Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/186
2025/230
13 Şubat 2025
T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ....
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ : 13/02/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :....
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ...
TARİHİ : 11/09/2024
NUMARASI : ..
DAVALILAR : .....
VEKİLİ : .
DAVACI : ....
VEKİLİ : ....
DAVANIN KONUSU : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
G.KARAR YAZIM TARİHİ : 14/02/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın.....şubesi ile ......arasında Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi akdedildiğini, ....n sözleşmede müteselsil kefil olduğunu, davalıların sözleşme kapsamında müvekkili bankadan kredi kullandıklarını, sözleşmeden kaynaklanan borcun 03.11.2023 tarihi itibariyle kat edildiğini ve borçluya Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi kapsamında kullandırılan ihtiyaç kredisi hesabından dolayı 2.082.593,00.TL, esnek ticari hesabından dolayı 204.984,33.TL, business karttan dolayı 100.401,01.TL, diğer alacaklardan 5.255,05.TL olmak üzere toplam 2.393.234,01.TL nakit ve 120.000,00.TL gayrinakit yasal çek bedeli olmak üzere toplam 2.513.234,01.TL borcu ve borcun ferilerinin ödenmesi için .....Noterliği'nin 07.11.2023 tarihli ve 151039 yevmiye nolu işlemi ile ihtarname gönderildiğini, sözleşmeye göre ihtarnamenin davalılara tebliğ edildiğini, davalı borçluların borcunu ödemediğini, borcun muaccel hale geldiğini, müvekkili banka tarafından ihtara konu alacağın ve ferilerin tahsili için .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası ile borçlu aleyhine takibe geçildiğini, toplam 2.568.570,21.TL alacağın işleyecek temerrüt faizi, ferileri ve icra giderleri ile birlikte tahsilinin istendiğini, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiğini, davalı borçluların icra müdürlüğüne sundukları dilekçe ile takip konusu borca, takibe, faize ve ferilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiklerini, davalıların itirazları üzerine takibin durduğunu, ticari uyuşmazlıkta zorunlu arabuluculuk yolu tüketildiğini, anlaşma sağlanamadığını, davalı borçlular ile davacı müvekkili banka arasında Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi akdedildiğini, davalı borçlularının müvekkili bankaya borcu olduğunu ve borcun ödenmesi gerektiğini bildiklerini, davalıların takip miktarınca borçlu olduğu sözleşme, ticari krediye ilişkin ödeme dekontu, ödeme planı, banka kayıtları ve ihtarname ile sabit olduğunu beyan ederek açıklanan nedenlerle davalıların ....icra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı takip dosyası ile hakkında başlatılan icra takibine yapmış oldukları haksız, kötü niyetli ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptaline, icra takibinin devamına, itiraz edilen miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Davacı tarafın davalı taraftan talep edebileceği asıl alacak miktarları ve işlemiş faiz ile diğer fer'i nitelikteki alacak taleplerinin tespiti bakımından dosya bilirkişiye tevdi olunarak bankacılık mevzuatı konusunda uzman bilirkişi .... rapor aldırılmış ve adı geçen tarafından düzenlenen 12/06/2024 tarihli raporda, davacı tarafın davalı taraftan talep edebileceği toplam alacak miktarının 2.417.002,84.TL olduğu rapor edilmiş, anılan raporun içerik ve gerekçe itibariyle denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu görülerek hükme esas alınmıştır. Davacı tarafın talep etmiş olduğu asıl alacak miktarlarının likit nitelikte olduğu anlaşılmakla, asıl alacak miktarları toplam tutarı üzerinden %20 oranıyla hesaplanan icra inkar tazminatının kabulü yönünde karar verilmiştir. Yapılan açık yargılama, dava, cevap, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi, bilirkişi raporu, icra dosyası ve tüm dosya içeriğine göre; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine" dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı borçluların, müvekkili bankaya Taksitli Ticari İhtiyaç Kredisi, Esnek Ticari Hesap ile Business Kart kullanımından dolayı nakit 2.393.234,01 TL ve 20 adet Mer'i çek yaprağından dolayı da gayrinakit 120.000,00 TL olmak üzere toplam 2.568.570,21 TL borçlu olduğunu, müvekkili bankanın alacağının tahsili için başlatılan ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı icra takip dosyasında nakit ve gayrinakit alacak taleplerinin ayrı ayrı belirtildiğini, itirazın iptali davasında da hem nakit hem de 20 adet Mer'i çek yaprağından kaynaklanan 120.000,00 TL gayrinakit alacak talebinde bulunduklarını, ancak ....Ticaret Mahkemesinin ...Esas, ... Karar sayılı ilamında bu taleplerinin hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, gayrinakit alacak bakımından hüküm kurulmadığını, kararın bu yönüyle eksik ve hatalı olduğunu ve kaldırılması gerektiğini, Yerel mahkemenin vermiş olduğu kararında; dosya kapsamında alınan 12.06.2024 tarihli bilirkişi raporunu esas alındığını, raporda davacı bankanın ihtiyaç kredisi, esnek hesap ve business kart kullanımından dolayı nakit 2.417.002,84 TL alacaklı olduğu ve bunların yanında davalı borçluların 120.000,00 TL gayrinakit alacağı yönünden de bankaya sorumlu oldukları belirtildiğini, ancak yerel mahkemenin, bilirkişi raporunun gayri nakit alacağı bakımından yapmış olduğu bu tespitlerine kararında yer vermediğini, müvekkili banka tarafından icra takibine konu alacakların her biri bakımından hesabın kat edildiğini ve davalı borçlulara ihtar çekildiğini, yine icra takip talebinde ve dava dilekçesinde alacak kalemlerinin her biri ayrı ayrı talep edildiğini, buna rağmen mahkemece gayrinakti talepleri bakımından hüküm kurulmamasının hatalı olduğunu, taraflar arasında yapılan sözleşmenin 11.maddesine göre "Müşteri ve müteselsil kefiller, taksitlerden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi veya vadesinde eksik ödenmesi veya hiç ödenmemesi halinde ayrıca herhangi bir ihbar veya ihtara gerek olmaksızın bakiye alacağın tamamının muaccel olacağını ve bu tutarı derhal ödeyeceklerini, ödemedikleri takdirde söz konusu tutara bu maddeye göre temerrüt faizi işletileceğini..." kabul ve beyan ettiklerini, taraflar tacir olup yapılan sözleşme ile bağlı olduklarını, tarafların arasındaki sözleşmeye göre hesabın kat edilmesi ile birlikte davalı borçluların temerrüde düştüğünü, bu nedenle mahkemece asıl alacak miktarlarına temerrüt faizinin takip tarihinden itibaren işletilmesinin hatalı olduğunu, temerrüt tarihinin yanlış belirlenmiş olması nedeniyle işlemiş faiz miktarları hatalı hesaplandığını, Temerrüt tarihi olarak ihtar tarihinin dikkate alınması gerektiğini, Yerel mahkemenin kararı bu yönüyle de hatalı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava,davacı bankanın karşı tarafa kullandırmış olduğu ticari nitelikli krediden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali ile, icra takibinin devamına ve karşı tarafın icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi istemini ilişkindir.
HMK’nın 355.maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca; HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi üzerine hükme karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Mahkeme kararlarının gerekçeli olması zorunluluğu, HMK'nın 297.maddesi yanında, Anayasanın 141.maddesinde de açıkça belirtilmiştir. Anayasamızın 141/3.maddesinde, "Bütün Mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır." hükmü yeralmaktadır. Yine, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK'nın 297/1-c maddesinde, hükmün kapsamı belirlenirken "c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri(n)..." kararda bulunması gerektiği net olarak hüküm altına alınmıştır. Buna göre, bir mahkeme, hükmünde; tarafların iddia ve savunmalarının özetini yapmalı, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıaları belirledikten sonra, bu vakıalar hakkında toplanan delilleri de belirtip, delilleri tartışmalı ve deliller doğrultusunda sabit görülen vakıaları açıklayarak, bunlardan çıkarılan sonuçlar ile hukuki sebepleri tek tek ve net olarak hükümde göstermelidir.
"Gerekçe" olarak isimlendirilen bu kısmın yazılmasının farklı nedenleri bulunmakta olup, her şeyden önce davanın tarafları bakımından yazılması zorunludur. Gerekçe sayesinde taraflar, mahkemenin, kararı hangi somut verilere dayanarak, bu verileri nasıl yorumlayarak ve hangi hukuksal düzenlemeleri esas alarak verdiğini görebileceklerdir. Böylece mahkeme kararını sadece sonuç olarak değil, verilme dayanak ve nedenleri ile her yönü ile denetleyebileceklerdir. Tarafların mahkeme kararlarını tüm yönleri ile denetleyebilir olmaları, adil yargılanma hakkının da bir gereğidir. Adil yargılanma hakkı Anayasamızın 36/1.maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6.maddesinde düzenlenmiş olup, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin muhtelif kararları ile Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuruya ilişkin kararlarında, kararın gerekçe içermesinin adil yargılanma hakkının somut görünümlerinden biri olduğu kabul edilmiştir.
Gerekçe, aynı zamanda, kararın yargısal denetiminin yapılabilmesi bakımından da gerekli olup, üst derece mahkemesinin hukuka uygunluk denetimini doğru şekilde yapabilmesi için de yazılmak zorundadır. Hatta Yargıtay'ın pek çok kararında, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçenin bulunmasının zorunlu olduğu, maddi olgular ile hüküm arasındaki bağlantıyı açıklamayan, sadece yapılan yargılamayı özetleyen gerekçenin de yeterli olmadığı ve doktrinde zahiri gerekçe (görünürde gerekçe) olarak adlandırıldığı, tarafların mahkemece hükmün hangi maddi ve hukuki sebebe dayandırıldığını anlayabilmeleri ve kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığının denetlenmesinin ancak kararın gerekçeli olmasıyla mümkün olduğu, gerekçesi olmayan, görünürde gerekçeli olan ya da gerekçe ile hüküm fıkrası çelişen kararların ise kanun yolu denetiminin yapılamayacağı belirtilmiştir. Gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki bulunması, resen gözetilmesi gereken ve kamu düzenine ilişkin kaldırma sebebidir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde; davacı tarafın dava dilekçesinde ve icra dosyasında gayrinakdi alacaklara ilişkin de talebinin bulunduğu, davacı tarafın istinaf dilekçesinde gayrinakdi alacaklar yönünden hüküm kurulmadığını ileri sürdüğü, mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesine rağmen gerekçede hangi alacaklar yönünden red kararı verildiği ve gerekçesinin de açıklanmadığı anlaşılmakla; kararın bu gerekçeyle sair istinaf sebepleri incelenmeksizin HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; .....Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen.... Esas, ... Karar sayılı 11/09/2024 tarihli ara kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, kaldırma sebep ve şekline göre sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA,
2-)Dosyanın yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılıp sonucuna göre yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-)İstinaf başvurusunda bulunan tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde başvuran tarafa İADESİNE,
4-)İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda DİKKATE ALINMASINA,
5-)İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-)HMK’nın 359/4.maddesi uyarınca iş bu kararın mahal mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a ve 362/1-g maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/02/2025
...
Başkan
....
Üye
...
Üye
....
Katip
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.