mahkeme 2023/186 E. 2023/901 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/186

Karar No

2023/901

Karar Tarihi

19 Ekim 2023

T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/186 Esas - 2023/901
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/186
KARAR NO : 2023/901

HAKİM : ...
KATİP : ...

DAVACI : ... ELEKTROMARKET SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av. ...... - [16066-60178-.....] UETS
DAVALI : ... ANONİM ŞİRKETİ - ..... [25999-81694-....] UETS
VEKİLİ : Av....... - [16859-58949-......] UETS
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/02/2023
KARAR TARİHİ : 19/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil şirketin, elektrik kontrol aletleri, elektronik devre elemanları, elektrik malzemeleri, elektrik ve elektronik ürünlerinin imalatı, ithalatı ve ticareti, elektrik, elektronik, makine, inşaat mühendisliği projelerinin yapılması, sanayi ve iş makineleri cihazları ve bu cihazların yedek parçalarının alımı, satımı, pazarlanması, bina ve sistem otomasyonu sektöründe faaliyet göstermekte olup... Anonim Şirketi adı altında faaliyet gösteren davalı ile arasında ticari alım - satım ilişkisi olduğunu, müvekkili şirketin ekli faturalardan anlaşılacağı üzere, davalıya 2021-2022 yılları içerisinde farklı tarihlerde ürün satışı yapmış olup davalının satılan ürünlere ilişkin imzalı sipariş formlarını ekte sunduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin toplamının 219.275,26 TL olduğunu, 2021-2022 yıllarına ait cari hesap ekstreleri incelendiğinde davalının 24.12.2021 tarihinde 22.035,22-TL ve 06.05.2022 tarihinde 10.000,00-TL ödeme yaptığını, ancak bu tarihten itibaren ise hiçbir ödeme gerçekleştirilmediğinin anlaşıldığını, dolayısıyla fatura tutarlarından ve cari hesap ekstresinden anlaşılacağı üzere müvekkilinin davalıdan halihazırda toplam 187.240,04-TL bakiye hesap alacağının ve her siparişin fatura tarihinden 30 gün sonra işlemeye başlayacak ticari temerrüt faizi alacağı olduğunun anlaşıldığını, müvekkili şirket ve davalı tacir olduğundan aralarındaki ilişkinin Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olduğunu, davalı şirket tarafından imzalanan muhtelif teklif ve sözleşme formlarında ödemenin 30 günde yapılacağının kararlaştırıldığını, Türk Ticaret Kanunun 1530. Maddesi geç ödemenin sonuçlarını düzenlemiş olup maddenin 2.fıkrasında "sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer." hükmü ile ihtara gerek olmadan ödeme yapmayan tarafın temerrüde düşeceğini bu sebeple faizin temerrüde düştüğü tarihten itibaren istenebileceğinin düzenlendiğini, davalı şirket tarafından imzalanan teklif ve sözleşme formunda ve davalıya düzenlenen faturalarda ödemenin 30 günde yapılacağının kararlaştırılmış olması, ödeme süresi tayin edilmiş olduğunu gösterdiğini, işbu sebeple faturaların düzenlendiği tarihten 30 gün geçtikten sonra temerrüde düştüğünden faizin fatura düzenlenme tarihinin 31.gününden itibaren yürütülmesi gerektiğini, diğer yandan Türk Ticaret Kanunun 1530. Maddesinin 4.fıkrasında ise taraflar arasında vade öngörülmemişse borçlu faturanın veya eşdeğer ödeme talebinin alınmasını takip eden 30 günün sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrüt sayılacağı ve alacaklının faize hak kazanacağı düzenlendiğini, davalı şirket tarafından imzalanan teklif ve sözleşme formunda ödeme süresinin 30 günlük olarak bildirilmiş olması her ne kadar TTK 1530/2. Fıkrası kapsamında olup faize 31.günden itibaren hak kazanılacağı açık olsa da TTK 1530/2. Fıkrası değerlendirilmemesi durumunda dahi TTK 1530/4-a fıkrasının uygulanması gerekmekte olup ilgili hükümle faturanın alınmasını takip eden 30 günün sonunda faize hak kazanılacağının düzenlendiğini, bakiye alacağın davalıdan tahsil edilemeyince Bursa 9. İcra Müdürlüğünün 2023/... E. sayılı dosyasın ile icra takibi başlatıldığını ve bu kapsamda davalıya ödeme emri gönderildiğini, davalının 10.01.2023 tarihinde takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itiraz dilekçesinde, tebliğ olunan ödeme emrinde belirtilen borca itiraz ettiklerini, yetkiliye itirazda bulunarak yetkili yerin Kütahya İcra Müdürlükleri olduğunu, borca, faize ve diğer tüm ferilerine ve yetkiye itiraz ettiğini, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, taraflar tacir olduğundan uygulanan faiz türü hukuka uygun olup yetkili icra dairesinde de takip başlatıldığını, müvekkili şirketin faaliyet adresinin Bursa olduğunu, uyuşmazlığın faturaya dayalı alacaktan kaynaklandığını, TBK 89. Maddesi gereğince para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edildiğini, huzurdaki davanın çözümünde Bursa Mahkemeleri ve İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğunun açık olduğunu, dava şartı olan arabuluculuk başvurusu yapıldığını, Bursa Arabuluculuk Bürosunun 2023/101 Büro Dosya Numarası ve 2023/4178 Arabuluculuk Dosya numarası numarası ile görüşmelere başlanmakla birlikte arabuluculuk girişiminden herhangi bir sonuç elde edilemediğini, yukarıda arz ve izah edilen sebeplerden dolayı; haklı davalarının kabul edilerek Bursa 9. İcra Müdürlüğünün 2023/... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile 187.240,04 asıl alacak ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL işlemiş faiz üzerinden takibin devamına, basit yargılamaya tabi olan işbu davada tensip tutanağı ile tarafların ticari defterlerinin bilirkişi incelemesine konu edilmesine, borçlu şirket tarafından haksız ve dayanaksız olarak yapılmış bulunan itiraz sebebiyle takip bedelinin %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Açılan davayı kabul etmediklerini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile; davacının iddia etmiş olduğu tüm alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, davanın itirazın iptali davası olduğu gözetilerek davacının davasını 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıp açmadığının tespitinin talep olduğunu, süresinde açılmamış ise davanın reddinin talep edildiğini, yetki itirazları olduğunu, müvekkili şirketin işlem merkezinin Kütahya ili olduğunu, Kütahya mahkemelerinin yetkili olduğunu, mahkemede görülmekte olan işbu uyuşmazlığın çözümünde öncelikle iddiaya konu hizmetin eksiksiz ve kusursuz ifa edildiğinin ispatının gerektiğini, ispat külfetinin de davacıya ait olduğunu, faturaların ve faturada bahsi geçen mal ve/veya hizmetlerin ifasına/teslimine dair dava dilekçesi ekinde taraflarına herhangi bir belge sunulmadığını, bu yönde bir belge sunulmuş değil ise yargılamanın türü de göz önüne alındığında bu türden bir belgenin sunulmasına şu aşamadan sonra muvafakat vermediklerini, bu tip bir belge dosyaya girmiş ise ve teslim alan kısmında bir imza yada kayıt var ise de bu kişinin müvekkili şirkette çalışıp çalışmadığının ve imza /mal teslimi yetkisi olup olmadığının tetkikini talep ettiklerini, davacı taraf dava dilekçesinde alacağını faturadan kaynaklı cari hesap alacağına dayandırdığını, şu haliyle sadece faturanın tebliği bilindiği gibi alacağın varlığını ispata yeterli olmadığını, mahkemece öncelikle davacının yaptığı işi ve verdiği hizmeti ispatlaması yönünde karar verilmesini, daha sonra eğer var ise yapılan iş bedellerinin uzman bir bilirkişiye hesaplattırılarak bu doğrultuda borç miktarının tespitine karar verilmesini talep ettiklerini, bu hususta da tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ve tanık beyanları ile dava konusu alacağın mevcudiyeti ile tutarının kesinlik kazanacağı kanısında olduklarını, kaldı ki dava dilekçesinde iddia edilenin aksine müvekkili ile davacı arasında bir cari hesap sözleşmesine rastlanılmadığını, bilindiği gibi cari hesap sözleşmelerinin yazılı olma şartına tabi olduğunu, eğer kasdedilen açık hesap ilişkisi ise ;bilindiği üzere; borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa alacağın likide olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber; dava dilekçesindeki ibare ile; davacı ile müvekkili arasında 2021 yılına varan bir ticari ilişkinin mevcut olduğunu, tüm sürecin bu ilişki çerçevesinde sürdüğünü, bu kapsamda davacıya yapılmış ödemelerin de olabileceğini, bu sebeple; huzurdaki davada varsa yapılan herhangi bir ödemenin iddia edilen alacaktan mahsup edilip edilmediği, edildi ise hangi koşullarda bu mahsupluğun uygulandığının açıkça belli olmadığını, bu doğrultuda bakiye miktarın mahkeme eliyle ve uzmanlarca belirlenmesi gerektiğinin açık olduğunu, bu bakımdan da itirazın haksız ve kötüniyeli olmadığının ortada olduğunu, dava dilekçesindeki faturalar içeriğindeki malın teslimi veya hizmetlerin ifa edildiğinin iddiasının ispatı gerektiğini, Yargıtay kararlarında belirtildiği gibi salt faturanın varlığı bir ticari ilişkinin ve alacak hakkının göstergesi olmadığını, çünkü kanuni olarak mal ve hizmetin tesliminden/tamamlanmasından önce de fatura düzenlenmesinin mümkün olduğunu, davacının karşılıklı olarak yapıldığını belirttiği anlaşma neticesinde işin eksiksiz bir biçimde ve usulüne uygun olarak yerine getirildiğini yazılı delille ispatlaması gerektiğini, salt fatura tanzimi malın teslim edildiğini veya hizmetin yerine getirildiğini ortaya koymadığını, dolayısı ile faturayı düzenleyen tarafın aradaki ilişkiyi ve hizmetin eksiksiz ifa edildiğini ispat yükümlülüğünün olduğunu, alacağın ve iddiaların varlığını kabul anlamına gelmemekle birlikte icraya konu alacağa uygulanan ve uygulanması talep edilen faize ilişkin itirazlarının da olduğunu, usulüne uygun yapılmış bir temerrüt olmaksızın işlemiş faiz talep edemeyeceği açık olan davacının takip sonrası için talep ettiği faizin türünün de belirsiz olduğunu, davacının talep etmiş olduğu işlemiş ve işleyecek faize,faiz oranına ve faizin başlamış olduğu tarihlere itiraz ettiklerini, TTK 1530.maddenin konuluş amacına baktığımızda, mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olduğu, tacirler arası satım sözleşmelerinde uygulanmasının söz konusu olmadığının da açık olduğunu, anılan gerekçe ile davacının %15,75 ticari oranlı faiz talebinde bulunamayacağının açık olduğunu, kaldı ki faturalardaki vade kayıtlarına itibar edilmesi de mümkün olmadığını, vade kaydı faturanın asli unsuru bile olmadığını, para alacağı hususunda karşı tarafın temerrüdü için bunun ya açık sözleşme hükmünde kararlaştırılması yada usulünce temerrüde düşürülmüş olmasının gerekli olduğunu, tarafların tacir olması, işin ticari nitelikte olması sebebi ile takip öncesi faiz talebinde bulunamayacağı açık olan davacının takip sonrası için talep edebileceği faiz türü de bu sebeplerle; iddiaları kabul anlamına gelmemekle beraber yasal faiz (değişen oranlarda avans faiz) olabileceğini, izah edilen durumların değerlendirmeye alınması ve ispatlanamamış davanın reddi gerektiğini, Mahkeme ticari defterlerin incelenmesine karar verecek ise, müvekkiline ait ticari defterlerin müvvekkilinin fabrika adresinde mevcut olduğunu, büyüklüğü ve yeri gözetildiğinde fiilen getirilme durumunun da mevcut olmadığını, bu sebeple yerinde inceleme talepleri olduğunu, talebinin kabulü ile defterlerinin yerinde incelenmesine karar verilmesini, izah edildiği üzere tüm yasal hakları ve karşı beyanda bulunma hakkı saklı kalmak kaydı ile; davacı tarafından faturaya dayandırılan mal ve hizmetlerin verildiğinin davacı tarafından kanıtlanmasının ardından bilirkişi incelemesi ile varsa borç bakiyesinin belirlenmesine, neticeten haksız açılan davanın reddi ve itirazımızın kabulü ile takibin iptaline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Bursa 9. İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyası, Teflif/Sipariş Formları, fatura, BA/BS formları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; Bursa 9. İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı icra takibine itirazın iptali davası olup, yasal süresi içerisinde açılmıştır.
Mahkememizce, Bursa 9. İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı icra takip dosyasının celp ve incelenmesinde; davacı vekili tarafından 04/01/2023 tarihinde, davalı aleyhine fatura alacağının tahsili amacıyla toplam 187.240,04-TL asıl alacak, 26.513,84-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 213.753,88-TL miktar üzerinden takip başlatıldığı, davalı vekilinin 10/01/2023 tarihli itiraz dilekçesi ile takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce, taraflarca dayanılan deliller toplandıktan sonra, dava dosyası, ibraz edilen deliller ve taraflara ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacının var ise alacaklı olduğu miktar ve faizinin belirlenmesine yönelik rapor tanzimine karar verilmiş, bu kapsamda davacı tarafın ticari defter ve dayanağı kayıtların incelenmesi yönünden dosya tüm ekleri ile birlikte konusunda uzman SMMM bilirkişi ...'ya teslim edildiği ve bilirkişinin 17/07/2023 tarihli raporunu dosyamıza ibraz ettiği görülmüştür.
17/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Mevcut dava dosyasının, davacı şirkete ait 2021-2022 yılı Yevmiye defter kayıtlarının
incelenmesi sonucu;
davacı şirketin 2021-2022 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının kanuni sürelerde yaptırıldığı, davacı ve davalı arasında mal alım satımı ile ilgili yazılı bir sözleşme olmadığı, düzenlenmiş teklif/sipariş formlarının ise bir tanesi hariç davalı tarafından kaşe/imzalı olduğu, tarafların açık hesap çalışmış olduğu, aralarında 2021 yılı öncesinden gelen bir ticari ilişkinin olmadığı, ticari ilişkinin 12.11.2021 tarihinde başladığı ve 06.05.2022 tarihinde sona erdiği, davacı ve davalının BA BS formlarının birbirini teyit ettiği, davacı tarafından davalı şirkete takipten önce borcun ödenmesi yönünde gönderilmiş yazılı bir ihtarın olmadığı, davalı şirket tarafından e-arşiv faturalara itiraz edildiğine dair herhangi bir bilginin mevcut olmadığı, davacı tarafından talep edilen (dava değerinin) 188.240,04 TL olarak belirtildiği, davacı şirketin defterlerine göre; davacı şirketin, davalı şirketten takip ve dava tarihi itibarı ile 187.240,04 TL alacaklı bulunduğu, davacının talep etmiş olduğu İşlemiş Faizin 1.000 TL. olduğu, işlemiş reeskont avans faizinin 24.639,57 TL. , yasal faizin ise 14.079,76 TL. olarak hesaplandığı yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Davalı tarafın ticari defter ve dayanağı kayıtların incelenmesi yönünden ise, Mahkememizce Kütahya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazıldığı, Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesisıfatıyla) 2023/64 Talimat sayılı dosyasında yapılan inceleme sonucunda SMMM bilirkişi ...'in 04/07/2023 tarihli raporunu dosyamıza ibraz ettiği görülmüştür.
04/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalının 2021-2022 yılı resmi defterleri usulüne uygun olarak tutmuş, envanter defteri Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olarak yasal süresi içinde noter onayı yapılmış olup, yevmiye defteri ve defteri kebir yönünden e defter mükellefi olup, yasal süresinde mevzuata uygun şekilde E Beratlar oluşturulduğu, davalının resmi kayıtlarına göre davacının davalıdan dava tarihi olan 23.02.2023 itibariyle ve takip tarihi olan 05.01.2023 itibariyle 187.240,04 TL alacağı olduğu yönünde rapor düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Takip konusu alacağın taraflar arasındaki ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağıdır. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmayıp kural olarak alacağın varlığı hususunda ispat yükü davacı üzerindedir.
Taraflar tacir olup, ticari defterler ile ticari ilişki ve alacak miktarının ispatı mümkün olduğundan mahkememizce delil olarak dayanılan taraf ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş taraf ticari defterlerinin delil olarak kabul edilip incelenmesinde, takibe konu edilen faturalar taraf ticari defterlerinde kayıtlı olup, taraf ticari defterlerinin ve BA-BS formalarının birbirini teyit ettiği, her iki taraf ticari defterlerine göre davacının davalıdan 187.240,04 TL alacaklı olduğu, davalı tarafından takibe konu faturalara itiraz edildiğine dair bir delil de sunulmadığı, takibe konu fatura içeriğinin davalı tarafça kabul edilmiş sayılacağı, davalı tarafın ödemeye ilişkin ya da ticari defterlerin aksine yazılı bir belge de sunmadığı, takibe konu asıl alacağın sübut bulduğu, ayrıca davalı şirket tarafından imzalanan (biri hariç) teklif ve sözleşme formlarında ödeme süresi kararlaştırılmış olup, davalı tarafça itiraz edilmeyen takibe konu faturalarda da ödeme koşulunun 30 gün olarak yazılı olduğundan davacı tarafın işlemiş faiz talebinin yerinde olup, tarafların tacir olduğu gözetildiğinde avans faizinin uygulanması gerekmekte olduğu, davacının talep etmiş olduğu işlemiş faizin 1.000,00-TL olduğu anlaşılmakla Mahkememizce, dava ve takip talebi dikkate alınarak davanın kabulü ile Bursa 9. İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas Sayılı takip dosyasına davalı-borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, icra takibinin; 187.240,04-TL asıl alacak, 1.000,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 188.240,04-TL alacak üzerinden talepnamedeki koşullar ile birlikte devamına karar verilmiş, ayrıca alacak likit ve yasal şartlar oluşmakla, asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜ ile Bursa 9. İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas Sayılı takip dosyasına davalı-borçlu tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, icra takibinin; 187.240,04-TL asıl alacak, 1.000,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 188.240,04-TL alacak üzerinden talepnamedeki koşullar ile birlikte DEVAMINA,
2-Alacak likit ve yasal şartlar oluşmakla, asıl alacağın %20 si oranında hesap edilen 37.448,00-TL icra inkar tazminatın davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,
3-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 12.858,68-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.145,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 10.712,78-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 30.118,41-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan 2.351,40-TL harç, 2.400,00-TL bilirkişi ücreti ve 394,00-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 5.145,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
7-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/10/2023

Katip .....
e-imza

Hakim ....
e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim