mahkeme 2025/1823 E. 2025/1315 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/1823

Karar No

2025/1315

Karar Tarihi

5 Eylül 2025

T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/1674
KARAR NO : 2025/1498
KARAR TARİHİ : 25/09/2025

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/04/2025
NUMARASI : ... Esas ... Karar

DAVACI : ...-
VEKİLİ : Av. ...-
DAVALI : ... -...
...
VEKİLİ : Av. ...-
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
G.KARAR YAZIM TARİHİ : 26/09/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin inşaat malzemeleri sattığını, davalının talepleri doğrultusunda davalıya 35 adet inşaat makarası, 216 adet 1000 gr lık şakül ve 108 adet 2000 gr lık şakül sattığını, bunları nakliye hizmeti ile davalı tarafa gönderdiğini, söz konusu ürünlerin davalının ... adresine bulunan ticari işletmesine teslim edildiğini, davalının işbu faturalardan kaynaklanan borçlarını ödememesi üzerine 08/11/2022 tarihli, ... numaralı 29.395,28 TL bedelli fatura ve 22/11/2022 tarihli, ... numaralı 637,20 TL bedelli 2 adet faturadan kaynaklı müvekkile ödenmeyen 30.032,48 TL alacağın tahsili amacıyla Denizli İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile davalı-borçlu aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, dava konusu uyuşmazlık fatura olup; alacağın likit olduğunu, davanın kabulü ile avans faizi ile birlikte alacaklarının tahsili ve itirazın iptali için davalı borçlunun icra takibine vaki kötü niyetli itirazının iptaline, masrafların ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu uyuşmazlığın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkilin ikametgahı Fatih-İstanbul olup yetkili mahkemelerin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, müvekkiline fatura edilen bir kısım malların evsafının kararlaştırılan niteliklere uygun olmaması ve önemli bir bölümünün hatalı ve bozuk olması nedeni ile davacı tarafla varılan mutabakat tahtında fatura edilmek suretiyle davacı tarafa iade edildiğini, icra takibi öncesinde müvekkilini temerrüde düşürecek herhangi bir bildirimin söz konusu olmadığını, takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiğini bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında alım satım sözleşmesinden kaynaklı ticari ilişki bulunduğu, takibe konu 08/11/2022 tarihli 29.395,28 TL bedelli faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, yine takibe konu 637,20 TL bedelli faturanın taraflarca BA ve BS olarak vergi dairesine bildirildiği, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporuna mahkememizce itibar edilerek ispat ile yükümlü olan davacının davasını usulüne uygun düzenlenmiş kendisinin ve davalının beyanname ve defter kayıtlarıyla ispat ettiği, davalı tarafın takibe konu borcunu ödemediği icra takibinden önce de davalının temerrüde düşürülmediği, 30.032,48 TL asıl alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne; alacağın taraflarca bilinebilir ve hesaplanabilir nitelikte olmasından dolayı asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerek ise de sehven davanın reddine karar verildiği gerekçesi ile; "Davanın REDDİNE," dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Yerel mahkeme gerekçesinde de müvekkilin alacağının sabit olduğunu ve davanın kabulü gerektiğini belirtmiş ancak davanın kabulüne karar verecek iken sehven davanın reddine karar verdiğini, ara kararı ile çelişmemek için gerekçeli kararda da kararını değiştirmemiş olup; davanın reddine karar verdiğini, müvekkilin hak kaybına sebep olduğunu, müvekkilin yerel mahkemenin sehven vermiş olduğu hatalı kararı sonucu hem hakkı olan alacağını alamamış, yargılama giderlerini ödemeye mahkum kalmış hem de haksız yere vekalet ücreti ödemeye mahkum edildiğini, bu durumun açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak, istinaf nedenleri, dosyada aldırılan bilirkişi raporları ve resen ele alınacak nedenlerle; davanın 32.787,09 TL üzerinden tam kabulü ile; avans faizi ile birlikte alacağımızın tahsili ve itirazın iptali için davalı borçlunun icra takibine vaki kötü niyetli itirazının iptaline, takibin devamına, davalı kötü niyetli olduğu ve alacak likit olduğu için tarafımız lehine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, masrafların ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesi 27/05/2025 tarihli istinaf başvurusu değerlendirme kararı ile; Dava itirazın iptali istemine ilişkin olup, dava değerinin miktarı 30.032,48 TL olduğu, 02 Aralık 2016 gün ve 29906 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 Sayılı Yasanın 41. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 TL'ye çıkarıldığını, bu miktar 2018 yılı için 3.560,00 TL, 2019 yılı için 4.400,00 TL'dir, 2020 yılı için 5.390,00 TL, 2021 yılı için 5.880,00 TL, 2022 yılı için 8.000,00 TL, 2023 yılı için 17.830,00 TL, 2024 yılı için 28.250,00 TL, 2025 yılı için 40.000,00 TL olduğu, istinafa konu karar, anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden miktar itibariyle kesin nitelikte olduğu gerekçesi ile; "İstinaf başvurusunda bulunan davacı ... vekili Av. ...'nin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE," dair karar verilmiştir.
Davacı vekili istinafın reddi kararına karşı istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Yerel mahkeme dosyasında verilen gerekçeli karar 22/05/2025 tarihinde taraflarınca istinaf edilmiş olup; yerel mahkemenin 27/05/2025 tarihli ek kararı ile istinaf başvurularının reddedildiğini, yerel mahkemenin hem gerekçeli kararı hem de istinaf başvurusunun reddine ilişkin vermiş olduğu kararların hukuka aykırı olduğunu, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporları ile alışverişin gerçek olduğu, davalı yanın söz konusu malların kendisine teslim edilmesinden ötürü müvekkil şirkete borçlu olduğunun sabit olduğunu, davalı yanın faturalardan kaynaklı olarak toplam 30.032,48 TL müvekkiline borcu bulunduğunu, bu husus bilirkişi ek raporu ile sabit bir hal almış olup yerel mahkemece sehven davanın reddine karar verilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, takip çıkışı üzerinden kalan eksik harcı 30/10/2024 tarihinde dosyaya yatırdıklarını, bu nedenle sehven davanın reddine ilişkin verilen kararın istinaf incelemesi sonucu kaldırılarak takip çıkışı olan 32.787,09 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini, dava konusu uyuşmazlık fatura olup alacağın likit olduğunu, davalının takibe itirazda açıkça kötü niyetli olduğunu, bu nedenle müvekkili lehine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE :
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava; fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibinde vaki itirazın iptali davası olup mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İlk derece mahkemelerince verilen kararlar aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulabilir. Hükmün verildiği tarih itibarı ile yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 341/2. maddesinde; "Miktar veya değeri Üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir." hükmü mevcuttur. Ayrıca, 6100 sayılı HMK'nın Ek 1. maddesinin 1. fıkrasında; HMK'nın "341. maddesindeki parasal sınırın her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298'inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz." hükmü düzenlenmiş bulunmaktadır.
Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. İstinaf kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen değer dikkate alınır. Faiz, icra(inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz. Öte yandan, Yargıtay'ın yerleşik kararlarında belirtildiği üzere, hükme karşı sadece vekalet ücreti ve/veya yargılama giderleri yönünden kanun yoluna başvurulmuş ise; kesinlik sınırı, dava değerine göre değil, istinaf edilen vekalet ücreti ve/veya yargılama giderlerinin miktarına göre belirlenir.
Yeniden değerleme oranındaki artış sonucu HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, ilk derece mahkemesi karar tarihi (17/04/2025) itibarıyla 40.000,00 TL'dir.
Davacı yönünden istinaf incelemesine konu edilen dava değeri 32.787,09 TL olup karar tarihi itibarı ile HMK.'nun 341-(2) maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının altındadır. Bu durumda ilk derece mahkemesince verilen karar kesin niteliktedir.Nitekim bu husus mahkemenin gerekçeli kararında da belirtilmiş olup, ilk derece mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusu 27/05/2025 tarihli karar ile HMK 346/1 maddesi uyarınca reddedilmiştir.
Bu karara karşı da davacı vekilince istinaf istemine başvurulmuş olup, yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı 40.000,00 TL olduğundan verilen kararın kesin olduğu açıktır.
Bu yasal düzenlemeler karşısında, kanun yoluna başvuru konusu edilen kararın, karar tarihi itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/04/2025 tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararı miktar itibariyle kesin olduğundan davacı vekili vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 341/2. ve 352. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.25/09/2025
...
Başkan
...

...
Üye
...

...
Üye
...

...
Katip
...

Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim