mahkeme 2025/759 E. 2025/650 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/759
2025/650
8 Nisan 2025
T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : ...
NUMARASI : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ORTACA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : ...
NUMARASI : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1 - ...
DAVALI : 2 - ...
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar
Nedeniyle)
Taraflar arasında görülen davada Ortaca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Muğla Asliye Ticaret Mahkemesince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki evraklar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARLARININ ÖZETİ
Ortaca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı ile "... 22.03.1944 tarih, 37 Esas, 9 Karar sayılı (03.07.1944 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan) Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "sigortacının halefiyete dayalı açtığı davanın aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekmektedir.
6335 sayılı yasanın 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemeleri'nce görülerek karara bağlanır. Aynı kanunun TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda (Türk Ticaret Kanunu'nda) öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Davanın icra takibi nedeniyle itirazın iptali davası olduğu, davacı sigorta şirketinin halef olduğu davada davalıya ait 48 T 2134 plakalı aracın ticari araç olduğu anlaşılmakla eldeki davayı Ticaret Kanunu uyarınca (TTK m.4/1) ticari dava hükmüne sokacağı, şu halde TTK m.5 uyarınca davanın genel mahkemelerde değil asliye ticaret mahkemesinde görülmesi lazım geldiği mütalaa edilmiştir.
07.07.2021 tarihli, 608 karar numaralı HSK kararı ile Muğla ilinde, müstakil bir Asliye Ticaret Mahkemesi teşekkül edilmiş, aynı kararda bu mahkemenin mülki sınırları Muğla ilinin mülki sınırları olarak belirlenmiş, mezkur kararın ise 01.09.2021 tarihinden itibaren uygulanacağı deklare edilmiştir.
İşbu dava, 05/06/2024 tarihinde açıldığına göre mezkur kararda belirtildiği üzere, görevli mahkeme, Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'dir. Görev hususunun dava şartı olması nedeniyle kamu düzenine ilişkin olduğu kuralı ve böylece davanın her aşamasında resen de gözetilebileceği kuralı dikkate alınarak, usul ekonomisi ilkesi gereği dosya üzerinden aşağıdaki şekildeki usule ilişkin nihai kararla dosyadan el çekilmesinde isabet bulunmuştur." şeklinde karar verilmiştir.
Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin kararı ile; "Dava itirazın iptali davasıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1483/1. maddesinde sigortacıların diğer kanunlardaki hükümler saklı kalmak üzere faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamayacakları belirtilmiş, aynı Kanunun 4/1-a maddesinde de, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir.
Somut olayda; dosya kapsamında uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın haksız fiile sebebiyet verdiği ileri sürülen davalılardan rücuen tahsili isteminden kaynaklanmaktadır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.3.1944 tarih 37 Esas - 9 Karar R.G.3.7.1944 sayılı kararında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. Uyuşmazlık, davacı sigorta şirketinin, halefiyet ilkesi gereği yerine geçtiği kişiye, haksız fiilden dolayı ödediği tazminatın rücuen tazmini isteminden kaynaklanmaktadır.
Davacı sigorta şirketi eldeki davayı kendi sigortalısına halefen açmış olup sigortalı dava dışı gerçek kişi ...'dır. Ayrıca kaskolu aracın ruhsat kaydı ve poliçe örneğine göre hususi otomobil olduğu da sabittir. Davacı sigorta eldeki davayı sigortalısına halefen açmış olup, sigortalı kişi ile davalı arasında haksiz fiil ilişkisi bulunmaktadır. Davacının halefi tacir değildir. Buna göre TTK 4. maddesine göre her iki tarafından ticari işlerinden kaynaklanan nispi ticari davadan da bahsedilemeyecektir. Haksız fiilden kaynaklanan eldeki davaya bakmakla asliye hukuk mahkemesi görevlidir.(Benzer uyuşmazlıklara ilişkin Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 09/06/2020 tarihli 2019/1635 Esas - 2020/3293 Karar sayılı ilamı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2021/1703 Esas 2022/42 Karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi 2023/1113 Esas 2023/854 Karar sayılı ilamı) Görev kamu düzenine ilişkin olup talep üzerine ya da resen her aşamada resen görev gözetilmesi gereken hususlardandır. Açıklanan hususlar gereği davaya bakmakla görevli mahkemenin Ortaca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu ve mahkememizin karşı görevsizliği sebebiyle 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nun 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." dair dava dosyasının resen görevli ve yetkili Muğla Asliye Hukuk Mahkemelerine görevsizliğine karar verilmiştir.
Gönderme kararı veren Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından dosyanın yargı yerinin belirlenmesi için dairemize gönderildiği görülmüştür.
DEĞERLENDİRME, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
HMK.nın 22 ve 23. maddeleri gereğince dairemizin davaya bakmakta görevli olduğu anlaşılmıştır.
HMK 23/1 maddesinde yargı yerinin belirlenmesine ilişkin incelemenin dosya üzerinden yapılabileceği düzenlenmektedir. Bu nedenle dairemizce dosya üzerinden yapılan incelemede;
Dava, sigorta şirketinin trafik kazası nedeniyle kasko poliçesi kapsamında yaptığı ödemenin rücen tahsiline yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Tarafların her ikisinin de ticaret şirketi olduğu görülmüştür.
Ortaca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından eldeki davanın TTK'nun 1483/1 maddesinden kaynaklanan yine aynı kanunun 4/a maddesi kapsamında ticari dava sayıldığı gerekçesi ile Muğla Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiş; karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir.
Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ise halefiyet davalarının ticari dava sayılmadığı, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile Ortaca 1. Asliye Hukuk Mahkemesine karşı görevsizlik kararı verilmiş; karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir.
Bu durumda HMK'nın 21. Maddesinde öngörülen yargı yeri belirleme koşulları oluşmuştur.
Rücu ve halefiyet, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir.
Yargıtay Kapatılan 20. Hukuk Dairesinin 2019/5399-7141 E-K; 2015/2686-3721 E-K sayılı ilamlarında, yukarıda belirtilen Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı gereği benzer uyuşmazlıklarda Asliye Hukuk Mahkemesi yargı yeri olarak belirlenmiştir.
Somut olayda; davacı sigorta şirketi eldeki davayı sigortalısının halefi olarak açtığından ve yukarıda belirtilen yüksek yargı kararları uyarınca halefiyet davaları ticari dava sayılmadığından uyuşmazlığın sigorta sözleşmesinden değil temel ilişki olan haksız fiilden kaynaklandığı anlaşılmakla Ortaca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Ortaca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,
Dosyanın merci tayini talebinde bulunan Mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 23/1 ve 362/1-c maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/04/2025
...
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.