Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1164
2024/1231
2 Aralık 2024
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2024/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR:1-
2-
DAVA :İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 21/11/2024
KARAR TARİHİ : 02/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirketin ... plaka sayılı ...'e ait aracın kasko sigortacısı olduğunu, ... Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünün Trafik Düzenleme ve Denetleme Büro Amirliği'nin 17.09.2023 tarihli kaza tutanağı incelendiğinde sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili ile ... Kavşağı istikametinden ... caddesi takiben ... Kavşağı İstikametine en sol şeritte seyir halindeyken ... Kavşağı yaya lambalarına geldiği esnada aracının ön kısımları ile duramayarak hemen önünde kırmızı ışıkta beklediğini beyan etmekte olan sürücü ... 'in sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin arka kısımlarına çarptığını, çarpmanın etkisiyle ... plakalı aracın öne doğru savrulması ile kazanın sonlandığının tespit edildiğini, ... plakalı otomobilin sürücüsü ...'in önündeki araçla takip mesafesini koruyamamasından hareketle 2918 sayılı KTK'nın 56/l-c kuralını ihlal ettiğini, ...'in ise herhangi bir kural ihlalinin olmadığının anlaşıldığını, müvekkili şirketçe kaza için ... Kasko nolu hasar dosyası oluşturulduğunu, eksper raporuna göre tutanak ve aracın incelendiğini, araç üzerindeki hasarın göz önüne alınarak tutanakta belirtildiği şekilde hasarın meydana geldiğini, araç üzerindeki izlerden ve kaza mahallinde çekilen fotoğraflardan anlaşıldığını, hasar dosyası incelendiğinde Kasko sigortalı aracın hasarı için;29.12.2023 tarihinde ... Motorlu Araçlar İmal Ve Satış A.Ş'ye 217.883,26 TL ödendiğinin görüldüğünü, zararın karşılanması için aracın Zorunlu Trafik Sigortacısı olan ... Sigortaya başvurulduğunu , ... sigorta'nın 18.04.2024 tarihinde 12.100,00 TL yi müvekkili şirkete ödediğini, böylece müvekkili şirketin karşılanamayan 205.783,26 TL bakiye kasko zararı kaldığını, arabuluculuk aşamasında davalı şirketin, ikame verilen bu araç nedeniyle sorumlulukları bulunmadığını beyan ettiğini, davalı şirketin, sigorta şirketlerinin yapmış olduğu kasko poliçeleri kapsamında, müşterilerine ikame araç sağlayan aracı şirket olduğunu, ikame aracın kasko sigortasına sahip sürücülerin poliçe teminatları kapsamında olması kaydıyla kaza sonrası güvenli bir sürüş için tehdit oluşturacak boyutta hasar alan araçın onarımı sürecinde temin edilen geçiçi aracı ifade ettiğini, sigorta şirketleri tarafından sağlanan bu yedek araç vasıtasıyla kasko sahiplerinin olası bir kaza sonrası hasar alan araçlarının tamiri esnasında mağdur olmadan trafiğe çıkabilmelerinin amaçlandığını, İkame (yedek) araçların sigorta sahiplerine genellikle 7 ila 15 günlük geçici süre için sağlandığını ve ikame araç şirketlerinin bu hizmetten ekonomik olarak faydalanması nedeni ile davalı şirketin hem malik hem işleten olarak davada taraf gösterildiğini, KTK anlamında İşletme hakkının anılan sebepler ile devredilmediğini, ödenen bu hasar bedeli zararına ilişkin olarak davacı şirketin, zarara sebebiyet veren taraflara TTK 1472 vd. maddesinde düzenlenen sigortacının halefiyet koşulları , Borçlar Kanunun Haksız Fiil Hükümleri, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümleri gereği rücu ettiğini, kasko zararının tazmini için araç maliki ve sürücüsü aleyhine ... 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E nolu dosyası ile takip başlatıldığını, araç maliki ve sürücüsünün ayrı ayrı borca ,takibe, kusura ve takibin tüm ferilerine açıkça kötü niyetli itiraz ederek takibi durdurduğunu, araç malikinin aynı zamanda yetkiye de itiraz ettiğini, ancak haksız fiilin işlendiği yerin ... ili olduğundan davada ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu, Sigorta Şirketinin Kaskolusunun halefi olarak açacağı itirazın iptali davası için dava şartı kapsamında müvekkili şirket ve davalı karşı tarafın da tacir olması sebebi ile davanın Ticaret Mahkemelerinde görüleceğinden usul eksikliği olmaması bakımından ticari arabulucuya başvurulduğunu, fakat anlaşma sağlanamadığını, Arabuluculukta anlaşma sağlanamamasından itirazın iptali davası açma zorunluluğu hasıl olduğunu, arz ve izah edilen sebeplerle alacağın temini için ... 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına haksız ve yersiz itiraz nedeniyle aleyhine %20 İcra İnkar Tazminatı ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
HUKUKİ NİTELİNDİRME VE GEREKÇE;
Dava; kasko sigorta poliçesi gereği sigortalısında ödeme yapan davacı sigorta şirketinin ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia edilen davalıdan rücuen tahsiline yönelik takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.HMK'nın 114/1-c maddesine göre “mahkemenin görevli olması” dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115/1 maddesine göre mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Aynı maddenin 2 nolu bendine göre ise mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Diğer taraftan Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/3. maddesi uyarınca iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar sayılmış, 5. maddesinde de ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. 4. madde hükmüne göre bir davanın ticari dava sayılması için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması (mutlak ticari dava) gerekir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. maddesinde; “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir. Davacı sigorta şirketi, eldeki davayı sigortalısının halefi olarak açmış olmasına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınması gerekir. ... İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22/03/1944 tarihli Esas ve Karar sayılı ilamında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır. Somut olayda, sigortalı tacir olmadığı gibi kasko sigorta poliçesine konu aracın da ticari araç olarak kayıtlı olmadığı, ayrıca davanın sigorta sözleşmesinden değil, davalının kusuru ile gerçekleşmesine sebebiyet verdiği iddia edilen haksız fiilden kaynaklandığı, sonuç olarak, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir dava olmadığı gibi taraflar arasındaki ihtilafın Ticaret Mahkemeleri'nin görevini belirleyen TTK'nın 4. Maddesinde sayılan hususları kapsamadığı anlaşıldığından bu hususla ilgili yargılama yapma görevi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olup mahkememizin görevsiz olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla; dava dilekçesinin görev yönünden usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Davanın Görev Dava Şartı Yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, Davanın konusu itibariyle davaya bakmaya görevli mahkeme ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğundan HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
2-Harç, masraf, avans ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece karara bağlanmasına, herhangi bir sebeple görevli mahkemede yargılamaya devam olunmaması halinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile yargılama giderlerine hükmedilebileceğine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 02/12/2024
Katip
e-imzalı
Hakim
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.