Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1264
2024/1320
20 Aralık 2024
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 24/11/2023
KARAR TARİHİ : 20/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... plakalı ... markalı ... şase numaralı araç ile davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı ve davalı sigorta şirketince poliçe ile sıgortalanan araç arasında ... tarihinde maddi hasarlı bir trafik kazası meydana geldiği, kazanın oluşumunda herhangi bir kusur ve ihlalinin olmadığını, davanın kabulünü, araçta meydana gelen maddi hasarın onarım bedeli olan 150.140,00 tl'nin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesini, değer kaybi utarak şimdilik 1.000,00 ( bin fl) alacağımızın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işlenecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini
talep ve dava etmiştir.
Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğundan kazanın oluşumunda kusur oranlarının tespiti gerektiğini, kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte ; dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü tek başına kusurlu olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacıya ait araçta meydana gelen hasar miktarının bilirkişi incelemesi ile tespiti gerektiğini, anlaşmalı tamirhane iskontosunun uygulanması gerekeceğini, tamir faturasının ibraz edilmemesi sebebi ile tespit edilecek tazminatın KDV’siz olması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla,sigorta poliçesi düzenleme tarihi ... den sonrası olduğundan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları a.5. maddesinde yer alan hüküm gereği, ... tarihinde yapılan değişiklik dikkate alınarak değer kaybı hesaplaması yapılmasını, haksız davanın esastan reddini, aksi halde dosyanın meydana geldiği iddia edilen değer kaybı konusunda uzman bilirkişiye tevdi ile rapor alınmasını, kusurun ve hasarın ispatlanamaması halinde davanın reddi ile yargılama harç ve giderleri ile ücreti-i vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER;
1-Arabuluculuk tutanağı; dava açmadan önce Diyarbakır Arabuluculuk Bürosunca ... dosya numarası ile .. tarihinde tarafların anlaşamadığına dair son tutanak düzenlendiği anlaşılmıştır.
2-Kaza tespit tutanağı; ... tarihinde ... plakalı aracın ... caddesinden ... bulvarı istikametine doğru seyir halinde iken aniden ...sokaktan çıkan ... palakalı aracın sağ arka tarafına vurduğunun belirtildiği, tutanağın yalnızca ... tarafından imza altına alındığı anlaşıldı.
3-Sigorta Poliçesi: Davalı sigorta şirketi ile sigortalanan ... plakalı aracın ... tarihlerini kapsayan Sigorta poliçesi düzenlendiği ve teminat limitinin araç başına 100.000,00 TL olduğu anlaşılmaktadır.
4-Trafik ve Tramer kayıtları: Kazaya karışan ... plaka sayılı aracın ...'e ait olduğu, ... plakalı aracın ...'e ait olduğu, tramer kayıtları Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden istenerek incelenmiştir.
5-E Fatura; ... Otomotiv tarafından ... tarihinde KDV ve vergiler dahil 150.140,00 TL fatura düzenlendiği anlaşılmıştır.
6-Mahkememizce Trafik Bilirkişisinden ... tarihinde aldırılan kusur raporu; Kazanı oluşumunda ... plaka sayılı Ticari Taksi sürücüsü ...'ın kaza yerinin yaklaşırken, geldiği istikametin Tali bir sokağın olduğu, ancak karşı istikamete geçerken, trafik yol durumunu dikkatli ve tedbirlice yeterince kontrol etmeden, kavşak içerisinde ... plaka sayılı hususi aracın geçmesini beklemeden, kavşak içeresinde ilk önce kendi geçmek istemiş, dikkatsiz ve tedbirsizce Kavşağa geldiğinde, ilk geçiş hakkını ... plakalı araca yol vermediği, kaza yapmasına sebebiyet verdiğinden, yola gereken dikkat ve özeni göstermediği, dikkatsiz ve tedbir bir şekilde kavşakta durmayarak seyir ettiği, aracını trafik yol durumuna göre ayarlamadığı, dikkatsiz ve tedbirsizce kavşağa kontrolsüz girip, başkasının ve kendinin mal ve can güvenliğini tehlikeye atarak, zararlı sonuçlara sebebiyet vermesinden dolayı bu bağlamda 2918 Karayolları Trafik Kanunun ASLİ kusurlarından ...Tali yoldan Ana yola çıkan sürücüler Ana yoldan gelen araçlara yol vermesi Yönetmeliğin 109 ihlal niteliğinde olduğundan dolayı bu kazada ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın üst düzeyde kural ihlali yaptığı, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... hususi aracı ile .... caddesinden, Ana yoldan seyir etmektedir. Yol hakkı ...'a ait olduğu, geldiği istikamette dört yönlü. Kavşak mevcut olduğundan kavşaklara yaklaşınca yavaşlayıp, kontrollü geçmesi gerekirken bunu yapmamış, hızını azaltmamış, Sürücü ...'ın seyri sırasında aracın far ışığı altındaki görüş mesafesine göre ayarlanması, görüş alanın etkin ve kontrollü şekilde tutması gerekirken, bu hususlara rivayet edemeyerek meydana gelen olayın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüğünden aykırı davranış nedendir. Yola gereken dikkat ve özeni göstermemiş direksiyon hâkimiyetine özen göstermesi gerektirdiği halde bahsedilen bu hususlara rivayet etmemiş, dikkatsiz tedbirsiz ve nizamlara aykırı davranışları ile dikkatli olması gerekirken bunu yapmadığından dolayı bu bağlamda 2918 sayılı Karayolları trafik kanunun s ü kusurlardan (Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak) Yükümlülüğü getirdiği, bu kural sürücülere dürüm ve koşulların gerektirdiğinde dikkat ve özen yüklerken davranış biçimini belirlenmesini sürücülere bırakmıştır. Ön görünmezlik, belirleyici kavram olarak kusur ilkesini ve kusur sorumluluklarını oluşturur. Buna karşın öngörülebilirlik yargısına ulaşıldığında ise kusur gündeme gelir. Zararlı sonucun öngörülebilir ve bilinebilir olması yeterli olmadığı, önlenebilir olması da zorunlu olduğu, eldeki delillerden sürücünün çevre şartlara göre hızını azaltmadan araç kullandığı, kişilerin hayat, sağlık veya mal varlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare ettiği, bu kazada sürücü tarafından gerekli dikkatli ve özen gösterilirse ön görülebilir ve önlenebilir olduğu kanaati ağırlık bastığından Sürücü ...'ın kaza yeri kavşağa geldiğinde, hızını azaltmayarak kullanmış olduğu aracı ile yola gereken dikkat ve özen vermediği, dikkatsiz ve tedbirsizce mevcut hızını trafik ve yol durumuna göre ayarlamadığı mevcut hızıyla Kavşağa sert giriş yaptığından, araç farını görüş mesafesine göre ayarlanması, görüş alanın etkin ve kontrollü şekilde tutması gerekirken bu hususlara rivayet edemeyerek, meydana gelen olayın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüğünden aykırı davranış nedendir. Kendi ve başkalarının can ve mal güvenliğini tehlikeye atarak, kavşağa dikkatli ve tedbirli girmemesi sebebiyle, bu kurala uymadığından ...'ın bu kazada alt düzeyde kural ihlali yaptığı görüş ve kanaatine varıldığının belirtildiği anlaşılmıştır.
7-Mahkememizce Makine Mühendisi bilirkişisinden aldırılan ... Tarihli bilirkişi raporu: Dosya üzerinde yapılan incelemede, tespiti istenen aracın; ... plaka sayılı, ... tipinde .... marka, ... model, ... şasi numaralı ..Kilometrede HUSUSİ araç olduğu, aracın ... tarihinde yapmış olduğu maddi hasarlı trafik kazası oluştuğu, Araçta oluşan hasarın mevcut kaza sonucu oluşacağı kanaatim hasıl olduğu, araçta oluşan hasarın onarımı için ... tarihli ekspertiz raporu ve düzenlenen ... numaralı ticari fatura referans alınarak tespit edilen parçaların; direksiyon mafsalı, sağ arka disk ve kampana, bagaj kapak kilidi, arka bölüm, sağ arka disk muhafaza sacı, tavan döşemesi, sol ön emniyet kemeri, kontrol ünitesi, sağ arka çamurluk, takviye, klips, braketler, perde hava yastığı, orta park sensörü, sağ arka stop ve kapağı, sol arka çamurluk havalandırma ızgarası , yakıt kapak mandalı, basma butonu ve cam yapıştırma seti parçalarının değiştirildiği, arka tampon parçasında ise onarılarak işlem yapıldığı ve toplam 26 adet parça için çalışması yapıldığı, ... Otomotiv tarafından düzenlenen ... numaralı ticari faturada belirtilen yedek parça ve işçilik giderlerinin vapılan piyasa araştırması sonucu ile uyumlu olduğu tespit edildiği, dava konusu aracın onarılacak durumda olduğu, hasarı onarıldıktan sonra ve ... hasar tarihi dikkate alınarak, emsal bir aracın ikinci el rayiç bedelindeki değer kaybının; aracın markası, modeli, araç tipi, ....kilometrede olduğu, parça değişimi, boya işlemi yapılan kısımlar ve mevcut hasardan dolayı oluşacak tramer miktarı ve onarım işlemleri göz önünde bulundurularak, dava dosyasında bulunan belgeler (eksper raporları, tutanaklar, resimler ve sair evraklar) doğrultusunda ve Yargıtay 17. Hukuk dairesi 2013/3815 E. 2013/9854 K. Sayılı ilamında, emsal uygulamaları kapsamındaki, nisbi yöntemine göre ise davaya konu araçta 248.349,84 TL değer kaybının oluştuğu kanaatine varıldığının belirtildiği anlaşılmıştır.
8-Davacı vekilinin ... Tarihli ıslah dilekçesi: Davanın belirsiz alacak davası olarak kabulünü ve talep arttırım yoluyla, 1.000,00 TL olan değer kaybı tazminatının 186.262,38 TL'ye yükseltilmesini, değer kaybı ve hasar onarım bedelinin toplamı olan 336.402,38 TL'lik maddi tazminatın her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen hasar tarihi olan ... tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek ticari faiz ile birlikte tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır.
DAVA; Davacı aracında meydana gelen hasara karşılık maddi zararının tahsili davasıdır.
Uyuşmazlık konusunun davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketince sigortalanan araç sürücüsü davalının kusurlu olup olmadığı, kaza nedeniyle davacının aracında hasar meydana gelip gelmediği gelmiş ise bu kaza nedeni ile aracın değer kaybına uğrayıp uğramadığı ve miktarı ile aracın hasar onarım bedelinin talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarının tespiti ve tahsili istemine ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Trafik sigortası motorlu bir aracın, karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahillinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortasıdır. Trafik sigortacısının sorumluluğu işletenin sorumluluğu oranında olup yine bu sorumluluğun sınırı KTK’nun 92 nci maddesinde belirlenmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, ... tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan zarar "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir.Yargitay 17.HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi;Davacının gerçek zararının belirlenmesi için davacıya ait kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, daha önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğinin yitirilip yitirilmediği, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri ile emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, öncelikle aracın kaza tarihi itibariyle rayiç değeri ve onarım bedeli belirlenerek, belirlenen hasar bedeline göre aracın onarımının ekonomik olup olmayacağının tespiti için aracın kaza tarihindeki hasarsız ikinci el piyasa değeri ile hasarlı haldeki değerinin karşılaştırılması, onarımı ekonomik değilse; aracın kaza tarihindeki 2. el piyasa rayiç bedelinden sovtaj değerinin mahsubu ile gerçek zarar miktarının hesaplanması, aracın pert-total kabul edilmesi halinde değer kaybı zararının olmayacağının da gözönüne alınması, onarımının ekonomik olacağının kabulü halinde değer kaybı zararının aracın kaza tarihindeki ikinci el değeri ile onarımından sonraki ikinci el değeri arasındaki fark kadar olması nedeniyle değer kaybının bu şekilde tespit edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; Davaya konu olan trafik kazasının dava dilekçesi ile ve ... tarihli duruşmada davalı ...'ın beyanında da kabul edildiği, olayın oluş şekli ile ilgili bir itirazın bulunmadığı, sürücü değişikliği yapılması iddiasının somut dosya nazarında dosyaya bir etkisinin bulunmayacağı ve alınan kusur raporunda da belirtildiği üzere kazanın ... günü saat ... sıralarında sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı ... marka ... renkli ticari taksi aracı ile ... Mahallesi ...sokak istikametinden gelip, ... Cami istikametine takiben,... Sokağı kullanarak, ... Kavşağı kesişimine geldiğinde, aracın ön kısımları ile ... caddesi istikametinden gelip, ... Bulvarı istikametine takiben, ... caddesini kullanarak ... Sokak kavşağına gelen, sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın sağ arka teker ve sağ çamurluk kısımlarına çarpmış, bu çarpmanın etkisiyle ... plaka sayılı aracı ile olduğu yerde, Spin atarak durması neticesinde iki araçlı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, meydana gelen kaza nedeni ile davacının işleteni olduğu araç sürücüsü ...'ın KTK md.52/1-a maddesinde belirlenen kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmama kuralına riayet etmemesi nedeni ile tali oranda (%25 oranında); ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın ise tali yoldan gelen araçların asli yoldan gelen araçlara yol vermesi gerektiğine dair KTK md57/1,b,5 te yer alan kuralı ihlal etmiş olduğundan asli oranda (%75 oranında) kusurlu olduğuna kanaat getirilmiştir. Mahkememizce gerçek zarar ilkesi gereğince Yargıtay uygulamalarında belirtilen yönteme uygun hasar bedeli ile değer kaybı tazminat hesabının yapılması noktasında rapor tanzim edilmesi için makine mühendisine dosya tevdi edilmiş, alınan bilirkişi raporunda hasar bedelinin davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu faturalar ile uyumlu olduğu 150.140 TL hasar bedelinin makul olduğu, meydana gelen hasar nedeni ile davacıya ait araçta 186.262,38TL değer kaybı tazminatının makul olacağı belirtilmiş, rapor denetime uygun olmakla hükme esas alınmıştır. Davalı ...'ın kaza tarihi itibari ile ... plakalı aracın maliki olduğu ve dolayısı ile de meydana gelen zarardan KTK ve TBK hükümleri uyarınca işleten sıfatı ile sürücünün kusuru oranında sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin ise kaza tarihi itibari ile davalıya ait aracın ZMMS sigorta kapsamında davalı sigorta şirketine sigorta ettirilmiş olduğu, kaza tarihi itibari ile poliçe limitinin 120.000TL olduğu ve davalı sigorta şirketince yapılan bir ödemenin bulunmadığı anlaşılmıştır. Dolayısı ile de davalıların kusur tenzili yapıldığında değer kaybı tazminatı yönünden 186.262,38TL hasar onarım bedeli 112.605,00TL den davalı işletenin ve sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olması kaydı ile sorumluluğuna gidilebilinecektir. Davacının talep etmiş olduğu miktar dikkate alındığında ise talep edebileceği miktar toplam 298.867,38 TL olmakla davanın kısmen kabulü yoluna gidilmiştir. KTK hükmü uyarınca davacının sigorta şirketine başvuru tarihini takiben 8 iş günü sonrasında temerrüde düşeceği belirtilmiştir. Fakat davacının başvuru evraklarının tebliğine ilişkin belgeleri ibraz etmediği anlaşılmış olmakla dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Davalı ... yönünden ise Yargıtay kararları doğrultusunda haksız fiil alacağının haksız fiil tarihinde muaccel hale geleceği anlaşılmakla kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmiş, davalının aracının ticari kullanıma özgülenmesi nedeni ile avans faize hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; hasar bedeli talebi yönünden 112.605-TL, değer kaybı tazminatı talebi yönünden 186.262,38-TL olmak üzere toplam 298.867,38-TL nin sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti olan 120.000,00-TL ile sınırlı olmak kaydı ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine, alacağa sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan ... tarihinden itibaren, davalı ... yönünden ise haksız fiil tarihi olan ... tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2- Alınması gereken 20.415,63 TL harçtan, peşin alınan 2.581,10 TL ile 3.163,82-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 14.670,71TL'nin davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 5.891,85-TL ile sınırlı olması kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafın ödediği 269,85 TL başvurma harcı, 2.581,10 TL peşin harç ve 3.163,82-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 6.014,77-TL nin davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 2.415,57-TL ile sınırlı olması kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4- Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 4.700TL bilirkişi ücreti, 804,50TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 5.504,50TL nin kabul red oranı dikkate alındığında 4.871,24 TL nin davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 1.956,32-TL ile sınırlı olması kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5- Davacı taraf davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 47.818,78 TL vekalet ücretinin davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 30.000,00-TL ile sınırlı olması kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6- Davalı sigorta şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 30.000 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine,
7- 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.120-TL arabulucu ücretinin kabul red oranı dikkate alındığında 1.114,29-TL sinin davalı sigorta şirketinden, bakiye 2.005,71-TL sinin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8- HMK.'nın 333. maddesi ve HMKY'nin 47. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının yazı işleri müdürü tarafından ilgilisi hesap numarası bildirilmiş ise hesabına aktarılmasına, aksi halde masrafın gider avansından karşılanmak suretiyle PTT vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilerek iadesinin sağlanmasına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda verilen karara karşı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.