mahkeme 2024/1258 E. 2025/1305 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/1258

Karar No

2025/1305

Karar Tarihi

17 Haziran 2025

T.C. BURSA BAM 13. HUKUK DAİRESİ
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
13. HUKUK DAİRESİ K A R A R

DOSYA NO :
KARAR NO :

BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :
KARAR NO :
KARAR TARİHİ : 18/10/2023
DAVACI
DAVALI
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
B.A.M. KARAR TARİHİ : 17/06/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/06/2025

Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ...bünyesinde davalının 2.502,98 m² arsasının olduğunu, davalının arsaları sebebiyle m² başına 14 USD + KDV = 16,52 USD altyapı katılım payı ödemesi gerektiğini, davalının toplam ödeyeceği altyapı katılım bedelinin 41.349,23 USD olduğunu, Gürsu 1.Noterliğinin 24.05.2021 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalıdan ödeme talep edilmesine rağmen davalının herhangi bir ödeme yapmadığını, Bursa 3. İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasında başlatılan takibin davalının haksız itirazı ile durduğunu beyanla borçlunun itirazının iptali ile % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, takibin dayanağının altyapı katılım bedeli olduğunu, davalının katılımcı sıfatı olmadığını, davacı ...'nin müvekkiline ait taşınmaza hiç bir altyapı yatırımı yapmadığını, davacı OSB'nin hazır altyapısı olan bölgede kurulduğunu, davacının kurulurken, yaptığı altyapı yatırım tutarını açıklaması ve bu tutarı üyelerine paylaştırması gerektiğini,.... Yasası'nın 3.maddesindeki katılımcı tanımına ilişkin değişikliğin 10.11.2008 tarihinde yürürlüğe girdiğini, müvekkilinin satın aldığı taşınmazın bu tarihten önce mülkiyetinin dava dışı belediyeye ait olduğunu, dolayısıyla 10.11.2008 tarihinden önce mülkiyeti Gürsu Belediyesinde olan taşınmaz dolayısıyla Belediyenin "katılımcı" sıfatı olmadığını, müvekkilinin de katılımcı sıfatı olmayan belediyeye ait taşınmazı satın aldığından yasa gereği katılımcı sıfatına sahip olanların ödemekle yükümlü olduğu alt yapı katılım ödentisinden dolayı sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin maliki olduğu parselde yer alan tesisin OSB oluşumundan önce kurulduğunu ve daha sonra OSB içine alındığını, davacı tarafça hiç bir harcama yapmadan olmayan ve harcanmayan altyapı bedelinin talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, Davalının Bursa 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine itirazının kısmen iptaline, İcra takibinin 6.891,54 USD asıl alacak ve 39,09 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.930,62 USD üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinafa başvuru dilekçesinde, idari yargının görevli olduğunu, OSB Kanun'un 4 üncü maddesi gereği İmar ve parselasyon planları kesinleşmeden, katılımcıların altyapı aidatlarından sorumlu tutulamayacağını, talep edilen alt yapı giderinin miktarı ve dayanağının irdelenmediğini, altyapı yatırımları devam eden OSB’lerde yatırım tutarları ve diğer masrafların tahmini olarak hesaplanacağı ve bu şekilde hesaplanan parsel birim maliyetinin sonraki yıllar için yeniden değerleme oranlarına göre güncelleneceğini, kalan harcamalar için katılımcılardan taahhütname alınması gerektiğini, önceki malik olan ...Belediye Başkanlığından veya müvekkilinden bu yönde alınmış bir taahhüt olmadığını, parsel metrekare birim maliyetinin dolayısıyla alt yapı katılım paylarının döviz cinsinden belirlenmesi halinde yeniden değerleme oranlarına göre güncelleme yapılamayacağını, Müteşebbis Heyetin alt yapı aidatları ile ilgili kararlarının imar ve parselasyon planları kesinleşmeden alındığını, müvekkili tarafından dava konusu taşınmaz 2014 yılında satın alındığını, taşınmaza ilişkin bir alt yapı katılım borcu olması halinde davacının taşınmazın satışına izin vermeyeceğini, alt yapı katılım payının sabit bir bedel olarak katılımcılara bölüştürülmesi gerektiğini, müteşebbis heyetin sabit olan bedeli artırarak ödeme yapmayanlar yönünden yeni bir bedel belirleyemeyeceğini, müvekkilinin katılımcı sıfatının bulunmadığını, raporların hüküm kurmaya el verişli olmadığını beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa başvuru dilekçesinde, davalı borcu kabul etmediği ve ödenmesi gereken taksitlerin hiçbiri ödenmediği için, vadesi gelmeyen diğer taksitlerin de davalı açısından muaccel hale geleceğini, davalının belediyeden taşınmazı satın almak ile birlikte katılımcı sıfatına haiz olduğunu, davalıya verilen yazının "uygunluk" yazısı olduğunu, "borcu yoktur" yazısı olmadığını, yazıda "...eski katılımcı tarafından verilmiş olan tüm taahhütleri aynen kabul ettiğini beyan eder..." şeklinde hüküm bulunduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi tarafından; Organize Sanayi Bölgesinin (OSB) tacir olup olmadığı ve taraf olduğu davaların ticari dava kabul edilip edilmeyeceği konusunda Dairelerinin kesin kararları ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin kesin kararı arasında uyuşmazlık bulunduğunu belirterek bu uyuşmazlığın giderilmesi için Yargıtay ilgili dairesine başvurulmasını talep etmesi üzerine;
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair...Karar sayılı ilamı ile, '...4562 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca OSB'ler özel hukuk tüzel kişisidir. Bununla birlikte 6102 sayılı Kanun'un 11 inci maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca tacir olarak kabul edilmeleri mümkün değildir. Öte yandan OSB'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu sebeple OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiği' gerekçesi ile OSB'lerin tacir olmadığına, taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiğine karar vermiştir.
6100 sayılı HMK'nın 1.maddesine göre; mahkemelerin görevleri ancak kanunla düzenlenir, göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir.
6100 sayılı HMK'nın 114/c maddesinde mahkemenin görevli olması dava şartı olarak belirlenmiştir. Yine, 115. maddesinde dava şartlarının davanın her aşamasında ve kendiliğinden araştırılacağı, tarafların da her aşamada ileri sürebileceği, 137 ve 138. maddelerinde ise dava şartlarının (ve ilk itirazların) öncelikle inceleneceği düzenlenmiştir.
Şu durumda, yukarıda değinilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığı çözen ve bağlayıcı olan kararı doğrultusunda davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi değil, asliye hukuk mahkemesi olduğu gözetilerek, davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile işin esasının incelenmesi doğru görülmemiştir.
HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda görev kuralına aykırılık nedeniyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun bu sebeplerle kabulü ile mahkeme kararının HMK’nun 353/1-a-3 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Taraf vekillerinin istinaf talebinin KABULÜ ile Bursa...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin....tarih ve ...sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran taraflar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,
3-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
4-İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere 17/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

...
Başkan
...

...
Üye
...

...
Üye
...

...
Katip
...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim