Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1009
2025/209
12 Şubat 2025
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/
KARAR NO : 2025/
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Ticari Şirket Ortaklıktan Çıkma
DAVA TARİHİ : 04.10.2022
KARAR TARİHİ : 12.02.2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14.02.2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket Ortaklıktan Çıkma davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dilekçesi ile, müvekkilinin 15.09.2009 tarihinden bu yana ...’nin %50 payına sahip ortağı olduğunu, mesleği mühendislik olan müvekkilinin, ortaklığın başladığı tarihten bugüne kadar üretim kısmına bakan müdür olarak görev yaptığını ve şirketin üretim işlerini başarılı bir şekilde bu tarihe kadar getirdiğini, ancak şirketin %50 payına sahip diğer ortağı ve finanstan sorumlu müdürü olan ... isimli şahıs şirketin finansal işleyişiyle ilgili müvekkiline hiçbir surette bilgi vermediği gibi, finanstan sorumlu bu kişi tarafından kar dağıtımı yapılmamakta, şirket bilançolarının müvekkiline gösterilmediğini, hatta ve hatta şirket banka hesapları ve ticari kayıtları incelendiğinde şirketin kazandığı paraların çok büyük kısmının şirket ortağı olan ... hesabına aktarıldığını, müvekkilinden kar ve mal kaçırıldığının açıkça anlaşılacağını, ...'nin şirketten kaçırdığı bu paralarla eşi ve annesi başta olmak üzere çeşitli aile üyeleri üzerine taşınır taşınmaz mal varlığı edindirmekte olduğunu, kendisine ait lüks arabaları, taşınmazları ve hatta kendisine ait uçağı dahi bulunmadığını, başkaca hiçbir geliri olmayan bir kişinin ortak olduğu davalı şirkette, bir diğer ortak olan müvekkilin hiçbir mal varlığı yokken bu kişinin bu şekilde mal varlığına sahip olmasının hayatın olağan akışına açık aykırılık teşkil etmekte ve şirketten mal kaçırdığını açıkça ortaya koymakta olduğunu, ayrıca şirketin sicilde kayıtlı gösterilen adresleri dışında ... tarafından ... ilçesine bağlı ... Köyü adresinde kurulan isminin ... olduğunu bildikleri şirkette araştırma yapıldığında müvekkilin ortağı olduğu davalı ...’nin bir çok makine ve alet edevatının bu şirkete ... tarafından kaçırıldığı anlaşılacağını, bu nedenlerle müvekkilinin, T.T.K. gereğince haklı sebeplerle şirketin ortaklığından ayrılmak istemekte olduğunu, davalı şirketin mal varlığı ve müvekkilin de kardan pay alma hakkı olan şirket kazanımları, diğer şirket ortağının kendisine ve aile üyelerine kazandırdığı mal varlıkları ile israf edildiğini, şirketin mal varlığı üzerine milyonlarca liralık vergi borçlarından dolayı haciz işlemleri uygulandığını, bu durumu öğrenen müvekkilinin ... 4. Noterliği'nin 14.09.2022 tarihli, yevmiye numaralı ihtarnamesi ile diğer şirket ortağının finansal olarak hesap vermesini ve yanında getireceği bir muhasebeci ile birlikte şirketin finansal faaliyetlerini inceleme talep ettiğini, ancak ... tarafından müvekkilin bu talebinin ... 23. Noterliği'nin 20.09.2022 tarihli, 27572 Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, şirket kayıtlarının üçüncü kişilere gösterilemeyeceği, müvekkilin de muhasebeden anlamayacağını bildiği için müvekkilin tek başına inceleyebileceği şeklinde cevaplandırıldığını, müvekkilinin, şirketin tüm finansal ve muhasebesel kayıtlarını, kendisi muhasebe ve finanstan anlamadığı için alanında uzman bir kişi ile beraber inceleme talep ettiğini, ancak müvekkilin bu inceleme talebine izin verilmediğini, bunun üzerine müvekkilinin derhal şirketteki müdürlük görevinden 01.06.2022 tarihinde istifa ettiğini ve ortaklıktan çıkmak için işbu davayı ikame etmeyi kendisine bir borç bildiğini, ortaklar arasındaki güven ilişkisi sona erdiğini ve sürekli güvensizlik ortamı oluştuğunu, Türk Ticaret Kanunu 638/2 hükümleri uyarınca İhtiyatı Tedbir taleplerinin kabulü ile müvekkilinin ortaklıktan doğan hak ve borçlarının tamamının dava süresince dondurulmasına, şirket yönetimine dava süresi boyunca; mühendis, muhasebeci ve hukukçudan oluşan yönetici kayyım heyeti atanmasına, müvekkilinin, haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkması ile TTK’nın 641. Maddesi uyarınca ayrılma akçesi ve TTK’nın 608 maddesi uyarınca kar payının taraflarına ödenmesine, aksi kanaatte olunması halinde TTK 531 maddesi uyarınca şirketin haklı nedenlerle feshine ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili davaya cevap dilekçesi ile, 6100 sayılı HMK'nun 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlandığını, HMK 114/2 maddesinde ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtildiğini, davacının, limited şirket ortaklığından çıkma, ayrılma akçesi ve kar payının tarafına ödenmesi taleplerini içerir dava açtığını, kar payının ödenmesi istemi ile çıkma akçesinin ödenmesi istemi nedeniyle ticari bir alacak davası niteliğini haiz olduğunu, ayrıca uyuşmazlığın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri bir işleme ilişkin olduğunu, dolayısıyla bu davada Arabuluculuğa başvurmuş olmanın bir dava şartı olarak kabul edilmesi gerektiğini, bu nedenle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesini, davacının, müvekkil şirkette 09.03.2009 tarihinden itibaren nakdi sermaye koymadan sadece bilgi birikim, iş deneyimi vaadiyle %50 ortaklığı bulunmakta olduğunu, 28.05.202 tarihli ... Koruma Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanakları tetkik edildiğinde, 2019, 2020 ve 2021 yılı faaliyet raporu şirket Müdürü üyesi ... tarafından okunduğu, 2019, 2020 ve 2021 yılları bilanço gelir gider tablosu hesaplarının okunduğunu, şirket müdürlerinin ayrı ayrı oybirliği ile ibra edildiğini, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait kar'ın dağıtılmamasına, kar'ın kar yedeklerinde tutulmasına oybirliği ile karar verildiğini, bu bakımdan davacı tarafın kar dağıtılmaması, muhasebe kayıtlarının kendisine gösterilmediği gibi iddialarının tamamen asılsız olduğunu, diğer ortak ...'nın davalı şirket haricinde bir kaç tane daha şirketi bulunmakta olduğunu, bunun dışında yurt dışı bağlantılı ortak iş yapmakta olduğunu, dolayısıyla edinmiş olduğu malvarlığının bu seviyede olması ve diğer ortağın mal varlığından farklı olmasının tamamen doğal olduğunu, diğer ortak ... tarafından kurulan ... adlı şirketin Kasım 2020 senesinde kurulduğunu, müvekkil şirkete ait makine ve alet edevatın diğer ortak ... tarafından ...'a kaçırıldığı iddiasının tamamen asılsız olduğunu, müvekkil şirkete ait bazı makinaların ...'a satıldığını, faturalarda davacının imzası bulunmakta olduğunu, ayrıca 2019, 2020 ve 2021 yılları şirket faaliyetleri 28.05.2022 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında Oybirliği ile ibra edildiğini, kaldı ki, davacının bu hususlara itiraz etmediğini, şerh koymadığını ve yasal süresi içerisinde yasal yollara başvurmadığını, davacının, müvekkil şirkete göndermiş olduğu ... 4. Noterliğinin 14.09.2022 tarih ve yevmiye nolu ihtarnamesinde incelemek için talep etmiş olduğu bütün kayıtlar hazır edilmiş olup, müvekkil şirket tarafından gönderilen ... 23. Noterliğinin 20.09.2022 tarihli ve yevmiye numaralı ihtarnamesi ile şirket merkezine gelip talebi doğrultusunda inceleyebileceği kendisine ihtar edildiğini, davacının göndermiş olduğu ihtarnamede bir Muhasebeci veya birisi ile gelip incelemelerde bulunacağı belirtilmediğini, müvekkil şirketin de TTK 613 ve 614/2 maddeleri gözetilerek incelemelerde bulunabileceğini bildirdiğini belirterek davacının Mühendis olduğunu da göz önünde bulundurarak ihtarname ile talep etmiş olduğu hususlar ile ilgili şirket merkezinde inceleme yapabileceğinin kendisine bildirildiğini, ancak davacının belirtilen gün ve saatte gelip inceleme yapmadığını, davacıya, şirket vergi borçları ile diğer borçlarını payı oranında ödenmesi için ... 23. Noterliğinin Yevmiye numaralı ve 11.11.2022 tarihli ihtarname gönderildiğini, davacı tarafın iddialarının asılsız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle TTK.'nın 638/2.maddesi uyarınca haklı sebeplerle limited şirket ortaklığından çıkma ile ayrılma akçesinin ödenmesi olmazsa şirketin haklı nedenle feshi istemine ilişkindir.Somut uyuşmazlıkta davacı terditli talebinde, davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesi ile çıkma payının tahsilini talep etmiştir. Limited Şirketten çıkma hakkının düzenlendiği TTK 638 maddesinin "(1)Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir. (2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir." hükmünü ihtiva ettiği, buna göre ortaklıktan çıkma talebinin kabul görebilmesi için ileri sürülen iddianın haklı bir nedene dayanmasının gerektiği, madde içeriğinde haklı nedenlerin neler olduğu konusunda bir belirlemenin yapılmamış olduğu, ayrıca somut olayda TTK 638/1 kapsamında davalı şirket ana sözleşmesinde bu hususa ilişkin bir düzenlenmenin de yapılmamış olduğu anlaşılmakla dava dilekçesinde dayanılan sebeplerin davacıya ortaklıktan çıkma hakkı bahşedecek nitelikte haklı neden olarak sayılıp sayılmayacağı dosya kapsamı ve mevcut delil durumu kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Davacı, eşit hissedarlı iki ortaklı davalı şirketin her iki ortağın da şirketi münferiden temsile yetkili müdürü olduklarını, kendisinin şirketin üretim faaliyetleri ile ilgilendiğini, finans işlerine bakan diğer ortak/müdür ...'nin şirketin finansal işleyişiyle ilgili tarafına bilgi vermediğini, şirketin ticari defterlerinin göstermediğini, şirketin malvarlığını kaçırdığını, kendisi ve ailesinin lüks içinde yaşadığını, kar payının tarafına ödenmediğini, şirketin kamu borçlarından dolayı haciz işlemleri maruz kaldığını, tüm bunlardan dolayı şirketteki müdürlük görevinden istifa ettiğini belirterek şirket ortaklığından ayrılmasına ve ayrılma akçesinin ödenmesine, mümkün olmazsa davalı şirketin haklı nedenle feshini istemiş, davalı ise davanın reddini savunmuştur. Davalı şirketin %50 hisseye sahip iki ortağının bulunduğu, ortaklardan birinin davacı ..., diğerinin ise dava dışı ... olduğu, her ikisinin de münferiden müdürlük yetkisinin mevcut olduğu, davacı ortağın 06.06.2022 tarihine kadar müdürlük görevini sürdürdüğü dosyadan sabit olup; TTK'nın 625. maddesinde "Görevler, Yetkiler ve Yükümlülükler" başlığı altında müdürlerin devredilemez ve vazgeçilemez görevlerinin düzenlenmiş olduğu, kendisinin de diğer ortak gibi münferiden müdür olması sebebiyle müdürlük görevinin bahşettiği yetkilerini kullanmadan davada ileri sürülen iddiaları gerekçe göstererek şirket ortaklığından ayrılma talebinde bulunamayacağı, davalı şirketin dava tarihine kadar olan satışlarında azalma olmadığı gibi satışların da artış olduğunun, şirket özvarlığının kaydi değerlere göre (-) ekside, rayiç bilaçoya göre (+) 316.010,33 TL olduğunun tespit edildiği, şirket mal varlığının kaçırıldığına dair somut herhangi bir delile dosyada rastlanılmadığı, davacı ile akraba olan tanık beyanlarının duyuma dayalı ve subjektif beyanlarına itibar edilmediği, TTK'nın 626. maddesine göre müdürlerin görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlü olduğu, TTK'nın 630/2 maddesine göre ise her ortak haklı sebeplerin varlığında yöneticilerin yönetim hakkını ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, TTK'nın 630/3 maddesine göre yöneticinin özen ve bağlılık yükümlülüğü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetilmesi için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak düzenlendiği, somut olayda davacının, dava dışı ortağa yönelik iddialarını genel olarak görevini özen göstererek yerine getirmediğinden bahisle yönetim ve temsil hakkını iyi kullanamamasına dayandırdığı, halbuki az önce açıklanan maddelerde de belirtildiği üzere davacının kullanabileceği yasal imkanların bulunmasına rağmen davacının kendisine bahşedilen yasal yollara başvurmadığı, diğer yandan "Bilgi Alma ve İnceleme" başlıklı TTK'nın 614 maddesine göre her ortağın, müdürlerden, şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi vermelerini isteyebileceği ve belirli konuda inceleme yapabileceği, genel kurulun bilgi alınmasını ve incelemeyi haksız yere engellemesi halinde ortağın istemi üzerine mahkemenin bu hususta karar vereceği, somut uyuşmazlıkta ise davacının bu konuda herhangi bir talebi ve girişiminin bulunmadığı, yine yasal yollara başvurmadan işbu davayı açtığının anlaşıldığı, neticeden davacının yasa gereği müdür olarak sahip olduğu yetkilerini kullanarak tüketmesi gereken yollara başvurmadan işbu davayı açmasında hukuki menfaatinin bulunmadığı, genel kurullarda kar dağıtılmamasına ilişkin kararların davacı ortağın olumlu oyuyla oybirliği ile alındığı, bu koşullar altında şirket ortaklığını sağlıklı bir şekilde sürdürme imkanının kalmadığına yönelik davacının ortaklıktan çıkmak için ileri sürdüğü sebeplerin davacının müdürlük görevi ile ilgili ve müdürlükten ayrılma sebebi teşkil edebilecek nitelikte olduğu, bu sebeplerin ortaklıktan ayrılmak için haklı sebep oluşturmadığı gibi şirketin haklı nedenle feshi istemi yönünden de haklı neden olgusunun mevcut deliller kapsamında ispat edilemediği gözetilerek açılan davanın reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Tarifesi gereği alınması gereken 615,40.-TL maktu harçtan peşin yatırılan 80,70.-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70.-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Asgari Avukatluk Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
4-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 3.120,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/02/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.