Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/594

Karar No

2024/1207

Karar Tarihi

3 Aralık 2024

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :
KARAR NO :

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/04/2022
KARAR TARİHİ : 03/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ile bana bağlı ... dorse ile Diyarbakır istikametinden Silvan yönüne seyir sırasında gidiş yönüne göre dikkatsizlik ve tedbirsizlik nedeni ile karşı yöne orta refüj aralığından geçerek ve 156 metre ilerledikten sonra kendi şeridinde ilerleyen ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpmış olduğunu, meydana gelen bu kaza neticesinde araçta bulunan müvekkil ... ağır yaralanmış olduğunu, Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Yoğun bakım ünitesinde aylarca tedavi görmüş olduğunu, . Meydana gelen kazada tır şoförünün %100 kusurlu olduğunu, ayrıca tır şoförü olaydan sonra kaçmış olduğunu, ertesi gün öğleden sonra jandarmaya teslim olmuş olduğunu, tır içerisinde jandarma tarafından yapılan aramada da 3 şişe alkol (viski) şişesi bulunmuş olduğunu ve şişelerden birisinin açılarak yarıya kadar içilmiş durumda bulunduğunu, kaza sebebiyle Diyarbakır C.Başsavcılığınca ... soruşturma nolu ile başlatılan soruşturma neticesinde kazada %100 kusurlu olan Tır şoförü ... hakkında açılan davanın hala Diyarbakır ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esasıyla devam etmekte olduğunu, Müvekkili ... kaza sebebiyle Diyarbakır Dicle Üniversitesi hastanede ağır beyin ameliyatları geçirmiş olduğunu ve geçen 1 yıllık sürece rağmen hala desteksiz yürüyememekte olup, kaza sebebiyle konuşma yetisini de kaybetmiş olduğunu ve tek başına yemek dahi yiyememekte olup, anne ve babasının desteğiyle beslenmekte ve günlük ihtiyaçlarının ailesi tarafından giderilmekte olduğunu, tensiple birlikte, kazaya karışan ... plakalı ve buna bağlı ... plakalı dorse üzerine tedbir konulmasını, 1000 TL maddi tazminatın, Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla olay tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte tüm davalılardan müteselsilen ve müştereken alınarak davacı müvekkil ...'a ödenmesini, Müvekkil ... için 70.000.00 TL manevi, müvekkilin annesi için 25.000.00 TL ,babası ... için 25.000.00 TL olmak üzere toplam 120.000.00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte sigorta şirketi haricindeki tüm davalılardan müteselsilen ve müştereken alınarak davacı müvekkillere ödenmesini, yargılama harç ve giderleriyle vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini, talep etmiş olduğu anlaşıldı.
Davalı Sigorta Şirketi Vekilinin Cevap Dilekçesinde özetle; Davacının dava konusu taleplere ilişkin müvekkil sigorta şirketine yapılmış geçerli bir başvurusunun bulunmadığını, davacının eksik evraklarla sigorta şirketine başvurmuş olduğunu, bu eksiklikler giderilmeden dava yoluna gidilmiş olduğunu. Bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesini, ... plakalı araç müvekkil şirket nezdinde ... nolu Trafik Sigorta Poliçesi Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile ... tarihleri arasında sigortalı olduğunu, sigortacının karşılamakla yükümlü olduğu zararlar, işletme halinde motorlu aracın neden olduğu kazalarda üçüncü kişilerin zararına neden olacak bir kazanın meydana gelmesi ve bu kazada araç işletenin sorumlu bulunması gerekir. Dolayısıyla KTK. 86.madde gereğince araç işleteninin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğü olmayacağını, araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın kazanın meydana geldiğini ispat ederlerse sorumluluktan kurtulabileceğini, tazminat hesabı yapılması halinde asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, Ceza yargılaması akıbeti araştırılmasını ve sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması sebebiyle hakkında BERAAT kararı verildiğinin tespiti halinde davanın reddini talep ettiğini, ... tarihi sonrası meydana gelen trafik kazalarından kaynaklı zarar hesaplamalarının TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik Faiz hespalamasına göre yapılması gerekmekte olduğunu, poliçe başlangıç tarihinin ... tarihli genel şartlar değişikliği sonrasına denk gelmekte olduğunu, Bu nedenle işbu değişikliklerin ... tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanması gerektiğini, Davacı kaza tarihinde 18 yaşından küçük olup gelir getiren bir işte çalışması söz konusu olmadığından ve dolayısıyla tedavi müddeti boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı olmadığından mahkemece geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmemesi gerekmekte olduğunu, İlgili kazada mağdurun koruyucu ekipmanlardan sayılan emniyet kemerini kullanılmasının zorunlu olmasına rağmen kullanılmaması müterafik kusur teşkil etmekte olduğunu, ... doğumlu küçüğün bakım ve gözetimindeki sorumlu kişi/kişilerin hatalı tutum ve davranışlarının olayın oluşu üzerinde etken olduğu dikkate alınması gerektiğini, zira bu kişilerin, çocuğun bakım ve gözetimine gerekli özen ve önemi göstermeyip kusurlu davranmış olduklarını, Bu durumun yargılama sırasında gözetilmesi ve müterafik kusur indirimi yapılması gerekmekte olduğunu, Müvekkil şirket nezdinde bulunan sigortalı aracın hususi kullanıma özgü olması sebebiyle hiçbir surette davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava tarihinden itibaren yasal faizin, hükme esas alınmasını gerektiğini, sair nedenlerle müvekkil sigorta şirketi aleyhine açılan davanın reddini, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş olduğu anlaşıldı.
Davalı ... Lojistik Vekilinin Cevap Dilekçesinde özetle; Öncelikli olarak olayın meydana geldiği tarihte tanzim edilen kaza tutanağının kesin delil niteliği bulunmadığını, mahkemece alanında uzman bilirkişilerce rapor alınmasını talep ettiğini, söz konusu manevi tazminatın kabulünün mümkün olmadığını, manevi tazminat lehine hükmedilen kişi için bir zenginleşme sebebi olamayacağını, müvekkil üzerinden elde edilmeye çalışılan bir gelir niteliğinde olduğunu, manevi tazminatı miktarı; 22.6.1966 tarihli 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, manevi tazminat tutarını etkileyen özel hal ve şartlar belirtilmiş olup, söz konusu İçtihadı Birleştirme Kararında da, hakim manevi tazminat miktarını belirlerken Türk Medeni Kanunu’ nun 4 üncü maddesi gereğince hak ve nesafet ilkeleriyle bağlı kalmalı, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını, kusurlu eylemin mağdurda uyandırdığı elem ve ızdırabın derecesini, istek sahibinin toplumdaki yerini, kişiliğini, hassasiyet derecesini gözetmesi gerektiğini, davacı tarafça ikame edilen işbu davanın haksız ve mesnetsiz olması, manevi tazminat talebinin fahiş miktarda olması, kaza tutanağının tek başına delil olmaması, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların HMK nazarında somutlaştırma yükü kapsamında delillendirilememiş olması sebebiyle işbu davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafça tahmiline karar verilmesini talep etmiş olduğu anlaşıldı.
DELİLLER;
1-Kaza tespit tutanağı; ... günü saat ... sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve ... plakalı yarı römork ile Diyarbakır istikametinden Silvan istikametine seyir halinde iken orta refüj aralığından karşı yol bölümüne girerek ilerleyip olay mahalline geldiğinde aracın sol ön kısımları ile karşı yol bölümünde Silvan istikametinden Diyarbakır istikametine seyreden sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil 'in sol ön kısımlarının çarpışması ve ... plakalı otomobil'in arka sağ kısımlarının plakası tespit edilemeyen çekicinin yan kısımlarına çarpmasıyla neticelenen dava konusu kaza meydana gelmiştir.
2-Sigorta Poliçesi: Davalı sigorta şirketi ile sigortalanan ve kazaya karışan ... plaka sayılı araç malikinin ... Lojistik Tic. Ltd. Şti olduğu ... tarihlerini kapsayan ZMMS poliçesi düzenlendiği ve sakatlanma ve ölüm kişi başına zarar limitinin 410.000TL olduğu anlaşılmıştır.
3-Diyarbakır SGK'dan gelen yazı cevabında; ... T.C. kimlik numaralı ...'a ... kaza tarihi itibariyle herhangi bir geçici iş göremezlik ödeneği kaydına rastlanmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
4-Mahkememizce ... tarihinde aldırılan kusur raporu; ... günü sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve ... plakalı yarı römork ile Diyarbakır istikametinden Silvan istikametine seyir halinde iken orta refüj aralığından karşı yol bölümüne girerek ilerleyip olay mahalline geldiğinde aracın sol ön kısımları ile karşı yol bölümünde Silvan istikametinden Diyarbakır istikametine seyreden sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil 'in sol ön kısımlarının çarpışması ve ... plakalı otomobil'in arka sağ kısımlarının plakası tespit edilemeyen çekicinin yan kısımlarına çarpmasıyla neticelenen dava konusu kaza meydana geldiği, davalı sürücü ...'nın %100 (yüzde yüz)oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın kusursuz olduğu kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
5-Mahkememizce ... tarihinde aldırılan maluliyet raporu; ... Doğumlu ... T.C. numaralı ...'ın ... tarihinde maruz kaldığı trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle engel/özür/maluliyet oranının değerlendirilmesinde; ... tarihinde araç İçi trafik kazası geçirmesine bağlı olarak tarif edilen yaralanmasının; 20.02.2019 gün ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendi inde; Karaciğer Kontüzyonunun fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olması ve hastanın beyan ettiği göz yaralanmasının tarafımıza gönderilen mevcut evraklarda yer almaması nedeniyle engel/özür/maluliyet oranı tayinine mahal olmadığı, ... tarihinden itibaren kişinin tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı (temizlik, banyo, tuvalet, yeme, içme, vb.) ihtiyaç süresinin 3 hafta olduğu, ... tarihinden itibaren kişi özürlü sayılması gerektiği, iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
6-Tedavi Giderlerine ilişkin bilirkişiden aldırılan ... tarihli bilirkişi raporu;... tarihinde karaciğer kontüzyonuna yol açan trafik kazası geçiren ... hakkında düzenlenmiş belgelerin incelendiği, arızası ile trafik kazası arasında illiyet (nedensellik) bağı bulunduğu belirlendiği, iç organ yaralanması şeklinde meydana gelen arızasının sekel niteliğinde olmadığı nedenle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik dikkate alınarak yapılan de-ğerlendirmesinde kişi engel oranı %0 (yüzde sıfır) olduğu, geçici iş göremezlik süresi 3 ay olduğu, 1 ay geçici bakıcı ihtiyacı olduğu belirlendiği, hastaneden çıktıktan sonra evine özel araçla dönmesi gerektiği, ... yılı için 50 TL ücret ulaşım için uygun bulunduğu, İş göremez olduğu 3 ay boyunca yağsız ve hafif besin-lerden oluşan özel diyet uygulaması gerekmiş olup; ... yılı için 1500 TL uygun olduğu, bakıcı ihtiyacı olan 1 aylık süre için bir hesap uzmanı tarafından asgari ücret üzerinden değerlendirme yapılması uygun olacağının, sonuç olarak; Trafik Kazasına bağlı yaralanmasının ağırlık ölçüsü dikkate alındığında, SGK kapsamı dışında kalan ve fatura edilemeyen tedavi giderlerinin (özel diyet ve ulaşım olarak) hesaplandığında 1550 TL kabul edilmesinin uygun olacağı, ayrıca 1 aylık bakıcı ücretinin asgari ücret üzerinden hesaplanması uygun olduğuna dair kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
7-Mahkememizce Aktüerya bilirkişisinden aldırılan ... tarihli rapor; Dava dosyasına sunulan maluliyet raporuna göre davacı ...'ın sürekli maluliyetinin olmaması nedeniyle, Yargıtay kararları doğrultusunda, mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemeyeceğinden sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplanamadığı, Kaza tarihinde sakatlanma veya ölüm halinde kişi başına sigorta teminat miktarı 430.000,00 TL olup, takdiri sayın mahkemede olmak üzere, davalı sigorta şirketi sigorta teminat tutarıyla sınırlı sorumlu olduğu, hesaplanan tazminat mezkur limit dahilinde olduğunu, Maluliyet ve kusur raporu doğrultusunda yapılan hesaplamada davacının bakıcı giderinin 2.683,27 TL olduğu, geçici işgöremezlik tazminatının 8.477,70 TL olduğu, toplam maddi tazminat miktarının 11.160,97 TL olduğu, sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
8- Arabuluculuk tutanağı; Dava açmadan önce Diyarbakır Arabuluculuk Bürosunca ... dosya numarası ile ... tarihinde tarafların anlaşamadığına dair son tutanak düzenlendiği anlaşılmıştır.
9-Davacı vekilinin ... tarihli ıslah dilekçesi; Maddi tazminat talebini 11.710.97 TL ıslah ettiklerini, ıslah talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ("TBK") m. 49 (818 Sayılı BK m. 41) vd. hükümlerine göre ZMMS sigortacısı aleyhine açılmış haksız fiil hukuksal nedenine dayalı ekonomik geleceğinin sarsılmasından kaynaklanan tazminat, geçici iş göremezlik ve tedavi giderine ilişkin maddi tazminat ve manevi tazminata ilişkin tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık noktasının ... tarihinde gerçekleşen trafik kazasında tarafların kusur durumunun tespiti ile davacı asilde bu kaza nedeni ile maluliyet meydana gelip gelmediği, ekonomik geleceğinin sarsılmasından kaynaklanan tazminat, geçici iş göremezlik ve tedavi giderine ilişkin maddi tazminat, davacının müterafik kusurunun olup olmadığının belirlenmesi buna göre de tazminat miktarının belirlenmesi noktasında toplanmış olduğu anlaşılmıştır.
Haksız fiilden doğan borçlar TBK m. 49 (818 Sayılı BK m. 41) vd. hükümlerine düzenlenmiş olup; haksız fiilin unsurları (i) hukuka aykırı fiil, (ii) zarar, (iii) kusur ve (iv) illiyet bağı şeklindedir. Yine TBK m. 50 (BK m. 42) hükmünde zarar görenin, zararını ve zarar verenin kusurunu ispatlama yükümlülüğü altında olduğu hükme bağlanmıştır.
ZMSS, 2918 sayılı KTK'nun 91 vd. maddelerince düzenlenen moturlu bir aracın, karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüdür. Bu tanımdan da anlışalacağı üzere ZMSS, karayolunda motorlu araç işletenin, işlettiği araç nedeniyle üçüncü kişilere verilen bedensel (cismani) ve eşya zararlarından doluya onun mali ve hukuki sorumluluğunu üçüncü kişilere karşı güvenceye alması nedeniyle bir pasif ve aynı zamanda zarar sigortası niteliğini taşımaktadır.
Dosya içerisinde kaza tespit tutanağı, ATK'dan alınan kusur raporu ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde kazanın ... günü sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve ... plakalı yarı römork ile Diyarbakır istikametinden Silvan istikametine seyir halinde iken orta refüj aralığından karşı yol bölümüne girerek ilerleyip olay mahalline geldiğinde aracın sol ön kısımları ile karşı yol bölümünde Silvan istikametinden Diyarbakır istikametine seyreden sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil 'in sol ön kısımlarının çarpışması sonucu meydana gelen kazada neticelenen dava konusu kaza meydana geldiği, davalı sürücü ...'nın %100 (yüzde yüz)oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın kusursuz olduğu kanaat getirilmiştir.
Davacının kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin kapsamında değerlendirme yapılarak davacının davaya konu kaza nedeniyle maluliyetinin tespiti gerekmektedir. Mahkememizce gerekli tedavi evrakları dosyaya kazandırılarak maluliyet raporu alınmış olduğu, alınan ... tarihli maluliyet raporunun 20.02.2019 gün ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendiği ve rapora göre davacının iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği kanaatine varıldığı anlaşılmıştır. Alınan rapora karşı sunulan itirazların yerinde olmadığı anlaşılmakla ve alınan raporun yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun olduğu, maluliyet doğrultusunda alanında uzman doktorların bulunduğu ve rapor düzenlemeye yetkili hastaneden alındığı anlaşılmakla maluliyet raporu hükme esas alınmıştır.
Davacı vekilinin tedavi giderlerine ilişkin talebi olduğu anlaşılmakla dosya hakkında tedavi masraflarına ilişkin hesaplamanın yapılması için tedavi, hastane gideri ve ilaç gideri hususunda hesaplama yapmak üzere dosyanın sosyal güvenlik sağlık uygulama tebliği alanında uzman bilirkişiye dosya tevdi edilmiş olup alınan rapora göre ulaşım ve özel beslenme gereksinimi toplam 1.550,00TL olarak hesaplanılmış olduğu anlaşılmış; alınan rapor dosya kapsamı ile uyumlu olmakla hükme esas alınmıştır.
Mahkeme tarafından dosyada davacının ne iş yaptığına ilişkin; kollukça yapılan araştırma tutanağında da davacının çalışmadığının belirtildiği, SGK yazı cevabında SGK kaydının olmadığı anlaşılmış, dosyaya davacının asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiğine dair yansıyan bir evrakın da bulunmadığı anlaşılmakla davacının asgari ücret tarifesi üzerinden tazminat hesabı yapılması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay içtihatlarında benimsendiği üzere TRH 2010 Tablosu'na göre davacının yaşı nazara alınarak muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi ve güncel asgari ücret tarifesi üzerinden; %1,8 teknik faiz uygulanmadan, progresif rant formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması, bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılması, bilinen ve bilinmeyen dönem hesabının hangi tarihlerden başlayıp hangi tarihte bittiği, davacı açık ve denetime elverişli bir şekilde belirtilerek geçici iş göremezlik tazminat hesaplamasının yapılması için dosya aktüer bilirkişisine tevdii edilmiş ve alınan rapora göre de davacının geçici iş göremezlik için 8.477,70TL olarak hesap edilmiş alınan raporun karar tarihine en yakın asgari ücret tarifesine göre hesap edildiği, raporun içtihatlara uygun olduğu, dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaat edilmekle hükme esas alınmıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/19530 Esas -2019/9799 Karar sayılı kararında" hatır taşıma ilişkisinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir.Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Somut olayda; davacı yolcu konumundadır. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; olayda hatır taşıması olduğunu belirtmiştir. Davacının taksi ile taşınması sırasında kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır. Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma hali olup taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekmektedir fakat somut olayda davalının hatır taşımasına binaen davacının taşındığına dair bir delil ileri süremediği anlaşılmakla hatır taşıması indirimi uygulanmamıştır.
Müterafik kusur bakımından yapılan incelemede; zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde BK.nun 44.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Somut olayda, kaza anında davacının arka koltukta taşındığı anlaşılmaktadır. Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150/2-b maddesi düzenlemesine göre davacının yolcu olduğu araç bakımından arka koltuk için emniyet kemeri zorunluluğunun bulunmadığı ve maluliyetine etki eden kusurunun bulunduğuna dair dosya içerisinde bilgi ve belge yer almadığından, tazminattan bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılmamıştır(Bu yönde karar için bakınız: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Esas No: 2021/3759 Karar No:2021/4961 Ve Esas No: 2021/3759 Karar No : 2021/4961).
Bütün dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporu ve miktar arttırım dilekçesine göre; ... tarihinde davalı ... sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı olan araç ile dava dışı ... idaresindeki aracın çift taraflı olarak gerçekleşen kaza nedeni ... idaresindeki araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı, yaralanmaya bağlı olarak davacının maluliyet
Oranının 3 ay geçici iş göremez olarak belirlendiği, aktüer raporuna göre geçici iş göremezlik tazminatı 821.572,95‬TL, geçici iş göremezlik tazminatının 14.963,95TL, bakıcı giderinin 8.477,70TL olarak hesaplandığı; tedavi giderlerine ilişkin hesaplamanın 1.550TL olduğu anlaşılmıştır. 2918 sayılı yasanın 91.md göre davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle teminat limitinin ölüm ve sakatlanma teminat limitinin kişi başına 430.000TL, sağlık gideri kişi başına 430.000TL olduğu ve belirlenen bu teminat miktarı itibari ile sorumlu olabileceği ve davacının davasını belirlediği ve talep ettiği miktar dikkate alındığında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Sigorta şirketi haricindeki davalılar yönünden ise haksız fiil hükümleri uyarınca işleten ve sürücünün zararın tamamından sorumlu olacağı kanaat edilmekle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ayrıca 2918 sayılı KTK.'nun 99/1. maddeleri ile ZMSS poliçesi Genel Şartlarının B.2. maddesi uyarınca rizikonun belge ve bilgileri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Davacı vekilinin sigortaya başvurduğuna dair evrakın tebliğine dair evrakın bulunmadığı anlaşılmakla dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiş; davalı sürücü ve işleten yönünden ise Yargıtay kararları doğrultusunda haksız fiil tarihi itibari ile temerrüt gerçelekleşeceğinden ... tarihi itibari ile faize hükmedilmiştir. Kazaya karışan araçların gelen yazı cevabı ve dosyaya kazandırılan belgelere göre ticari olduğu anlaşılmakla talep doğrultusunda avans faize hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Manevi tazminat bakımından yapılan incelemede ise; 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda hükme esas alınan tanık beyanları da dikkate alınarak; kazanın oluş şekli, kusur durumu, kaza nedeniyle davacıda meydana gelen yaralanmanın ağırlığı, iyileşme süresi ve maluliyet durumu nedeniyle yaşadığı acı, elem, üzüntü, ıstırap, keder nedeniyle lehine manevi tazminata hükmedilme şartları gerçekleşmiştir. Tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kaza tarihi, paranın satın alma gücü, somut olayın özellikleri ile hak ve nasafet kuralları gereği davacı yönünden 3.000TL, manevi tazminata hükmedilmesine ve kabul edilen edilen tazminata yukarıda açıklanan gerekçeler ile haksız fiil tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1- Maddi tazminat talepleri yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;
A) Davacının ekonomik geleceğinin sarsılmasından kaynaklanan tazminat talebinin reddine,
B) Davacının geçici iş göremezlik tazminat talebinin kabulü ile; 8.477,70TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi ... tarihinden itibaren, davalı ... ile İnce ... Ltd. Şti yönünden ... tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine,
C) Davacının tedavi giderine yönelik talebinin kısmen kabulü ile 1.550,00TL'nin davalılardan alınarak davacı ...'a vesayeten ...'a verilmesine, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi ... tarihinden itibaren, davalı ... ile İnce ... Ltd. Şti yönünden ... tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine,
2- Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.000TL'ye ... tarihinden itibaren avans faizi ile davalı ... ile İnce ... Ltd. Şti'den alınarak davacı ...'a vesayeten ...'a verilmesine,
3- Harçlar Kanunu gereğince maddi tazminat yönünden alınması gereken 684,99-TL'den 187,86-TL peşin harç ve 217,71-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 279,42-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Harçlar Kanunu gereğince manevi tazminat yönünden alınması gereken 427,60 TL harcın davalılar davalılar ... ile İnce ... Ltd. Şti'den tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından peşin ödenen 187,86 TL harç, 217,71 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 405,57 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6- Davacı tarafından karşılandığı anlaşılan, 2.200 TL Bilirkişi ücreti, 1.560TL ATK faturası, 4.078,9 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 7.838,90‬ TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alındığında 7.062,07TLsinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-a)Maddi Tazminat Yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 10.027,70 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
b) Davalı ... Ltd. Şti ile davalı ... Sigorta şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 1.133,27 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalılara verilmesine,
8-a)Manevi Tazminat Yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 3.000 TL vekalet ücretinin davalılar davalılar ... ile ... Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
b)Davalı ... Ltd. Şti kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 3.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine,
9-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen 1.560,00 TL arabulucu ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş ile davacıdan eşit oranda alınarak hazineye irad kaydedilmesine,
10- Taraflarca yatırılan gider/delil avansının artan kısmın, karar kesinleştikten sonra HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda maddi tazminat kalemleri yönünden davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere; manevi tazminat talebi yönünden ise 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip Hakim

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim