükmetmek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1- Davacı tarafından davalı .....San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılmış bulunan DAVANIN PASİF HUSUMET YOKLUĞUNDAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından davalı ...... Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti aleyhine açılmış bulunan DAVANIN KABULÜ İLE; 121.532,20TL'ye dava tarihi.....tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.301,86-TL harçtan, başlangıçta yatırılan 179,90-TL peşin harcının ve 2.075,47-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 6.046,49-TL harcın davalı ...... Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti alınarak hazineye irat kaydına,
4- Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 179,90 TL peşin harç, 179,90-TL başvuru harcı ve 2.075,47-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.435,27-TL nin davalı ...... Tur. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine,
7- Davacı tarafından yapıldığı anlaşılan 7,75TL dosya masrafı ve 173,50-TL Tebligat ve posta masrafı ve 4.410TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.591,25-TL yargılama giderinin davalı ...... Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine,
8- Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta harar verilmesine yer olmadığına,
9- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 30.000,00- TL'nin davalı ...... Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti alınarak davacıya verilmesine,
10-Taraflarca yatırılan gider/delil avansının artan kısmın, karar kesinleştikten sonra HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca re'sen yatırana iadesine,
11- 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.200,00-TL arabulucu ücretinin 1.600 TLsinin davalı .....Tur. Taah. San. ve Tic. Ltd. Ştin alınarak, 1.600TL sinin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip Hakim

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim