mahkeme 2021/28 E. 2023/1383 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/28
2023/1383
2 Ekim 2023
T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2.....
KARAR NO : .....
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ..... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/06/2020
NUMARASI : ...../..... E. ...../..... K.
DAVACI : S.....
VEKİLİ : Av. ... -.....
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -.....
DAVANIN KONUSU : Alacak (Açık Hesap İlişkisinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/11/2018
KARAR TARİHİ : 02/10/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/10/2023
..... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/06/2020 tarih, ...../..... Esas, ...../..... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı arasında karşılıklı ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişki kapsamında müvekkili tarafından gerçekleştirilen taşıma hizmeti karşılığı düzenlenen 4 adet USD para cinsinden fatura düzenlendiğini, davacı tarafından ise müvekkili lehine gerçekleştirilen yurt dışı evrak gönderim işi sebebiyle 3 adet fatura düzenlediğini, taraflar arasındaki bu ilişki kapsamında davalının 09/02/2018 tarihinden 2.500,00 TL ödeme gerçekleştirdiğini, müvekkilinin konişmento aslını teslim ile hizmeti ifa ettiğinden teslim tarihlerini takip eden 30. günden itibaren yabancı para için 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesinde düzenlenen faiz türü uygulanarak 3.014,07 USD alacağın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; yetki itirazı ile birlikte müvekkilinin borcunun bulunmadığını, müvekkilinin rızası hilafına yapılan taşıma işlemlerinin müvekkiline fatura edildiğini, dava konusu alacakları ile ilgili olarak ..... 18. İcra Müdürlüğünün ...../..... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, işbu takibe ilişkin olarak yetki ve borca itiraz edildiğini, icra takibinin durduğunu, davacı şirket ile müvekkili şirket yetkililerinin yapmış olduğu görüşmelerde, bu faturalar ile ilgili herhangi bir talepte bulunulmayacağının görüşüldüğünü, müvekkili şirket tarafından davacı şirket adına kesilen faturalar ile müvekkili şirketin herhangi bir onayı ve talimatı olmadığı halde davacı tarafından yapmış olduklarını iddia ettikleri taşımalarla ilgili müvekkili şirketin borcunun bulunmadığını, karşılıklı tanzim olunan faturalardan sonra yapılan karşılıklı görüşmeler sonrasında müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme ile cari hesap ilişkisinin kapatılacağının görüşülmüş olmasına rağmen, bu hususa ilişkin mutabakat yapılması noktasında davacı şirketin sürekli bahane ileri sürmek kaydıyla süreci uzattığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, dosya kapsamı ve incelenen davacı ticari defterlerine göre; davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 11.959,67 TL cari hesap karşılığı alacaklı olduğu, davacının ticari defter kayıtlarında görüldüğü, icra takibinin bu tutar ve Türk Lirası üzerinden başlatıldığı, hesaplamış işlemiş faizin 414,60 TL olduğu, davacının işlemiş anapara ve işlemiş faizi ile birlikte toplam alacağının 12.374,27 TL olduğu anlaşıldığı, toplanan deliller davayı ispata yeterli görülerek, alacak muayyen olduğundan ve davalının itirazı kötü niyetli bulunduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verildiği gerekçesi ile; davanın kısmen kabulüne, davacının cari hesap karşılığı alacağının döviz cinsinden karşılığı 3.143,47 USD olduğu merkez bankasının 27/11/2017 tarihli döviz kurunun 3,9365 TL olduğu anlaşılmakla davacının alacağının 12.374,27 TL olduğu, hesaplanan işlenen faizinin 414,60 TL olduğu fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; davanın alacak istemli olduğu halde mahkeme ve davalı tarafın itirazın iptali davası şeklindeki tespit ve değerlendirmelerinin hatalı olduğunu, takipten feragat alacaktan feragat niteliğinde olmadığını, yabancı para üzerinde açılan davada faiz başlangıç tarihi, faiz türü ile alacağın cinsinin hatalı belirlenerek karar verilmesinin usule aykırı olduğunu, ayrıca vekalet ücretinin karar tarihindeki kur üzerinden tespiti gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; yetkili mahkemenin müvekkilinin şirket merkezinin bulunduğu İstanbul ili olduğunu, mahkemece bu itirazlarının gerekçe gösterilmeden reddedildiğini, ticari defterlerinde şirket merkezi gözetilmeden ibrazı ve hazır edilmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, feragat sonrası alacak davasının açılmasının ve davacı kayıtlarındaki Türk Lirası kaydına rağmen bu davanın açılmasının kötü niyeti gösterdiğini, bilirkişi raporuna yönelik itiraz haklarının kullandırılmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, taşıma işleri komisyonculuğuna dayalı açık hesap ilişkisinden kaynaklı alacak istemine yöneliktir.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda; davacı tarafından taraflar arasında karşılıklı gerçekleştirilen yük taşıma organizasyonlarından kaynaklı ticari ilişki bulunduğu ve bu ilişkiden kaynaklı yabancı para cinsinde bakiye alacağı bulunduğu iddiası ile eldeki davanın açıldığı, davalının yetki itirazı ile birlikte borcu inkar ettiği, mahkemece davacı ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonrası yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar mahkemece yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm için yeterli değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulmaz.
Buna göre;
1-İlk derece mahkemesince, davaya konu alacağın varlığına yönelik taraf ticari defterleri üzerinde tayin edilen inceleme günü bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, bu kapsamda, inceleme gün ve saatinde ticari defter ve kayıtların hazır etmeleri aksi halde ibrazdan kaçınmış sayılacaklarının kabul edileceği ihtar edilmiş, davalı tarafından ticari defterler ibraz edilmeyince davacı ticari defterleri üzerinden yapılan bilirkişi incelemesi ile sonuca gidilmiştir.
Ancak, ticari defter ve belgeleri sunma yükümlülüğü davalı şirkette olup, davalı şirketin tescil adresi de İstanbul ilinde bulunduğundan, incelenmesi için mahal mahkemesine talimat yazılması gerekirken usule aykırı inceleme sonucu oluşan kanaate göre karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
2-Öte yandan, mahkemece davacı ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenen raporun, davalı vekiline 22/06/2020 tarihinde tebliğ edilmesine göre, mahkemece 6100 sayılı HMK'nın 281/1 maddesinde yer alan yasal itiraz süresi tamamlanmadan 23/06/2020 tarihinde uyuşmazlık hakkında karar verilmesi de hukuki dinlenilme hakkına ve usule aykırı olduğundan doğru görülmemiştir.
4-6098 Sayılı TBK'nın 99. maddesinde; konusu para olan borç ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini istenebileceği…” belirtilmiştir. Söz konusu bu düzenleme uyarınca ödemenin ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödenmesi kararlaştırılmış ise alacaklı ödemenin bu para birimiyle veya ülke para birimiyle ödenmesini istemede seçimlik hakka sahiptir. Yenilik doğurucu nitelikteki bu hakkın kullanılmasıyla birlikte hakkı kullanan kişi bu kararından geri dönemez. Eldeki davada, davacı seçimlik hakkını yabancı para biriminin aynen ifası üzerinden kullanmıştır. Bu halde, mahkemece davacının seçimlik hakkına dair değerlendirme yapılmadan ülke parası üzerinden infaza elverişli olmayacak nitelikte yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Tüm bunların yanında, davalının yetki itirazına dair ara kararının gerekçeden yoksun olması, esasa dair gerekçede davanın niteliğine (alacak davası) uygun belirleme ve bu doğrultuda gerekçe oluşturulmaması da doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, kaldırma nedenlerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Tarafların istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile;
2-..... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/06/2020 tarih, ...../..... Esas, ...../..... sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,
4-Taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden taraflara iadesine,
5-Yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince verilecek esas karar ile birlikte dikkate alınmasına,
6-Harç ve tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi.
...
Başkan
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Katip
...
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.