mahkeme 2025/1802 E. 2025/1332 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/1802

Karar No

2025/1332

Karar Tarihi

11 Eylül 2025

T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ : 11/09/2025

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN :...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ...
TARİHİ : ...
NUMARASI : ...

DAVACILAR : ....
VEKİLİ : ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : ...
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Alım Satım)
G.KARAR YAZIM TARİHİ : ...
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ...'in ...Üniversitesi'nde ... Anabilim Dalında Doçent olarak görevli eğitmen; diğer borçlu davacı ...ın ise ...'nde ... statüsünde görevli olarak çalıştığını, davacı ...'in, davalı şirketin müteahhitliğini yaptığı ...'ten konut olarak kullanmak amaçlı bir daire satın almak niyetine girdiğini süreç içinde davalı şirket yetkilisi olarak kendisini tanıtan ...'nün yapılan görüşmeler sonrasında 2.300.000,00 TL. bedel karşılığında taşınmazın satışı konusunda, haricen bir satış vaadi sözleşmesi düzenlenerek anlaşıldığını, hiç konuşulmamış ve bilgi verilmemişken; tapuda devir ve tescilin yapılacağı anda, A Blok, 1 No'lu bağımsız bölüm için (her ne kadar tapu işlem gününe kadar, hiç merak etmeyin birbirimizi tanıyoruz, adreslerimiz belli, sözleşmemiz var diye onuşan şirket yetkilisi iddiasında olan ...) tapuda, işlem yapılan gün ve anda, müvekillerinin önüne imza için sürülen, aleyhine 1.100.000,00 TL. bedelli senet; esasen vade tarihi boş olarak ve illiyet kısmı boş olarak, müvekkili ...'e "borçlu" ve kız kardeşi ...'a "kefil" sıfatıyla ayaküstü imzalatıldığını, anılan senedin emrivaki olarak müvekkillerine imzalatılmasını müteakip; ...ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ...yolu mevkii, ... kain, ... arsa paylı A Blok, zemin kat, 1 no'lu bağımsız bölümün, satışının ... tarih, ... yevmiye ile satış değeri 1.220.000,00 TL. bedel kaydıyla tamamlandığını, satışın yapılmasını müteakip, davalı şirketçe 2022 yılı Temmuz ayı içinde değil, 1 yıldan fazla süre geçtikten sonra tapuda satış değeri olarak gösterilen satış bedeli olan 1.220.000,00 TL. bedelli 01/08/2023 tarih, ...fatura no'lu fatura düzenleyerek, müvekkiline teslim ettiğini, davalı tarafça, anılan bonoya, vade tarihi sonradan eklenerek ve illiyet kısmı da "nakden" biçiminde talil edilerek; ...Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyası ile ihtiyati hacze ve ...Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile de esas takibe konu edildiğini, bu süreçte, ...Mahkemesi'nin ... tarih, ... D.İş ... K. Sayılı ihtiyati haciz kararına itirazları yerinde görülerek, ... Mahkemesi'nin ...tarih, ...D.İş ...K. Sayılı kararı ile ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verildiğini, yine ...Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından, müvekkillerinin banka hesaplarına haciz ve bloke uygulandığını; maaşlarına haciz uygulandığını; sosyal çevresi içinde yaşadıkları utanç dışında, hayatlarını idame ettirebilecek ekonomik hareket alanı bırakılmadığını, ihtiyati haciz talep eden şirketin eyleminin kötü niyetli taciz amaçlı olduğunu, müvekkillerinin işbu dosyadan verilen ihtiyati haciz kararı ve ... Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında yapılan haciz işlemleri ile işyerlerine gönderilen maaş haciz yazıları ile ciddi üzüntü yaşadıklarını, aşkın haciz halinde, müvekkillerinin taşınır taşınmaz tüm mal varlığına ve banka hesaplarına haciz uygulandığını, banka hesaplarının bloke edildiğini, her yönden mağdur edildiklerini, ihtiyati ve esas takip sonrası uygulanan hacizlerin aşkınlığı nedeniyle, aşkın hacizlerin kaldırılması talepli şikayet yoluyla ... Mahkemesi'nin ... Esas sayılı açıldığını, anılan dosyada, ... tarihli ara karar kapsamında, müvekkillerinin düşürüldükleri zor duruma rağmen ... Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına ... Bankası, ... Şubesi Müdürlüğü'nün, ... tarih, ... sayılı, kesin ve süresiz 1.700.000,00 TL. bedelli teminat mektubu sunularak, müvekkili ...'in ... Bankası nezdindeki hesapları üzerindeki haciz ve blokelerin kaldırılabilmesinin sağlanabildiğini, anılan dosyada yargılamanın halen devam ettiğini, bono üzerindeki vadenin gelip gelmediğinin tartışmalı olduğunu, zira müvekkillerinin temerrüde düşürülmediğini, davalı tarafça tadil edilen/yazılan vade tarihinden haberdar edilmediğini, davacıların, davalı şirketten herhangi bir borç, ödünç ilişkisine girmediğini, davalı alacaklı şirketin, müvekkiline 1.100.000,00 TL. Borç/ödünç para verdiğini ticari defter ve kayıtları ile ispatla yükümlü olduğunu, aynı zamanda, 2.300.000,00 TL. karşılığı sattığı daire ile ilgili neden bir yıldan fazla zaman sonra ve neden sadece 1.220.000,00 TL. bedelli fatura düzenlediğini hem mahkemeye hem de Gelir İdaresi Başkanlığı'na izah etmekle yükümlü olduğunu, süreç içinde davacıların her "senet bedelini ödeyelim, senedimizi alalım" yönündeki her taleplerine; her defasında, davalı şirket ortağı ...'nün "kaçıyor muyuz, hepimiz buradayız, hallederiz, çayımızı içelim, buyrun, telaş etmeyin" yönünde karşılık vererek oyaladığını, davacıların, davacı şirket ortağı ... ile görüşürken, üç gün öncesine kadar senedin vadesinin alacaklı tarafça kötü niyetli biçimde doldurularak cebri icraya konu edildiğini gösterir, haber verir hiç bir eylem ve bildiriminin olmadığını, iş bu dava dosyası ve icra takibi öncesinde, müteahhit alacaklı şirketin, şirket ortağı ... eliyle, her ne kadar iş bu dosyada borçlu sıfatıyla yer alan ...'e ...'nde kain A Blok, 1 No'lu bağımsız bölümü satmış ise de, kardeşi diğer ...'a da F Blok 3 No'lu bağımsız bölümü satmak konusunda yazılı harici sözleşme ile vaadde bulunduğunu, anılan F Blok 3 No'lu bağımsız bölümün anahtarını müvekkili ...'a teslim ettiğini, davacı ..., her ödeme yapmak istediğinde de alacaklı şirket ortağı ...'nün "sözleşme var, o daire sizin, dilediğiniz gibi kullanın" vaadinde bulunduğu için, müvekkili ...'ın, her ne kadar tapuda kendi adına devredilmemiş de olsa, ...'nün beyan ve 3.300.000 TL. satış bedeli üzerinden satın alacağı vaadlerine iyi niyetle inanarak; her defasında, farklı bir ildeki dairesinin tapusunu ödemeden düşmek için devir ve tescilini defaatle teklif etmesine rağmen; aynı biçimde "F Blok 3 No'lu daire sizin, eşyalarınızı da koyabilirsiniz" vaadlerine inanarak; anılan ...'ndeki F Blok, 3 No'lu bağımsız bölüme; kendi zevkine göre, gömme dolap içeren sabit gardrop; salona televizyon ünitesi; mutfağa özel projelendirilmiş mutfak sistemi, girişe portmanto, balkon kapılarına, pencerelere sineklik vb. (güncel değeri 700.000,00 TL.'nin üzerinde olmakla) ek masrafları nakden ve defaten kendisinin karşıladığını, son bir yıl içinde ev eşyalarını da içeri koymuşken; iş bu ihtiyati haciz aşamaları ile eş zamanda "F Blok, 3 No'lu dairenin şu andaki değeri 11.000.000 TL.dir. Ödeyin alın!" söylemine geçtiğini, bunun üzerine davacı ...ın alacaklı şahıs ve ...'nün sözleşme kurallarına, taahhütlerine uymayacağını anlayarak mümkün olan en kısa zamanda kendi özel eşyalarını, F Blok, 3 No'lu bağımsız bölümden tahliye ettiğini, ancak anılan bağımsız bölüme davacı ...'ın bedelini ödeyerek satın aldığı sabit mobilyaların anılan bağımsız bölümde kaldığını, istirdat haklarının saklı olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin tüm talep, dava, idari şikayet hakları ile savcılık şikayet ve savunma hakları saklı kalmak kaydıyla, ... Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında mübrez, 1.700.000,00 TL. bedelli teminat mektubunun varlığı ve üzerine eklenecek, iş bu dava dosyasından yapılacak dosya hesabı sonunda, verilecek karara uygun ek teminat karşılığında davacıların tüm taşınır-taşınmaz mal varlığı üzerindeki tüm hacizlerin, İcra gayrimenkul satış işlemlerinin durdurulmasına, Maaş hacizlerinin, Banka hesaplarındaki haciz ve blokelerin kaldırılmasına, nihayeten iş bu dava dosyasındaki yargılama sonuna kadar, alacaklı tarafça ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki tüm cebri icra işlemlerinin, ihtiyati tedbir olarak durdurulmasına karar verilmesine, ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında oluşan, 1.100.000,00 TL. senet bedelini aşan, senet bedeli üzerinde kalan sair borç miktarından (müvekillerinin bilgisi dışında vade tarihi eklenmekle işletilen faiz miktar ve oranından, ihtiyati haciz masraf ve vekalet ücreti; icra takibi masraf ve vekalet ücreti, yargılama kalemleri; icra dosyasında oluşan sair giderlerden) rakamdan müvekillerinin sorumlu ve borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; söz konusu menfi tespit davasının dayanağının kambiyo niteliğine haiz senet olduğunu, bedelinin belirli olduğunu, icra takibine geçildiğini, kapak hesabının belirli olduğunu, kısmi dava olarak açılmasının hukuka aykırı olduğunu, açılan kısmi davanın usulen reddi gerektiğini, davacı ... tarafından 29/07/2022 düzenleme tarihli, 20/08/2022 vade tarihli, kefilin diğer davacı ... ..'ın olduğu 1.100.000,00-TL bedelli bono imzalandığını ve davalı şirkete verildiğini, söz konusu senedin kambiyo vasfında olduğunu, borçlular tarafından, senedin vadesinin gelmiş olmasına rağmen senet bedelinin davalı şirkete ödenmediğini, borçluların "En kısa sürede ödeyeceğiz." bahaneleriyle yaklaşık 2 yıl kadar geçtiğini ancak borcun ödenmemesi nedeniyle davalı şirketin yasal yollara başvurmak zorunda kaldığını, davacıların mal kaçırma ihtimaline karşılık, müvekkili şirketin mağdur durumda kalma ihtimali olduğundan,... Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu burada verilen ihtiyati haciz kararının ...Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına sunulduğunu, karar gereği davacıların (Borçluların) taşınır ve taşınmaz mallarına ihtiyati haciz şerhi konulduğunu, verilen ihtiyati haciz kararı sonrasında, davacıların ... Mahkemesinin ... D.İş sayılı kararına itiraz etmeleri neticesinde, 18/09/2024 tarihinde ihtiyati hacze itiraz değerlendirme duruşması yapıldığını ve ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verildiğini, ... tarihinde ... Karar No ile ihtiyati haciz kararının kaldırıldığını, ... Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasının istinaf incelemesinde olduğunu, bu sırada icra takibinin kesinleştiğini ve icra dosyası kapsamında borçlular adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallar üzerindeki hacizlerin kesinleştiğini, borçluların söz konusu duruşmadaki beyanlarında açıkça borcu ve senedi kabul ettiklerini, davacıların gerek 18/09/2024 tarihli duruşmadaki beyanlarında gerekse işbu davadaki dava dilekçesinde açık bir şekilde borcu ve senedi kabul ettiklerini, davacıların imzaya itirazlarının bulunmadığını, borcu bulunmadığına ilişkin bir beyanları olmadığı gibi, aksine borcu açıkça kabul ettiklerini, vadesi 2 yılı geçmiş borç bakiyesinin borçlular tarafından ödenmediğini, borçlu tarafın borcunun dayanağının senet olup, kesin vade bulunduğunu, borçlunun temerrüde düşürülmemesi yönündeki iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, iddia ve beyanlarının tümünün soyut olduğunu, dava konusu senet incelendiğinde, senet üzerinde herhangi bir tahrifat yapılmadığının anlaşılacağını, davacıların kötüniyetle, ödemekle yükümlü oldukları, kabul ettikleri borcu, ödemede gecikmeye düşürmek ve davalı şirketi ekonomik anlamda mağdur etmek amacıyla, böyle bir dava açma yoluna gittiklerini, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, mahkemenin ... tarihli ara kararının davalı şirketin alacağını tahsil etmesinin önüne geçtiğini, ihtiyati tedbir kararının hukuka aykırı olduğunu, kurulan bu ara karar ile birlikte müvekkili şirketin, alacağını icra kanalıyla alamadığı gibi ödemelerini gerçekleştirmede güçlük çektiğini, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, dava dilekçesinde, davacıların, dava konusu senet ile ilgili olarak iki iddiası bulunduğunu, bu iddiaların, senet vadesinin sonradan eklendiği ve "nakden" ifadesinin tahlil edildiği olduğunu, davacı tarafın bu iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın açıkça 1.100.000-TL borcu olduğunu beyan ettiğini, vade tarihinin sabit olduğunu, senedin geçerlilik unsurlarının, kanunda açıkça yazılı olduğunu, "nakden" ibaresinin hiçbir hükmünün bulunmadığını, söz konusu senedin kambiyo vasfına haiz olduğunun sabit olduğunu, söz konusu davanın sonuç istem başlığında açıkça, 1.100.000-TL senet bedelini aşan, senet bedeli üzerinde kalan sair borçlardan, faiz miktar ve oranından, ihtiyati haciz masraf ve vekalet ücreti, icra takip masraf ve vekalet ücreti, yargılama kalemleri, icra dosyasında oluşan sair giderlerden rakamdan davacıların sorumlu ve borçlu olmadığının tespiti talebi bulunduğunu, davacı tarafın, açıkça 1.100.000-TL bedeli kabul etmesine, yargılama konusunun, 1.000.000-TL bedelin üstüne ilişkin olmasına rağmen, mahkemece talebi aşan şekilde tedbir kararı verildiğini, davacı tarafın, dava dilekçesinin 12 numaralı başlığında açıkça, "süreç içerisinde, ne ilginçtir ki, iki yıldır, müvekkillerimin her "senet bedelini ödeyelim, senedimizi alalım" yönündeki talebimize, her defasında, davalı şirket ortağı "...": "kaçıyor muyuz, hepimiz buradayız, hallederiz, çayımızı içelim, buyrun, telaş etmeyin" yönünde karşılık vererek oyalamıştır." şeklinde beyanlarının açık olduğunu, davacıların da 2 yıldır ödemek için uğraşıyoruz ama parayı almadıkları için ödeyemedik, şeklinde beyan verdiklerini, borçlu/davacı tarafın dahi, aslında 2 yıldır ödemeleri gereken bir borçları olduğunu açıkça beyan ettiklerini, ikrarlarının sabit olduğunu, 2 yıldır ifadesi ile, işbu davadaki vade tarihinin sonradan doldurulduğu iddialarının birbirleri ile çeliştiğini, davacı tarafın yine dava dilekçesinde bulunmadığı, davadaki isteminin açıklattırılmasından sonra beyan ettiği, takas ve mahsup iddialarını da kabul etmediklerini ve muvafakat etmediklerini, söz konusu davanın, kısmi dava olarak açıldığını, kısmi dava olarak açılmasının hukuka aykırı olduğunu, tüm rakamlar belirli ve sabitken davacı tarafın harç ödememek için, kısmi şekilde bir dava açmışsa da usulen de reddi gerektiğini savunarak, davanın reddini ve davacıların kötü niyetle sırf davalının alacağının geciktirilmesi sebebiyle eldeki davayı açmaları nedeniyle alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesinin ... tarihli ... Esas ...Karar (Eski Esas) sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine Dairemizin ... Esas ... Karar sayılı ... tarihli kararı ile ilk derece mahkemesi kararının ve ... tarihli ara kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiş, ilk derece mahkemesince dosya ... Esas numarasını almıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece kaldırma kararı doğrultusunda ... Sicil Müdürlüğüne, ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne, ... Esnaf Odasına, ...Ticaret Sicil Müdürlüğüne, ... Vergi Dairesine, ... Esnaf Odasına yazılan müzekkere cevaplarında; taşınmazı satın alan davacının ticari veya mesleki amaçlarla hareket etmeksizin kullanım ihtiyacı kapsamında taşınmazı satın aldığının anlaşıldığını, bu suretle taşınmazı satın alan davacının Tüketici sıfatı gereği mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın nöbetçi ... Mahkemesine ( Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) gönderilmesine, her ne kadar mahkeme tarafından verilen ... tarih ve ... Esas-... Karar sayılı görevsizlik kararı ile beraber mahkememiz tarafından verilen ... tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmemiş ise de; ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih ve ... Esas ...Karar sayılı ilamı içeriği gereği "Diğer yandan, HMK 390. maddesine göre ihtiyati tedbirin, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edileceği gözetildiğinde, tedbir kararının görevsiz mahkemeden talep edildiği ve verildiği anlaşılması halinde görevsizlik kararı verilmekle birlikte, görevsiz olarak verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına da karar verilmesi gerekirken, bu konuda karar verilmemiş olması yanlış olmuştur. (Yargıtay 4. HD. 2012/13597 Esas ve 2013/688 Karar sayılı ilamı)" görevsizlik kararı ile beraber ihtiyati tedbir kararında da kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği belirtildiğinden mahkemece konulan ... tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, yine mahkeme tarafından verilen ... tarihli ara karar içeriğinde tedbir kararı ile beraber ilgili icra müdürlüğüne tedbir kararının işlenmesine yönelik müzekkere yazıldığından BAM kararı doğrultusunda tedbir kaldırma kararı ile beraber tedbir kararının kaldırıldığına ilişkin ilgili icra müdürlüğüne müzekkere yazılmasına karar verildiği gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nun 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, mahkemenin görevsizliğine, mahkemece verilen ... tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir kararının kaldırıldığına ilişkin .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına müzekkere yazılmasına, 6100 sayılı HMK:nun 20/1 maddesi gereğince görevli ve yetkili mahkemenin Nöbetçi ... Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) olduğunun tespitine, 6100 sayılı HMK.nun 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili Nöbetçi ...Asliye Hukuk Mahkemesine (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) gönderilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Mahkemece ... tarihinde, gerekçesiz ve adil yargılanma haklarını ihlal eder biçimde, yasa ve usule aykırı görevsizlik kararı ile birlikte "ihtiyati tedbirin" kaldırılması kararı verildiğini, esasen müvekkillerinin haklarının korunması beklenirken, karar kesinleşmeden, mahkemece yasa ve usule aykırı olarak, ihtiyati tedbirin kaldırıldığının icra dosyasına bildirildiğini, ihtiyati, tedbirin kaldırılmasına göre icra dosyasında işlem yapılması bildirilmekle; ... Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında mevcut teminat mektubu nakde çevrilerek ve nakit teminat ile birlikte alacaklıya ödendiğini; kalan küçük bakiyenin de, iş bu dosyada depo edildiğini 332.025,00 TL. nakit teminatın icra dosyasına gönderilmesi sonucu, faizden kaynaklanan kısmın da müvekkilleri tarafından tamamlanmakla, anılan icra dosyasının, itfa edildiğini, iş bu dava dosyasındaki tüm talep, iddia ve savunmalarının görmezden gelindiğini, müvekkillerinin adil yargılanma hakkının mahkemece, aleni biçimde ihlal edildiğini, uyuşmazlık konusu hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşmasına ya da tamamen imkânsız hâle gelmesine (HMK m. 389, I) engel olunması için ihtiyati tedbir kararının, uyuşmazlık tam olarak açıklığa kavuşuncaya kadar etkisini sürdürmesi ilkesinin benimsendiğini, bu bağlamda, ihtiyati tedbirin etkisinin süre bakımından sınırı HMK m. 397, II’de düzenlendiğini, bu hükme göre, “ihtiyati tedbir kararının etkisi, aksi belirtilmediği takdirde, nihai kararın kesinleşmesine kadar devam eder.” mahkemece, anılan yasa hükmüne uyulmadığını; yasa ve usule aykırı olarak, müvekkillerinin hakkının korunmadığını, aksine alacaklının hakkı korunarak, yasa ve usule aykırı olarak icra dosyasına depo edilen teminatın alacaklıya ödenmesinin sağlandığını, mahkemenin yasa ve usule aykırı kararı ile müvekkillerinin, hukuki korunma haklarından yoksun kaldığını; dosyada mübrez dilekçelerinde belirttikleri Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi içtihatlarına aykırı karar tesis edildiğini, dolayısıyla, önceki dilekçelerinde yer verdikleri ulusal ve uluslararası mevzuat ile içtihadi kararlar kapsamında, tartışmaya kapalı biçimde ... Mahkemesi'nin iş bu dava dosyası konusunda görevli ve yetkili tek mahkeme olmasına rağmen, mahkemece yasa ve usulün açık hükümlerine aykırı hareket edilerek, görevsizlik kararı ve beraberinde ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verildiğini, mahkemenin iş bu dosya konusundaki kararsız; bir ay önce davalının ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebini ...tarihli kararı ile ret edip, ...tarihinde, ... tarihli ara kararındaki gerekçesine aykırı biçimde ihtiyati tedbiri kaldırıp, görevsizlik kararı tesis etmesinin, yasa ve usule olduğu kadar, hukukun genel ilkelerine de aykırı olduğunu, mahkemenin "Hukukun Yeknesak Şekilde Uygulanmasında Mahkemelerin Rolü" başlıklı, Yargıtay editörlüğünde Avrupa Konseyi Ankara Program Ofisi tarafından yayınlanan 2023 tarihli 20 No’lu görüş (2017)'ün giriş bölümünde yer alan:"5-Hukukun yeknesak şekilde uygulanması, kanun önünde eşitlik ilkesi yönünden esastır. Bunun yanında hukuki kesinlik ve öngörülebilirliğe ilişkin mülahazalar, hukukun üstünlüğünün ayrılmaz bir parçasıdır. Hukuk devleti ilkesinin uygulandığı bir devlette vatandaşlar, haklı olarak, diğerleri ile eşit biçimde muamele görmeyi bekler ve benzer davalarda önceki kararlara güvenebilir, böylece eylemlerinin veya ihmallerinin hukuki sonuçlarını tahmin edebilir. 6-Hukuk devleti ilkesine dayanan bir devletin temel bileşenlerinden biri olan halkın yargı sistemine güveni, çelişkili mahkeme kararlarının süregelmesi hâlinde azalır ve muhtemel bir hukuki belirsizlik durumu oluşabilir. Hukukun tutarlı ve yeknesak şekilde uygulanması, halkın mahkemelere olan güveninin artmasına katkıda bulunur ve halkın hakkaniyet ve adalet algısını geliştirir." tespit ve önerisine külliyen aksi yönde bir karar tesis ederek, müvekkillerinin adalete inancını yaraladığını, dava konusunun bir kambiyo senedi niteliğindeki "bonoya" dayalı icra takibine yönelik menfi tespit talebi olduğunu, davalı tarafın, bir şirket olduğunu, dava konusu ihtilafın, TTK. Md. 4 ve 5'te sayılan "mutlak ticari dava" niteliğinde olduğunu, mahkemenin, aksi yöndeki, tespit ve kararı tartışmalı ve hukukun yeknesaklığını zedeler nitelikte olduğunu, mahkemenin, bir ay önce verdiği kararın aksi yönündeki kararını, önceki ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine yönelik kararını neden kaldırdığını "makul bir gerekçeye" bağlamadan, "gerekçeli" adı altında bir karar tesis ettiğini, mahkemenin tapudaki devir-tescilin tamamlandığını sebepsiz dikkate almadığını, zira davalı şirketin, tapuda taşınmaz devrini, "satış bedelini tahsil ettiği" ikrarı ve ferağ beyanı ile müvekkilini borçtan ari kıldığını, ...Mahkemesi'nin, gelinen aşamaya yaklaşık 1 yıl kadar davanın esasına girmiş iken, halihazırda toplanmamış delillerin toplanacağı ve süreç olarak tahkikata geçileceği aşamada; görevsizlik kararı verilmesinin hukuki düzenlemeyle ve hukuka güven ilkesiyle çeliştiğini, nihayetinde, "senedin kambiyo vasfı" ve senet üzerinde kayıtlı "nakden ahzolunmuştur" ifadesinin tartışma yerinin "Asliye Ticaret Mahkemesi" olduğunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 46. Maddesi gereği, tazminat talep ve dava haklarının saklı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin tüm talep, dava, idari şikayet hakları ile savcılık şikayet ve savunma hakları saklı kalmak kaydıyla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak alacaklı tarafından haksız biçimde tahsil edilen [icra dosyasına depo edilen: 1.700.000,00 TL. Teminat mektubu + 513.000,00 TL. Nakit teminat + Asliye Ticaret Mahkemesi'ne depo edilen 332.025,00 TL. Nakit teminatın + müvekkilerimce icra dosyasına ödenen faiz farkı toplamı 32.054,89 TL. olmak üzere] toplam 2.577.079,89 TL. ve sair fer'ilerinin ... Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına iadesine, yargılama sonuna kadar alacaklıya ödenmemesine; görevli ... Mahkemesi'nin yargılamaya devam etmesine karar verilmesine; nihayetinde ...Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında oluşan, dosya borcundan, müvekkillerinin, davalıdan borç almamış olması ve zor ve baskı altında düzenlenen takip dayanağı senet ile ilgili borçlu bulunmadığının tespiti taleplerinin ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, taşınmaz satış sözleşmesi kapsamında verildiği ileri sürülen kambiyo senedinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik menfi tespit talebine ilişkindir.
Göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olup aynı Kanun'un 114/1-c maddesine göre mahkemenin görevli olması dava şartıdır. 6100 sayılı Kanun'un 115 inci maddesine göre; dava şartlarının mevcut olup olmadığı, taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilir. Bu nedenle, dava açılırken dayanılan hukuki ve maddi olguların göreve etkili olduğu durumda öncelikle hukuki nitelendirme yapılmalı ve sonucuna göre mahkemenin görevsiz olduğu kanısına varılırsa dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmelidir. Görev nedeniyle ret kararında, görevli mahkemenin hangi mahkeme olduğu belirtilmeli ve dava dosyasının bu görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmelidir.
Dosyadaki belgelere, mevcut delil durumuna, kararın dayandığı delillerle belirtilen gerekçelere, davacı tarafın ileri sürülen sözleşmede tüketici vasfında olmadığına ilişkin bir iddiada bulunulmadığına, ilk derece mahkemesinin kaldırma kararımız doğrultusunda araştırma yapıp karar vermesine, görevsiz mahkemede verilen ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesinde yanlışlık bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-... Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas .. Karar sayılı kararına karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile kesin olarak karar verildi....
...

Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim