mahkeme 2024/656 E. 2025/988 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/656
2025/988
9 Eylül 2025
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2025/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
DAVALI : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 2-
VEKİLLERİ : Av.
Av.
Av.
Av.
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/07/2024
KARAR TARİHİ : 09/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 3.09.2023 günü saat ... sıralarında müvekkili şirkete ait ... plaka sayılı aracın ... ... bulunan ... benzin istasyonundan 500 TL akaryakıt aldıktan sonra aracın 200-500 metre kadar ilerlemiş ardından motorun arızalandığını ve aracın yolda kaldığını, ardından çekici ile servise götürüldüğünü, servis incelemesi yapıldığını ve servis tarafından motorda yaşanan hasarın ne kaynaklı olabileceğinin araştırıldığını ve raporun hazırlandığını, raporda araca uygun olmayan yakıt kullanımı, yakıta katkı maddesi ilavesi olduğunun anlaşıldığını, sonrasında Lukoil ile iletişime geçildiğini, benzin istasyonu tarafından pompalardan örnek alındığının, araçtan örnek alınmayacağı ve çıkan sonuca göre işlem yapılacağının bildirildiğini, sonrasında Lukoil tarafından mail yolu ile cevap verildiğini ve raporun paylaşıldığını, ancak petrolden numunenin alınma tarihi, kalitesiz akaryakıt dolumu tarihiyle uyuşmamakla birlikte araçtan da numune alınmadığını, müvekkilinin petrol şirketini defaaten arayarak araçtan da örnek alınması gerektiğini, prosedürün bu şekilde tamamlanacağını ihbar ettiğini ancak davalı şirketin kabul etmediğini, ayrıca haksız fiilin tarihi ile davalı petrol şirketten numunenin alınma tarihi arasında 11 gün olduğunu ve bu süre aralığında şirkete yeni yakıt ikmali yapıldığını, bu hususa ilişkin müvekkili şirkete ait aracın sürücüsü ...'ın olaya tanık olduğunu, müvekkili şirketin aracının hasarlanan kısımlarına, kalitesiz yakıt harici hiçbir nedenin sebep olamayacağının açık olduğunu, aracın götürüldüğü servisteki kontrollerde ''Enjektörlerin yapılan kontrollerinde enjektör püskürtme formlarının ve debi miktarlarının düzensiz olduğu görülmüştür.'' şeklinde tespitlerin mevcut enjektör ve motor arızasına, davalıların tam kusuru ile gerçekleşen kalitesiz yakıt dolumunun sebebiyet verdiğini, zira müvekkilinin mezkur olay gerçekleşmeden yalnızca üç hafta önce 11.08.2023 tarihinde aracını bakım için ... Oto'ya götürdüğünü ve araçta hiçbir soruna rastlanmadığını, müvekkili şirkete ait aracın 2022 model olup henüz 20.000 km'de olduğunu, tüm bu hususlar nazara alındığında petrol şirketinin ve yakıt sağlayıcısının tam kusurlu olduğunun son derece bariz olduğunu, aracın davranışına doğrudan etki eden yakıt enjektörü püskürtme formlarının ve bunun hatalı işlemesinin sebebiyet verdiği debi ayarının bozulmasının araçta ciddi hasarlara yol açtığını, zira motorinin yakıt deposundan yakıt pompası aracılığıyla enjektöre pompalandığından yakıt ile havanın birleştiği ve hava-yakıt karışımının daha sonra yanma odasında sıkıştırıldığı ve ateşlendiği yer burası olduğundan; kalitesiz yakıtın yapılan kontrollerde enjektör sistemine tümüyle zarar verdiği de göz önüne alındığında müvekkilinin aracına söz konusu yakıtın dolumunu yapan petrol şirketi ve yakıtın sağlayıcısının müteselsilen sorumlu olduğunu, davalıların haksız fiil teşkil neden eylemleri sonucunda TBK 49'a göre araçta oluşan zarar kalemlerini tazmin etmesi gerektiğini, müvekkili şirketin aracının araca uygun olmayan söz konusu yakıtın ilavesi neticesinde davalıların tam kusuru ile hasara uğradığını ve değer kaybettiğini, 04.09.2023'te aracın tamir edildiği yer olan ... Oto'da tamir gördüğünü ve ''araca yanlış yakıt koyulmasından dolayı enjektör değişti, yarım motor değişti. Yakıtta su vardı, temizlendi.'' şeklinde tespitlerin mevcut olduğunu, mezkur ve sair işçilikler sonucu onarım ücretinin 217.198,73 TL olduğunu, müvekkili şirketin bu masrafı kendi cebinden karşılamak zorunda kaldığını, bu nedenle söz konusu onarım bedelinin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ettiklerini, ayrıca davalıların tam kusuruyla müvekkilinin aracında meydana gelen hasar sonucunda müvekkilinin aracının değer kaybettiğini, müvekkili şirkete ait aracın 2022 Model, Hyundai H100 tipi olduğunu, müvekkilinin aracının kaza öncesi rayiç bedeli ile kaza sonrası rayiç bedeli arasındaki farkın Yargıtay içtihatları ışında bu hesabı yapmaya ehil, İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurum veya kuruluşlardan seçilecek hasar konularında uzman bilirkişi (makine mühendisi) marifeti ile tespiti ve tespit edilecek bakiye değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte taraflarına ödenmesini talep ettiklerini, müvekkiline ait aracın hasar alması nedeniyle kaza tarihinden itibaren, tamir süresince onarımda kaldığını ve kullanılamadığını, müvekkilinin aracını kullanamadığı süre boyunca gitmesi gereken yerlere ikame araçlarla gittiğini ve bu süre zarfında aracını kullanmaktan mahrum kaldığını, bu durumda Mahkemece davaya konu kaza sebebiyle araçtaki hasarın giderilmesi için gereken makul onarım süresi içinde emsal nitelikteki bir aracın araç mahrumiyet bedelinin tespiti hususunda rapor alınarak bu sonuca göre karar verilmesi gerekeceğini, bu sebeple kaza tarihi ile aracın onarımının tamamlanmasına kadar geçen süre için doğmuş olan araç mahrumiyet bedeline ilişkin zararın tazminini de talep ettiklerini, söz konusu akaryakıttan alınan örneğin ... 12. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından 2023/ D.İş dosyası kapsamında alındığını, davanın niteliği ticari olmasından kaynaklı olarak zorunlu arabuluculuk yoluna gidildiğini, anlaşamama şeklinde sonuçlandığını, arz ve izah olunan Mahkemece re'sen göz önüne alınacak sair nedenlerle birlikte; haklı davanın tümden kabulüne, ileride telafisi güç durumlara sebebiyet verilmemesi, geri dönülemez zararlara sebep olmaması için davalıların UYAP üzerinden tespit edilecek menkul ve gayrimenkullerinin tapu kayıtlarının celbi ile menkul ve gayrimenkullerinin üçüncü kişilere devir ve temliki ile satışının (cebri icra vs dahil) önlenmesi bakımından ihtiyati haciz konulmasına, tahkikat sonucunda müvekkili şirkete ait aracın değer kaybı değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere asgari (belirsiz alacak) 100 TL'nin haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, araç mahrumiyet bedelinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere asgari (belirsiz alacak) 100 TL haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, araç hasar onarım tutarının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100'TL'nin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı ... Akaryakıt Dağıtım A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının davasını görevli mahkemede açmadığını, işbu davanın niteliği gereği tüketici mahkemesinin görev alanına girdiğini, söz konusu olayda davacının iddiasına göre bir hizmetten faydalanmak amacıyla tüketici sıfatı ile satın almış olduğu akaryakıt nedeniyle alacak/tazminat isteminde bulunduğunu, o halde tüketici ilişkisinden doğan uyuşmazlıklara bakma görevinin de Tüketici Mahkemelerinin görev alanına girdiği için davanın öncelikle görev yönünden reddi gerektiğini, somut uyuşmazlıkta dava şartı olan zorunlu "tüketici uyuşmazlığı arabuluculuk şartı" sağlanmadığından davanın bu yönden de reddi gerektiğini, müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili şirketin ... Akaryakıt Dağıtım A.Ş., dağıtıcı lisansı ile uzun yıllardır ülke genelinde akaryakıt dağıtım firması olarak faaliyetlerine devam ettiğini, diğer davalının ise müvekkili şirket ile arasına mevcut bayilik sözleşmesi kapsamında akaryakıt istasyonu işletmeciliği yaptığını, müvekkili şirketin uzun yıllardır akaryakıt sektöründe dağıtım yapan ve yasal düzenlemeler kapsamındaki yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmekte olan bir şirket olduğunu, müvekkilinin dağıtım şirketi ile imzalanan sözleşmelere istinaden akaryakıt istasyonu işleticisi olan bayilerin her biri ayrı birer tüzel kişiliğe haiz olup, istasyonları kendi nam ve hesaplarına işlettiklerini, dağıtım şirketi olan müvekkilinin sorumluluğunun ise yasal kriterlere uygun akaryakıt ikmal edilmesi ve bu akaryakıtların tüketicilere ulaştırılmasının denetlemesi ile sınırlı olduğunu, hal böyleyken kendi nam ve hesabına işleticilik yapan bayilerin istasyonlarda üçüncü kişilere karşı verecekleri zarardan müvekkili şirketin hiçbir isim altında sorumlu olmayacağının açık olduğunu, bu nedenle, davalı bayiden kaynaklı olarak meydana geldiği ileri sürülen bir zarardan konuya hiçbir dahili bulunmayan müvekkili şirketin sorumlu olduğu iddiasının dinlenmemesi gerektiğini, bayilerin akaryakıtı kendi nam ve hesaplarına tüketiciye satan bağımsız tacirler olduğunu, bu noktada lisanslı dağıtım şirketi olan müvekkili şirketin kendi nam ve hesaplarına işletmecilik yapan bayilerin üçüncü kişilere verdiği/vereceği zararlardan sorumlu olmayacağının açık olduğunu, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde müvekkili şirket ile diğer davalı şirket arasında alt işveren - asıl işveren ilişkisi bulunmadığını, diğer davalı ve müvekkili şirketin birbirlerinden bağımsız ayrı tüzel kişilikleri olduğu, dava konusu olayın yaşandığı bayiyi diğer davalının kendi nam ve hesabına işlettiği hususlarının gözetilmesi gerektiğini, bu kapsamda lisanslı akaryakıt dağıtım şirketi olan müvekkili şirketin, kendi nam ve hesaplarına işletmecilik yapan bayilerin istasyonlarında üçüncü kişilere verecekleri zararlardan sorumlu olmayacağının açık olduğunu, bu doğrultuda davanın müvekkili şirket yönünden husumet yokluğu sebebi ile reddi gerektiğini, dava konusu iddianın ve talep edilen zararın kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın diğer davalı şirketten akaryakıt aldıktan sonra aracı kullanırken araç motorunun arızalandığını, aracın çekici ile servise götürüldüğünü, servis tarafından aracın uygun olmayan yakıt kullanımı, yakıta katkı maddesi ilavesi olduğuna dair rapor düzenlendiğini beyan ettiğini, öncelikle davacı tarafından ispat edilmesi gerekenin araçta meydana gelen hasarın kaynağının ne olduğu, zarara neden olarak gösterilen akaryakıtın diğer davalı bayiden alınıp alınmadığı, araç sahibinin akaryakıt alımı esnasında ve sonrasında kendisinden beklenen özen ve dikkati gösterip göstermediği, aracın periyodik bakımlarının düzenli olarak yaptırılıp yaptırılmadığı, araçta değişen/değişecek parçaların değişiminin yahut tamirinin zaruri olup olmadığı, işbu parçaların tamirin mümkün olup olmadığı yönünde olması gerektiğini, davacı tarafından isteme dayanak olarak ileri sürülen ve rapor olarak ifade edilen evrakın fotoğraf olarak ibraz edilmiş olmakla kaşe-imzalı bir evrak olmadığını, bu doğrultuda söz konusu evrakın dayanak delil olarak kabulünün mümkün olmadığını, herkes tarafından bilgisayar ortamında oluşturulabilecek bir evrakın yargılamaya esas alınmasına muvafakati olmadığını, diğer taraftan ilgili evrakın ... Oto isimli bir tüzel kişi tarafından düzenlendiği anlaşılmakla "müşteriye iletilmesi gereken notlar" başlıklı bölümde "araca yanlış yakıt konulmasından dolayı" ve "yakıtta su vardı" ifadelerinin yer aldığını, bu ifadelere katılmanın mümkün olmadığını, zira adı geçen ... Oto'nun bu tespitleri hangi yeterlilik ile, hangi şartlarda, hangi laboratuvar ortamında yaptığının anlaşılamadığını, davacının delil listesinde yer alan ... 12. Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/D.İş sayılı dosyada yer alan raporda dahi " Araçtan alınan yakıt örneğinde herhangi bir ayrışmaya rastlanmadığı, yakıtın rengine göre ne olduğunun belirlenemeyeceği, kimyasal olarak analiz gerektiği" belirlemesinin açıkça yer almakta olup, bilirkişi incelemesiyle dahi ispat edilemeyen bir hususa dair, hiçbir geçerliliği olmayan evraka itibar edilemeyeceğini, bu doğrultuda söz konusu evrakı hem şekil hem de içerik olarak kabul etmediklerini, ayrıca davacı tarafından da dosya içerisine sunulan ve ... tarafından akredite edilmiş yetkili laboratuvar tarafından yapılan numune incelemesinde ilgili akaryakıtın standartlara uygun olduğunun, hiçbir aykırılık içermediğinin açıkça rapor edildiğini, bu noktada müvekkili şirket tarafından temin edilen akaryakıtta herhangi bir aykırılık olmadığının yetkili kurum raporu ile sabit olduğunu, davacının iddia ettiği zararın diğer davalıdan alınan yakıttan kaynaklandığının da ispata muhtaç olduğunu, aracın teknik özelliklerini gösteren belgeye göre araç depo kapasitesinin 65 litre olup, davacının satın aldığını söylediği 500-TL'lik yakıtın deponun %20'sini doldurduğunu, alınan yakıtın toplam kapasiteye göre oranının oldukça düşük olması itibariyle arızanın müvekkili şirketten temin edilen yakıttan kaynaklandığını kabul etmenin mümkün olmadığını, bununla birlikte davacının 217.198,73.-TL tutarlı onarım faturası ibraz ettiğini, ancak ilgili fatura incelendiğinde davacının aracında 18 kalem işlem yapıldığı bununla birlikte ruhsat değişim bedelinin dahi bu fatura içeriğinde yer aldığının görüldüğünü, davacının haksız taleplerinin reddi gerektiğini, söz konusu faturada yer alan işlemler ile davacının iddia ettiği zarar arasındaki bağlantının araştırılması gerektiğini, zira 18 kalem işlem yapılması gereken bir aracın "sorunsuz" olduğu iddiasının da gerçeği yansıtmadığının ortada olduğunu, bu noktada farazi ve fahiş talepleri kabul etmediklerini, yine değer kaybı ve araç mahrumiyet taleplerinin de yerinde olmadığını, araçta değer kaybı oluştuğuna dair herhangi bir bilgi belge sunulamadığı gibi aracın ne kadar sürede serviste kaldığı, bu sürenin makul olup olmadığı, hangi gerekçe ile ne kadar süre işlem gördüğü, davacının iddia ettiği zararın giderilmesi için makul sürenin ne olduğunun da ayrıca belirlenmesi gerektiğini, davacı her ne kadar "haksız fiil tarihinden itibaren faiz" talep etmişse de davalılar nezdinde ise herhangi bir temerrüt oluşmadığını, temerrüt dahi oluşmamışken faiz talebinde bulunulmasının kabul edilemeyeceğini, davacının faiz isteminin tümden reddi gerektiğini, açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenler kapsamında davanın öncelikle görev yönünden reddine, davanın müvekkili şirket yönünden husumet itirazı gereği usulden reddine, her halde dava konusu talebin esas itibarıyla reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP; Davalı ... Tarım Petrol İnşaat Turizm Lojistik Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davanın görev yönünden reddi gerektiğini, davanın Tüketici Mahkemelerinin veya Asliye Hukuk Mahkemelerinin alanına girecek mahiyette olup görev yönünden reddi gerektiğini, davacı tarafla davaya konu araçla ilgili ... 12.Sulh Hukuk Mahkemesi 'nin 2023/ D.İş dosyasında delil tespiti talebi olup delil tespiti yapılamadığını, aynı olayla ilgili ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/ D.iş doyasında da delil tespiti talep edilmiş olup derdestlik nedeniyle reddedildiğini, Mahkeme tarafından aracın akaryakıttan dolayı arıza verdiğine dair tespit yapılamamış olup müvekkilinin ve diğer davalının araçta ortaya çıkan hasar bakımından hiçbir kusuru/etkisi bulunmadığını, davaya konu ... plakalı araçla ilgili dava dilekçesi ekinde sunulan Teknik İş Dizel Servisinin raporunda araçta oluşan sorunun tam sebebi değil de olası sebeplerinin değerlendirildiğini, bu değerlendirmenin ispat niteliğinde olmamakla beraber hasarın oluşabilmesi için birçok nedene bağlı olabileceğinin düzenlendiğini, müvekkiline ait akaryakıt istasyonundan alınan akaryakıttan dolayı bu arızanın meydana gelebileceğine dair herhangi bir açıklama bulunmadığını, açılan işbu davada hiçbir hukuki yarar bulunmamakta ve davalıların kusurlu olduğuna dair hiçbir ispatın söz konusu olmadığını, ayrıca davacı tarafından isteme dayanak olarak ileri sürülen ve rapor olarak ifade edilen evrakların ücret mükabilinde alınan objektif bir niteliğe sahip olmayan , somut bir ispat vasıtası olmayan dolayısıyla delil niteliği taşımayan evraklar olduğunu, fotoğraf olarak ibraz edilmiş olmakla kaşe-imzalı bir evrak olmadığını, bu doğrultuda söz konusu evrakların dayanak delil olarak kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafında dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu ... ... ... Laboratuvarı tarafından düzenlenmiş analiz raporunda akaryakıtın standartlara uygun olduğunun tespit edildiğini, araçta meydana gelen arızada müvekkilinin kusuru bulunmamasına rağmen davacı tarafın arıza bedelini müvekkilinin üzerine yıkmaya çalıştığının açıkça gözüktüğünü, davacı tarafın dava dilekçesinde 217.198 TL'lik birçok genel bakımını da kapsayan bir fatura ibraz ettiğini, buradan da kötü niyetli olup tüm masraflarını kusuru bulunmayan müvekkiline yıkmaya çalıştığını, davacı tarafın koyduğu faturaya ve açıklamalarına itiraz edip, kabul etmediklerini, Müvekkili şirket tarafından araca su konulduğundan söz edilemeyeceğini, nitekim davacı tarafın sunduğu 500 TL'lik bir yakıt fişi olduğunu, oysa davacının sunduğu imzasız mühürsüz onarım belgesinde yakıtta su olduğunun belirtildiğini, dolasıyla kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın birden fazla yerden yakıt aldığı da gözetildiğinde deposunda su bulunması dahi olayın müvekkili şirketten alınan yakıtla bir ilgisi olmadığını gösterdiğini, davacı tarafın talepleri dahi haksız menfaat elde etme çabası içerinde olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, kabul anlamana gelmemek kaydıyla olayda değer kaybından ve araç mahrumiyetinden söz edilemeyeceğini, davacının iddialarının teknik bilgi gerektirdiğinden bu hususta tanık dilenebilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davacının tanık dilenilmesi taleplerinin reddi gerektiğini, davacı tarafın aracını yetkili servise götürmediği gibi düzenli bir bakım yaptırıp yaptırmadığının dahi belli olmadığını, keza kabul anlamına gelmemek kaydıyla araçta oluşan arızanın sebebi aracın üretiminden kaynaklı bir sebebe de dayanıyor olabileceğini, dolayısıyla davacının aracın bakımlarını düzenli olarak yaptırmaması, yahut üretim hatası veya başkaca sebeplere dayanabileceğini, müvekkili şirketten alınan akaryakıt ile oluşan hasar arasından herhangi bir illiyet bağı olmadığını, davacı tarafın bu iddiasını ispat edemediğini, aksine davacı tarafça dosyaya sunulan analiz raporunun müvekkilinin lehine olduğunu, açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenler kapsamında davanın öncelikle usul ve esas yönünden davanın reddine , yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE;
Mahkememizin 29/05/2025 tarihli celsesinde davanın 6100 Sayılı HMK'nın 150/1 maddesi uyarınca yasal 3 aylık süresi içerisinde yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Davacı taraf işlemden kaldırılmış olan davayı yenileyebilir. Dosyası işlemden kaldırılan bir dava, işlemden kaldırılma tarihinden itibaren üç ay içinde yenilebilir.Üç aylık yenileme istem süresi hak düşürücü niteliktedir. Dosyası işlemden kaldırılan bir dava, işlemden kaldırılma tarihinden itibaren üç ay içinde yenilenmezse, mahkeme, kendiliğinden (re’sen) davanın açılmamış sayılmasına karar vermekle yükümlüdür.Açıklanan yasal ve hukuksal olgu karşısında, davanın 3 aylık süre içerisinde yenilenmediği anlaşılmakla, Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın HMK 150.md. gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT göre belirlenen 300,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
5-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi Nezdinde ... açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi. 09/09/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.