Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/58
2025/195
12 Şubat 2025
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :2024/
KARAR NO :2025/
BAŞKAN :... ...
ÜYE :... ...
ÜYE :... ...
KATİP :... ...
DAVACI :
VEKİLİ :Av.
DAVALI :
VEKİLİ :Av.
DAVA : Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali
DAVA TARİHİ :19.01.2024
KARAR TARİHİ :12.02.2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :14.02.2025
Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili davacı ... ile ... isimli şahıs arasında imzalanan 07.09.2020 tarihli "Kooperatif Ortaklık Hakkı Devir Sözleşmesi" gereğince ...'ın ...'ndeki ortaklık hakkının müvekkili ...'e devrolduğunu, müvekkilinin kooperatif ortaklığına hak kazandığı tarihten itibaren hissesini devraldığı ...'e ait bakiye aidat borcuna ilişkin ödemeler yaptığını, kooperatif Yönetim Kurulu 31.01.2022 gün ve ... sayılı kararıyla müvekkil davacının, 07.09.2020 tarihinde kooperatif ortaklığını devir aldığı eski ortak ...'den kalan bakiye aidat borcunu ödemediği gerekçesiyle kooperatif üyeliğinden ihracına karar verdiğini, ilgili Yönetim Kurulu kararının müvekkiline tebliğ edilmemiş olup müvekkilinin kendisi ile aynı sayılı yönetim kurulu kararında ihraç edilen ... isimli üyeye yapılan 01.02.2022 tarihli tebligatın ardından ihraç kararından haberdar olduğunu, ihraç tarihine kadar üyesi olduğu kooperatife karşı her türlü yükümlülüğünü yerine getiren müvekkilinin üyeliğini sona erdiren davalı kooperatifin 31.01.2022 gün ve 36 sayılı yönetim kurulu kararının, anayasa, usul, emsal içtihatlar ve hakkaniyet bakımından hukuka aykırı olduğu kanaatinde olduklarından iptali gerektiğini, müvekkiline yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, müvekkilinin ihracına karar verildiği tarihte yurt dışında yaşayan müvekkilinin ...'deki herhangi bir resmi adresine ihraç kararı tebliğ edilmemiş olup müvekkilinin ihraç edildiğini haricen öğrendiğini, bu hususta öğrenme tarihi itibariyle birlikte itiraz süresinin kesilmeyeceğini, çünkü ortağın kooperatiften ihracını haricen öğrenmesi itiraz süresi açısından bağlayıcı olmadığını, müvekkilinin ihraç kararının müvekkiline usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmemesine rağmen müvekkilinin haricen öğrendiği karara karşı itiraz etmesinin de sonuçsuz kalması nedeniyle huzurdaki iptal davasını açma mecburiyeti doğduğunu, müvekkilinin kooperatif ana sözleşmesinin 17. maddesinde düzenlenen "Devir halinde eski ortağın kooperatife karşı tüm hak ve yükümlülükleri yeni ortağa geçer" hükmü gereğince eksi ortağın bakiye aidat borçlarının ödenmemiş olması gerekçesi ile ortaklıktan çıkarıldığını, müvekkilinin kendisine usulüne uygun bir şekilde ihraç kararı tebliğ edilmemesine rağmen 12.04.2022 tarihinde ihbarname göndermek suretiyle itiraz ettiğini ve itiraz gerekçeleri ile birlikte konunun ilk genel kurulda gündeme alınmasını talep ettiğini, müvekkilinin göndermiş olduğu ihbarnamenin kooperatifin üyelere bildirimde bulunmadan adres değiştirmesi sonucunda tebliğ edilemediğini ve ikinci bir ihbarname göndermiş olup kooperatife 08.06.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak kooperatif yönetiminin müvekkilinin itirazı ile ilgili herhangi bir eylemde bulunmadığını ve itirazı genel kurula taşımadığını, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun Ortaklıktan Çıkarılma Esaslarını düzenleyen 16.maddesi'nde; "Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler anasözleşmede açıkça gösterileceğini, ortakların anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamayacağını, ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verileceğini, anasözleşme, çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabileceğini, müvekkilinin kooperatif üyeliğinden ihracı kararının kanuna aykırı bir şekilde alınmış olmasıdır. kanunun 27. Maddesine göre, bir üyenin ortaklıktan kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda, kooperatifin ilgili üyeyi yazılı bir şekilde ihtar ederek makul bir süre içinde yükümlülüğünü yerine getirmesi hususunda uyarması gerekmekte olduğunu, üyenin kendisine tanınan makul süre içerisinde söz konusu borcunu yerine getirmemesi durumunda ikinci bir uyarı yazısı ile tekrar ihtar edilmesi ve ikinci ihtardan itibaren 1 ay içinde borcunu yerine getirmeyen üyenin ortaklıktan ihraç edilmesi ve bu ihraç kararının kendisine tebliğ edilmesi gerektiğini, ayrıca kooperatifin ihracını istediği üyenin ne kadarlık bir borcu olduğunu da açıkça belirtmesi gerektiğini, bu hususu üyenin kendisinden istenen borcun miktarına, cinsine, faizine ve nevilerine itiraz hakkını kullanabilmesi açısından önemli olduğunu, kooperatif yönetiminin ortaklarına karşı eşit işlem yükümlülüğünü ihlal ettiğini, her ne kadar ... Konut Yapı Kooperatifi yönetimi tarafından müvekkili davacı ...'in kooperatife giriş şartlarını yerine getirmediği iddiasıyla ortaklıktan ihracına karar verilmişse de, kooperatifin 25.12.2019 Tarihli Sayılı, 04.09.2020 tarihli sayılı, 10.09.2020 tarihli sayılı, 19.07.2020 tarihli sayılı karar defterlerinin incelenmesi ile müvekkili ... ile aynı şartlarda kooperatife üye olmuş olan kooperatif ortaklarının üyeliklerinin halen devam etmekte olduğunu, kooperatif yönetimi, müvekkilinin eski yönetimle yakınlığı olduğu endişesi ile müvekkilinin ortaklar arasında eşitlik borcunu gözetmeksizin ihraç ettiğini, müvekkili ..., ... isimli şahıs ile 07.09.2020 yılında yapmış olduğu Kooperatif Ortaklık Hakkı Devir Sözleşmesi" ile yalnızca ...'in kooperatif ortaklık hakkını değil, ... İli, ... İlçesi, ... bulunan taşınmazdaki hissesini de satın aldığını, bu hisse üzerindeki mülkiyet hakkı, ...'e ve müvekkiline kooperatif üyeliği ile birlikte verilen bir hak olmadığını, tıpkı müvekkili gibi Bulgaristan'dan zorunlu göçe tabi tutulan ve daha sonra Türk Vatandaşlığına alınan vatandaşlardan olan ...'in 19.09.... yılında göçmen konut edinme başvuru bedeli olarak 2500 TL'yi (537,32 Amerikan Doları) Ziraat Bankasına yatırdığını ancak yatırılan bedel karşılığında göçmen konutu edinilemediğini, zorunlu göçe tabi tutulan vatandaşların 2000 yılında kurmuş olduğu ... Konut Yapı Kooperatifine üye olmak şartı ile, Hazineye ait taşınmazın 2003 yılı Mali Bütçe Kanunu'nun 38. Maddesi ve ... sıra nolu ... Genel Tebliği esaslarına göre satışı uygun görülmüş olup ... yılında yatırılan avans bedeli karşılığında ihale usulü ile ... Konut Yapı Kooperatifine Satışı yapıldığını, 15.03.2009 tarihinde ... noter huzurunda arsa çekiliş kurası yaptığını ve Tapu Kadastro Müdürlüğüne tescili yapıldığını, dolayısı ile, müvekkilinin ...'den devralmış olduğu taşınmaz hissesi kooperatif üyeliğine bağlı bir hak değil 2003 yılı Mali Bütçe Kanunu'nun 38. Maddesi ve ... Sıra No'lı ... Genel Tebliği'ne göre devlet tarafından zorunlu göçe tabi tutulan vatandaşlara verilmiş bir hak olduğunu, kooperatif üyeliğinin bu hakkın yalnızca bir yan şartı olduğunu, bu durumda müvekkilinin haksız bir şekilde kooperatiften ihraç edilmesi ile müvekkilinin devlet tarafından kendisine verilen taşınmaz hissesi üzerindeki hakkını kullanması açısından mağduriyetine neden olduğunu belirterek yönetim kurulunun 31.01.2022 gün ve 36 sayılı müvekkilimin ortaklıktan ihracına ilişkin kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kooperatif ortaklığına usulsüz şekilde, eşi olan Kooperatif Başkanı zamanında alındığını, davacının eşinin o dönem kooperatif başkanı olduğunu, dava dışı ...'in, kooperatif ortaklığından kendi isteğiyle 10/01/2019 tarihinde ayrıldığını, dava dışı ...'in, 28/08//2020 tarihinde vermiş olduğu dilekçe ile kooperatif ortaklığına dönmek istediğini belirttiğini, dilekçesinin davacının eşi olan Kooperatif Başkanı ... tarafından usule aykırı şekilde kabul edilerek kooperatif ortaklığına alındığını, aynı ...'in ortaklığa kabul edildikten bir hafta içinde ortaklığını ...'e devrettiğini bildirdiğini, yine davacının eşi olan Kooperatif Başkanının, bu devri de 10/09/2020 tarihli yönetim kurulu kararı ile kabul ettiğini, daha sonra 25/12/2020 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile ...'in 2 no.lu parselden 4 no.lu parsele geçişi de Yönetim Kurulu tarafından usulüne aykırı olarak kabul edildiğini, Kooperatif Başkanlığı'nın başkasına geçişinden sonraki süreçte usulsüz olarak ortaklığa tekrar geri alınan ve davacıya devir edilen işleme ilişkin Yönetim Kurulu tarafından 31/01/2022 tarihli Yönetim Kurulu Kararı ile tekrar üyelik ve devir işlemi iptal edildiğini ve kendisine bu durumun ... 16.Noterliği'nin 01/02/2022 tarih ve yevmiye sayılı ihtarnamesi ile tebliğ edildiğini, davacının eşi tarafından, ...'in usulsüz şekilde ortaklığa geri alındığını, ortaklıktan çıkmasından çok sonrasında ve borcu olduğu halde ortaklığa geri alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tamamen kötü niyetli olarak ortaklığa alındığını ve kısa bir süre içinde de davacıya yani kooperatif başkanı olan ...'in eşine devir işlemi yapıldığını, ...'in ve devir aldığını iddia eden ...'in hala kooperatife borcu gözükmekte olduğunu, ortada tamamen usulsüz ve kötü niyetli olarak, kooperatife geri alma ve devir etme işlemi söz konusu olduğunu, yapılan bu işlemin de davacının eşi olan ... tarafından yapılması ve huzurdaki iş bu davanın açılması kötü niyetinin delili niteliğinde olduğunu, kooperatif kayıtları incelendiğinde kooperatifi zarara sokmak amaçlı olarak davacının eşi tarafından yapılan işlemlerin iptal edilmesi hukuka uygun olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen hususların hiç birinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacının, eşi ile birlikte kötü niyetli bir şekilde kooperatifi zarara uğratacak işlemler yapmış ancak, sonraki yönetim tarafından bu husus fark edilerek üyeliği iptal edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, 31/01/2022 tarihli yönetim kurulunda davacının ortaklıktan çıkarılması kararının iptali istemine ilişkindir.1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun ortaklıktan çıkarılma esasları ve itirazı düzenleyen 16.maddesinde; "Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler anasözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar.Ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verilir. Anasözleşme, çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabilir.Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır. Kararın onaylı örneği, çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içerisinde notere tevdi edilir. Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içerisinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içerisinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır.Üç aylık süre içerisinde, genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarılma kararları kesinleşir..." hükmü düzenlenmiştir.Somut olayda; davacının 31/01/2022 tarihli YK kararıyla oy çokluğuyla ile ortaklıktan ihraç edildiği, ihraç kararının davacıya noter yoluyla 03/02/2022 tarihinde tebliğ edilmişse de, tebliğ mazbatasında, ...’ın beyanına göre, muhatabın adreste olmadığı çarşıya gittiği şeklinde şerh düşülmüşse de, adı geçenin muhatabın komşusu olup olmadığı belirtilmediği gibi imzasının da tutanağa alınmadığı görülmekle bu suretle çıkarma kararının usulüne uygun bir tebliğ söz konusu değilse de, davacının davalı kooperatife keşide ettiği 12.04.2022 tarihli ihtarnamesinde dava konusu yönetim kurulu kararından haberdar olduğunu belirterek karara itiraz ettiğini belirtmiş olmasına göre, kararın öğrenme tarihinin en geç 12.04.2022 tarihi olarak kabulü durumunda eldeki davanın 3 aylık hak düşürücü süreden sonra 19.01.2024 tarihinde açıldığından davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;
1-Davanın hak düşürücü süre yönünden REDDİNE,
2-Harçlar Tarifesi gereği alınması gereken 615,40.-TL maktu harçtan peşin yatırılan 427,60.-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80.-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Asgari Avukatluk Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı şirket yetkilisinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/02/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.