mahkeme 2021/43 E. 2023/1473 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/43

Karar No

2023/1473

Karar Tarihi

6 Ekim 2023

T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:...
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :...
KARAR NO : ...

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/10/2020
NUMARASI : .../... Esas, .../... Karar

DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. A...
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
İHBAR OLUNAN : T...
KARAR TARİHİ : 06/10/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 06/10/2023

... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/10/2020 tarih, .../... Esas, .../... Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... 17.İcra Müdürlüğü'nde 20/08/2015 tarihinde .../... esas numaralı kambiyo senetlerine özgü takip başlatılmış olduğunu, tebligatın 16/10/2015 tarihinde davacının alt komşusuna yapıldığını, davacının usulüne uygun olmayan tebligattan haberi olmaması sebebiyle itiraz süresini kaçırdığını ve takibin kesinleştiğini, akabinde ilgili icra dosyasından davacı aleyhine icra-i işlemler yapıldığını ve maaşından kesinti yapılmaya başlandıktan sonra davacının bu takipten haberdar olduğunu, takibe konu senet üzerindeki imzanın, davacının eli ürünü olmayıp, davacıyı borçlandırmak maksadı ile başlatılan icra takibinde alacaklı tarafın tamamen kötü niyetli olduğunu, davalı ile aralarında ne ticari ne de hukuki hiçbir ilişkinin de bulunmadığını, ... Bankası tarafından ... 4.İcra Müdürlüğü'nde başlatılan .../... esas nolu takip sonrasında davacının imzaya itiraz ettiğini, ... 7.İcra Hukuk Mahkemesi'nin .../... Esas .../... Karar nolu yargılamasında yapılan bilirkişi incelemesi sonucu imzanın davacıya ait olmadığının anlaşıldığını ve takibin durduğunu, dava konusu senet ile ... 17.İcra Müdürlüğü'nde başlatılan .../... esas numaralı takipte ki senetteki imzaların benzer olduğunun görüldüğünü belirterek, ... 17.İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı dosyasında davacının herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına ve %10 para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının söz konusu senedin düzenleyeni olduğunu, ... Halı San. Ve Tic. A.Ş.nin ise senedin lehtarı konumunda olup, davalı müvekkilinin söz konusu senedi borcuna karşılık ... Halı San. Ve Tic. A.Ş. den ciro yolu ile aldığını, iyi niyetli 3. kişi olarak senedin hamili konumuna geldiğini, senedi ciro yolu ile alan müvekkilinin senet üzerindeki imzanın gerçekten davacı yana ait olup olmadığını bilmesinin mümkün olmadığını, senede ilişkin temel ilişkinin davacı yan ile ... Halı San ve Tic. A.Ş. arasında olup, müvekkilinin taraflar arasında nasıl bir hukuki ya da ticari ilişki mevcut olduğunu, senedin bu ilişki ile bağlantısının olup olmadığını bilmesinin mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla senet üzerindeki imza davacıya ait değilse dahi, müvekkiline senet ... Halı San ve Tic. A.Ş.nin cirosu ile geçtiğinden iş bu davada müvekkili ile ... Halı şirketi arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunduğunu, davanın sadece müvekkiline yöneltilmesinin hatalı olup her halde ... Halı şirketinin iş bu davaya dahil edilmesinin gerektiğini, davanın söz konusu şirkete ihbarını talep ettiklerini, menfi tespit davasının davacı yanın gerçekten borçlu olup olmadığına ilişkin olduğundan, sarece imzaya itiraz ile davanın çözümlenmesinin mümkün olmayıp, senetteki imzanın davacının bu hususta yetki veya vekalet verdiği 3. Kişi veya yetkisiz temsilci tarafından atılmış olabileceği gibi senedin lehtarı Tike Halı Şirketi'nin veya başkaca kişilerin sahte imza ile senet düzenlemiş ve tedavüle çıkarmış olmalarının mümkün olduğunu bu husus açıklığa kavuşturulmaksızın hüküm kurulmasının mümkün olmadığını, senedin icra takibine konulmasından önce müvekkili tarafından Beyoğlu 46. Noterliğince davacıya ödememe protestosu çekildiğini, dolayısı ile davacı tarafın icra takibinden önce senedin varlığından haberdar olduğu halde senedin lehtarı konumunda olan ... Halı şirketi hakkında veya ilgililer hakkında belgede sahtecilik iddiasıyla suç duyurusunda dahi bulunmadığını, davada sadece müvekkilinin davalı olarak gösterildiğini, bu hususların davacının davayı kötü niyetli olarak açtığını gösterdiğini, olayın asıl mağduru müvekkili olması nedeni ile davacı ve ... Halı şirketi hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, senet üzerinde şirket kaşesi mevcut olup kaşede "... ... Halı Mağazaları" ibaresi bulunduğunu, davacının TC Kimlik Numarası ile şirketin vergi numarasının yer aldığını, davacı tarafından şirket kaşesinin sahteliğinin ileri sürülmediğini, senedin ciro silsilesinin düzenli olup 6762 Sayılı TTK'nın 598 maddesine göre müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu belirterek davanın reddine, davacı borçlunun İİK madde 68 uyarınca asıl alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere ve İİK madde 72 gereğince asıl alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ;
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; 26.06.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre inceleme konusu borçlusu ... ..., alacaklısı ... Halı San. Tic. A.Ş. olan 24.12.2013 tanzim ve 31.10.2015 ödeme tarihli 5.000,00 TL kıymetinde bononun ön yüzünde keşidecisi adına atılan iki adet imzanın ... ... eli ürünü olmadığının tespit edildiği, bu sebeple davacının bu bono dolayısıyla davalıya borçlu olmadığı anlaşıldığından "Davanın kabulü ile; 5.395,50 TL alacağın davacı tarafından davalı tarafa ödendiği sabit olmakla davacı tarafından davalı tarafa ödenen bu miktarda borçlu olmadığının tespitine, Takibin (... 17. İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı ) bu miktar ve bu miktara işleyecek faiz, harç ve vekalet ücreti açısından iptaline, Ödenen miktarın istirdatına, Davalının aleyhine haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle dava konusu miktarın %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine," karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın senedi ciro yolu ile ... Halı San. Ve Tic. A.Ş.den aldığını, senet üzerindeki imzanın gerçekten davacı yana ait olup olmadığını bilebilmesinin mümkün olmadığını, senedin ciro yolu ile alındığı ... Halı San. Ve Tic A.ş. İle zorunlu dava arkadaşlığının bulunduğunu, yanlızca imzaya itiraz ile davanın çözülmesinin mümkün olmayıp ayrıntılı inceleme gerektiğini, söz konusu imzanın davacının yetki ve vekalet verdiği 3. Kişi tarafından veya yetkisiz temsilci tarafından atılmış olabileceğini, senedin lehtarı ... şirketinin veya başkaca kişilerin sahte imza ile senet düzenlemiş ve tedavüle çıkarmış olmaları dahi mümkün olduğunu, senedin icra takibine konulmadan önce davacıya ödememe protestosu gönderildiğini, davacı yanın senedin varlığından icra takibinden önce haberdar olduğunu, ancak sahtecilik iddiasıyla ilgililer hakkında davacı tarafça suç duyurusunda bulunulmadığını, davacı ve senet lehtarı ... halı şirketinin tüm ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasını talep ettiklerini, ... ... ile ... Halı arasındaki ticari ilişkinin ne olduğu, senet teslim belgesi bulunup bulunmadığı vs. gibi işbu dava konusu uyuşmazlığın temelini oluşturan tüm hususların ancak ilgili belge ve kayıtlar üzerinde yapılacak inceleme neticesinde açığa çıkabileceğini, davaya konu senedin ciro silsilesinin düzenli olup 6762 sayılı TTK’nın 598. Maddesine göre davalı müvekkili bankanın iyi niyetli hamil olduğunu, taraflarınca yapılan suç duyurusun akıbeti mahkemece araştırılmaksızın karar verildiğini, müvekkil banka aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Dava: 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. Maddesi uyarınca açılan mefi tespit istemine ilişkindir.
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.
Menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması (veya ihtiyati tedbir kararının kaldırılması veya uygulanmaması) nedeniyle, (menfi tespit davası görülmekte iken) borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (m.72/6); yani menfi tespit davası (kendiliğinden) istirdat davasına dönüşür; bu hâlde mahkeme menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam eder (Kuru, Baki: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflâs Hukuku, Ankara, 2017, s. 146). Bu durumda İİK’nın 72/6 maddesi gereğince bedele dönüşen isteminin temeli menfi tespit davasıdır.
Somut olayda; davalı banka tarafından davacı Resul OĞUZ aleyhine, 24/12/2013 tanzim tarihli 31/01/2015 ödeme tarihli, dava dışı ... Halı San. Tic.San. A.Ş. lehine düzenlenen bono nedeni ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, davacı tarafça takibe konu senet üzerindeki imzaların kendisine ait olmadığı belirtilerek icra takibi nedeni ile borçlu olmadığının tespitine yönelik dava açıldığı anlaşılmıştır.
A. Davalı vekilince, müvekkili bankanın takibe konu senedi dava dışı ... Halı San ve Tic. A.Ş. den ciro yolu ile aldığı, davacı ile dava dışı lehtar ... Halı San. Tic. A.Ş. arasındaki temel ilişkinin incelenmesi gerektiği, söz konusu şirketinde davaya dahil edilmesi gerektiği ve davacı ile senet lehtarı şirket hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına yaptıkları suç duyurusu akibetinin araştırılması gerektiği belirtilerek istinaf itirazında bulunulmuş ise de; davanın davalı banka tarafından davacı aleyhine başlatılan kambiyo senedine özgü icra takibine dayanak senet üzerinde ki imzanın davacının eli ürünü olmadığı, senetteki sahtelik iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkin olması, davalı bankanın senedi ciro yolu ile alması, senet lehtarı olmaması dikkate alındığında senedin sahte olduğunun ortaya çıkması durumunda, ayrıca temel ilişkiye dönülerek alacak-borç durumunun incelenmesi esasa etkili olmayacağından davalı tarafın aşağıda belirtilen hususlarda ve dairemizce kamu düzeni ile ilgili olması nedeni ile resen incelenen hususlar dışında istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 19. H.D. 2015/1948 E. 2015/6194 K)
B.1. Mahkeme kararında yazılacak hususlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesinde belirtilmiştir. Maddeye göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Öte yandan, Kanun'un aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararın hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz ve uygulanabilir olması gerekmekle birlikte, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi sebeplere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi sebeple haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 298/2 nci maddesinde de “Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.” şeklinde düzenlenmiştir. Gerekçe ile hüküm çelişkisi, 10.04.1992 gün ve 1991/7 esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olup salt bu aykırılık bozma sebebidir.
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda; gerekçe kısmında "Bilirkişi raporuna göre inceleme konusu borçlusu ... ... alacaklısı ... Halı San. Tic. A.Ş. olan 24/12/2013 tanzim ve 31/10/2015 ödeme tarihli 5.000-TL kıymetinde bononun ön yüzünde keşideci adına atılan iki adet imzanın davacının eli olmadığının tespit edilmesi nedeni ile davacının bono dolayısıyla davalıya borçlu olmadığının anlaşıldığı" belirtilmesine rağmen, hüküm kısmında "5.395,50-TL alacağın davacı tarafından davalıya ödendiğinin sabit olması nedeni ile, davacı tarafından ödenen bu miktar bakımından borçlu olmadığının tespitine" karar verilerek kısa karar ile hüküm arasında çelişki yaratılması ve menfi tespit istemli açılan davada ödeme nedeni ile davanın istirdata dönüşüp dönüşmediği, dönüşmüş ise icra dosyasında davacı borçlu tarafından ne kadar ödeme yapıldığı açıklığa kavuşturulmaksızın, ödenen miktarın istirdatı şeklinde herhangi bir miktar belirtmeksizin infazda tereddüt olacak şekilde hüküm tesisi yerinde görülmemiştir.
Bu itibarla mahkemece icra dosyası incelenerek icra dosyasında yapılan ödemeler dikkate alınarak talep edilebilecek istirdat miktarı belirlenerek sonucuna göre infazı kabil hüküm tesisi gerekir.
B.2. Davalı tarafça aleyhlerine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin yerinde olmadığı belirtilerek istinaf itirazında bulunulmuştur.
İcra ve İflâs Kanunu’nun 72/5. maddesinde borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan icra takibinin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması durumunda istem üzerine takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere borçlunun dava nedeniyle uğradığı zararın alacaklıdan tahsiline karar verileceği öngörülmüştür.
Ancak, menfi tespit davasını kazanan borçlu lehine tazminata karar verilebilmesi için borçluyu dava açmaya zorlayan icra takibinde alacaklının haksız ve kötü niyetli olması gerekmektedir. Önemle belirtmek gerekir ki burada alacaklının icra takibinde sadece haksız olması yeterli olmayıp, yasa maddesindeki açık düzenleme uyarınca aynı zamanda takibin kötü niyetle yapılmış olması da zorunludur. Takibin haksızlığı, alacaklının hiç ya da talep ettiği miktarda bir alacağı bulunmadığı hâlde icra takibine girişmesi hâlinde söz konusu olur. Madde metninde yer alan kötü niyet ise alacaklının haksız olduğunu bildiği hâlde sırf borçluyu zarara uğratmak amacıyla takibe girişmesi hâlinde gerçekleşir.
Somut olayda; Davaya konu bonoya dayalı olarak takibe girişen davalı banka, bonoya ciro yoluyla hamil olup, davacı keşideci ile aralarında temel ilişki bulunmamaktadır. Bu nedenle, sahte imzalı bonoya dayalı takibinde haksız ise de, kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından yasal koşulları oluşmadığı halde davalı aleyhine tazminata hükmedilmesi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 19. H.D. Nin 2014/15018 E. 2015/568 K.)
Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, dosyanın açıklanan gerekçeler doğrultusunda işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/10/2020 tarih, .../... Esas, .../... Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,
2-Davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davalıya iadesine,
3-
Yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince verilecek esas karar ile birlikte dikkate alınmasına,
4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak oybirliğiyle karar verildi.06/10/2023

Başkan
...
e-imzalı
...
Üye
...
e-imzalı
...
Üye
...
e-imzalı
...
Katip
...
e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim