mahkeme 2025/2192 E. 2025/1600 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/2192
2025/1600
7 Ekim 2025
T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ : 16/10/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ...
TARİHİ : ...
NUMARASI : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : ...
DAVANIN KONUSU : İhtiyati Haciz
G.KARAR YAZIM TARİHİ : ...
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İhtiyati haciz talep eden vekili ihtiyati haciz talepli değişik iş başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin 30/01/2023 tarihli, 76.000,00 TL bedelli, borçlusu ... olan senedin vadesinde ödenmediğini, borçluya yapılan başvuruların da sonuçsuz kaldığını belirterek, 76.000,00 TL lik alacaklarının tahsili için borçlunun taşınır, taşınmaz mallarıyla, üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyaten haciz konulmasını talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesi ... tarihli değişik iş kararında; dilekçe ekinde sunulan bono incelendiğinde, talepçinin borçludan talep konusu bonodan dolayı 76.000,00-TL alacaklı olduğu, borcun ödenmediği gibi rehinle de temin edilemediğin anlaşıldığını, ihtiyati haciz kararının verilmesi için gerekli yasal koşulların oluştuğu talebinin yerinde görüldüğü gerekçesiyle, ihtiyati haciz talep eden alacaklının talep konusu bonodan dolayı 76.000,00-TL alacaklı olduğu, borcun ödenmediği gibi rehinle de temin edilmemiş olduğu anlaşılmakla, borçludan alacak tutarı olan 76.000,00-TL’yi karşılamaya yetecek miktarda taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine alacak tutar miktarının %20 karşılığı olan 15.200,00-TL teminat yatırıldığı taktirde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiştir.
Karşı taraf ... vekili... tarihli itiraz başvuru dilekçesinde, talep eden tarafından 76.000,00-TL bedelli 26/122022 tanzim, 30/01/2023 vade tarihli 76.000,00-TL bedelli hukuken geçerliliği olmayan bono hakkında ihtiyati haciz kararının verilmesinin talep edildiğini, mahkemece işbu geçerliliği olmayan bonoya dayalı olarak ihtiyati haciz kararı verildiğini, talep eden tarafın, 6502 Sayılı Kanun'da tanımlanan satıcı sıfatına, müvekkilinin de tüketici sıfatına haiz olduğunu, talep eden taraf ticari amaçla tüketicilere mal/hizmet sunan kurumlar arasında olduğunu, işbu ihtiyati haciz kararına dayanak yapılan senedin TTK'da yazılı bononun geçerlilik şartlarını taşımadığından, bonoya dayalı olarak ihtiyati haciz kararı da verilemeyeceğini, bu sebeple ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, borcun varlığını kabul etmemekle birlikte söz konusu senette lehtar belirtilmediğini, nitekim bir senedin kambiyo vasfını haiz olabilmesinin şartlarından bir tanesinin de takip konusu senette lehtarın açık bir şekilde belirtilmesi gerektiğini, ancak davalı tarafın icra takibine dayanak yaptığı senet incelendiği takdirde senette lehtar belirtilmediğinin görüleceğini, mezkur senette "İşbu emre muharrer senet mukabilirinde 15 Şubat 2021 günü ....'den satın ve teslim aldığım mallar bedelinden yalnız ikibinikiyüzelli Türk Lirası ödeyeceğiz." yazdığını, metinden açıkça anlaşıldığı üzere senedin emre muharrer olduğu belirtilse de senet bedelinin kime ödeneceğinin belirtilmediğini, diğer bir deyişle kimin emrine yazılı olduğunun belli olmadığını, mezkur senette sadece malların nereden alındığı belli olup ödenecek bedelin şirkete mi yoksa şirket sahibine mi ödeneceği yoksa başka bir üçüncü kişiye mi ödeneceğinin belli olmadığını, Türk Ticaret Kanunu madde 776/1-e bendinde açıkça "Kime Veya Kimin Emrine Ödenecek İse Onun Adının" bulunması gerektiğinin düzenlendiğini, yine aynı kanunun 777'inci maddesinde "İkinci ilâ dördüncü fıkralarda yazılı hâller saklı kalmak üzere, 776'ncı maddede gösterilen unsurlardan birini içermeyen bir senet bono sayılmaz." hükmünün çok açık bir şekilde bonoda lehtarın belirtilmemesi halinde senedin kambiyo senedi vasfında olmayacağını gösterdiğini, bu bağlamda senette lehtarın belirtilmediği izahtan vareste olup mezkur senedin kambiyo senedi vasfında olmadığını, bu bağlamda bonoya dayalı olarak ihtiyati haciz kararının verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca belirtilmesi gereken bir diğer hususun ise ihtiyati haciz kararına dayanak edilen bono kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte dayanak yapılan senede ilişkin olarak kanun koyucu tüketiciye imzalatılan senetler hakkında tüketiciyi korumaya yönelik olarak düzenlemeler yaptığını, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun‘un 4. maddesinin 5. fıkrası gereğince; “Tüketicinin yapmış olduğu işlemler nedeniyle kıymetli evrak niteliğinde sadece nama yazılı ve her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde senet düzenlenebilir. Bu fıkra hükümlerine aykırı olarak düzenlenen senetler tüketici yönünden geçersizdir.“ şeklinde olduğunu, yapılan bu düzenleme ile satıcı veya sağlayıcı tarafından zayıf konumda olan tüketiciye emre yazılı senet imzalatılması halinde bu senetlerin tüketici yönünden geçersiz sayılacağı açıkça hüküm altına alındığını, taksitler halinde ödemenin kararlaştırılmış olması halinde her bir taksit için ayrı ayrı senet düzenlenmesi gerektiğinin de belirtildiğini, nama yazılı düzenlemesi gerekirken emre yazılı olarak düzenlenmiş bononun, kambiyo senedi vasfı taşımadığı ancak adi senet olarak geçerli olacağı ve bu geçersizliğin de mutlak defi olarak herkese karşı ileri sürülebileceği bunun sonucu olarak da kambiyo vasfını taşımayan bir senet ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip söz konusu olamayacağını, emre yazılı olmasına rağmen kimin emrine yazıldığı belli olmayan, lehtarı belirtilmeyen geçersiz senede istinaden, davalı yanın alacak iddiasında bulunmasına hukuken olanak bulunmadığını, takibe sıkı sıkıya bağlılık ilkesi gereği huzurdaki davanın münhasıran yargılama konusunu kanunen geçersiz senedin oluşturduğunun izahtan vareste olduğunu, ihtiyati hacze ilişkin olarak yetkiye de itiraz ettiklerini, somut olay açısından geçerli olmayan bonoda müvekkilinin adresinin ... olması sebebiyle söz konusu icra takibi ve ihtiyati haciz talebine yönelik açılacak dosyaların ... Adliyesinde açılması gerektiğini, taraflar tacir olmaması sebebiyle takibe ve dosyaya konu edilen bonodaki yetki kaydının geçersiz sayılacağını, buna göre takibin ve ihtiyati haciz dosyası için açılabilecek yetkili mahkeme ve icra dosyası ... ilçesinin bağlı olduğu ... Adliyesi olduğunu, bu sebeple de ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, dosya kapsamında ihtiyati haczin şartlarının oluşmadığını, ihtiyati haciz, bir para alacağına ilişkin hâlihazırda mevcut veya ileride açılacak bir icra takibinin sonucunu güvence altına almak maksadıyla mahkeme kararıyla borçlunun malvarlığına geçici olarak el konulması olduğunu, somut olay açısından İİK. 257. maddedeki hiç bir şarta uymadığını, geçerli bir bono olmaması sebebiyle ve kanunda belirtilen şartları taşımaması sebebiyle ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
İlk derece mahkemesi ... tarihli ek kararında; İhtiyati hacize itiraz sebepleri İİK'nin 265. maddesinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı itiraz edilebileceği şeklinde sınırlı olarak sayıldığını, mahkememizce verilen ihtiyati haciz şartlarında değişiklik bulunmadığı, itiraz konusu hususların yargılamaya konu olabileceği değerlendirilmekle ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir.
İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; her ne kadar yerel mahkemece verilen ihtiyati hacze itirazın reddine dair karar yerinde olsa da, tarafları lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönüyle usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu sebeple istinaf incelemesiyle istinaf gerekçeleri doğrultusunda yerel mahkeme kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle düzeltilmesini talep ettiklerini, nitekim taraflarınca istinaf kanun yoluna başvuru yapılmadan evvel iş bu karardaki eksikliğin giderilmesi için kararın tavzihinin talep edildiğini, ancak yerel mahkemece talepleri hakkında ... tarihli ara kararla; "... tarihli D.İş kararı ile verilen karar sonucu ihtiyati haciz isteyen lehine vekalet ücretine hükmedildiği anlaşıldığından dosya kapsamında ikinci kez vekalet ücreti takdir edilemeyeceği, ayrıca ihtiyati haciz konusunda tamamlamaya ilişkin karar verilmesi de mümkün olmadığından talebin reddine" şeklinde karar verildiğini, anılan sebeplerle her ne kadar ... tarihli değişik iş kararı ile tarafları lehine vekalet ücretine hükmedilmişse de, ihtiyati haciz kararına borçlu tarafça itiraz edildiğinden yerel mahkemece duruşma açılarak ihtiyati hacze itiraz değerlendirildiğini, nitekim duruşmada ihtiyati hacze itiraz sebepleri yerinde olmadığından talebin reddine karar verildiğini, hal böyle iken ihtiyati hacze itirazların değerlendirildiği duruşmada tarafları lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken eksik inceleme ile taraflarına vekalet ücreti verilmemesinin yerinde olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık ilk derece mahkemesi tarafından verilen ihtiyati haciz kararı nedeniyle hükmedilen vekalet ücretine ilişkindir.
Dosyadaki belgelere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesine, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesince duruşma açılmaksızın dosya üzerinden ihtiyati hacze ve ihtiyati haciz talep eden lehine vekalet ücreti hükmedilmesine karar verildiğine, itirazın duruşmalı değerlendirilmesi nedeniyle ihtiyati haciz talep eden lehine ikinci bir vekalet ücretine hükmedilmesinin yasal bir dayanağının olmadığına göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-... Mahkemesi'nin ... D.İş Esas ... D.İş Karar sayılı dosyasında verilen ... tarihli değişik iş ek kararına karşı ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi....
...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.