mahkeme 2020/721 E. 2023/2229 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/721
2023/2229
28 Aralık 2023
T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :
NUMARASI :
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Alacak (Sorumluluk Davası nedeniyle )
KARAR TARİHİ : 28/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 29/12/2023
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/11/2019 tarih, ... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, davacı kooperatifin ... yılları arasında yetkili yönetim kurulu başkanı olduğunu, 2008 yılı hesaplarının da görüşüldüğü 18/01/2009 tarihinde yapılan kooperatif genel kurulunda gündemin 5.maddesi uyarınca usulsüzlükler tespit edildiğini, bunun üzerine gündemin 6.maddesi ile yönetim ibra edilmediğini ve bu yıllara ilişkin yönetim hakkında hukuki sorumluluk davası açmak üzere denetim kuruluna yetki verildiğini, belirtilen dönemlerde zimmet ve belirlenen usulsüz işlemler ile kooperatifi zarara sokması nedeniyle kooperatifin uğradığı 37.420,00 TL zararın ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı kooperatife verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu davanın Bursa 4.Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunda belirtilen tutarlar üzerinden açıldığını, raporda mükerrer ödemelerden bahsedildiğini ancak bunun somut delillerle ispatlanamadığını, resmi defterler ile bilanço arasındaki farkın 400 TL olduğunu, mevcut davanın davalıya karşı duyulan husumet nedeniyle açıldığını, haksız ve hukuksuz açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesinin ... karar sayılı Kaldırma kararı sonrasında yargılamaya devam edildiği, istinaf mahkemesinin gösterdiği çerçevede eksik delillerin toplandığı, mahallinde keşif yapılarak kooperatifin yaptığı tüm imalatların yerinde görülmesi sağlandığı, Bu dava için keşfin en önemli delillerden biri olduğu doğru ise de kooperatifin inşaat faaliyetlerini uzun yıllar önce tamamlaması sebebiyle anlamlı ve verimli bilginin keşifle elde edilmesinin zor olduğu, Kooparatif inşaat faaliyetine büyük oranda 2008 yılı içinde son verdiği, Kooparatifin 19 blok ve 38 bağımsız bölümden oluşan sitenin inşaatını %60 seviyesine kadar yaptığı ve üyelerine bu haliyle teslim ettiği, Kalan imalat ve ince inşaat işlerinin her üyenin kendisi tarafından tamamlatıldığı, üstelik davalı ...’ın site yönetiminde görevli olduğu 2002-2008 yıllarında siteye yapılan inşaat imalatlarının büyük oranda dava dışı bir şirkete yaptırıldığı, yapılan işlerle ilgili ödemelere ilişkin esas hakediş raporunun, metraj tutanak ve projelerin dosyada mevcut olmadığı, sitenin bahçesine kuyu açılması, dış elektrik hattı bağlantısı, tesviye kazısı gibi bina imalatları dışında kalan bir takım işlerinde kooperatif yönetimi tarafından yaptırıldığı, bu işlerin cinsi miktar ve zamanını gösteren belge olmadığı, yapılan ve tamamlanan işlerin dava tarihi itibari ile değerinin 2.742.258 Türk Lirası olabileceğinin 07.08.2019 tarihli bilirkişi raporunda belirlendiği, neredeyse on yıl önce tamamlanmış işlerin maliyet bedelini net bir biçimde belirlemenin mümkün olmadığı, bu maliyetin en doğru ve en kolay biçimde ancak kooperatif kayıtları incelenerek hesaplanabileceği, zira kooperatif kayıtlarında her bir harcamanın belgesinin bulunması gerektiği, halbuki kooperatif kayıtlarının doğru biçimde tutulmadığının daha önceki kararda da açıklandığı, bilirkişilerce rayice göre hesaplamada sadece %5 takdir hatası yapılsa bile ciddi fiyat farkları oluşacağı, inşaatın kaba inşaat olarak hangi oranda tamamlandığının bile takdire göre değişeceği, çünkü bu konuda dahi net bir belirmenin olmadığı, Öte yandan kooperatifin yıllar içerisinde ne kadar aidat topladığına dair bir bilirkişi raporu da alınmış olmasına rağmen bununla sonuca gidilmesinin de mümkün olmadığı, bilirkişinin, kooperatif kayıtlarını inceleyerek hazırladığı 20.09.2019 tarihli raporunda 2001 yevmiye defterinin ilk 72 sayfasının mevcut olmadığını, incelenen ticari defterlerin tümünün yasal olmadığını, Vergi Usul Kanunu ve tek düzen hesap planına uygun tutulmadığını, bu nedenle bu yıllara ait toplanan aidat tutarları ile ilgili bir inceleme yapılamadığını açıkladığı, Hem davalı hakkında başlatılan ceza yargılaması sırasında alınan raporlar hem de mahkemenin önceki kararına dayanak yapılan raporların açıkça bu durumu gösterdiği, Nitekim mahkemenin önceki kararının da davalının sorumluluğuna aykırı biçimde bu kayıtları doğru ve hukuka uygun biçimde tutmamış olmasına dayandırıldığı, sonuç itibari ile mahallinde yapılacak keşif yahut kooperatif kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemeleri ile davanın çözülmesine imkan bulunmadığından yeniden keşif ve bilirkişi raporu alınmasının gereksiz görüldüğü, üstelik önceki kararda açıkladığı üzere tazminata esas alınan harcamalarının bir kısmının inşaat faaliyeti ile doğrudan bağlantısı olmadığı, Noter başkatibine belgesiz ödeme yapılması makbuzları olmayan tapu masrafları, muhasebe giderleri gibi hususların inşaat üzerinde keşif yapılarak ispat edilmesinin mümkün olmadığı, Davalı tarafın yönetimde bulunduğu dönemde kayıtları usulüne uygun biçimde tutmadığı, kayıtlarda bulunan gider belgelerinin gerçek harcamalara ilişkin olduğunun kabulü için olağan ve usule uygun olması gerektiği, Tapu harcamaları için resmi makbuz ve dekontlar, noter harcaması için dekont, muhasebe harcamaları için serbest meslek makbuzu düzenlenmiş olması gerektiği, Mahkemenin kabulüne göre, 03/11/2011 tarihli bilirkişi raporunda tek tek gösterilen harcamaların gerçekten yapıldığının davalı tarafından ispatlanamadığı, Ceza mahkemeleri dahil olmak üzere alınan tüm raporlarda Kooperatif kayıtlarının usulsüz tutulduğunun açıkça anlaşıldığı, Usulsüzlük sebebiyle ortaya çıkan zimmet konusunda farklı görüşler var ise de birbirine uyumlu iki rapor bir arada değerlendirildiğinde davalının sorumlu olacağı miktarın 153.380 TL olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; daha önce mahkemece verilen kararın kaldırıldığı, İstinaf mahkemesinin kararı üzerine; keşif icra edildiği ve hem inşaat mühendisi hem de mali müşavir bilirkişi tarafından raporlar hazırlandığı, bu raporlara hem davalı hem de davacı tarafın itiraz ettiği, ancak ilk derece mahkemesinin iş bu bilirkişi raporlarına itirazları dikkate almaksızın ve istinaf mahkemesinin davanın esas delili olarak ifade ettiği delili tam olarak toplamaksızın ve çelişkilerle dolu gerekçeleriyle istinaf mahkemesinin kaldırılmasına karar verdiği ilk kararında direnerek aynı kararı verdiğini, kararın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu verildiğini, müvekkilinin Bursa 4.Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyasında beraat ettiğini, mali müşavirin raporunda eksik olduğunu belirttiği defterlerin ve kooperatife ait belge ve makbuzların yeni yönetimin uhdesinde olduğunu ancak mahkemenin bu yöndeki itirazları da dikkate almadığını, dosyadaki ilk bilirkişi raporu ile 21/06/2017 tarihli bilirkişi raporu arasında uyumsuzluklar bulunduğunu, ancak mahkemenin birbiriyle uyumlu iki rapor olarak değerlendirdiğini ve bu raporlara göre karar verildiğini, bilirkişi raporlarına itirazlarının hükme esas alınan raporda açıklığa kavuşturulmadığını, raporda inşaat mühendisi, hukukçu bilirkişilerinde yer almasına rağmen sadece mali müşavirin mesleki bakışının rapora damga vurduğu, diğer yönetim kurulu üyelerinin davaya dahil edilmiş olmasına rağmen kararda bu husustan bahsedilmediği, yerel mahkemenin gerekçeli kararının kendi içinde çelişkili olduğu, zimmet konusunda farklı görüşlerin bulunduğunun kararda açıkça belirtildiği, zimmet olarak kabul edilen harcamaları gerçekte kooperatif için harcanıp harcanmadığının tespit edilmediği, raporun hüküm vermeye yeterli olmadığı, bilirkişi raporlarına karşı ileri sürülen itirazlarının istinaf gerekçesi olarak aynen tekrar edildiği, dosyada ıslahın kesin süreden sonra yapılmasına rağmen ıslah edilen miktar yönünden hüküm kurulduğu ve faiz tarihinin de yanlış tarihten başlatıldığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, kooperatif yönetim kurulu başkanı aleyhine açılmış sorumluluk davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu ...karar sayılı kararı ile davanın ıslah edilen miktar üzerinden kabul kararı verildiği ve verilen kararın davalının istinaf talebi üzerine Dairemizin ... karar sayılı kararı ile " Yönetim tarafından üçüncü kişilere yapılan ödemeler belgesiz olsa dahi ödeme karşılığı iş yapılıp yapılmadığının tespiti gerekir. Buna göre mahallinde uzman bilirkişiler ile keşif yapılarak yapılan imalatın toplanan aidatlar ile kıyas edilmesi, gelir kadar imalat olup olmadığının tespiti ve kooperatifin bir zararının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekir. Bunun için kooperatife ait ticari defterler ve genel kurul kararlarındaki aidat belirlenmesine ilişkin kararların ve toplanan aidat miktarlarının, kooperatifin başka geliri var ise bunların bilirkişi vasıtasıyla tespiti gerekir.
Mahallinde yapılacak keşif ve sonucunda alınacak bilirkişi raporu davanın toplanacak en önemli ve esas delilidir. Bu delilin toplanmaması esaslı delillerin toplanmadığını ve yargılamanın eksik yapıldığını gösterir. Bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının dosyanda delillerin toplanması ve sonucuna göre değerlendirilerek karar verilmesi gerekçesi ile kaldırılması " şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece kaldırma kararı gereğince mahallinde keşif yapılarak kooperatifin yaptığı tüm imalatların yerinde görülmesi sağlanmış, Kooperatif in 19 blok ve 38 bağımsız bölümden oluşan sitenin inşaatını %60 seviyesine kadar yapmış ve üyelerine bu haliyle teslim ettiği, Kalan imalat ve ince inşaat işleri her üyenin kendisi tarafından tamamlatıldığı, davalı ...’ın site yönetiminde görevli olduğu 2002-2008 yıllarında siteye yapılan inşaat imalatlarının büyük oranda dava dışı bir şirkete yaptırıldığı, yapılan işlerle ilgili ödemelere ilişkin esas hakediş raporu metraj tutanak ve projelerin dosyada mevcut olmadığı, sitenin bahçesine kuyu açılması, dış elektrik hattı bağlantısı, tesviye kazısı gibi bina imalatları dışında kalan bir takım işlerinde kooperatif yönetimi tarafından yaptırıldığı, bu işlerin cinsi miktar ve zamanını gösteren belge olmadığı, yapılan ve tamamlanan işlerin dava tarihi itibari ile değerinin 2.742.258 Türk Lirası olabileceği 07.08.2019 tarihli bilirkişi raporunda belirlenmiştir.
Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesininin ... Karar sayılı dosyasında; sanıklar ..., ... ve ...'nın zimmet suçunu işledikleri, sanıklar... ve...'ın da Denetim Görevini İhmal Ederek Zimmete neden olmak suçlarını işledikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı, Soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan bilirkişi raporunda, sanıklar tarafından usulsüz ödemler yapıldığı, arsa satışına ilişkin ödemenin kayıtlarda gözükmediği, kooperatif defterlerinde bilançonun eksik düzenlendiği belirtilerek toplam 37.420 TL miktarında bir paranın sanıklarca zimmete geçirildiği iddia edildiği, Mahkemece, sanıkların hukuki durumunun tespiti ve kooperatif için yapılan iş ve işlemler ile bunların karşılığında yapılan ödeme tutarlarının belirlenmesi ve neticesinde varsa zimmet miktarının tespiti için yaptırılan bilirkişi incelmesi sonucu düzenlenen 14.03.2012 tarihli bilirkişi raporunda, tapu masrafları ve takip işlemleri için fazladan gider kaydedildiği belirlenen 4.266 TL nın ve yapı denetim hesabına mükerrer olarak ödendiği belirlenen 1.400 TL nın yönetim kurulu üyeleri olan sanıklar ..., ... ve ...'nın uhdesinde kaldığına dair tespit yapıldığı, Yine mahkemece alınan 12.06.2012 tarihli bilirkişi raporunda, toplam 5.666 TL zimmet miktarı ile 42.795 TL kooperatif zararının tespit edildiği, Gerek aşamalarda alınan raporlarda, gerekse iddianamede usulsüz ödemeler ve kayıtlar nedeniyle zimmetin ortaya çıktığı belirtildiğinden, kooperatife yapılan işler karşılığında yapılan ödemelerle ilgili tanıkların mahkemece dinlendiği, bu tanıkların ifadelerinde çoğunlukla, kooperatife yapmış oldukları işler karşılığında kooperatif yönetim kurulunca gerekli ödemelerin yapıldığını ve karşılığında belge düzenlendiğini söylediklerini, Davaya konu kooperatif ile müteaahhit firma arasında Bursa 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/172 esasında görülen dava dosyasının tetkikinde; dava konusunun itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi talebine ilişkin olduğu, dava değerinin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 492.000 TL olduğu, davacının Mideko Mimarlık İnşaat Taah. Ltd Şirketi, davalının ...Kooperatifi olduğu, dava tarihinin 15.08.2008 olduğu, 29.05.2013 tarihinde ... karar sayılı itirazın iptaliyle ilgili davanın kısmen kabulüne (187.757,53 TL) ilişkin karar verildiği, kararın temyiz edildiği, Yargıtay 15 Hukuk Dairesinin 27.11.2014 tarihli kararı ile yerel mahkemenin kararının bozulmasına karar verildiği, dosyanın... esas numarasını aldığı, dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişilerin 22.10.2015 havale tarihli raporu mahkemeye sundukları , bilirkişi raporunda da davalı kooperatifin davacı şirkete 536.144TL borçlu olduğunun tespit edildiği, davaya konu zimmet iddiasına ilişkin olarak aşamalarda alınan raporlarda farklı miktarlar tespit edilmiş olması, ticaret mahkemesi tarafından alınan raporlarda kooperatifin müteahhit firmaya borçlu olduğunun belirlenmiş olması, yine konuyla ilgili alınan tüm raporlar ile kooperatif defter ve kayıtlarında da sabit olduğu üzere kooperatif tarafından yaptırılan inşaatlarla ilgili çok büyük miktarlarda harcamaların yapılmış olması, yapılan iş ve işlemlere ilişkin harcama belgelerinin de çoğunun kooperatif kayıtlarında mevcut olması, yine yapılan işlerle ilgili ödemelerin kooperatif yönetim kurulu tarafından yapıldığı hususunun mahkemede dinlenen tanıklarca teyit edilmiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların atılı suçları işlemedikleri ve zimmet kastı ile hareket etmedikleri yönündeki savunmaları karşısında, bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde, gider makbuzu bulunmaması ya da mükerrer kayıt nedeniyle -yapılan işler ve bu işler karşılığında yapılan ödemelerin büyüklüğüne göre- küçük miktar olarak kabul edilebilecek 5.666 TL lik bir paranın yönetim kurulu üyelerinin zimmetinde kaldığı ve yönetim kurulu üyeleri olan sanıkların zimmet kastı ile hareket ettikleri, yine denetleme kurulu üyeleri olan sanıkların da denetim görevini ihmal ederek zimmete neden oldukları yönünde vicdani kanaat oluşmadığı , bu nedenle tüm sanıkların suç kastı ile hareket etmediklerinin kabulü gerektiği sonucuna varıldığı belirtilerek sanıklar ..., ... ve ...'nın üzerilerine atılı zimmet suçunun kast unsurunun oluşmadığından sanıkların atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine; şeklinde karar verildiği, verilen kararın Yargıtay 5. Ceza Dairesinin ... Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Ceza Mahkemesi kararları hukuk hakimini bağlamaz ise de; hukuk hakimi kesinleşen maddi vakıalar ile bağlıdır. TBK'nın 74. Maddesi uyarınca ceza mahkemesince verilecek mahkumiyet kararında kesinleşen maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayacağı da gözetilmelidir. Bu durumda, az yukarıda belirtilen ceza dosyasında her ne kadar beraat kararı verilmiş ise de alınan bilirkişi raporunda toplam 5.666 TL zimmet miktarı ile 42.795 TL kooperatif zararının tespit edildiği, Ceza mahkemeleri dahil olmak üzere alınan tüm raporlarda Kooperatif kayıtlarının usulsüz tutulduğunun tespit edildiği, Ağır Ceza Mahkemesinde alınan 14/03/2012 ve 11/06/2012 tarihli üç kişilik Emekli Sayıştay Uzman Denetçisi bilirkişi heyetinden alınan raporda ; zimmete esas olarak tespit edilen ve ayrıntısı gösterilen tapu işlemleri ve takip masrafları için toplam 11.934,00TL olarak ödendiği, ancak tapu giderleri olarak kooperatifin yasal defterlerinde 16.200,00TL olarak kaydedildiği, fazladan gider kaydedilen ve gider belgesi bulunmayan 4.266,00TL kooperatif parasının ve Yapı denetim hesabına mükerrer ödeme olarak görülen 1.400 TL olmak üzere toplam 5.666,00TL nin sanıkların uhdesinde kaldığının tespit edildiği, yine, Su kuyusu kazı bedeli, su kuyusu taş duvar işçiliği, şantiye elektrik direkleri kazısının bedeli, şantiye elektrik direklerinin dikimi ve tellerinin çekimi bedeli ,şantiye demirlerinin indirilmesi bedeli, Şantiye tuğlalarının boşaltılması işçiliği, Kiremitlerın boşaltılması ve istiflenmesi işçiliği ve çatı malzemelerinin taşınıp istiflenmesi işçiliği kalemleri için Mideko firmasının kooperatife olan toplam 42.795,00TL'lik avans borcunun mahsup edildiği, böyle bir mahsup işleminin yapılmasının muhasebe kurallarına ve hukuka aykırı olduğu, bu bedellerin sözleşme hükümleri uyarınca yüklenici ... firmasına ait olduğunun anlaşılması halinde ,toplam 42.795,00TL'lik mahsup işlemi ile Yüklenici Mideko firmasının haksız yere alacaklandırılarak ,haksız yere ve fazladan kooperatif avans alacağının mahsup edildiği ve kooperatifin 42.795,00TL tutarında zarara uğratıldığının tespit edileceğinin beyan ve mütalaa edildiği, yine eldeki dosyada alınan 02/12/2011 tarihli ve 22/06/2017 tarihli bilirkişi heyet raporlarında, 42.795,00TL mütahite gider makbuzu ile alacak kaydı olarak gösterilen bu tür ödemelerin karşılığında fatura alınması gerektiğinin yasal zorunluluk olduğunun tespit edildiği, eldeki dosyada bilirkişi raporu ile zimmet tutarının 153.380,00 TL olarak belirlendiği belirtilmiş ve mahkemece bu miktar üzerinden karar verilmiş ise de hukuk hakimi kesinleşen maddi vakıalar ile bağlı olduğundan, Ağır Ceza Mahkemesinin Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen dosyasında 5.666 TL zimmet miktarı ile 42.795TL kooperatif zararının hukuk mahkemesi yönünden de bağlayıcı olduğu nazara alınarak, kooperatif zararının ağır ceza mahkemesi dosyasında ve eldeki dosyada yapılan bilirkişi raporlarında tespiti yapılan toplam 48.461,00 TL olduğu takdir ve kanaatine varılmıştır. Davalı vekilinin istinaf itirazlarının açıklanan zarar miktarı dışında kalan kısım yönünden kabulü gerekmiştir.
Davalının ıslah talebine yönelik istinaf talebi yönünden yapılan incelemede; HMK.nun 181. maddesinde kısmen ıslaha başvuran tarafa, ıslah ettiği usul işlemini yapması için bir haftalık süre verileceği, bu süre içinde ıslah edilen işlem yapılmazsa, ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edileceği kabul edilmiştir. Mahkemece 27/09/2017 tarihli oturumda" davacı tarafa ıslahın en geç tahkikat sona erdirinceye kadar yapılabileceği hatırlatılarak varsa ıslaha ilişkin talep ve beyanlarını bildirmek üzere iki hafta kesin süre verilmesine, Kesin süreye rağmen beyanda bulunulmadığı taktirde dosya kapsamına göre karar verileceği hatırlatılmasına," şeklinde ara karar kurulduğu, davacı vekiline HMK.nun 181. maddesi anlamında süre verilmediği, davacı tarafça 17/10/2017 tarihli dilekçe ile ıslah talebinde bulunulduğu ve harcın yatırıldığı, ayrıca mahkeme kararında faizin dava tarihinden itibaren başlatılmasında hukuka ve usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından bu hususlarda da davalı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
İlk derece mahkemesince, davalı vekilinin davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı olduğundan bahisle yönetim kurulu üyeleri ... ve ... ’nın davaya dahil edilmesini, talep etmesi üzerine, 27/09/2012 tarihli celsede mahkemece ... ve ... ’nın davaya dahil edilmelerine karar verildiği anlaşılmıştır. Oysa ki, hukukumuzda, dahili davalı kurumu bulunmamaktadır.... ve ... ’nın hakkında usulüne uygun açılmış bir davanın bulunmadığı, davada taraf gösterilmediği halde dahili davalı olarak davaya dahil edilmeleri yerinde olmadığı, bununla birlikte bu davalıların karar başlığında gösterilmediği gibi haklarında bir karar verilmediği anlaşıldığından, bu hususa değinilmekle yetinilmiştir.
Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile;
2-Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..Karar ve 27/11/2019 tarihli kararının KALDIRILMASINA, kaldırılan karar yerine geçmek üzere yeniden HÜKÜM TESİSİ İLE,
3-Davanın KABULÜ ile; 48.461,00TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Alınması gereken 3.310,37TL harçtan, 555,70TL peşin harç ile 1.980,31TL ıslah harcı toplamı 2.536,01TL'nin mahsubu ile bakiye 774,36TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına,
5-Davacı taraf kendini vekili kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 17.900,00TL nispi (alınması gereken nispi vekalet ücreti, maktu vekalet ücreti altında kaldığından) vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı taraf kendini vekili kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00TL nispi (alınması gereken nispi vekalet ücreti, maktu vekalet ücreti altında kaldığından) vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 2.584,00TL (2,75TL Vekalet Harcı+555,70TL Peşin Harç+28,15TL Tedbir Talebi Harcı+17,15TL Başvurma Harcı+1.980,31 Islah Harcı) harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 48,50TL tebligat gideri, 7,20TL posta gideri ile 2.228,50TL bilirkişi gideri toplamı 2.274,20TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 718,54 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafından yapılan 29,00TL tebligat gideri, 20,80TL posta gideri ile 1.645,50TL keşif ve bilirkişi gideri toplamı 1.695,30TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 1.159,66TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
10-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine
İstinaf Yargılaması ve Harç Yönünden;
1-İstinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine,
2-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 246,70TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı gideri, 36,70TL posta gideri ile 5,50TL tebligat gideri olmak üzere toplam 288,90TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
4-6100 sayılı HMK. 359/4. maddesine göre kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi.28/12/2023
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.