mahkeme 2025/1363 E. 2025/1370 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/1363

Karar No

2025/1370

Karar Tarihi

11 Eylül 2025

T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ : 25/09/2025

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ...
ÜYE : ....
ÜYE : ....
KATİP : ...

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ..
TARİHİ : 28/03/2025
NUMARASI : ...

DAVACI : ....
VEKİLİ : Av....
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av....
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
G.KARAR YAZIM TARİHİ : 25/09/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı aleyhine, davalı banka tarafından ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile (eski esas ....İcra Müdürlüğü esas) 790.503,06 takip çıkışlı ve 56.149,09 tl gayrinakti kredi depo talepli ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkili davacı aleyhine ilamsız icra takibi yapılmasının yasal olmadığını, müvekkili davacının dava konusu icra takibinden borçlu olmadığının tespiti ve icra takibinin iptali istemi ile işbu davayı açtığını, davalı banka ilamsız icra takip dayanağı olarak, 22.11.2017 tarihli 750.000 TL bedelli sözleşme ile 31.05.2019 tarihli 750.000 TL bedelli sözleşmeleri gösterdiğini, ancak takip dayanağında yazılı olan ....Noterliği hesap kat ihtar tarihi ise 27.05.2019 tarihli olduğunu, yani ikinci sözleşmeden önce hesabın kat edildiğini, davalı bankanın takip dayanağı yaptığı kredi sözleşmelerinde müvekkili davacının kefil olduğunu, müvekkili davacının, takip konusu kredi sözleşmelerinden kaynaklanan borç ve kendi kefaleti için adına kayıtlı olan taşınmazına davalı banka lehine 1.000.000 TL ipotek tesis edildiğini, davalı bankanın, aynı alacak sebebi ile... Müdürlüğü .... esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi ile takip başlattığını, yapılacak bilirkişi incelemesinde bu ipoteğin müvekkili davalının kefaleti için teminat verildiği sabit olacağını, davalı bankanın ipotek ile teminat altına aldığı bu alacağı için müvekkili aleyhine kefil sıfatı ile ilamsız takip başlatmasının usul ve yasaya uygun olmadığını, davanın kabulü ile müvekkili davacının dava konusu icra takibinden davalı bankaya borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin müvekkili davacı yönünden iptaline,yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı aleyhine ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile (eski esas .... İcra Müdürlüğü ...) ilamsız icra takibi başlatıldığını, Davacı taraf ilamsız takibin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle menfi tespit davası açtığını ancak anılan borcun mevcut olmadığı iddiası için bir gerekçe belirtmediğini, davacının menfi tespit talebi açıkça haksız olduğunu, davacının ipotek ile teminat altına alınmış alacak için ilamsız icra takibi başlatılamayacağı iddiası menfi tespit davasının konusu olmadığını, dava görevsiz mahkemede açıldığını, davacının taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olması ve davanın görevsiz mahkemede açılmış bulunması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; 22/11/2017 tarihli kredi sözleşmesinin incelenmesinde; dava dışı kredi borçlusu şirket olan .... Limited Şirketi ile davalı Banka arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, genel kredi sözleşmesinin incelenmesinde davacının, kredi borçlusu şirketin borcu için 750.000,00 TL limitle müteselsil kefil olarak imza attığı, anılan kredi sözleşmesinin teminatı olarak ... İli ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel,b blok, 4. Kat, 9 numaralı bağımsız bölümde davacı adına kayıtlı bulunan taşınmazın ipotek olarak verildiği ve taşınmazın sahibinin davacı olduğu, davacının 22/11/2017 tarihli kredi sözleşmesi bakımından hem müteselsil kefil hem de ipotek maliki- borçlusu olduğu, anılan 01/03/2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ipotek akit tablosunun incelenmesinde (ipotek belgeleri ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası esas sayılı dosyası üzerinden incelenmiştir) ipoteğin müteselsil kefil davacının borçlarını da kapsadığı, bu durumda müteselsil kefil olan davacı da kendi kefaletinin ve asıl borçlunun borcunun teminatı olarak ipotek verme nedeniyle gerek asıl borçlu şirket, gerekse müteselsil kefil olan davacı haklarında öncelikle İİK 45. maddesinde öngörülen rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması zorunluğu bulunduğundan asıl borçlu ve ipotek veren kefil hakkında öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılması gerektiğinden ve anılan takipte ipoteğin paraya çevrilmesi ile alacağın karşılanmaması durumunda kefil davacıya başvuru yolu kullanılabileceğinden; ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takibin başlatıldığı ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak şartı ile ifadesinin de yer almaması nedeniyle 18/03/2018 tarihinde başlatılan ... Dairesi'nin ... esas sayılı ilamsız takip kapsamında davacıya kefil- ipotek borçlusuna başvuru şartları gerçekleşmediği,
31/05/2019 tarihli kredi sözleşmesinin incelenmesinde; dava dışı kredi borçlusu şirket olan ... ile davalı Banka arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, genel kredi sözleşmesinin incelenmesinde davacının, kredi borçlusu şirketin borcu için 750.000,00 TL limitle müteselsil kefil olarak imza attığı, asıl borçlu yönünden hesabın kat edilmesi kredi sözleşmesinden doğan alacağın muacceliyeti için yeterli ise de, müteselsil kefile başvuru için yeterli olmayıp, müteselsil kefile başvurulabilmesi için asıl borçlunun ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olup olmadığının ilgili belgelerden anlaşılması gerektiği, sonuç olarak Türk Borçlar Kanunu’nun 586. maddesine göre müteselsil kefile başvurulabilmesi için borçlunun, ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması koşulunun oluşup oluşmadığının tespiti gerekli olup,asıl borçluya usulune uygun bir şelilde alacaklı banka tarafından ihtarname gönderilip gönderilmediğinin mahkememizce denetlenmesi gerektiği, menfi tespit talep edilen ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; ... Noterliği'nin 27/05/2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesinin düzenlendiği, anılan ihtaratın, muhataplar ile ihtar eden arasında akdedilen ve muaccel hale gelen kredi borçlarının tahsili için düzenlendiği ancak ödeme emrine konu edilen 31/05/2019 tarihli kredi sözleşmesinin ihtarnameden sonraki bir tarihte düzenlendiği, 31/05/2019 tarihli kredi sözleşmesi adına kredi borçlusu şirkete hesap kat ihtarının tebliğ edildiğine dair herhangi bir hesap kat ihtarnamesinin bulunmadığı, bu nedenle borçlu şirkete hesap kat ihtarının tebliğ edilmemiş olması nedeniyle; alacak muaccel hale gelmediğinden davacı kefile başvurulamayacağı anlaşıldığından anılan sözleşme yönünden de takip şartları gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, yine davalının davacı adına icra takibi başlatmasında ve başlatılan icra takibini sürdürmesinde kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davalı aleyhine icra ve inkar tazminatına hükmedilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Müvekkili banka tarafından, davacı aleyhine .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davacı tarafça öne sürülen, ipotek ile teminat altına alınmış alacak için ilamsız icra takibi başlatılamayacağı iddiası menfi tespit davasının konusu olmayıp davanın görevsiz mahkemede açıldığını, bu gerekçeyle açılan davanın icra hukuk mahkemesinde açılması gerektiğini, davacının talepleri açıkça dayanaktan yoksun olup davanın görevsiz mahkemede açılmış bulunması sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, önce rehne müracaat kuralının istisnalarından biri 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun müteselsil kefalet başlıklı 586. Maddesinde düzenlendiğini, madde metninden de anlaşıldığı üzere alacaklının asıl borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçlüğü içinde olması gerektiğini, bir üçüncü kişi hem asıl borç için ipotek vermiş, hem de asıl borca müteselsil kefil olmuş ise, alacaklı o kişiye karşı hem (asıl borçlu ile birlikte) ipotek veren üçüncü kişi sıfatı ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabildiğini, hem de ipotek limiti dışında kalan alacak bölümü için müteselsil kefil sıfatı ile genel haciz yolu ile takip yapabildiğini, her ne kadar bilirkişi raporunda ve yerel mahkeme kararında, davacının 22/11/2017 tarihli kredi sözleşmesi bakımından hem müteselsil kefil hem de ipotek maliki- borçlusu olduğu, 01/03/2018 tarihli ve .... yevmiye numaralı ipotek akit tablosunun incelenmesinde ipoteğin müteselsil kefil davacının borçlarını da kapsadığının anlaşıldığını, müteselsil kefil olan davacı da kendi kefaletinin ve asıl borçlunun borcunun teminatı olarak ipotek vermiş olması nedeniyle gerek asıl borçlu şirket, gerekse müteselsil kefil olan davacı haklarında öncelikle İİK 45. maddesinde öngörülen rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması gerektiği kanaatine varılmışsa da 01/03/2018 tarihli ve 5074 yevmiye numaralı ipotek akit tablosu incelendiğinde yalnızca asıl borçlunun borcunun teminatı olarak ipotek vermiş olup ipotek kendi kefaletinin teminatı niteliğinde olmadığını, hal böyleyken müvekkili banka tarafından asıl kredi borçlusu şirkete çekilen ihtarın sonuçsuz kaldığı göz önünde bulundurulduğunda TBK m. 586'daki şartların oluştuğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla istinaf taleplerinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi ile; İlk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair kararı ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olduğunu, Yüksek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ... esas-... Karar sayılı ilamında yer verildiği üzere, davalı aleyhine menfi tespit davası açmakta hukuki yarar bulunduğu gibi, müvekkili davacı müteselsil kefil aleyhine haksız olarak yapılan genel haciz yolu icra takibi itiraz edilemediğinden kesinleşmiş olduğunu davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, menfi tespit talebine ilişkindir.
Başkasının borcu için taşınmazı üzerinde ipotek veren kişi bu nedenle temel borç ilişkisinin borçlusu veya kefili hâline gelmez. Başkasının borcu için taşınmazı üzerinde ipotek tesis eden kişinin ipoteğin temin ettiği alacağın borçlusu durumunda olmaması, kendisine karşı alacaklının borcun ifası için talep ve ihtarda bulunmasına da engel teşkil eder. İpotek veren üçüncü kişi malikin borçtan sorumlu olmayıp sadece borç ödenmediği takdirde rehinli malın satışına katlanmak yükümlülüğü altında bulunması taşınmazın satış bedelinin karşılamadığı alacak kesiminden de sorumlu olmamasını gerektirir. İpotek veren üçüncü kişi ipoteğin temin ettiği alacağın borçlusu durumunda olmadığından ödeme talebinin muhatabı olamaz. Alacaklı borçtan şahsen sorumlu olmayan malikten ifa talebinde bulunamaz, onu ifaya zorlayamaz. Malikin borçlunun borcunu ifa ederek ipoteğin satılmasına engel olabilmesi, alacaklının malikten ödeme isteminde bulunabileceği anlamına gelmez.
İİK'nın 45. maddesi asıl borçlular ile ilgili olarak düzenlenmiş olup, alacağı rehinle temin edilen bir kimsenin, "rehni veren" hakkında doğrudan doğruya genel haciz yolu ile takibe geçilmesini önlemekte ve rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğini öngörmektedir.
Önce rehne müracaat kuralının istisnalarından biri TBK'nın 586. ve 587. maddelerinde düzenlenmiştir. TBK'nın müteselsil kefalet başlıklı 586. maddesinde " Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir" hükmü yer almaktadır.
Bir üçüncü kişi hem asıl borç için ipotek vermiş, hem de asıl borca müteselsil kefil olmuş ise, alacaklı o kişiye karşı hem (asıl borçlu ile birlikte) ipotek veren üçüncü kişi sıfatı ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir, hem de ipotek limiti dışında kalan alacak bölümü için müteselsil kefil sıfatı ile genel haciz yolu ile takip yapabilir ( Kuru, B.:İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s. 989)(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/12-356 esas 2019/711 karar sayılı ilamı)
Bu genel açıklamalardan sonra somut olay incelendiğinde; öncelikle eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmaktadır.Yukarıda belirtilen ilkelerin belirlenebilmesi ve denetlenebilmesi için dava konusu icra takibine ve diğer ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin takibe konu; genel kredi sözleşmelerinin, ihtarların, ipotek belgelerinin ve resmi senet asıllarının veya okunaklı ve onaylı suretlerinin dosyaya kazandırılması gerekmektedir.
Gerekçeli kararda belirtildiği şekilde icra dosyasına yapılan atıf ile sözleşme ve belgelerin incelenip denetlenmesi uygun görülmemiştir.Zira mevcut istinaf incelemesi için gelen işbu dosyada, belirtilen belgelerin hiçbiri suret halinde dahi bulunmadığı gibi bilirkişi raporunun denetimi de bu haliyle yapılamamaktadır.
Ayrıca Uyap sisteminden yapılan incelemede; 01/03/2018 tarihli ve .... yevmiye numaralı ipotek akit tablosunun incelenmesinde (ipotek belgeleri....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden incelenmiştir) ilk derece mahkemesi kararında belirtildiğinin aksine davacı tarafından verilen ipoteğin davacı-kefilin borçlarını da kapsadığı anlaşılamamıştır.Bilakis ipoteğin sadece dava dışı asıl borçlu şirket lehine verildiği değerlendirilmiştir.
Netice olarak; öncelikle ipoteğe dayalı ve genel hacize dayalı icra dosyalarına ilişkin tüm banka kayıt ve belgelerinin (en azından) okunaklı-onaylı suretlerinin dosyaya kazandırılarak istinaf ve Yargıtay denetimine açık şekilde karar verilmesi gerektiğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için (kaldırma nedenine göre diğer istinaf sebeplerinin bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığından) dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/03/2025 tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Davalı tarafından yatırılan 615,40 TL ve 13.843,30 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,
4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.25/09/2025
...Başkan
...Üye
....Üye
...Katip

Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim