Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/138
2024/1254
11 Aralık 2024
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
MAHKEMEMİZİN İŞBU ASIL DOSYASINDA:
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 03/02/2023
MAHKEMEMİZİN BİRLEŞEN ESAS SAYILI DOSYASINDA:
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 03/02/2023
KARAR TARİHİ : 11/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin desteği olan eşi ...'nın içinde yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı aracın ... tarihinde ... mevkiinde otoyolda seyir halinde iken buzlanma nedeniyle kontrolden çıktığını ve aracın durduğunu, sonradan arkadan gelen ve plakası tespit edilemeyen aracın çarpması neticesinde müvekkilin eşi ...'nın hayatını kaybettiğini, ... plaka sayılı aracın müvekkilinin akrabası ... adına kayıtlı olduğunu ve davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, plakası tespit edilemeyen araç yönünden ... hesabına başvuru yapıldığını ve tali kusura göre ... Hesabının kendi sorumluluğuna düşen ödemeyi yaptığını, kazanın meydana gelmesinde ... plaka sayılı araç sürücüsünün de kusurunun bulunduğunu, sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak fazlası saklı 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini istemiş, ... havale tarihli bedel arttırım dilekçesi ile asıl davada ki talep sonucunu 41.000,00 TL'na yükseltmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, asıl davada gerçekleşen trafik kazasında ... plaka sayılı araç içerisinde yolcu konumunda bulunması nedeniyle meydana gelen yaralanmasına bağlı meydana gelen zararın ödenmesi için ... Hesabına başvuru yapıldığını ve tali kusura göre ... Hesabının kendi sorumluluğuna düşen ödemeyi yaptığını, kazanın meydana gelmesinde ... plaka sayılı araç sürücüsünün de kusurunun bulunduğunu, sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak fazlası saklı 1.000,00 TL bedensel zararın temerrüt tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini istemiş, ... tarihli celsede, dava dilekçesinde talep edilen 1.000,00 TL bedensel zararın 500,00 TL'lik kısmının sürekli iş göremezlik tazminatına, 500,00 TL'lik kısmının ise geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğunu beyan etmiş, ... tarihli bedel arttırım dilekçesi ile birleşen davadaki talep sonucunu bilirkişi raporu doğrultusunda 248.986,82 TL'na yükseltmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, müvekkil şirket tarafından alınan kusur mütalaa raporunda sigortalı araç sürücüsü ile davacının desteğinin vefat ettiği 2. kaza arasında illiyet bağı bulunmadığı tespit edildiğini, ilgili raporda, kazada ... plakalı araç sol ön kısmın barıyere çaraparak hasarladığı kazada % 100 kusurlu, Kaza ... plakalı aracın sağ ön kısmına ve sürücünün kontrolu dışında araçtan inerek yaya konumuna geçen yayalara başka bir araçın çarptığı kazada ... plakalı aracın kusursuz olduğunun belirtildiğini, kazada sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olmaması ve illiyet bağının bulunmaması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, mahkememin aksi kanaatte olması halinde kusur durumunun tespiti yönünden ATK'dan rapor alınması gerektiğini, tazminat hesabının aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından ZMMS genel şartları çerçevesinde yapılması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, yeniden bir tazminat hesaplaması yapılması halinde, bu hesapta asgari ücretin baz alınarak TRH-2010 mortalite tablosu ile 1.8 teknik faizin kullanılmasını gerektiğinibeyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi ve hasar dosyası ile davacıya ait tedavi evrakları ve ... plaka sayılı aracın tescil bilgileri ile UYAP sistemi üzerinden Niğde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, müteveffa ...'nın vefatı nedeniyle hak sahiplerine ve davacının yaralanması nedeniyle kendisine peşin sermaye değerli rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı Sosyal Güvenlik Kurumundan sorulmuş, yine müteveffa ...'nın ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin ve davacının yaralanmasına bağlı bedensel zarara ilişkin davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı ... Hesabından sorulmuş, davacının maluliyet durumunun tespiti yönünden Dicle Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından, kusur durumunun tespiti yönünden İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden, tazminat hesabı yönünden ise aktüer bilirkişiden kök ve ek bilirkişi raporu alınarak sonuca gidilmiştir.
Asıl dava, trafik kazasından kaynaklı kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine yöneltilmiş destekten yoksun kalma tazminatına istemine, birleşen dava ise, aynı trafik kazası nedeniyle davacının yaralanmasından kaynaklı kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine yöneltilmiş geçici ve sürekli işgöremezlik istemine ilişkindir.
... tarihinde davacı ile eşi ...'nın içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı aracın dava dışı ...'un sevk ve idaresindeki iken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek bariyerlere çarptıktan sonra araçta yolcu olarak bulunan ... ile ...'nin araçtan indikleri sırada, geriden aynı istikametten gelen kimliği belirsiz sürücü sevk ve idaresindeki plakası belirsiz aracın kaplamaya inen yayalara ve ... plakalı araca çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, kaza nedeniyle ...'nın vefat ettiği.
... plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde ... tarihleri arasında davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiğini, poliçede sakatlanma veya ölüm halinde maddi tazminat üst limitinin 390.000,00 TL olarak belirlendiği,
Davacı ile dava dışı ... Hesabı arasında dava şartı arabuluculuk kapsamında ... Arabuluculuk dosyası üzerinden yürütülen arabuluculuk sürecinin anlaşma ile sonuçlandığı, ve kaza tarihinde geçerli ZMMS poliçesi bulunmayan, plakası tespit edilemeyen araçla ... tarihinde gerçekleşen trafik kazası sonucunda ...'nin vefat etmesi nedeniyle davacının destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze ve defin giderleriyle her türlü faiz ve masrafa ilişkin maddi tazminat talebi karşılığında; ... tarihinde toplam 105.000,00 TL asıl alacak ödenmesi hususunda anlaşma belgesi düzenlendiği ve anlaşma belgesinde belirlenen ... TL'nın ... Hesabı tarafından ... tarihinde davacı vekiline ödendiği,
Yine davacı ile dava dışı ... Hesabı arasında dava şartı arabuluculuk kapsamında ... Arabuluculuk dosyası üzerinden yürütülen arabuluculuk sürecinin anlaşma ile sonuçlandığı ve davacının yaralanması sonucu doğan sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı, sürekli bakıcı, tedavi gideri, rapor ücreti, ulaşım gideri ile her türlü faiz ve her türlü maddi zararına ilişkin olarak olarak ... tarihinde toplam 33.000,00 TL ödeme yapılması karşılığında anlaşma belgesi düzenlendiği ve anlaşma belgesinde belirlenen 33.000,00 TL'nın ... Hesabı tarafından ... tarihinde davacı vekiline ödendiği,
Davacı tarafından dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine yaptığı yazılı başvurununu davalı sigorta şirketine ... tarihinde ulaştığı ve davalı sigorta şirketi tarafından ... tarihli yazı ile kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığından bahisle ödeme talebinin reddedildiği,
Dava açılmadan önce davacı ile davalı sigorta şirketi arasında yürütülen arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu trafik kazalarının meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, kusurlu ise oranı, davacının avacının müteveffanın sağlığında desteğinden yararlanıp yararlanmadığı, buna göre, müteveffanın ölümü ile destek zararının ortaya çıkıp çıkmadığı, tazminatın miktarı, davaya konu kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli iş göremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise oranı ve süresi, tazminatın miktarı ve faizin türü ile faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen traffik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir. Koşullarının oluşması halinde davacı tarafından asıl davada talep edilen destekten yoksun kalma tazminatı ile birleşen davada talep edilen geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatları da, poliçe kapsamına dahil olan ve sigorta şirketi tarafından karşılanması gereken doğrudan zararlardandır.
Kaza tespit tutanağı ve kovuşturma dosyasının incelenmesinden; ... tarihinde saat ... sıralarında sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Pozantı istikametinden Niğde istikametine seyir halindeyken olay mahalli karlı ve buzlu yolda aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek ön kısımlarıyla yolun solundaki demir bariyerlere çarpması, akabinde araçta yolcu olarak bulunan müteveffa ... ve ...'nin araçtan inmekte oldukları sırada, geriden aynı istikametten gelen kimliği belirsiz sürücü sevk ve idaresindeki plakası belirsiz aracın kaplamaya inen yayalara ve ... plakalı araca çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, otopsi raporuna göre ...'nın ölümünün, genel beden travmasına bağlı kafa kemiklerinde çoklu kırıkla birlikte beyin doku harabiyeti ve beyin kanaması neticesinde meydana geldiği anlaşılmakttadır.
Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma dosyasında kusur durumunun tespitine yönelik Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan bilirkişi raporunda; sürücü ... idaresindeki araç ile seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, hava karlı ve zeminin buzlu olduğunu, mahallin viyadük üstü olduğunu dikkate almaması, hızını aracının teknik özelliklerine, mahal, hava, yol ve zemin şartlarına göre ayarlamaması sonucu, karlı hava ve buzlu zeminde viyadük üzerinde sevk ve idare hatası ile aracını kaydırarak sol bariyerlere çarpması ile meydana gelen ilk kaza neticesi aracı sol şeridi işgal edecek şekilde son konumunu aldığı, bu haliyle mahalde trafik akışını tehlikeye düşürdüğü ve ikinci kazanın meydana gelmesine zemin hazırladığı değerlendirilmekle, ölüm ve yaralanmanın meydana geldiği ikinci kazanın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışlarından kaynaklı asli kusurlu olduğu, kimliği meçhul sürücü idaresindeki plakası belirsiz araç ile seyri sırasında olay mahalline geldiğinde; havanın karşı ve zeminin buzlu olduğunu, olay mahalli viyadük üzerinde meydana gelen birden fazla kazadan kaynaklı trafiğin yoğun olduğunu dikkate alması, hızını ve seyrini far ışığı altındaki görüş alanını kontrol edecek şekilde ayarlaması gerekirken bu hususlara özen göstermediği, önceden meydana gelen kazadan kaynaklı sol şerit üzerinde son konumunu alan aracı ve bu araçtan inmekte olan yayaları zamanında fark edemeyerek tedbirsizce araca ve yayalara çarpması ile karıştığı kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışlarından kaynaklı tali kusurlu olduğu, müteveffa ... ile müteveffa ...'nin, ... plakalı araçta yolcu olara bulundukları sırada meydana gelen ve maddi hasarla neticelenen ilk kaza sonrası henüz araçtan inmekte iken geriden gelen plakası belirsiz aracın hem ... plakalı araca hem de bu araçtan inen ve inmekte olan yayalara çarptığı anlaşılmakla, müteveffa yolcuların henüz kendi can güvenliklerini sağlamak üzere kaplama dışına çıkmalarına fırsat kalmadan ikinci kazanın meydana geldiği anlaşılmakla, meydana gelen kazada atfı kabil kusurları bulunmadığı mütalaa edilmiştir.
... plaka sayılı araç sürücüsü ... hakkında Kaza nedeniyle taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet verme suçundan yapılan yargılama sonucu Niğde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve ... Sayılı ilamı ile, soruşturma aşamasında Adli Tıp kurumundan alınan bilirkişi raporu benimsenerek, sanık hakkında taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet verme suçundan neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedildiği ve hükmedilen cezanın adli para cezasına çevrildiği, kararın istinaf mahkemesi kararı ile ... tarihinde kesinleştiğine ilişkin kesinleşme şerhi düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Mahkememizce, davaya konu kazada kusur durumunun tespitine yönelik İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden alınan bilirkişi raporunda; soruşturma aşamasında Adli Tıp Kurumundan alınan bilirkişi raporunda ki tespitlere iştirak edilerek, kazanın meydana gelmesinde Sürücü ...'un %80 oranında, plakası ve kimliği belirsiz araç sürücüsünün %20 oranında kusurlu olduğu, müteveffa ...'nın ise kusursuz olduğu mütalaa edilmiştir. Düzenlenen bilirkişi raporunun denetime elverişli olması nedeniyle mahkememizce benimsenmiş ve raporda belirlenen kusur oranlarına aynen iştirak edilmiş, ancak davacı vekili tarafından ... tarihli celsede, dava açılmadan önce ... Hesabı tarafından %25 kusur oranına göre ödeme yapıldığı beyan edildiğinden eldeki davada davalı tarafın sorumluluğunun belirlenmesinde %75 kusur oranı esas alınmıştır.
Kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli maluliyet durumu oluşup oluşmadığının tespiti amacıyla Dicle Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendirilme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda; kişinin engel oranının %6 ve sürekli olduğu, iyileşme sürecinin 6 aya kadar uzayabileceği ve bu süreçte %100 özürlü sayılması gerektiği, mütalaa edilmiştir.
Mahkememizce tazminat hesabı yönünden aktüer bilirkişiden kök ve ek bilirkişi raporu alınmıştır. Mahkememizce sadece %100 ve % 75 kusur oranlarına göre yapılan toplam tazminat hesabı yönünden hükme esas alınan ve TRH 2010 yaşam tablosu ile progresif rant tekniği esas alınarak düzenlenen ek bilirkişi raporunda; ...'nın vefatından kaynaklı davacının destekten yoksun kalma tazminatı %100 kusura göre 1.831.493,92 TL, %75 kusura göre 1.373.620,44 TL olarak hesaplanmış, kaza nedeniyle davacının yaralanması bağlı %100 kusura göre sürekli iş göremezlik tazminatı 317.890,07 TL ve geçici iş göremezlik tazminatı 14.025,69 TL olarak, % 75 kusura göre de, sürekli iş göremezlik tazminatı 238.417,55 TL ve geçici iş göremezlik tazminatı ise 10.519,27 TL olarak hesaplanmıştır.
1-Asıl davaya konu edilen destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin yapılan değerlendirmede;
6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, Ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.
Destekten yoksun kalanların destek paylarını belirlerken desteğin gelirinin bir kısmını kendisine bir kısmını da eş ve çocukları ile anne ve babasına ayıracağı varsayılmalıdır. Bunun dışında destekten yoksun kalanlardan bir kısmının davacı olup diğer kısmının davacı olmadığı durumda talepte bulunmayan destek görenlerin paylarının da hesaplamada göz önünde tutulması gerekmektedir.
Destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında, destek payları doğru belirlenerek, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış/sağlayacak olduğu yardımın miktarı da doğru şekilde hesaplanmalıdır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin kabul görmüş pay esasına göre; çocuksuz durumda destek, desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir. Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş ve çocuklar ile anne - babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, anne ve babaya 1’er pay ayrılarak, böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile anne ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine uygun düşmektedir. Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselecektir. Anne ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, anne ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır. (Ankara BAM 26. HD.'nin 02.06.2023 tarih ve 2021/121 E.-2023/374 K.sayılı ilamı)
Müteveffa ...'ya ilişkin nüfus kayıt örneklerinin incelenmesinden; davacının müteveffanın eşi olduğu, müteveffanın ... doğum tarihli ... ve ... doğum tarihli .... ile ... doğum tarihli ... olma üzere 3 çocuğunun bulunduğu, müteveffanın anne ve babasının kendisinden önce vefat ettiği anlaşılmaktadır. Müteveffanın anne ve babasının kendisinden önce vefat etmiş olması, müteveffanın çocuklarının doğum tarihi ve dosyadaki mevcut delil durumu itibarıyle davacı eşin müteveffanın ölümü nedeniyle tek başına destekten yoksun kalma tazminatı alacaklısı olduğu kabul edilerek değerlendirme yapılmıştır.
Dosyaya sunulan ZMMS sigorta poliçesinde kaza nedeniyle kişi başına sakatlanma veya ölüm halinde poliçe limiti 390.000,00 TL olarak gösterilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmeliğin 24/1.maddesinde, bu yönetmelik ile belirlenen teminat tutarlarının yürürlükteki bütün sigorta sözleşmelerine herhangi bir ek prim alınmaksızın uygulanacağı belirtilmiştir. Poliçe ... tarihleri arasında geçerli olmak üzere düzenlenmiştir. Davaya konu kaza ise ... tarihinde poliçenin geçerlilik süresi içerisinde gerçekleşmiştir. İnternet üzerinden yapılan sorgulamada, ... tarihinden itibaren uygulanacak asgari sigorta teminatının 410.000,00 TL olarak uygulanması gerektiği anlaşılmıştır. Yapılan bu açıklamalar karşısında, eldeki davada davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitinin 410.000,00 TL olarak uygulanması gerektiği kabul edilmiştir.
%75 kusur esasına göre destekten yoksun kalma tazminatı 1.373.620,44 TL olarak hesaplanmıştır. Sigorta şirketi poliçe limiti dahilinde ödeme yapmakla yükümlü olup, kaza tarihinde uygulanması gereken geçerli poliçe limiti 410.000,00 TL olduğundan bu miktar üzerinden davacı tarafından destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin açılan asıl davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
2-Birleşen davaya konu edilen geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede;
Tazminat hesabında davacı yönünden müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirecek dosyaya yansıyan herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır.
% 75 kusur esasına göre davacının sürekli iş göremezlik tazminatı 238.417,55 TL ve geçici iş göremezlik tazminatı ise 10.519,27 TL olarak hesaplanmış olup, davacı tarafından bedel arttırım dilekçesi ile de talep edilen bu miktarlar üzerinden davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin açılan birleşen davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Asıl ve birleşen davada faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkin olarak;
Sigortalı aracın kullanım amacının hususi olduğu anlaşılmakla, davacının yasal faiz talep edebileceği kabul edilmiştir.
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 99. maddesi gereğince davalı sigorta şirketinin ihbarı takip eden 8 iş günü sonunda temerrüdü gerçekleşecektir. Dava belirsiz alacak davası olup, temerrüdün gerçekleşmesi ile birlikte davalı sigorta şirketinin zararın tamamı yönünden ödeme yükümlülüğü doğacaktır. Kaza sonrası davacı tarafından yapılan yazılı başvuru yazısının davalı sigorta şirketine ... tarihinde ulaştığı anlaşılmaktadır. Bu halde temerrüdün ... gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Asıl ve birleşen davanın belirsiz alacak davası olduğu da gözetilerek, dava dilekçesinde gösterilen, tahkikat sonucu arttırılan ve nihai olarak asıl ve birleşen davada kabul edilen tazminat miktarlarına davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Asıl davanın KABULÜNE, 410.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Birleşen (Mahkememizin ...Esas) davanın KABULÜNE, 10.519,27 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 238.417,55 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplamda 248.986,82 TL'nın davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Asıl dava yönünden;
a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 28.007,10 TL peşin harçtan, başlangıçta yatırılan 359,80 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 2.245,00 TL ıslah harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 25.402,30 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
b-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 359,80 TL başvuru harcı ve 359,80 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 2.245,00 TL ıslah harcının toplamı olan 2.964,60 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
c-Davacı tarafından 420,50 TL tebligat ve posta masrafı ile 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 3.420,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
d-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 65.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
e-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
f-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
6-Birleşen dava yönünden;
a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 17.008,28 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
c-Tahkikat aşamasında yapılan yargılama giderlerine ilişkin; asıl davada hüküm altına alındığından karar verilmesine yer olmadığına,
d-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 39.837,89 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
e-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
f-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı..
Katip Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.