Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1193
2025/193
12 Şubat 2025
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :2023/
KARAR NO :2025/
BAŞKAN :... ...
ÜYE :... ...
ÜYE :... ...
KATİP :... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Misli ile Değişim-Alacak
DAVA TARİHİ : 07.12.2023
KARAR TARİHİ : 12.02.2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18.02.2025
Mahkememizde görülmekte olan misli değişim-alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, 2021 tarihinde Range Rover Velar 2.0 D204 Land Rover Hl560 L560 Tipi, ... Şasi numaralı 2021 model ... plaka sayılı "sıfır kilometre" aracı davalı şirketten satın aldığını, ancak garanti süresi içinde ... arızası sebebi ile beş kez art arda ... değişimi teknik serviste yapıldığını, motor arızaları sebebiyle yolda kalan aracın müvekkil şirketi zarara uğrattığını, araçtaki arızanın gizli ayıp olduğunu, satın alınan araçta ''gizli ayıp'' tespit edilmesi sonucunda, 17.07.2023 tarihli noter ihtarıyla gizli ayıptan doğan değer kaybı bedelinin tazmini için yetkili servise ihtarname gönderildiğini ileri sürerek dava konusu aracın "ayıpsız benzeri ile değiştirilmesini" şayet mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak gizli ayıp dolayısıyla araçta oluşan şimdilik 10,00-TL değer kaybı, performans eksikliği sebebiyle ise şimdilik 10,00-TL maddi zararın ihtar tarihinden itibaren uygulanacak ticari temerrüt faizi ile tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkil şirket dava konusu aracın satıcısı olmadığından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davaya bakmaya yetkili olan ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın talepleri terditli ve belirsiz olup açıklattırılması gerektiğini, dava konusu aracın 09.06.2021 yılında satın alındığını, ancak davanın iki yıllık zamanaşımı süresinin dolmasının ardından ikame edildiğini, ayıp ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, dava konusu aracın ayıplı olmadığını, arazıların kullanım hatasından kaynaklandığını araçta değer kaybının meydana gelmediğini, dava konusu araç halihazırda kullanılmakta olup aracın bu süreç içerisinde hangi şartlarda ve ne şekilde kullanıldığı belirsiz olduğunu, talep edilen faizin fahiş olduğunu, misli ile değişim talebi hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının araç kullanımından elde ettiği faydaları ve hasarlar nedeniyle meydana gelen değer kaybını iade etmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satın alınan otomobilin ayıplı olduğu iddiasına dayalı misli ile değişim olmadığı takdirde değer kaybının tazmini istemine ilişkindir.Uyuşmazlık, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığı, davalıya husumet düşüp düşmediği, dava konusu aracın ayıplı olup olmadığı, ayıplıysa ayıbın niteliği, misli ile değişim olmadığı takdirde değer kaybı koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. Dava konusu 2021 model Range Rover Velar 2.0 D204 Land Rover Hl560 L560 Tipi aracın 04/06/2021 tarihinde dava dışı satıcı ... Servis Akaryakıt AŞ tarafından davacıya satıldığı ve aracın davacı adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Davalı, satım akdinin tarafı olmadığını belirterek husumet itirazın da bulunmuştur. Davanın sonucunda verilecek karar kimin hakkını etkileyecekse husumetin o kişi ve kuruma yöneltilmesi gerekir. Taraf sıfatı mahkemece resen gözetilmelidir. ... ...'nın 27.11.2013 gün ve 2013/ Esas ve 2013/ Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere; Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, bu kişilerden birinin o davada gerçekten davacı veya davalı olmak sıfatı yoksa, dava konusu hakkın esasına ilişkin bir karar verilemez. Dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir.Bir sübjektif hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bu nedenle, o hakka ilişkin bir davada davacı olma sıfatı (aktif husumet) da o hakkın sahibine aittir. Meselâ, bir alacak davasında davacı olma sıfatı o alacağın alacaklısına aittir. Alacak davası, o alacağın alacaklısından başka bir (üçüncü) kişi tarafından açılırsa, davacının davacı sıfatına sahip olmadığından (sıfat yokluğundan, husumetten) dolayı davası reddedilir ().Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, bir sübjektif hakkın sahibinin ve o hakka uymakla yükümlü olan kişinin kimler olduğu (yani bir davada, davacı ve davalı sıfatının kimlere ait olduğu) tamamen maddî hukuka göre belirlenir. Bu nedenle, bir kişinin belli bir davada gerçekten davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı hususu, usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu (sübjektif) hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunudur.Sıfatın usul hukuku bakımından önemi (usul hukukunu ilgilendiren yönü) şudur: Bir davanın tarafları (veya taraflardan biri) o davada gerçekten (davacı veya davalı olarak) taraf sıfatına sahip değilse, mahkeme, dava konusu hakkın esası (mevcut olup olmadığı) hakkında inceleme yapıp karar veremez. Mahkeme, davanın sıfat (husumet) yokluğundan reddine karar verir. Bu karar, davanın mesmu olmadığına (dinlenemeyeceğine) ilişkin bir karar olmayıp, gene davanın esasına ilişkin bir karardır (taraf olarak gösterilenlerden birinin taraf sıfatının bulunmadığını tespit eden bir karardır).Mahkemenin sıfat (husumet) yokluğunu kendiliğinden (re'sen) gözetmesi gerekir. Çünkü, sıfat yokluğu, bir def’i değil, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itirazdır. Hâkim, kendisine sunulan dava malzemesinden (davalı veya davacının bildirdikleri vakıalardan, yani dava dosyasından) bir itiraz sebebinin varlığını (sıfat yokluğunu) öğrenirse, bunu kendiliğinden (re'sen) gözetir.Taraf sıfatı, usul hukukuna değil, maddî hukuka ilişkin bir sorundur; diğer bütün maddi hukuk sorunlarında olduğu gibi, dava şartı değildir. Taraf sıfatının (davacı bakımından, aktif husumetin; davalı bakımından pasif husumetin) yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için (def’i değil) bir itirazdır. Diğer bütün itiraz hallerinde olduğu gibi, sıfat yokluğu da, ancak dava dosyasından anlaşılabildiği ölçüde hâkim tarafından kendiliğinden (re'sen) gözetilir (). (Emsal ... 15. H.D. 2016/ E. 2017/ K. Sayılı ilamı)
Somut olayda; dava konusu araca ilişkin faturada satıcı firmanın dava dışı ... Servis Akaryakıt AŞ olduğu, nitekim dosyaya sunulan ibraname başlıklı belgede de satıcı firmanın adı geçen firma olup, davalının ithalatçı firma olduğu belirtilmiştir.Bu açıklamalar ışığında, davacı ile davalı arasında bir satış sözleşmesi bulunmamaktadır. Sözleşmenin nispiliği ilkesi gereği davacı aracın ayıplı olmasından doğan haklarını kendisinin yaptığı satım akdinin tarafı olan satıcısına karşı ileri sürebilir. Davalı ... A.Ş.'nin aracın ithalatçısı olduğu, tüketici işlemi niteliğinde olmayan satımlarda ithalatçı ile satıcı arasında müteselsil sorumluluk bulunmadığı, sözleşmenin nispiliği ilkesi gereği davacının ayıba karşı kefalet borcu kapsamında davalı ... A.Ş.'den talepte bulunması mümkün değildir. Ancak davacının, davalıdan garanti sorumluluğu kapsamında talepte bulunulması mümkündür. Ne var ki, davacı delillerinde garanti belgesine dayanılmadığı gibi mahkememizce verilen kesin süre içerisinde dosyaya araca ilişkin garanti belgesi sunulmamıştır.Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının Pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 615,40.-TL harçtan peşin alınan 269,85.-TL harç ile 27.636,80.-TL tamamlama harcının mahsubu ile fazla alınan 27.291,25.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE,
4-6325 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 3.120,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/02/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.