mahkeme 2022/1696 E. 2024/1184 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1696

Karar No

2024/1184

Karar Tarihi

25 Haziran 2024

T.C. BURSA BAM 14. HUKUK DAİRESİ
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :
KARAR NO :

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ...
ÜYE : ...

KATİP : ...

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :
TARİHİ : 10/02/2022
NUMARASI :

DAVACI : ....
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Alacak
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 25/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/07/2024

Mahkemece verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine dosya incelendi.
İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ:
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 08/01/2014 tarihli yüklenici sözleşmesinin 10. maddesi uyarınca; taşeronun işe başlama tarihinden itibaren bir adet şantiye şefi pozisyonunda elektrik mühendisi teknik personeli iş yerinde devamlı olarak bulundurmasının zorunlu olduğunu, işverenin en az üç yıl deneyimli teknik personeli iş başında bulundurmadığı taktirde mühendis için 500 KL/gün başına taşerondan ceza kesileceğinin, bu cezanın kesilmesine ilişkin ihtar yada bildirim şartının aranmayacağının, konuya ilişkin şantiyede iş veren tarafından tutulan puantajların ya da SGK maaş bordrolarının esas olacağının, taşeronun itiraz edemeyeceğinin, taşeronunun teknik elamanların isim ve belgelerini sözleşmenin imzalanmasından itibaren on gün içinde işverene bildirmek mecburiyetinde olduğunun, süresi içerisinde bildirim yapılmaması halinde süresini aşan her gün için sözleşme bedelinin on binde beşi oranında ceza kesileceğinin düzenlendiğini, yüklenicinin söz konusu hükme aykırı davranarak sözleşme kapsamındaki bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle huzurdaki davanın açıldığını, yaşanan süreçte işin yapımı esnasında davalı tarafça, müvekkili şirket şantiyesinde tüm özlük hakları kendisi tarafından karşılanmak üzere elektrik mühendisinin bildirildiğini, sözleşme ve mevzuat gereği SGK kaydının müvekkili şirket adına yapıldığını, bu çalışan tarafından işin tamamlanmasından 4 yıl sonra müvekkili şirket aleyhine aylık ücret ve işçilik alacakları kapsamında haklarının ödenmediği iddiasıyla açılan davanın davalı tarafa ihbar edilmiş ise de davalının kendi çalışanı olmadığı iddiasıyla davanın reddini talep ettiğini, açılan davada müvekkili aleyhine kurulan hüküm nedeni ile icra dosyasına ödeme yapılmak zorunda kalındığını ileri sürerek, 67.370,00.-TL'nin sözleşmeye aykırılık nedeniyle sözleşme tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle ödenmesine ve dava değeri üzerinden %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında üzerine düşen yükümlülüğü tamamladığını, sözleşmenin 10. maddesinde yer alan cezai şartın TBK'nın 147/6 maddesi uyarınca zaman aşımına uğradığını, ifanın çekincesiz olarak kabul edildiğini, davacının davasını sözleşmenin 10. maddesine dayandırdığını ancak dava dilekçesinin 4. maddesinde bahsi geçen elektrik mühendisinin iş başında bulundurduğunu, bildirimini yaptığını ve mühendisin iş tamamlanana kadar çalıştığını ikrar ve kabul ettiğini, davacının bildirilmediği ve iş başında bulunmadığını iddia ettiği elektrik mühendisi .....Akın tarafından Bursa ...Mahkemesi'nin ....esas sayılı dosyasında açtığı davada mahkemece verilen kararda Bursa ....Noterliği 03/02/2014 ve 14/02/2014 tarihli taahhütnamelerinden ... Ticaret ve Ltd. Şti. uhdesinde bulunan inşaatlarda elektrik mühendisi olarak işin başında bulunacağının taahhüt ettiğinin" ve SGK kayıtlarından davacının 04/02/2014-30/06/2015 tarihleri arasında ....Yapı şirketinden çalışmalarının kuruma bildirildiğinin tespit edildiği, davacı ile müvekkili arasındaki sözleşmenin 5. maddesinde işe başlama tarihinin 01/06/2014, iş bitim tarihinin ise 30/12/2014 olduğu, dolayısıyla mühendis ... Akın'ın sözleşmede yer alan sürelerden dahi uzun zaman zarfında davacı bünyesinde çalıştığı ve iş başında bulunduğunun mahkeme kararı ile ortada olduğu, davacının çalıştırdığı işçiye ödemek zorunda kaldığı işçi alacağı ücretini kötü niyetli olarak müvekkiline sirayet ettirme amacıyla davanın açıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, taraflar arasında davalının alt taşeron olduğu eser sözleşmesinin mevcut olduğu, sözleşme uyarınca davalının bir elektrik mühendisi şantiye şefi çalıştırmak zorunda olduğu, nitekim davacının dava dilekçesindeki kabulüne göre; dava dışı elektrik mühendisi Akıner Akın'ın işin şantiye şefi olarak çalıştığı ve işin bitirildiği, yine davacının beyanından anlaşıldığı üzere; bu kişinin mevzuat gereği davacı üzerinden SGK'lı olarak gösterildiği, davacı ile davalı arasındaki sözleşme ilişkisinin kayıtsız şartsız kabul ile sona erdiği ve davalının işi teslim ettiği, aradan uzunca bir süre geçtikten sonra, dava dışı ....Akın tarafından açılan .... İş Mahkemesi'nde görülen ... Esas sayılı dava neticesinde, davacıdan işçilik alacaklarını talep etmesi sonucu, mahkemece 2.413,74.-TL kıdem tazminatı, 1.609,16.-TL ihbar tazminatı, 29.022,35.-TL ücret ve 1.000,00.-TL net AGİ alacağına hükmedildiği, davacı tarafça mahkeme kararı uyarınca işçilik alacaklarını ödeyerek, akabinde davalının bu şantiye şefini çalıştırmadığı, bu kişiyi çalıştıranın kendisi olduğunu ileri sürerek, aralarındaki eser sözleşmesinde öngörülen cezai şartın talep edildiği, davacı ile davalı arasındaki sözleşmede öngörülen cezai şartın ifaya eklenen cezai şart olduğu, ifayı engelleyen yani dönme cezası olarak adlandırılan cezai şart türü olmadığı, ifaya eklenen cezai şartın istenebilmesinin, ifanın kayıtsız şartsız kabul edilmemesi koşuluna bağlı olup, davacının dava dilekçesindeki beyanından da anlaşılacağı üzere, sözleşme ilişkisinin sona erdiği, ihalenin bitiminde davacının tüm hak edişlerini aldığı, davacının cezai şart talep edemeyeceği, kaldı ki, davacının yıllardır bu hususu bilmesine rağmen cezai şart talep etmeyip, dava dışı işçinin işçilik alacaklarını talep etmesi üzerine bu talebi ileri sürmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili, usul ekonomisi ve amaca aykırı olarak üçlü bilirkişi heyetinden rapor alınmasının yerinde olmadığını, hatalı rapora karşı yaptıkları ayrıntılı itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, mahkemece yapılan hukuki değerlendirmelerin hatalı olduğunu, davalının sözleşmenin ifa aşamasında sözleşmeye uygun davranmış gibi göründüğünü, yıllar sonra davalı adına şantiyede çalışan dava dışı ...'ın açtığı işçilik alacakları davası ile sözleşmeye aykırı davranıldığının ortaya çıktığını ve davaya konu zararın somutlaştığını, davalının, iş davasının kendisine ihbarı üzerine çalışanın kendi adına çalışmadığını beyan ettiğini, aynı taraflar arasında aynı yükümlülükleri içerir 29/06/2013 tarihli ... Okulları yapım işine ilişkin bir yüklenici sözleşmesinin daha mevcut olduğunu, davalı nam ve hesabına Akıner Akın'ın bu şantiye de de çalışmış olup, tek sözleşmedeki cezai şart miktarının taleplerini karşılaması nedeni ile dosyaya eklenmediğini, "ifayı çekincesiz kabul etmiş olmadıkça" gerekçesinin kabul edilemeyeceğini, sözleşme ve cezai şartın geçerli olduğunu, sözleşme süresince 17 ay boyunca hiçbir ücret almadan çalıştığı iddiasında bulunan teknik personelin işe başladıktan 5 yıl sonra açtığı dava dosyasında 2020 yılında verilen hüküm ile sözleşmenin şartlarına uygun şekilde ifa edilmediğinin ortaya çıktığını, akabinde 11/12/2020 tarihinde ihtiyati haciz kararı alınarak İstanbul Anadolu ...İcra Dairesi .... E sayılı takip dosyasına ödeme yapılması sonucu zararın ortaya çıktığını, davanın kabulünün gerektiğini belirterek, istinaf isteminde bulunmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355.maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava, eser sözleşmesi uyarınca cezai şart alacağına ilişkindir.
Davacı, davalı ile imzalanan sözleşme kapsamında; davalının sözleşmede belirtilen nitelikte şantiye şefi elektrik mühendisini işyerinde bulundurmasının zorunlu olduğunu, sözleşmenin ifasından 4 yıl sonra sözleşme kapsamında görev yapan elektrik mühendisi tarafından aleyhlerine açılan işçilik alacakları davası neticesinde mahkemece verilen karar doğrultusunda işçilik alacaklarının dava dışı elektrik mühendisine ödendiğini, açılan dava ile davalı yüklenicinin sözleşme kapsamında yükümlülüklerini yerine getirmemiş olduğunun tespit edildiğini belirterek dava dışı işçiye yapılan ödeme miktarının sözleşmedeki cezai şart kapsamında tahsilini talep etmiş, davalı tarafça, işin tamamlanarak teslim edildiği, ifanın çekincesiz olarak kabul edildiği, davacının dava dilekçesinde bahsi geçen elektrik mühendisinin iş başında bulunduğunu ikrar ettiği, açılan işçi alacağı davası yönünden adı geçen mühendisin davalının çalışanı olduğu belirtilerek davanın reddi talep edilmiş, mahkemece yukarıda belirtilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında 08/01/2014 tarihli yüklenici sözleşmesinin imzalandığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Söz konusu sözleşme uyarınca davacı işverenin uhdesinde yapılacak Çanakkale İl Özel İdaresi tarafından ihale edilmiş,...Konağı inşaat işinin tüm elektrik tesisatı işlerinin onaylı uygulama projesinde belirtilen şekilde malzeme ve işçilik dahil olmak üzere anahtar teslim yapım işine ait olduğu, sözleşmenin 4. maddesine göre; tüm projede yer alan elektrik tesisat kalemlerinin tamamı dahil olmak üzere KDV dahil iş bedelinin 342.200,00.-TL olduğu, sözleşmenin 5. maddesi C-C6 bendine göre "işe başlama tarihinin 01/06/2014, iş bitim tarihinin ise 30/12/2014 tarihi " olduğu görülmüştür.
Sözleşmenin 10. maddesinde "Taşeron, işe başlama tarihinden itibaren bir adet şantiye şefi pozisyonunda elektrik mühendisi teknik personeli iş yerinde bulundurmasının zorunlu olduğu, işin anahtar teslim imalat işleri olmasından dolayı en az 3 yıl deneyimli mühendis bulundurmanın zorunlu olduğu, işverenin, belirtilen teknik personeli iş başında bulundurmadığı taktirde mühendis için 500TL/gün başına taşerondan ceza keseceği, bu cezaların kesilmesine ilişkin olarak ihtarda bulunmuş olmak ya da bildirim yapma şartının aranmayacağı, konuya ilişkin şantiyede işveren tarafından tutulan puantajlar ya da SGK maaş bordroları esas olacağı, taşeronun buna itiraz edemeyeceği, taşeronun söz konusu teknik elemanın isim ve belgelerini (diploma, meslek odası kayıt belgesi) teknik personel bildirgesi ile birlikte sözleşmenin imzalanmasından itibaren on gün içinde işverene bildirmek mecburiyetinde olduğu, taşeronun süresi içerisinde bildirim yapmamış olması halinde süresini aşan her gün için sözleşme bedelinin onbinde beşi oranında ceza kesileceği" düzenlenmiştir.
Bursa.... İş Mahkemesi'nin 15/10/2020 tarih .... sayılı ilamının incelenmesinde; davacı... Akın tarafından davalı .... aleyhine 04/02/2014- 30/06/2015 tarihleri arasında davalı şirkette çalışmasından kaynaklı işçilik alacakları için dava açıldığı, davalı şirketin cevap dilekçesinde davacının mevzuat gereği her ne kadar şirket çalışanı olarak görünse de esasen 08/01/2014 tarihli yüklenici sözleşmesi uyarınca taşeronu ... Elektrik/... nam ve hesabına çalıştığını iddia ettiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında, davaya konu yüklenici sözleşmesi uyarınca işin tamamlandığı ve işin teslim edildiğine ilişkin uyuşmazlık bulunmamaktadır. Her ne kadar bu hususta hak ediş, teslim vs tutanaklar ibraz edilmemiş ise de, işin tamamlandığı ve teslim edildiği her iki tarafın kabulündedir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 179/2 maddesinde ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir denilmek suretiyle gecikme cezası düzenlenmiştir. Buna uygulamada ifaya ekli ceza denilmektedir. Ancak sözleşmede cezai şart talep edebilmek için ihtirazı kayda gerek olmadığı kararlaştırılmış ise ya da ifadan önce alacaklının bu hakkını saklı tuttuğu anlamına gelecek davranışları mevcut ise sonradan yapılan teslimde çekince konulmamış olsa dahi cezai şart isteme hakkı düşmeyeceği için talep edilebilir.(M.Öztürk -Z.Gözütok Usul ve Esaslarıyla Eser Sözleşmesi Uygulaması 4. Bsk.2023, Yargıtay 15. H.D.nin 2015/1567 E. 2015/5664 K., Yargıtay 15.H.D.'nin 2019/1173 E. 2019/5252 K.)
Mahkemece davacının ifayı kayıtsız şartsız kabul ettiği, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin sona ererek tüm hak edişlerin alındığı bu nedenle davacı tarafından cezai şart talep edilemeyeceği gibi dava dışı işçinin işçilik alacaklarını talep etmesi üzerine cezai şart talep edilmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davaya dayanak sözleşmenin 10. maddesinde maddede belirtilen cezaların kesilmesine ilişkin ihtarda bulunulmuş olmak yada bildirim yapma şartının aranmayacağı düzenlenmiş olup, bu itibarla mahkemece ifanın çekincesiz olarak kabul edilmesi nedeni ile cezai şart istenemeyeceğine ilişkin gerekçesi yerinde görülmemiştir.
Somut uyuşmazlıkta; davacının talebi sözleşmede kararlaştırılan cezai şart alacağına ilişkin olup, davacı dava dilekçesinde; davalı tarafından bulundurulması gereken teknik personelin mevzuat gereği SGK kaydının üzerine yapıldığını, işçilik alacaklarının davalı şirket tarafından ödenmesi gerektiğini, söz konusu teknik personel tarafından işin bitiminden yıllar sonra aleyhlerine açılan işçilik alacaklarına dair dava sonucu verilen Mahkeme ilamı ile davalının sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğinin öğrenildiğini belirterek sözleşmenin 10. maddesi uyarınca talepte bulunulmuş ise de, davacının dava dilekçesindeki anlatımına göre söz konusu sözleşmede belirtilen şantiye şefi elektrik mühendisinin iş yerinde bulundurulduğu ve işin tamamlandığı davacının da kabulündedir. Sözleşmedeki cezai şart işçilik alacaklarına ilişkin olmayıp, belirtilen nitelikte teknik personelin iş yerinde bulundurulmamasını yaptırıma bağlamaktadır. Bu itibarla davacı tarafça teknik personelin iş yerinde bulundurulmadığı iddiasıyla sözleşmenin 10. maddesi kapsamında talepte bulunulması yerinde değildir. Mahkemece neticeten davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1 maddesine göre esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Gerekçe ile;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1 maddesine göre ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken .....’den, peşin alınan 80,70.-TL’nin mahsubu ile bakiye ....’nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından karşılanan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının yatırana iadesine,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Karar tebliğ, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 25/06/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim