mahkeme 2023/26 E. 2023/905 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/26

Karar No

2023/905

Karar Tarihi

19 Ekim 2023

T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/26 Esas - 2023/905
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/26
KARAR NO : 2023/905

HAKİM : ...
KATİP : .....

DAVACI : ... PAZARLAMA VE DAĞITIM TİC.A.Ş - [25999-47646-.] UETS
VEKİLİ :Av. .... - [16657-56170-...] UETS
DAVALI : ... - ..... Camiikebir Mah. Gölcük. Sk. No:53 İç Kapı No:1 Gelibolu/ ÇANAKKALE
VEKİLLERİ : Av.... - Yazıcızade Mah. Atatürk Cad. No:18 Mildon İş Hanı Giriş Kat Gelibolu/ ÇANAKKALE
Av. ... - Yazıcızade Mah. Atatürk Cad. No:18 Mildon İş Hanı Giriş Kat Gelibolu/ ÇANAKKALE
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 15/01/2020
KARAR TARİHİ : 19/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı arasında 23/04/2015 tarihinde Açık Satış Noktası Sözleşmesi tanzim edildiğini, bu sözleşme uyarınca taraflar karşılıklı olarak çeşitli yükümlülükler altına girdiğini, müvekkil şirket tarafından sözleşme uyarınca yerine getirilmesi gereken yükümlülükler eksiksiz olarak yerine getirildiğini ve bu çerçevede davalıya 7.725,00-TL katkı sağladığını, Gelibolu Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/8 D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporuna göre davalı tarafın işletmesini kapattığı ve faaliyetine son verdiğinin tespit edildiği, Bursa 6. Noterliği'nin 16/08/2019 tarihli ve 07064 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile söz konusu Açık Satış Noktası Sözleşmesinin feshedildiği belirtilerek müvekkil tarafından davalıya yapılan toplam 7.725,00-TL katkının ve 3.500,00 USD cezai şart bedelinin avans faizi ile birlikte müvekkile ödenmesi gerektiği ihtar edilmesine rağmen, davalı ihtarnameye itirazının bulunmadığını, adresine gönderilen ödeme emri tebliğ edilince hakkında Bursa 8. İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyasından yapılan takibe itiraz ettiğini, bu nedenlerden dolayı davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takip miktarının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın 04/09/2019 tarihinde müvekkil aleyhine Bursa 8. İcra Müdürlüğü’nün 2019/... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmış olup, yasal süresi içinde müvekkil tarafından borca ve yetkiye itiraz edilmesi üzerine icra takibi durdurulduğunu, davaya konu edilen ancak icra takibinde dayanılmayan sözleşme Gelibolu/Çanakkale’de kurulmuş her iki tarafın da edimlerini Gelibolu’da ifa edeceği konusunda anlaşıldığını, davacı ürünleri Gelibolu’da teslim ettiğini ve bedellerini de Gelibolu’da tahsil ettiğini, Zira HMK Madde 10’a göre huzurdaki dava açısından da Gelibolu/Çanakkale Mahkemeleri yetkili olduğunu, davacı taraf yetki sözleşmesinden bahsetse de, HMK Madde 17’ye göre yetki sözleşmesi yapma hakkı sadece ‘‘Tacirler veya kamu tüzel kişileri’’ ile sınırlandırıldığını, müvekkilinin tacir olmadığını, davacı her ne kadar itirazın iptali davasında borcun kaynağı olarak sözleşmeyi gösterse de, icra takibinde sözleşmeye dayanmadığını ve icra dosyasına da bir sözleşme eklemediğini, İcra takibinde dayanılmayan belgeye itirazın iptali davasında dayanılamayacağı , İcra takibinde ihtarnameden ve masrafından bahsetse de böyle bir ihtarnamenin müvekkile hiçbir zaman tebliğ edilmediğini, davacı sözleşmeye göre belli miktarda ürün alması karşılığında sağlamayı vaad ettiği ve dava konusu yaparak talep ettiği ürünlerin bedelini müvekkile sağlamadığını belirterek öncelikle yetki itirazımızın kabulü ile dosyanın yetkili Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; Bursa 8. İcra Müdürlüğü 2019/... esas sayılı icra takibine itirazın iptali davası olup, yasal süresi içerisinde açılmıştır.
Mahkememizce daha önce yapılan yargılama sonucunda, 19/11/2020 tarih ve 2020/104 Esas 2020/628 Karar sayılı karar ile özetle; icra takibi yetkisiz icra dairesinde başlatılmış olduğundan, mahkememiz yargı çevresi içerisinde başlatılmış geçerli bir takip bulunmadığı nazara alınarak dava ön şartı gerçekleşmemiş olmakla, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilinin istinaf talebine istinaden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 01/12/2022 tarih ve 2021/297 Esas 2022/1717 Karar sayılı ilamı ile özetle; "...Davacı sermaye şirketi olup, davalının tacir olup olmadığının sicil kaydı ve vergi kaydı ve faaliyet alanlarının araştırılarak varsa ticari kayıt ve defterleri incelenerek; 6102 sayılı TTK. 11 ve 12.maddesine göre inceleme yapılması gerekir.
Taraflardan birinin tacir olmaması halinde HMK.17 maddesindeki yetki sözleşmesi geçerli olmayacaktır. Tacir sıfatının tespiti halinde ise yetki sözleşmesi nedeni ile Bursa Mahkemeleri yetkili hale gelecektir.
Açıklanan gerekçelerle yerel mahkemece eksik inceleme karar verilmesi isabetsiz olup bu sebeplerle yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK.353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılması ile dosyanın mahkemesine iadesine..." karar verilerek dosyanın Mahkememize gönderildiği görülmüştür.
Mahkememizce, istinaf ilamı gereğince davalının gelir vergisi beyannameleri dosyaya celp edildikten sonra, dosyanın bilirkişiye tevdi ile, dosyaya celp edilen deliller kapsamında, ayrıca davalı vekilince varsa sunulacak olan incelemeye esas ilişki dönemini kapsayan defter ve dayanağı kayıtları üzerinde inceleme yapılarak 6102 sayılı TTK 11 ve 12. Maddesi gereğince davalının tacir olup olmadığı yönünde rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda dosyanın SMMM bilirkişi Nevzat Kara'ya tevdi edildiği, bilirkişinin 31/07/2023 tarihli raporunu dosyaya ibraz ettiği görülmüştür.
31/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Bandırma ve Gelibolu Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden dava dosyasına gelen Davalı ile ilgili 2015-2016-2017-2018-2019-2020 ve 2021 yılı Yıllık Gelir Vergisi Beyannamelerine göre;
-Davalının İşletme Hesabı Usulü defter tuttuğu,
-Davalının 2015 yılı Gelir/G.Safi Hasılatının 47.872,59 TL. olduğu,
-Davalının 2016 yılı Gelir/G.Safi Hasılatının 20.355,15 TL. olduğu,
-Davalının 2017 yılı Gelir/G.Safi Hasılatının 19.600,00 TL. olduğu,
-Davalının 2018 yılı Gelir/G.Safi Hasılatının 69.559,80 TL. olduğu,
-Davalının 2019 yılı Gelir/G.Safi Hasılatının 103.816,59 TL. olduğu,
-Davalının 2020 yılı Gelir/G.Safi Hasılatının 88.619,39 TL. olduğu,
-Davalının 2021 yılı Gelir/G.Safi Hasılatının 121.816,50 TL. olduğu,
-Davac şirket ile davalı firma arasında 04/2015 ile 10/2016 yılı arasında ticari bir ilişkinin
mevcut olduğu,
-Taraflar arasında mal alım satımına ait yazılı bir Miktar Taahhütlü (7000Litre) Açık Satış Noktası Sözleşmesi olduğu,
-Davacı şirket tarafından, davalı firmaya takipten önce borcun ödenmesi yönünde gönderilmiş
yazılı bir ihtarın mevcut olduğu,
- Davalının Gelibolu Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kaydının (Sic.No:2941) 05.10.2020 itibarı ile
halen devam ettiği,
-Davalı ile ilgili Vergi Dairelerinden gelen Yıllık Gelir Vergisi beyannamelerine göre; Davalının faaliyetinin Esnaf Faaliyeti oluğu,
" yönünde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; 6100 sayılı HMK'nın "Yetki Sözleşmesi" başlıklı 17. maddesinde, "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." hükmü düzenlenmiştir. Yetki sözleşmesi ile getirilen bu yetki kuralı, kesin değil, münhasır yetki niteliğindedir. Zira, HMK'nın 17. maddesinde yetki sözleşmesi ile düzenlenen yetki, ancak süresinde (ilk itiraz olarak) yetki itirazı olması halinde gözetilebilir. Mahkemece resen dikkate alınamaz.
Dava konusu olayda kesin yetki kuralları söz konusu değildir. Yine taraflar arasındaki 23/04/2015 tarihli açık satış noktası sözleşmenin 26. maddesinde doğacak ihtilaflarda Bursa Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olacağı açıkça kararlaştırılmıştır.
Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için davanın nispi veya mutlak ticari dava olması gerekir. Nispi ticari dava olması için ise davanın her iki tarafının da ticari işletmesi ile ilgili olması dolayısıyla tarafların tacir olması gerekir.
Davalı tarafın takibe itirazında ve yasal süresi içinde mahkememize ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunmuştur.
Dava konusu taraflar arasında imzalanan açık satış noktası sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Somut olayda sözleşmenin ifa yeri ve davalının ikametgahı Gelibolu/ Çanakkale 'dir. Bu nedenle somut olayda takipte yetkili icra dairesinin İİK 50 maddesi yollamasıyla HMK genel hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, HMK 6. Maddesine göre yetkili icra dairesinin davalı gerçek/tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri ve sözleşmenin ifa yeri icra dairesi olduğu, her ne kadar taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 26. Maddesi gereğince sözleşmeden doğacak ihtilaflarda Bursa İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olacağı düzenlenerek yetki sözleşmesi yapılmışsa da HMK'nın 17. Maddesi gereğince yetki sözleşesinin tacirler arasında geçerli olduğu, davacı sermaye şirketi olup, davalının tacir olup olmadığının tespiti için Mahkememizce dosyaya celp edilen sicil kaydı ve vergi kayıtları kapsamında yapılan bilirkişi incelemesi sonucu davalının faliyetinin esnaf faaliyeti olduğu, davalının tacir olmadığı, dolayısıyla taraflar arasında yapılan yetki sözleşmesinin geçerli olmadığı, davalı-borçlunun icra takibine yönelttiği yetki itirazında haklı olduğu anlaşılmakla, Mahkememizin yargı çevresi içinde yapılmış geçerli bir takipten söz edilemeyeceğinden dava ön şartının tahakkuk etmediği sonucuna varılarak dava usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-İcra takibi yetkisiz icra dairesinde başlatılmış olduğundan, geçerli bir takip bulunmadığı nazara alınarak dava ön şartı gerçekleşmemiş olmakla, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 269,85-TL harcın başlangıçta alınan 370,61-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 100,76-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı yana İADESİNE,
3-İleride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak hazineye irat KAYDINA, (bu konuda daha önce tahsil müzekkeresi yazıldığından yeniden yazılmasına yer olmadığına)
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/10/2023

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ....
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim