mahkeme 2023/2452 E. 2023/2225 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/2452

Karar No

2023/2225

Karar Tarihi

28 Aralık 2023

T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :
KARAR NO :

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/09/2023
NUMARASI :

DAVACI :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Alacak
KARAR TARİHİ : 28/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 28/12/2023

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/09/2023 tarih, 2022/1201 E. 2023/1065 K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete faturalarda belirtilen P.hammaddeleri satıp teslim ettiğini, ancak satış bedelini defalarca talep edilmesine rağmen, davalı borçlunun bu bedelleri ödemediğini, davalı aleyhine fatura bedellerinin ödenmesi için başlatılan icra takibinin itiraz sonucu durduğunu, itirazın kaldırılması davasının icra mahkemesince reddedildiğini ve kararın kanun yolundan geçerek kesinleştiğini, davalının takibe itirazında ödeme savunmasında bulunmuşsa da, ödemeye dayanak çeklerde lehtar alacaklı olarak müvekkilinin lehtar ciranta imzasının sahte olduğunu, çek bedellerini tahsil eden hamillerin müvekkili ile ilgisinin bulunmadığını, çeklerin hiçbir zaman müvekkiline verilmediğini ileri sürerek 3.169.412,41 TL’nin 12.03.2018 tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARAR ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, tarafların 2015 yılına ait ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede, davacının işletmesinin tacir statüsünde olmadığı, bilanço esasına göre defter tutmadığı, esnaf statüsünde olduğundan işletme hesabı esasına göre kayıt tuttuğu için işletme defterinde alış faturaları ve satış faturaları mevcut olup herhangi bir banka ve çek hareketine tahsil veya ödeme olarak rastlanılmadığı, dolayısıyla davacı esnaf işletmesi düzeyinde olup talebe konu alacak miktarı da davacıyı tacir saymak için yeterli olmadığı gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna, karar kesinleştiğinde ve yasal süresi içerisinde talep halinde dosyanın görevli Bursa Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; dava değeri ve davacının elde ettiği gelir ve alışveriş dikkate alındığında gerek Ticaret Hukuku gerekse Vergi Hukuku kapsamında yükümlülüklerini yerine getirmemiş davacının ticari işletmeye sahip olmadığı anlamına gelmediğini, görevsizlik kararının verilmesinin doğru olmadığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğundan bahisle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı tarafça, davalıya sattıp teslim edilen mal karşılığı düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediği iddia edilmiş olup, davalı ise borcun çeklerle ödendiğini belirterek davanın reddini savunduğu, dosyada alınan bilirkişi raporunda, davacının bilanço esasına göre defter tutmadığı, işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, işletmesinin tacir statüsünde olmadığı belirtilmiş, mahkemece davacının işletme defteri tuttuğundan işletmesinin esnaf düzeyinde kaldığı gibi talebe konu alacak miktarı da davacıyı tacir saymak için yeterli olmadığı, bu nedenle Asliye Hukuk Mahkemelerinin davaya bakmakla görevli olduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
TTK'nın 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Aynı Yasanın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. TTK hükümlerine göre; ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir (TTK m.11/1). Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanlığınca çıkarılacak kararnamede gösterilir (TTK m.11/2). Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten gerçek kişiye tacir denir (TTK m.12/1). İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11'inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır (TTK m. 15/1).
İstinaf incelemesi bakımından çözümü gereken husus davacının işletmesinin hacim nedeniyle tacir sayılıp sayılmayacağı noktasındadır.
Esnaf ve sanatkâr ile tacir ve sanayicinin ayrımına ilişkin Bakanlar Kurulu kararı ile ; "5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 63 üncü maddesi ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 12 nci ve 17 nci maddelerinin uygulaması bakımından; Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunun tespit edeceği ve Resmî Gazete’de yayımlanacak esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunanlardan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve sanatkâr sayılmaları ile esnaf ve sanatkâr siciline ve dolayısıyla esnaf ve sanatkarlar odalarına kaydedilmeleri," karara bağlanmıştır.
VUK 176.madde de birinci sınıf tacirlerin bilanço esasına göre defter tutacağı 182..madde de bilanço esasına göre defter tutacak tacirlerin yevmiye, envanter, defteri kebir tutacağı düzenlenmiştir. 2015 yılında bilanço esasına göre defter tutacak tacirler bakımından VUK 177.maddesindeki tutarlar dikkate alınacak olup 2015 yılı itibariyle ; 1 )satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satanların yıllık alımları tutarı 160.000-TL-satış tutarı 220.000-TL ; 2) 1.bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp yıllık gayrisafi iş hasılatı 88.000-TL , 3).1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı işlerin birlikte yapılması halinde iş hasılatının beş katı ile yıllık satış satış tutarı 160.000-TL yi aşanların bilanço esasına göre defter tutacakları belirlenmiştir.
Somut olayda; davacının işletme defteri kayıtlarında 2015 yılında toplam 127 adet olmak üzere 3.558.985,12 TL satış faturası düzenlediği, uyuşmazlığa konu satıma dayalı faturaların da bu döneme ilişkin olduğu, 31.12.2015 tarihinde ise faaliyetine son verdiği anlaşılmakla; davacının faaliyetinin VUK 177.madde 1 bent dahilinde olan tekstil işletmesi olduğu ve işletme defteri tuttuğu, 2.sınıf tacir sayılabilmesi için yıllık alım ve satımlarının yukarıda yazılı miktarların yarısını aşması gerektiği, davacının işletmesinin bu tutarların yarısını aştığı sabit olmakla; davacının 2015 yılı itibariyle tacir sıfatını haiz olmasına ve bu durumda uyuşmazlığın tacirler arasında ve her iki tacirin ticari işletmesinden kaynaklanmasına göre uyuşmazlığa bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi olduğundan ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesi yerinde değildir.
Açıklanan bu sebeple, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek, Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
Davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulü ile;
1-Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/09/2023 tarih, ... K. sayılı kararının kaldırılmasına,
2-HMK 353/1-a-3 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine,
3-Davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde yatıran tarafa iadesine,
4-Yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince verilecek esas karar ile birlikte dikkate alınmasına,
5-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 28/12/2023

...
Başkan
...
¸e-imzalıdır

Üye
...
¸e-imzalıdır

Üye
...
¸e-imzalıdır

Katip
...
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim