mahkeme 2024/1025 E. 2025/989 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1025
2025/989
9 Eylül 2025
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2025/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/10/2024
KARAR TARİHİ : 09/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin maliki olduğu ... plakalı araç ile davalı ... bünyesinde ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı araç arasında 19/12/2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kusuruyla kaza oluşumuna sebebiyet veren aracın şirket nezdinde ... poliçe numarası ile zorunlu mali mesuliyet sigortası ile teminat altına alındığını, kaza neticesinde müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın karşılanması amacıyla davalı ... şirketine başvuru yapıldığını, şirket tarafından alınan eksper raporu doğrultusunda hasar tespiti yapıldığını, ancak eksper raporunda maliyetin düşürülmesi ve sigorta şirketi lehine haksız kazanç sağlamak amacıyla yapılan belirlemeler neticesinde müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek zararın karşılanmadığını, eksik ödeme yapıldığını, dava konusu trafik kazası sonucunda müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek hasar miktarının çok daha yüksek olduğunu, bakiye hasar bedelinin karşılanması amacıyla sigorta şirketine yeniden başvuru yapıldığını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek zararın karşılanması amacıyla işbu davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olduğunu, müvekkiline ait aracın onarımının hiç yaptırılmamış olsa dahi araçta meydana gelen gerçek zararın tazmin edilmesi gerektiğini, sigorta şirketinin anlaşmalı servis ve parça-işçilik iskontosu gibi uygulamaları sigorta şirketinin kendi iç uygulaması olup servis ve tedarikçi firma ile kendi aralarında yaptığı özel bir anlaşma olduğunu, dolayısıyla tarafların kendi aralarındaki bu uygulama ve anlaşmaların 3. kişi konumundaki mağdur araç sahibi olan müvekkili açısından bağlayıcı olmadığını, çoğu zaman elindeki işi ve alacağı ödemeyi kaybetmek istemeyen servisler, sigorta şirketinin baskısı neticesinde onarımı layığıyla yapmayarak hasarlı parçanın onarımı yoluna giderek, muadil ve çıkma parça kullanılarak ya da gereği gibi işçilik uygulamayarak maliyeti düşürdüğünü, bu nedenle "aracın onarımı bir şekilde tamamlanmış" şeklinde bir yaklaşımla hasar bedelinin düşük ödeyen sigorta şirketinin haksız kazanç sağlamasının kabulünün mümkün olmadığını, zira yerleşik Yargıtay kararlarında sigorta şirketlerinin aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın, onarıma dair fatura olsun ya da olmasın, iskonto uygulanmaksızın gerçek hasar bedeli ve hasar bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden sorumlu olacaklarının kabul edildiğini, yine sigorta şirketilerinin hasar bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisini de ödemek zorunda olduğunun ... ... Müsteşarlığı’nın ... sayılı tebliği ile ... ... Müsteşarlığınca tüm sigorta şirketlerine yapılan ... sayı ve tarihli yazıda KDV dahil edilerek ödeme yapılmasının duyurulduğunu, dolayısıyla işçilik ve parça onarımı/değişimi noktasında mevzuata uygun hareket edilmesi ile hesaplanacak iskontosuz hasar bedelinin ve işçilik bedeli de dahil olmak üzere tüm hasar bedeline KDV dahil edilerek zararın karşılanması gerektiğini, bu doğrultuda gerçek hasar bedelinin hesaplanması ile yapılan kısmi ödeme tenzil edilerek, bakiye hasar bedelinin taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ettiklerini, sigorta şirketlerinin gerçek zarardan sorumlu olup; kanunda öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran ya da daraltan anlaşmaların geçersiz olduğunu, öncelikle müvekkili tarafından hasar bedeline ilişkin olarak herhangi bir feragatname ya da mutabakat imzalandığının kabulü mümkün olmamakla beraber; sorumluluğu kanun ile düzenlenen sigorta şirketlerinin vatandaşlardan çeşitli sebeplerle aldıkları feragatnameler ile sorumluluktan kurtulmalarının mümkün olmadığını, bu doğrultuda her halükarda aracın layığıyla onarılması ya da gerçek hasar bedelinin mağdur ruhsat sahibine ödenmesi gerektiğini, bununla birlikte 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu madde 111 ‘de trafik sigortaları kapsamında ödenecek tazminat miktarına ilişkin olarak araç ruhsat sahibi açısından yetersiz olduğu belli olan anlaşma ve uzlaşmaların iptal edilebileceği düzenlendiğini, söz konusu kanuni düzenlemeden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında ileri sürülebileceğini, KTK'da yer alan bu düzenlemenin yanı sıra TBK. madde 28 'de de herhangi bir ibraname imzalansa dahi savunmasız konumda olan vatandaşlara imzalatılan bu ibranamelerin geçersiz olduğunun düzenlendiğini, bu doğrultuda izah edildiği üzere ödenmesi gereken tazminat miktarı konusunda sigorta şirketi ile herhangi bir mutabakata varıldığı ya da bu hususta herhangi bir ibraname imzalandığı gibi iddiaların kabulünün mümkün olmamakla beraber kanunda öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran ve daraltan anlaşmalar geçersiz olacağından sigorta şirketince bu yönde belge sunulması halinde taraflarınca kabul edilmesinin mümkün olmayıp baskı, aldatma ve dayatmalar ile imzalatılan belgelerin hükme esas alınmasının da mümkün olmadığını, sonuç itibariyle müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın giderilmesi sırasında sigorta şirketinin haksız uygulamaları ve baskıları neticesinde gerçek hasar bedelinden daha düşük bir bedel ödendiğini ve müvekkilinin zarara uğratıldığını, bu doğrultuda Mahkemece dosyanın uzman bilirkişiye tevdi ile araçta meydana gelen gerçek hasar bedeli tespit edilerek sigorta şirketinin kendi hesaplaması doğrultusunda yapılan kısmi ödeme düşüldükten sonra hesaplanacak olan bakiye hasar bedelinin taraflarına ödenmesini talep ettiklerini, meydana gelen hasarın karşılanması amacıyla öncelikle sigorta şirketine yazılı başvuru yapıldığını, sigorta şirketince herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine dava açılmadan önce sigorta şirketi yönünden dava şartı olan arabuluculuk başvurusu yapıldığını, yapılan müzakereler sonucunda anlaşmaya varılamadığını ve bu hususun tutanak altına alındığını, arz ve izah edilen nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla alınacak bilirkişi raporu doğrultusunda sonradan arttırılmak üzere şimdilik 50-TL bakiye hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; HMK 6. Madde gereği yetkili mahkeme davalı tarafın davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri olduğunu, bu nedenle davanın yetki yönünden reddi ile dosyanın yetkili ... ... Asliye Ticaret Mahkemesi 'ne gönderilmesini talep ettiklerini, davanın konusu 19.12.2023 tarihinde davacının malik olduğu ... plakalı araç ile müvekkili şirkette 03.05.2023 başlangıç ve 03.05.2024 bitiş tarihli ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ( ZMMS ) ile sigortalı ... plakalı aracın çarpmasına neticesinde meydana geldiği iddia edilen hasar tazminatı talepli dava olduğunu, öncelikle Karayolları Trafik Kanunu 91. Madde gereği ve aynı kanunun 85. Maddesinde düzenlenen işletenin sorumluluğunu mevzuat ve genel şartlar çerçevesinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesini düzenleyen müvekkili şirketin sigortalı aracın işletilmesinden dolayı üçüncü şahısların uğradığı zararları tazminle mükellef olduğu araç başına teminat limitinin de 120.000,00 TL olduğunu beyan ettiklerini, müvekkili şirket tarafından davacının aracındaki değer kaybı için 13/06/2024 tarihinde 5.000 TL tazminat davacı vekiline ödeme yapıldığını, işbu ödemenin poliçe limitinde değerlendirilmesi gerektiğini, başvuru sahibinin talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirkete yapılan başvuru üzerine ... nolu dosya açılmış olup şirket tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi neticesinde araçtaki hasar için 04/04/2024 tarihinde 32,000.00 TL tazminat davacı asile; 25/04/2024 tarihinde 196.34 TL ... Otomotiv Sanayi firmasına tedarik ödemesi ve 25/04/2024 tarihinde ... Otomotiv Firmasına 22,390.79 TL tedarik ödemesi yapıldığını, işbu ödemenin poliçe limitinde değerlendirilmesi ve davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğundaki tüm borcu mevzuat ve hakkaniyet gereği yerine getirdiğini, davacının herhangi bir zararı ve bakiye alacak talep hakkının mevcut olmadığını, müvekkili şirkete yapılmış olan başvuruya ilişkin olarak hasar dosyası açılmış olup, Trafik Poliçesi Genel Şartları B.2.2. maddesi uyarınca sigortacının araç kaza tarihi itibariyle anlaşmalı olduğu onarım merkezinde onarılsaydı uygulanacak parça, tedarik, işçilik ve diğer hususlar çerçevesinde belirlenecek miktara göre ödeme yapma hakkının mevcut olduğuna ilişkin olarak ... numaraya SMS yolu ile bildirimde bulunulduğunu, dolayısıyla anlaşmalı onarım merkezi parça, tedarik, işçilik ve %30 iskonto oranı ile ücretlerin müvekkili şirket için geçerli olması gerektiğini, ayrıca davacının aracının 2003 model ve orjinal parça ile değişim gerektiği ve hasarın giderilmediği iddiasının mesnetsiz olduğunu, genel şartlarda üç yıl üzeri araçlarda orjinal parça değişim onarım şartının olmadığını, dava dilekçesinde trafik kazasının meydana gelmesinde kusurun sigortalı araç sürücüsüne ait olduğu iddia edilmiş ise de bu iddianın kabulünün mümkün olmadığını, bu sebeple; öncelikle kusur yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, kazanın meydana geliş şekli, hava ve yol durumu, trafik ışıkları vs. kazaya etki eden tüm faktörler değerlendirilerek kazanın meydana gelmesinde sürücülerin var ise kusurları ve kusur oranlarının tespiti gerektiğini, hasar tazminatı talebi için ZMSS poliçesi genel şartların uygulanması gerektiğini, müvekkilin in KDV’ den fatura ibraz edilmeksizin sorumlu tutulmasının sigorta ettiren veya zarara uğrayan 3. şahsın haksız zenginleşmesine sebep olabileceğinin de ortada olduğunu, müvekkili şirketin başvuruya konu kaza sonucunda yürürlükte bulunan yasa ve mevzuatlara ve objektif kriterlere uygun olarak tazminatın ödenmiş olması nedeni ile bakiye herhangi bir zararının kabulü mümkün olmadığını beyan etmekle birlikte mahkeme aksi kanaate ise; bakiye poliçe limitinin dikkate alınarak müvekkili şirketin başvuru öncesi ödemiş olduğu tazminatın bilirkişice takdir edilen miktardan karar tarihine dek işlemiş olan faizi ile tenzili gerektiğini, dava dilekçesinin konu kısmında avans faiz istenmişse de sonuç ve istem kısmında yasal faizin talep edildiğini, dava konusu gereği ticari avans faiz talep edilemeyeceğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla Karayolları Trafik Kanunu 99/1 maddesi gereğince müvekkili şirketin sorumluluğu gerekli belgeler ile başvuru tarihinden itibaren 8 iş gün sonunda başladığını, dolayısı ile zarara ilişkin gerekli belgelerin müvekkiline sunulduğu tarihten itibaren 8 iş günü sonunda temerrüt başladığından kaza tarihinden faiz talebinin haksız olduğunu, arz ve izah edilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE;
Mahkememizin 08/05/2025 tarihli celsesinde davanın 6100 Sayılı HMK'nın 150/1 maddesi uyarınca yasal 3 aylık süresi içerisinde yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Davacı taraf işlemden kaldırılmış olan davayı yenileyebilir. Dosyası işlemden kaldırılan bir dava, işlemden kaldırılma tarihinden itibaren üç ay içinde yenilebilir.Üç aylık yenileme istem süresi hak düşürücü niteliktedir. Dosyası işlemden kaldırılan bir dava, işlemden kaldırılma tarihinden itibaren üç ay içinde yenilenmezse, mahkeme, kendiliğinden (re’sen) davanın açılmamış sayılmasına karar vermekle yükümlüdür.Açıklanan yasal ve hukuksal olgu karşısında, davanın 3 aylık süre içerisinde yenilenmediği anlaşılmakla, Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın HMK 150.md. gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT göre belirlenen 50,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi Nezdinde ... açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi. 09/09/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.