mahkeme 2024/111 E. 2025/1013 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/111
2025/1013
15 Eylül 2025
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2025/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
DAVA : Alacak (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/07/2023
KARAR TARİHİ : 15/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/10/2025
... 10. İş Mahkemesinin 20/07/2023 tarih 2023/ Esas 2023/ Karar sayılı Görevsizlik Kararı üzerine mahkememize tevzi edilen Alacak (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı işçinin müvekkili şirkette 21.06.2021 tarihinde akdedilen yazılı iş sözleşmesi ile endüstriyel robot programcısı olarak işe başladığını, akabinde geçerli hiç bir neden göstermeksizin iş akdini 23.08.2021 tarihinde tek taraflı olarak feshettiğini, davalı ile müvekkili şirket arasında imzalanan iş sözleşmesinin 21. ve 25. Maddelerinde davalının gerek iş sözleşmesinin devamı gerekse sona ermesinden sonra 2 yıl süre ile kendi adına işveren ile rekabet edebilecek bir iş yapmamayı ..., ... ve ... iş alanları ile sınırlı olarak kabul ve taahhüt ettiğini, ancak istifa ettikten hemen sonra aynı alanda hizmet gösteren farklı ve rakip firmada işe başladığını iddia ederek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere davalının rekabet yasağına aykırı davrandığının tespiti ile bu aykırılıktan doğan cezai şart alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Görev itirazının bulunduğunu, kendisinin daha önce çalışmış olduğu iş yerinde ... adlı programı kullandığını, davacının iş yerinde çalışmaya başlayınca kendisinden ... adlı program kullanmasını istediklerini, kendisinin daha önce bu programı hiç kullanmadığını, program distribütöründen program eğitimi için bilgi aldıklarında: programdan verim alınabilmesi için eğitim verilmesi gerektiğinin söylendiğini ve çok yüksek maliyetli bir programı çıkardıklarını, davacı işveren tarafından bunun kabul görmediğini, kendisinden iş yerinde çalışan başka bir kişiden programı öğrenmemesini istediklerini, ancak bu şekilde de verim alamayınca sektördeki geleceği açısından bir ilerleme kaydetemeyeceğini anlayınca davacı işverene iş yerinde başka bir pozisyonda çalışıp çalışamayacağını sorduğunu, kendisine cevap olarak: üretim bölümünde çalışabileceğini, bu durumda üretime ilişkin üst düzey bilgilerin kendisi tarafından öğrenilebileceğinden asgari 5 yıllık sözleşme imzalaması gerektiğini söylediklerini, kendisininde bu teklifi kabul etmediğini, kendi mesleki geleceği açısından bir ilerleme ve davacı iş yerine fayda sağlayamayacağından karşılıklı mutabık kalarak işyerinden ayrıldığını, çalıştığı bu kısa süre içinde işyerinde kullanılan ... programını öğrenmek için geçtiğini, bu süreçte davacı işyeri müşteri çevresi ve üretim bilgileri ile igili bir pozisyonda çalışmasının söz konusu olmadığını belirterek öncelikle görev itirazının kabulüne, hukuki mesnetten yoksun ve yersiz açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
... Hizmet Dökümleri, iş akdi, fesih bildirimi, tanık anlatımları, arabuluculuk son tutanağı, Bilirkişi heyet raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık;Davacının davacıdan rekabet yasağına aykırı davranıldığı iddiası ile cezai şart alacağının tahsilini talep edip edemeyeceği noktasında toplandığı görülmüştür. Davaya konu uyuşmazlıkta haksız rekabet şartlarının oluşup oluşmadığı, davalının yaptığı iş itibariyle davacı şirketin ticari sırlarına vakıf olup olmadığı hususlarında bilirkişi heyetinden rapor talep edildiği, 01/08/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;"Dava dosyası ve ibraz edilen deliller birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasındaki Rekabet Yasağı Sözleşmesinin TBK.m.444/2 düzenlemesi uyarınca davalının çalışmasının davacı şirketin ticari sır olarak kalmasında meşru bir menfaati olan bilgilere edinme imkanı sağladığı ancak davalının davacı iş yerinde çalıştığı süre gözönüne alındığında eski iş verenine önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunmadığı, çalıştığı süre içinde davacı şirketin ticari sırlarına vakıf olmasının mümkün olmadığı, Rekabet Yasağı Sözleşmesinin TBK.445 düzenlemesi uyarınca coğrafi yer, zaman, ve faaliyet alanı sınırlamalarına uygun olduğu, Sözleşmenin 25.maddesi uyarınca düzenlenen cezai şart bedelinin 21.447,95 TL olduğu görüş ve kanaatine varıldığı, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, tarafların bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyan dilekçesi sundukları görülse de, yeniden rapor alınmasını gerektirir bir husus olmadığından reddine karar verilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; rekabet yasağı sözleşmesi, işçinin iş ilişkisi içinde işverenin müşterilerine nüfuz etmesi yahut iş sırlarına vakıf olması nedeniyle hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra belirli bir faaliyet alanında belirli bir coğrafi bölgede ve belirli bir zaman dilimi içerisinde işçinin işverenle rekabet teşkil eden davranış içerisine girmesini yasaklayan sözleşmeler olarak tanımlanmaktadır.Rekabet etmeme taahhüdünü içeren bu sözleşmeyle işçi işverene karşı hizmet sözleşmesinin bitiminden sonrasına yönelik olarak menfi bir yükümlülük, bir yapmama borcu altına girmektedir.Başka bir deyişle rekabet yasağı sözleşmesi ile işçinin ekonomik faaliyet özgürlüğüne ve ekonomik geleceğine kısmen dahi olsa sınırlama getirilmektedir (). Rekabet yasağı kaydının geçerli olabilmesi için işçinin, hizmet ilişkisi içinde olduğu işverenin müşteri çevresi ve üretim sırları gibi ticari sırları bilebilecek bir pozisyonda çalışması ve bu bilgileri önceki işverenle rakip durumunda olan yeni işveren ile paylaşabilme ihtimalinin varlığı yeterlidir. Bu anlamda, ayrılan işcinin yeni işyerinde aynı pozisyonda çalışması da şart değildir. Keza rekabet yasağının varlığı için ayrılan işçinin, önceki işverene fiilen bir zarar vermesi şart olmayıp, zarar verebilme risk ve ihtimalinin varlığı yeterlidir. Rakip firmalarla paylaşması ve nüfuz etme imkanının bulunup bulunmaması önem arz etmektedir. ( ... 11. HD'nin 06/03/2019 tarihli, 2018/ Esas ve 2019/ Karar sayılı, 10/05/2017 tarihli, 2015/ Esas ve 2017/ Karar sayılı kararları)Bu kapsamda somut olay incelendiğinde; davalı ...'ın, davacı şirkette "endüstriyel robot programcısı" olarak 21/06/2021 tarihinde işe başladığı ,23/08/2021 tarihinde davacı şirketteki görevinden istifa ettiği anlaşılmaktadır.Davacı şirket ile davalı ... arasında imzalanan rekabet yasağı sözleşmesi hükümlerine göre yasağın iş sözleşmesinin feshinden itibaren 2 yıl süreyle ...,... ve ... ili sınırları dâhilinde, coğrafi sınırdan ziyade il bazında sınırlama getirildiği, yine sözleşmenin devamında, yasaklara uyulmaması halinde işçi aleyhine bir takım cezai şartlara yer verilmesine rağmen işveren aleyhine herhangi bir sınırlama getirilmediği görülmektedir. ... 11.HD'nin 06/03/2019 tarihli,2018/ Esas ve 2019/ Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, rekabet yasağı hükümlerinin uygulanabilmesi için, sözleşmenin işçi tarafındaki kişinin işverene ait müşteri çevresi ve üretim bilgileri gibi ticari sırları bilebilecek bir pozisyonda çalışması ve bu bilgileri yeni işe başladığı rakip durumunda olan şirket ile paylaşabilme ihtimalinin varlığı aranmalıdır. Davaya konu uyuşmazlıkta ,davalı ...'ın davacı şirketteki görevinin robot programcısı olarak tanımlandığı dikkate alındığında ,bir programcısının çalışmış olduğu şirketin ticari sır ve üretim stratejilerini bilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı,kaldı ki davalının çalışma süresinin 2 ay gibi kısa sürmesi dikkate alındığında davacı şirketin ticari sırlarına vakıf olmasının mümkün olmadığı tanık beyanlarının genelinde de bu yönde görüş birliği bulunduğu anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Yukarıda açıklanan nedenlerle),
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 680,00 TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair; davacı vekili ile davalının yüzüne karşı, 2024 yılı ... parasal sınır yönünden KESİN olmak üzere karar verildi. 15/09/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.