mahkeme 2023/1863 E. 2023/1574 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1863

Karar No

2023/1574

Karar Tarihi

19 Ekim 2023

T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : ...
KARAR NO :...

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/06/2023-16/06/2023-13/07/2023
NUMARASI : ...

DAVACI/İHTİYATİ
TEDBİR İSTEYEN : ... -...
VEKİLLERİ : Av. ......
Av. .......
DAVALI :......
VEKİLİ : Av. .......
DAVA : Alacak/ Tespit
TALEP : İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ : 19/10/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/10/2023
... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasında verilen 06/06/2023-16/06/2023-13/07/2023 tarihli Ara Kararlarının incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortaklarından olduğunu, bir aile şirketi vasfında olan şirketin babası ve amcası tarafından kurulduğunu, babasının ve amcasının vefatından sonra kendisinin ve diğer murislerin miras yoluyla şirkete ortak olduğunu, kendisi şirket ortağı olmasına rağmen şirketin idaresi ile ilgili olarak diğer ortaklar tarafından yeterince bilgilendirilmediğini, bazı genel kurullara davet dahi edilmediğini, hatta yokluğunda yapılan genel kurullarda, genel kurul evrakları ile diğer lazım gelen evrakların başkalarına imzalatıldığını düşündüğünü, şirkete temsil ve ilzama yetkili olan ... ... yasa ve ana sözleşmeyi aşındıracak şekilde yetkiye sahip olduğunu, şirkete alınacak ya da satılacak her şey için, hiçbir yönetim kurulu kararını almaksızın ve buna hacet duymaksızın inisiyatif kullandığını, ortağı olduğu şirketin bir inşaat şirketi olduğunu, şirket adına kayıtlı bazı gayrimenkullerin kaç paraya, kime satıldığını bilmediğini, alınan taşınmaz bedelinin şirket sermayesine dahil edilmediğini düşündüğünü, bu devirlerin şirketin tasfiyesini gerektirecek kadar büyük boyutta olması sebebiyle devir işlemleri için genel kurul kararı alınmasının zorunlu olduğunu, her halükarda bu satışlar karşısında alınan bedelin kar payı olarak dağıtılmadığını, diğer ortakların bu satışlardan elde edilen para ile kendileri ya da yakınları adına gayrı menkuller aldığını, bir kısım gayrimenkullerin ise direkt şirket ortakları üzerine geçirildiğini ancak bu gayrimenkullerin hem şirkete ait olduğunu hem de gayrimenkullerin alımı için yapılan ödemelerin şirket hesabından yapıldığını bildiğini, ödenmemiş sermayenin olup olmadığını öğrenemediğini, genel kurul ve yönetim kurul kararlarının çoğunlukla nasıl alındığından haberi olmadığını, müvekkiline kar payı dağıtılmadığı gibi aksine müvekkilinin şirket adına yapmış olduğu ödemeler sebebiyle şirketten alacaklı olduğunu ileri sürerek davalı şirketin defterleri, muhasebe kayıtları ve sair kayıtlar üzerinde gerekli incelemenin yapılmasına; kayıtlar üzerinde yapılacak inceleme ile davalı şirketin kuruluşundan bu güne, ortaklara dağıtması gereken kar payının belirlenmesine; müvekkilinin hissesine düşen kar payının ve müvekkilinin davalı şirket adına yaptığı ödemelerin tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000.00 (ikibin) TL’nin davalı şirketten ticari faizi ile birlikte tahsiline; davalı şirketten, müvekkili dışındaki diğer şirket ortaklarına aktarılan para ve sair mal varlıklarının tespitine; bu yönde alınmış kararlar varsa iptaline; davalı şirketin kurulduğu tarihinden bu güne kadar, şirketin aldığı genel kurul kararlarının yasaya uygun olarak alınıp alınmadığının, toplantı nisabına ve diğer usullere uyulup uyulmadığının tespitine; müvekkilinin imzası olan toplantı tutanaklarındaki imzanın gerçekten müvekkilinin el ürünü olup olmadığının yaptırılacak imza incelemesi ile tespitine; bu imzaların müvekkilimize ait olmaması veya sair zorunlu unsurların eksikliği halinde, işbu genel kurul kararlarının yoklukla, butlanla malul olan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin 25/01/2023 tarihli dava dilekçesindeki taleplerine ilişkin açıklayıcı beyanlarında; dosya arasına alınan 12.04.2021 tarihli genel kurul toplantısına müvekkilinin davet edilmediğini, hazır bulunanlar listesinde isminin yanındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, sonuç olarak; müvekkili ortağın hissesine düşen kar payının hesaplanmasını ve tahsilini; müvekkilinin davalı şirket adına yaptığı ödemelerin (yani davalı şirketten cari olarak alacaklı olduğu tutarın) hesaplanmasını ve tahsilini; genel kurul toplantı tutanağındaki imzanın müvekkilinin eli ürünü olmaması ve sair zorunlu unsurların eksik olması nedeniyle iptalini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, genel kurul kararını iptali davasının hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davacının 23/03/2018 tarihinde tescil ve ilanı yapılan karar ile, 07/03/2018 tarihinden beri şirket ortağı olduğunu, bu tarihten önceki kararların iptalini talep edemeyeceğini, ortaklara kar payı dağıtma kararı yönetimsel ve şirketin ticari faaliyetleri çerçevesinde münhasıran ortaklar kurulu yetkisinde olup, dava yolu ile talep edilmesinin hukuki dayanağı bulunmadığını, şirketin ortaklara para aktaracak veya kar dağıtacak nakdi olarak bir pozisyonu olmadığını, şirket adına yaptığını iddia ettiği ödeme yönünden ispat külfetinin davacıda olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
TALEP: Davacı vekili 29/05/2023 tarihli dilekçesinde; müvekkilinin haklarının zayi olmaması adına davalı şirket adına kayıtlı olup belirtilen taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.
İlk derece mahkemesinin 06/06/2023 ve 16/06/2023 tarihli ara kararlarıyla; ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada 6 Parsel D Blok 8 Nolu bağımsız bölüm; ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada 11 Parsel A Blok 1 Nolu bağımsız bölüm; ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada 11 Parsel A Blok 25 Nolu bağımsız bölüm taşınmazların kaydı üzerine davalı adına kayıtlı olması halinde 3 kişilere devir ve temlikinin önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir uygulanmasına karar verilmiştir.
İTİRAZ: Davalı vekili, alacak davasında tasarrufun kısıtlanmasına dönük ''ihtiyati tedbir'' kararı verilemeyeceğini, şartları oluşmuş ise ''ihtiyati haciz'' kararına konu olabileceğini, ''tedbir '' kararlarının yasal mevzuat gereği teminata bağlanması gerektiğini, tedbir için ''yaklaşık ispat '' koşullarının bulunmadığını belirterek 06/06/2023 ve 13/06/2023 ara karar tarihli ihtiyati tedbir kararlarına itiraz etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 13/07/2023 TARİHLİ ARA KARARINDA: ilk derece mahkemesince yapılan duruşmda sonucunda, yaklaşık ispat kuralının gerçekleştiğinden tedbire itirazın reddine karar verilmiştir.
Bu ara kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekilinin istinaf başvurusunda özetle; alacak davasında tedbire hükmedilemeyeceğini, teminat alınmadığını, yaklaşık ispat oluşmadığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Talep, kar payının tespiti ile tahsili; davalı şirket adına yapılan ödemelerin tespiti ile tahsili ve alınan 12.04.2021 tarihli genel kurul kararlarının iptali istemli davada; davalı şirkete ait taşınmazların 3. kişi veya kişilere devrinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince tedbir talebinin kabulüne karar verildiği, tedbir kararlarına davalı tarafça yapılan itiraz üzerine yapılan duruşma sonucunda, tedbire itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla; bu ara kararına karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
HMK'nın 389. Maddesi uyarınca, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir. "
Kanun hükmü, tedbirin sadece dava konusu olan şey hakkında verilebileceğini düzenlemiştir. Davanın konusu olmayan mal varlığı hakkında tedbir kararı verilemez. Para alacağı için açılan davada, mal varlığı üzerine tedbir konulamaz. Yargıtay'ın emsal içtihadında da durum bu yöndedir ( Yargıtay 19. HD. 2012/16760 E-2013/3136 K.sayılı, 19/02/2013 tarihli kararı). Yine, Yargıtay 21.HD.'nin E. 2015/5842, K. 2015/8588 sayılı, 20.4.2015tarihli kararında belirtildiği üzere: "...Amaç bakımından ihtiyati tedbir, aynı uyuşmazlık konusu olan taşınır veya taşınmaz malların devrinin önlenmesi, dava sonuna kadar aynen muhafaza edilmesi veya bir tehlike yahut zararın önlenmesi amacıyla HUMK'un 101 vd., HMK'nın 389 vd. maddelerinde öngörülen durumlarda başvurulan bir yol olduğu halde, ihtiyati haciz, bir alacağın tahsilini temine yarayan bir vasıtadır. İhtiyati hacizde, ihtiyaten haczedilen mal ve haklar, alacaklının açtığı veya yaptığı veya açmayı yahut yapmayı düşündüğü dava veya icra takibinin konusu değildir. Halbuki ihtiyati tedbirde, hakkında tedbir kararı alınan şey, esasen asıl davanın konusudur. "
Somut olayda; kar payı alacağının ve davalı şirket adına davacının hesabından yapıldığı iddia olunan ödemelerin tahsili yanında genel kurul kararının iptali amaçlanmaktadır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince dava konusu olmayan davalı şirkete ait taşınmazlar üzerinde ihtiyati tedbire hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan bu nedenle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.2 maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesinin 13/07/2023 tarihli tedbire itirazın reddine dair ara kararının kaldırılarak davalı vekilinin tedbire itirazının kabulü ile ilk derece mahkemesinin 06/06/2023 ve 13/06/2023 tarihli tedbir kararlarının kaldırılmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
A-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile;
... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas, 13/07/2023 tarihli ara kararının KALDIRILMASINA, kaldırılan karar yerine geçmek üzere yeniden HÜKÜM TESİSİ İLE, Buna göre;
1-Davalı vekilinin itirazının kabulü ile ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas, 06/06/2023 ve 13/06/2023 tarihli tarihli ihtiyati tedbir kararının KALDIRILMASINA,
2-Karar gereğinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
İstinaf Yargılaması ve Harç Yönünden;
1-İstinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine,
2-İstinaf incelemesi sırasında yapılan yargılama giderinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,
3-6100 sayılı HMK. 359/4. maddesine göre kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 19/10/2023

...
Başkan
...
e-imzalı
...
Üye
...
e-imzalı
...
Üye*
...
e-imzalı
...
Katip
...
e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim