Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2026/63
2026/47
9 Şubat 2026
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/
KARAR NO : 2026/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
DAVA : Tespit
DAVA TARİHİ : 07/01/2026
KARAR TARİHİ : 09/02/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Davacı müvekkili kooperatifin, davalı ... ve diğer arsa malikleri ile birlikte yevmiye no ile "düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi" ve hemen akabinde yevmiye no ile sözleşmenin ifası için "düzenleme şeklinde vekaletname" imzalandığını, bu sözleşme taraflar arasında belirli şartlar ve yükümlülükler çerçevesinde, arsa üzerinde inşaat yapılması ve bağımsız bölümlerin paylaşılması amacını taşıdığını, müvekkili kooperatif ile karşı taraf ... (ve diğer malikler; ) arasında mudanya 1. noterliği’nin 12/12/2023 tarih ve yevmiye numaralı "düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi" mevcut olduğunu, davalı ... tarafından kat karşılığı inşaat sözleşmesine ilişkin verilen sözleşmenin ifası amacıyla verilen yevmiye no ile sözleşmenin ifası için "düzenleme şeklinde vekaletname" yetki vekâletnamesinin 04.11.2025 tarihinde azledildiğini, sözleşme hükümleri çerçevesinde, davacı müvekkilinin bugüne kadar üzerine düşen edimleri yerine getirmeye hazır olduğunu, proje kapsamında gerekli tüm ön hazırlıklar tamamlandığını, teknik ekip ve ekipmanları hazır hale getirildiğini, finansal planlamalar yapıldığını ve inşaat ruhsatı başvurusu aşamasına gelindiğini, müvekkili, inşaatın belirli bir takvim içerisinde tamamlanması için gerekli tüm planlamaları yaptığını ve bu doğrultuda önemli yatırımlar gerçekleştirdiğini, anılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin fiilen ve hukuken eksiksiz bir şekilde yerine getirilebilmesi, inşaat sürecinin hızlı ve kesintisiz ilerleyebilmesi amacıyla, arsa maliklerinin tamamının, 12/12/2023 tarihinde davacı müvekkili lehine müşterek ve toplu bir vekâletname düzenlediğini, bu vekâletname, bağımsız ve genel nitelikte bir vekâletname olmadığını, münhasıran sözleşmenin ifasına özgülenmiş, sözleşmeye bağlı, ortak amaçlı ve vekalet veren ile vekil arasında güçlü bir güven ilişkisine dayalı özel bir yetkilendir olduğunu, söz konusu vekaletin, inşaat projesinin başarıyla tamamlanması için vazgeçilmez bir hukuki araç niteliğinde olduğunu, bu tür bir vekaletname olmadan, yüklenicinin inşaatın gerektirdiği tapu devirleri, ruhsatlandırma süreçleri ve diğer idari işlemleri gerçekleştirmesi fiilen imkansız hale gelmekte olduğunu, ancak, davalı ... tarafından 04.11.2025 tarihinde herhangi bir haklı sebep ileri sürmeksizin, tek taraflı olarak azil işlemi gerçekleştirildiğini, bu azil işlemi akabinde, davalının, söz konusu azli tapu müdürlüğüne bildirerek müvekkilinin inşaat ile ilgili resmi işlemleri yürütmesini engelleme yoluna gittiğini, söz konusu azil işlemi tamamen gerekçesiz olduğunu, sözleşmenin diğer tarafları olan diğer maliklerin iradesine dayanmadığını, davalının, azil gerekçesi olarak hiçbir somut hukuki veya fiili neden belirtmediğini, bu doğrultuda, davalının azil işleminin hukuka aykırı ve haksız olduğunun tespiti ile davacı müvekkiline verilen yetkilerin devamına karar verilmesini, 6100 sayılı hmk'nun 389/1. fıkrasına göre; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından uyuşmazlık konusu hakkında dava sonuna kadar teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Vergi dairesi müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verildiği, davalının tacir olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.Dava, davalı ve diğer arsa malikleri ile yapılan düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ifası için davacı adına düzenlenen vekaletname kapsamında davalı tarafından yapılan azlin haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespiti ile muarazanın giderilmesi talebine ilişkindir.Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın davalı ve diğer arsa malikleri ile yapılan düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ifası için davacı adına düzenlenen vekaletname kapsamında davalı tarafından yapılan azlin haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespiti ile muarazanın giderilmesine ilişkin olduğu, konusu itibariyle TTK kapsamında mutlak ticari dava olmadığı, nispi ticari dava niteliği yönünden yapılan araştırmaya göre ise vergi dairesi müdürlüğü cevabına göre davalının tacir olmadığı, bu itibarla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla ... 1. HD. 08/07/2021 tarih ve 2021/ E. 2021/ K. sayılı uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin ilamı da dikkate alınarak dava dilekçesi tebliğ edilmeden göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine, ihtiyati tedbir talebinin görevli mahkemece değerlendirilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın mahiyeti itibariyle Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK’nın 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince dava şartlığı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Görevli mahkemenin ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun tespitine,
3-HMK'nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan biri süresi içinde kanun yoluna başvurmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına (ihtarın tebliğ ile yapılmış sayılmasına)
4-HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca harç, yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece değerlendirilmesine, talep halinde yargılama giderleri konusunda Mahkememizce ayrıca hüküm kurulmasına,
5-İhtiyati tedbir talebinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair; HMK'nın 320. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize sunulacak veya mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi. 09/02/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.