Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/1910
2024/1449
1 Ekim 2024
T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ......
KARAR NO : ....
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : ...
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ..., ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ..., ...
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
KARAR TARİHİ : 01/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 02/10/2024
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalı şirketin % 50 oranında ortağı, diğer ortağının ise yetkili müdür olduğunu, iş hacmindeki düşüş sonrası yapılan araştırma neticesinde şirket adresinin değiştiği, müvekkilinin yurt dışında bulunduğu zamanda yokluğunda adına sahte imza atılarak çağrısız genel kurul yapıldığını, 02/05/2018 tarihli genel kurul toplantısının ve bu toplantıda alınan kararların müvekkilinin toplantıda hazır olmamasına rağmen toplantı tutanaklarında var gösterilmiş olması nedeniyle mutlak butlanla batıl olduğunu belirterek tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Açılan davayı kabul etmediklerini, davacının kendisine özel vekaletname verdiğini, bu sebeple davacı adına sahte imza atıldığı iddiasının asılsız olduğunu, alınan genel kurul kararlarında şirket aleyhine yorumlanabilecek herhangi bir karar bulunmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, olağan genel kurulda alınan kararlarının butlanının talep edildiği davada taraf delillerinin toplandığı, şirket ortaklarının davacı ve ... olduğu, davacının 21/03/2019-30/06/2019 tarihleri arasında yurt dışında olduğunun kolluk kayıtları ile sabit olduğu, şirket yetkilisi hakkında kamu davası açıldığını, toplantı tarihinde yurt dışında bulunan davacı adına verilen vekalet ile imza atıldığının beyan edilmesi sebebiyle ayrıca araştırma yapılmadığını ve ceza davasının beklenmediğini, davalı, davacı tarafından verilen Bursa 24.Noterliğinin 25/10/2018 tarih ve .. yevmiye numaralı vekaletname uyarınca genel kurul toplantısı yaptığını ve davacı yerine imza attığını savunmuş ise de, Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul Ve Esasları İle Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmeliğin 21.maddesinde oy kullanmak için verilecek vekaletnamede genel kurul toplantısının tarihinin yazılı olması şart olup, genel ve özel vekaletnamenen geçersiz olduğu bildirildiğinden davalının davacının verdiği genel vekaletname uyarınca toplantı yapıp davacı yerine imza atması geçersiz olduğu, TTK'nın 416.maddesi gereğince bütün paydaşlar toplantıya iştirak etmediğinden, çağrısız genel kurulun koşulları da yoktur. Bu şekilde bütün ortaklar toplantıya katılmadığı sürece toplanan genel kurulda alınan bütün kararlar hükümsüz ve geçersizdir. TTK 447.maddesinde "..Pay sahibinin genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanunen vazgeçilemez nitelikli haklarını sınırlandıran,ortadan kaldıran" haller butlan sebepleri olarak belirtilmiştir. Butlan sebebiyle iptal davası açmak süreye tabi değildir. Davalı şirketin 02/05/2018 tarihinde yapılacak genel kurul toplantı çağrısı, davacı şirket ortağı ...'na tebliğ edilmediği gibi, toplantı tarihinde yurtdışında olduğu halde toplantıda geçersiz vekaletnameyle temsil edildiği anlaşıldığından, TTK 416 ve 447 maddeleri uyarınca 02/05/2018 tarihinde yapılan genel kurul toplantısı ile bu toplantıda alınan kararların butlanla malul olduğu anlaşıldığından ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; TTK/1 maddesine göre, iptal davası açma süresinin, iptal davasının "karar tarihinden" itibaren üç ay olduğunu, karar tarihinden itibaren üç ay içerisinde genel kurul kararının iptali davası açılması gerektiğini, şayet bu süre geçirilirse artık genel kurul kararının iptalinin istenemeyeceğini, bu açıdan üç aylık dava açma süresinin hak düşürücü nitelikte olduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddi gerekirken Yerel Mahkemenin davanın kabulüne karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirket tarafından alınan davaya konu genel kurul kararının usulüne uygun bir şekilde alınmış olduğunu, 02/05/2018 tarihli genel kurul toplantısının ve bu toplantıda alınan kararların butlanla malul olduğunun tespitine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkemenin kararının kaldırılmasını, hüküm kesinleşene dek tehir-i icra kararı tesis edilmesini, neticeten davanın reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi ile; butlan nedenli açılan davanın süreye tabi olmadığını, müvekkilinin şirket müdürünü genel kurula katılma ve adına oy kullanma için vekil tayin etmediğini, müvekkilinin temsil edilmesi yerine aksine var gösterilerek imzasının taklit edildiğini, genel kurul tarihinde müvekkilinin yurt dışında olduğunun emniyet kayıtlarıyla sabit olduğunu belirterek davalı istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, çağrısız genel kurul kararlarının mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda; davalı şirketin 2017 yılı olağan genel kurul toplantısının 02/05/2018 tarihinde TTK'nın 416. maddesine göre çağrısız usulde yapıldığı, davacı ve yönetici ortağın toplantı tutanağı ve hazırun cetveli uyarınca hazır gösterildiği, toplantıda yönetim kurulu faaliyet raporu, 2017 yılı bilanço, kar zarar cetveli, şirket müdürünün ibrası, şirket merkezinin değiştirilmesi ve şirket müdürüne TTK 626. Maddesindeki iznin verilmesine yönelik kararların oy birliği ile alındığı, davacının çağrısız yapılan genel kuruldaki imzanın sahte oluşturulması ve genel kurul tarihinde yurt dışında bulunması sebebiyle genel kurul kararlarının butlanla batıl olduğunun tespitini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Davalı, davacının müdür ortak ..'e özel vekaletname verdiğini ve toplantıda bu vekaletname ile temsil edilerek adına imza atıldığını ileri sürmekte ise de; toplantı tutanağı ve hazirun cetvelinin asaleten katılımı gösterdiği, vekaleten katılıma dair ibare içermediği, bunun yanı sıra vekaletnamenin “Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmelik”in 21/1 inci maddesindeki şartları taşıması gerektiği halde bu doğruytuda düzenlenmiş vekaletnamenin sunulamadığı görülmektedir.
6102 sayılı TTK'nın 617/3 maddesinin yollaması ile Kanun'un 416 ncı maddesi çağrısız genel kurul usul ve hükümlerini belirler. Buna göre bütün pay sahipleri veya temsilcileri, aralarından biri itirazda bulunmadığı takdirde genel kurul toplantılarına dair olan diğer hükümler saklı kalmak şartıyla, çağrı hakkındaki merasime riayet etmeksizin de genel kurul olarak toplanabilir. Diğer bir anlatımla, anılan yasa hükmünden de anlaşılacağı üzere, kanun koyucu çağrısız bir genel kurulun var sayılmasını, bütün pay sahipleri veya temsilcilerinin hazır bulunmaları ve pay sahiplerinin bu toplantı şekline itiraz etmemiş bulunmaları şartlarının gerçekleşmesi durumunda kabul etmektedir. Tek bir payın sahibi veya temsilcisi bulunmaz veya toplantıyı terk ederse ya da katılıp toplantı şekline itiraz ederse, genel kurul gidişatını etkileyebilecek durumda olup olmaması durumu değiştirmez.
O halde 6102 sayılı Kanun'un 416 ncı maddesi öngörülen iki şart gerçekleşmeden yapılan genel kurul hukuken yoktur ve alınan karar da yoklukla maluldür. Bu durumda, somut olayda, davacı toplantıya katılmadığını, kendisinin toplantıya katılmış gibi gösterildiğini ve kendisi adına imza atıldığını iddia ve ispat ettiğinden söz konusu genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malul yaptırımına tabidir. Yokluk ve butlan istemli davalar hak düşürücü süreye tabi değildir.
Bu haliyle dava konusu genel kurul kararı yoklukla malul olmasına rağmen taleple bağlı kalınarak neticeten butlanla batıl olduğuna dair hüküm tesisi doğru görülmüş, davalı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilâm harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
3-) Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca Dairemizce taraflara tebliğine,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, karar tebliğinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/10/2024
...
Başkan ...
¸(e-imzalıdır)
...
Üye ...
¸(e-imzalıdır)
...
Üye ...
¸(e-imzalıdır)
...
Katip ...
¸(e-imzalıdır)
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.