mahkeme 2021/421 E. 2023/1205 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/421
2023/1205
27 Aralık 2023
T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
ESAS NO : 2021/421
KARAR NO : 2023/1205
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN
202/332 ESAS SAYILI DOSYASI
DAVACI : : 1- ... - ... Üçevler 21.(220) No:3/1 Nilüfer/ BURSA
VEKİLİ : Av.... - [16906-09475-...] UETS
DAVALI : : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - [16538-35871-...] UETS
DAVA TARİHİ : 27/02/2020
KARAR TARİHİ :24/11/2021
MAHKEMEMİZE AİT
2021/421 ESAS SAYILI DOSYASI
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - [16538-35871-....] UETS
DAVALILAR : 1- ... - ... Üçevler 21.(220) No:3/1 Nilüfer/ BURSA
VEKİLİ : Av. ... - [16906-09475-.] UETS
: 2- ... -TC Kimlik no- ... ...
VEKİLİ : Av. ... - [16928-29556-......] UETS
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/06/2021
KARAR TARİHİ : 27/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :16/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) birleşen dosyada İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket... Titreşim Elemanları Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin dünya çapında pek çok ülkede faaliyet gösteren Vibracoustic şirketler topluluğunun Türkiye iştiraklerinden biri olup hâlihazırda Türkiye’de otomotiv yan sanayinde faaliyet göstermekte olduğunu, davalı BRB Metal Sac Form Kalıp ve Makina İmalat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (“BRB Metal”) müvekkil şirketin tedarikçilerinden biri olup ... ise 30 Mart 2006 tarihinden, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği tarihe kadar çalışmış olan, müvekkil şirketin eski üretim müdürü, AR-GE ve Kıdemli Kalıp Uzmanı ve imza yetkilisi olduğunu, davalıların işbirliği içerisinde gerçekleştirdikleri aynı zamanda suç teşkil eden haksız ve hukuka aykırı eylemleri sonucunda müvekkil şirketin uğramış olduğu zararların tazmini için huzurdaki davanın ikame edildiğini, otomotiv yan sanayiinde faaliyet gösteren müvekkil şirketin, 2017 yılı Aralık ayında müşterilerinden Volvo’dan gelen tek sefere mahsus bir sipariş üzerine MP 0702 kodlu parçanın temini için tedarikçi araştırmasına başladığını, müvekkil şirketin, ...’ın tavsiyesi üzerine davalı BRB Metal ile iletişime geçmiş ve 2018 yılı Ocak ayında tek sefere mahsus olmak üzere MP0702 kodlu parçanın alımı gerçekleştirildiğini, bu kapsamda müvekkil şirketin BRB Metal ile arasındaki ticari ilişki, ... vesilesi ile başladığını, Volvo’ya üretilecek parça için Müvekkil Şirket tarafından iletilen tek sefere mahsus sipariş uyarınca BRB Metal, 2018 yılı Ocak ayı içerisinde 175 adet MP0702 kodlu parçayı imal ve teslim ettiğini, bu aşamadan sonra, müvekkil şirketin herhangi bir müşterisi tarafından MP0702 kodlu parçanın teminini gerektiren herhangi bir siparişte bulunulmadığını, müvekkil şirket tarafından da söz konusu parçaya ilişkin herhangi bir sipariş verilmediğini, ancak daha sonrasında fark edildiği üzere, müvekkil şirket tarafından 2018 yılı Ocak ayında gerçekleşen tek sefere mahsus alım dışında MP0702 kodlu parçanın temini için herhangi bir sipariş verilmemiş olmasına rağmen adeta bu siparişler verilmiş gibi düzenli aralıklarla BRB Metal tarafından göstermelik sevkiyatlar yapılmaya devam edildiğini, yine aynı süreçte müvekkil şirket tarafından teslim alınmayan MP0702 kodlu parçaya ilişkin olarak BRB Metal tarafından mal karşılığı olmayan irsaliyeli faturalar düzenlendiğini ve düzenli ödemeler alındığını, bu faturaların teslim sürecinde ise ..., faturaların bir kısmını malları eksiksiz teslim almış gibi bizzat imzalamış veya müvekkil şirket çalışanlarına imzalattığını, kendisine MP0702 kodlu parça ile ilgili sorular yönelten müvekkil şirket çalışanlarına ise parçaya ilişkin olarak yapılan ödemelerin TÜBİTAK projesi kapsamında olduğunu belirtildiğini, müvekkil şirketin ayrıca AR-GE bölümünün de sorumlusu olan ve müvekkil şirket ile TÜBİTAK arasındaki bağlantıyı sağlayan ...’ın bu beyanı çerçevesinde müvekkil şirket çalışanları söz konusu işlemleri gerçekleştirdiğini, BRB Metal tarafından Şubat 2018- Nisan 2019 tarihleri arasında belirli aralıklarla düzenli ve sistemli olarak toplam 2.864.372,11 TL tutarında mal karşılığı olmayan fatura kesildiğini ve BRB Metal bu faturalar doğrultusunda düzenli olarak ödeme aldığını, davalı BRB Metal tarafından yapılan göstermelik sevkiyatlar neticesinde MP0702 kodlu parçanın müvekkil şirket nezdinde stok kayıtları yapıldığını daha sonra ...'ın müvekkil şirket çalışanlarına talimat vererek MP0702 kodlu parçanın stoklarının silinmesini sağladığını ve bu şekilde hukuka aykırı eylemlerini müvekkil şirket nezdinde tedarik şirketlerine yapılan ödemelerin rutin kontrolünde durum ortaya çıkana dek örtbas ettiğinin anlaşıldığını, nitekim müvekkil şirket, Fabrika Müdürü ... ve Kontrol Müdürü... tarafından tedarik şirketlerine yapılan ödemelere ilişkin gerçekleştirilen rutin finansal kontroller sırasında BRB Metal’e yapılan ödemelerde olağandışı bir artış tespit edildiğini, bu şüpheli durum üzerine, son iki faturanın ödemesinin durdurulduğunu, konu araştırıldığında ve ...’a da sorulan sorular üzerine şüpheli cevaplar alınması üzerine davalılardan ...’ın, müvekkil şirket nezdindeki görevinden kaynaklanan yetkilerini kötüye kullanmak ve aşmak suretiyle ve diğer davalı BRB Metal ile sistemli şekilde işbirliği yaparak suç teşkil eden fiillerle müvekkil şirketi yüksek maddi kayıp ve zarara uğratmış olabileceği yönünde kuvvetli şüphe ortaya çıktığını, bu nedenle durum, müvekkil şirketin dâhil olduğu şirketler topluluğunun Almanya’daki genel merkezi olan Vibracoustic SE şirketinin şirket içerisinde meydana gelen şüpheli olayları incelemek ve denetlemekle görevli olan iç denetim departmanına bildirildiğini belirterek fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla, öncelikle, davalılar BRB Metal’in ve ...’ın taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları ve sair her türlü malvarlığı üzerinde İİK m. 257 ve devamı hükümleri uyarınca ve huzurdaki dava sona erinceye dek 2.714.037,19 TL değerinde teminatsız olarak ihtiyati haciz uygulanması talebimizin kabulüne; haklı davanın kabulü ile; fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalıların aynı zamanda suç oluşturan haksız ve hukuka aykırı eylemleri neticesinde müvekkil şirket nezdinde doğan zararlarına karşılık olarak şimdilik toplam 2.714.037,19 tl’nin zararı oluşturan haksız ve hukuka aykırı her bir fatura bedeline, ilgili faturanın düzenlenme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin, şirkette meydana gelen bir usulsüzlük olduğunu fark ettiklerinde adeta bir soruşturma makamı gibi olayı çözmeye çalıştığını ve işyerinde çalışan müvekkilini adeta bir günah keçisi ilan ederek suçu onun üstüne yıkmaya çalıştığını, davacı şirket işyerinde suç işlendiğini tespit etmeleri üzerine olayla bir bağlarının olup olmayacağını bile gözetmeden hemen işyeri çalışanları dinlendiğini ve bir kaç kişinin soyut beyanına dayanarak müvekkilinin iş aktine son vererek hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, bu sebeple isnat edilen suçla ilgili olarak gerçek suç işleyenlerin tespit edilemediğini, günah keçisi seçilen müvekkilinin kendini suçlu konumda bulduğunu, bu sebeple söz konusu suçu işleyen gerçek kişilerin ceza dosyasında sanık olarak değil tanık olarak ifadeleri alındığını ve kendilerini söz konusu suçtan kurtarmak için müvekkil aleyhinde beyanlarda bulunduklarını, ceza dosyasında yer alan tanık beyanlarının çelişkiler içerisinde olup tamamen soyut iddialardan ibaret olduğunu, müvekkilinin davacı şirkette üretim müdürü olarak çalışmaktayken iş akdine son verildiğini, üretim müdürünün görev, sorumluluk ve yetkileri tüm kurumsal firmalarda belli olduğunu, bu sorumlulukların içinde satınalma ve parça tedariği faaliyetinin kesinlikle olmadığını, davacı şirketin üretim, satın alma, halkla ilişkiler, finans, lojistik vb. olmak üzere pek çok bölüme ayrıldığının görülmekte olduğunu, her bölümün kendi müdürleri ve yetkilileri olduğunu, ancak nedense müvekkil üretim müdürü olarak çalışmasına rağmen diğer tüm birimlerde olan aksaklıklardan sorumlu tutulmaya çalışmakta olduğunu, ceza dosyasında dinlenen tanıklar görev tanımlarını yaparken şirkette iş prosedürlerinden bahsettiğini ama daha sonra bir sorun yaşandığından kendilerini haklı göstermek için tamamen soyut iddialar ile müvekkili suçlayıcı beyanlarda bulunduklarını, bu kadar büyük bir şirkette satın alma müdürünün haberi olmadan şirkete malların girmesi durumu bile normal gibi gösterilmeye çalışılarak bu eylemden bile satın alma müdürü değil, alakası bile olmayan üretim müdürü olan müvekkilinin sorumlu tutulmakta olduğunu, stoklar aylık, üç aylık, altı aylık ve yıllık periyotlarda bu faaliyetler gözden geçirilip, kontrol edilmekteyken bir buçuk yıl boyunca devam eden ticaret süresince mal kontrolünün yapılmamasının mümkün olmadığını, bu durumdan kontrol müdürü sorumlu değilken neden işlemlerle ilgisi olmayan üretim müdürü olan müvekkil sorumlu tutulmaya çalışılmakta olduğunu, davacı şirket davalı BRB ile aralarında sadece 175 adet mal için anlaşıldığı şeklinde beyanda bulunmuş olsa da yukarıda bahsettiğimiz gibi davacı şirketin satın alma müdürü ... 10000 adet sipariş kaydı olduğunu kabul ettiğini yani 10000 adet mal siparişi yapıldığını, davacı şirket malların kendisine teslim edilmediğini ileri sürse de ceza davası sırasında dinlenen şirket çalışanı tanıklar malların teslim edildiğini beyan ettiklerini, bu durumun bile davacı tarafın iddialarının yersiz olduğunu göstermekte olduğunu, diğer davalı BRB Metal ceza yargılaması sırasında iş yerine hırsız girdiğini ve server'in çalındığını ileri sürdüklerini, bu sebeple sipariş kayıtlarını sunamayacağını beyan ettiğini, satın alma birimi ile aralarında yapılan yazışmaların iki tarafı ilgilendirdiğini, üretim müdürünün bu konuyla ilgili bir bilgisi ya da ilgisinin olmasının söz konusu olamayacağını, müvekkilinin imzaladığı faturaların sayısının belli olduğunu neden imzasının yer aldığı hususunun açıklandığını, bu faturaların hepsinde satın alma tarafından siparişin verildiğini gösteren SAS numaraları yer almakta olduğunu, müvekkilinin söz konusu faturaları üstünde SAS numarası yer aldığı için imzaladığını ve iki yılı aşkın süre yapılan ticarette sadece birkaç faturayı imzaladığını, bu sebepten dolayı suçlanmasının şirketi zarara uğrattığının ileri sürülmesinin tamamen kötüniyetli bir davranış olduğunu, davacı şirket davalılar arasında irtibat olduğunu ileri sürsede bu durumun varlığını gösterecek hiçbir delil olmadığını, müvekkilinin diğer davalı ile birlikte hareket ettiğini gösteren en ufacık bir olgu bile olmadığını, bu sebeple fikir birliği içinde davacı şirketi zarara uğrattıkları iddiasının yersiz olduğunu, müvekkilinin dahil olmadığı işlemlerden dolayı sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin herhangi bir suç işlemediğini, herhangi bir menfaat de sağlamadığını belirterek öncelikle haksız ve hukuku dayanaktan yoksun ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, dosyanın haksız fiilden kaynaklanması sebebiyle görevli asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine, Bursa 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/70 esas sayılı dosyasının iş bu dava için bekletici mesele yapılmasına, yapılacak yargılama sonunda davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı BRB METAL LTD ŞTİ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, Volvo'ya üretilecek parça için tek sefere mahsus sipariş uyarınca müvekkili şirketin 2018 yılı Ocak ayı içerisinde 175 adet MP0702 kodlu parçayı imal ve teslim ettiğini, bu aşamadan sonra söz konusu parçaya ilişkin herhangi bir sipariş vermediklerini, daha sonra 2018 yılı Ocak ayında gerçekleşen tek sefere mahsus alım dışında MP0702 kodlu parçanın temini için herhangi bir sipariş verilmemiş olmasına rağmen adeta bu siparişler verilmiş gibi düzenli aralıklarla müvekkil şirket tarafından göstermelik sevkiyatlar yapıldığını ileri sürdüğünü, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın iddialarının hiç bir somut delile dayanmadığını, davacı şirketin müvekkil şirkete faturalardan kaynaklı borcu bulunduğunu, bu borçlar nedeni ile davacı şirkete karşı icra takibi başlatıldığını ve yapılan takibe itiraz edilmesi üzerine taraflarınca itirazın iptali davası açıldığını, Bursa 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/332 Esas sayılı dosyası ile açılan dava halen derdest olduğunu, müvekkil şirket tarafından sipariş edilen tüm ürünler için irsaliyeli faturalar düzenlendiğini ve iş bu faturaların usulüne uygun olarak davacı şirkete tebliğ edildiğini, faturalarda belirtilen ürünlerin de eksiksiz olarak davacıya teslim edildiğini, davacı şirket tarafından süresi içinde faturalara karşı herhangi bir itirazda bulunulmadığını, ayrıca tüm faturaların üstünde sipariş olduğunu gösteren SAS (satın alma siparişi) numarası mevcut olduğunu, TTK madde 21/2 ye göre; "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." itiraz edilmemek sureti ile alıcı aleyhine yazılı delil niteliği kazanan faturanın aksinin de yalnızca yazılı delil ile kanıtlanabileceğini, bu nedenle davacı şirketin ürünleri teslim almadığını yazılı delil ile kanıtlaması gerektiğini, ancak açılan davaya gösterilen tek delil kendi iç denetimlerde çalışanlardan baskı ile alınan soyut ve çelişkili beyanlardan ibaret olduğunu, müvekkil şirket ile diğer davalı ...'ın işbirliği içinde olduğu ve ...'ın tavsiyesi ile davacı şirket ile müvekkil şirketin iletişime geçtiği hususları gerçeği yansıtmadığını. müvekkil şirketin diğer davalı ile maddi-manevi herhangi bir bağı bulunmadığını, dosyada düzenlenen 17/06/2021 tarihli ön inceleme tensip tutanağı ile davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiğini, şartları oluşmadan verilen ihtiyati haciz kararının da kaldırılması gerekmekte olduğunu, dosya kapsamı incelendiğinde davacı tarafından dosyaya hiçbir yazılı somut delil sunulmadığının görüleceğini, bu nedenle yaklaşık ispat kuralının gerçekleşmediğinin kabulü gerekmekte olduğunu, davacı şirket diğer davalı ...'ı ve müvekkil şirket yetkilisini Bursa Cumhuriyet Savcılığı'na şikayet ettiğini ve savcılık tarafından iddianame düzenlendiğini, bu nedenle açılan ve halen derdest olan Bursa 33. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/70 Esas sayılı dosyasının beklenmesini talep ettiklerini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen mahkememizin 2020/332 esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi kurulmuş olduğunu; kurulan bu ticari iş ilişkisi sonucu müvekkili davalı taraf adına 05/08/2019 tarihli 7,670.00 TL bedelli, 02/05/2019 tarihli 4.277,50 TL bedelli, 21/05/2019 tarihli 21.712,00 TL bedelli ve 21/05/2019 tarihli 21.712,00 TL bedelli olmak üzere 4 adet fatura düzenlemiş olduğunu ve işbu faturalar davalının işyeri adresine gönderildiğini, davalı şirket adına düzenlenen işbu faturalar sonucunda davalının müvekkile toplam borcu 55.371,50 TL olduğunu, davalı tarafından müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, alacağını tahsil edemeyen müvekkili lehine 05/08/2019 tarihinde Bursa 1. İcra Müdürlüğü'nün 2019/... esas numaralı dosyası ile taraflarınca icra takibi yapıldığını, borçlu tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, borçlunun itirazının iptali ile takibin devamını, % 20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin karşı tarafa yükletilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen mahkememizin 2020/332 esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirket dünya çapında pek çok ülkede faaliyet gösteren Vibracoustic şirketler topluluğunun Türkiye iştiraklerinden biri olduğunu, Türkiye’de otomotiv yan sanayinde faaliyet gösterdiğini, davacı şirket, müvekkili şirket’in tedarikçilerinden biri; ... ise iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği tarihe kadar müvekkili şirket’in üretim müdürü olduğunu, müvekkili şirket fabrika müdürü ... ve kontrol müdürü... tarafından tedarik şirketlerine yapılan ödemelere ilişkin gerçekleştirilen rutin finansal kontroller sırasında davacı şirket’e yapılan ödemelerde olağandışı artış tespit edildiğini, konu araştırıldığında ...’ın, üretim müdürü olarak görevinden kaynaklanan yetkilerini kötüye kullandığını ve davacı şirket ile işbirliği yaparak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil eden bir kısım hukuka aykırı eylemlerde bulunmuş olabileceğini ve bu suç teşkil eden fiillerle müvekkili şirketi yüksek maddi kayıp ve zarara uğratmış olabileceği yönünde kuvvetli şüphe ortaya çıktığını; bu nedenle durum müvekkili şirketin dâhil olduğu şirketler topluluğunun genel merkezi Almanya’daki iç denetim departmanına bildirildiğini, bunun üzerine müvekkili şirket genel merkezi Almanya'dan gelen müvekkili şirket yetkilileri Dr..... ve Stefanie Gerbig tarafından 30 Nisan 2019-8 Mayıs 2019 tarihleri arasında müvekkili şirkette bir iç denetim gerçekleştirildiğini ve ... ve... tarafından öne sürülen şüphe ve iddialar araştırıldığını, MP0702 kodlu materyal ne bahsi geçen tarihlerde ne de faturalarda belirtilen diğer tarihlerde müvekkili şirkete fiziken teslim edilmediğini, bu materyal tek seferlik bir siparişe ilişkin olduğunu ve 175 adetle sınırlı olacak şekilde satın alındığını, sonrasında müvekkili şirket tarafından bu materyal ile bağlantılı herhangi bir üretim yapılmadığını, müvekkil şirketin özel üretim konusu bu parçaya ilişkin herhangi bir müşterisinden sipariş almadan veya herhangi bir müşterisine bu materyalin kullanıldığı parçanın satışını yapmadan ve bu materyalin kullanıldığı parçanın üretimini dahi yapmaksızın belirli aralıklarla materyal satın alması en hafif tabiri ile “absürt” olarak nitelendirilebilir olduğunu, müvekkil şirketin MP0702 kodlu bu materyalin kullanıldığı parça ile ilgili müşterilerinden sipariş almadığını veya bu parçanın satışını yapmadığını; parçaya ilişkin üretimin tek seferlik olduğunu, müvekkili şirketin kayıtları incelenerek kolaylıkla anlaşılabileceğini,23 Mart 2018 tarihinden sonra MP0702 kodlu materyalin sisteme girişinin “MSAYIM” adlı kullanıcı tarafından gerçekleştirildiğini; “MOZDEN” adlı kullanıcı tarafından “stok düzeltme” kaydı ile bu malzemelerin stoktan silindiğinin tespit edildiğini, davacı şirket müvekkili şirketin eski üretim müdürü ile işbirliği yaparak hiçbir zaman müvekkili şirkete teslim edilmeyen materyallere ilişkin hukuki mesnede dayanmayan soyut faturalar tanzim etmiş olduğunu, müvekkili şirketi bu suretle dolandırarak yaklaşık 400.000,00 Euro tutarında zarara uğramasına sebep olduğunu, müvekkili şirket yetkilileri tarafından bu dolandırıcılık faaliyetleri tespit edildikten sonra davacı şirket tarafından tanzim edilen bütün faturalara ilişkin ödemeler haklı olarak durdurulduğunu, mevcut koşullar altında müvekkili şirket’in davacı’ya herhangi bir borcu olmadığının ortada olduğunu, davacı şirketin müvekkili şirket tarafından ödenmediği iddia edilen faturalara ilişkin iki ayrı dava ikame etmesinin sebebi, bir davanın meblağını diğer davadan daha düşük göstermek suretiyle usul hukukuna ilişkin bazı kolaylıklardan haksız ve kötü niyetli olarak yararlanmak istemesi olduğunu, huzurdaki davanın konusu ve tarafları ile doğrudan bağlantılı olan Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı önünde derdest 2019/100487 numaralı soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmasını, hukuki ve fiili irtibat bulunan Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/333 esas sayılı dosyası ile birleştirme kararı verilmesini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla, davacı şirket taleplerinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olması nedeni ile davanın ve dolayısıyla itirazın iptali talebinin reddini, haksız olarak itirazın iptali davası açan davacı şirket’in talep ettiği alacak miktarının yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere müvekkili şirket lehine tazminat ödemeye mahkûm edilmesini; vekâlet ücreti ve yargılama giderinin davacı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 2020/332 Esas sayılı dosyası ile yine mahkememizin eldeki dava olan 2021/421 Esas sayılı her iki dosya incelenerek, iki dosya arasında fiili ve hukuki irtibat olduğu anlaşıldığından birleştirme hususu incelenmiş ve mahkememizin iş bu dava dosyası ile yine mahkememizin 2020/332 Esas sayılı dosyaları arasında tarafları ve konuları bakımından hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu, davanın aynı hukuki ilişkiden kaynaklandığı ve dava dosyalarının birlikte görülmesinde usul ekonomisi yönünden de yarar görülmekle HMK.'nun 166 maddesi uyarınca , Mahkememizin 2020/332 Esas sayılı dosyası ile 2021/421 Esas sayılı dosyasının birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, davacı şirket ile davalı şirket arasında gerçekleşen MP0702 kodlu otomotiv parça üretiminde kullanılan ve 2018 yılı ocak ayı içerisinde sipariş verilen 175 adet parça dışında ilerleyen tarihlerde davalı şirket ile öncesinde davacı şirket çalışanı olduğu anlaşılan davalı ... iş birliği ve aracılığı ile bu parçaya ilişkin alım yapılmadığı halde kayıt ve stoklarda hileli şekilde yapılmış gösterilerek alınmayan ürünler ile ilgili ödemelerin yapılmak sureti ile davalılar tarafından davacının iş birliği içerisinde dolandırılıp dolandırılmadığı (güveni kötüye kullanmak) konusunda doğan muaraza konusundaki savcılık soruşturması sonrasında açılan kamu davasında ileri sürülen iddialar ile bu davada ileri sürülen iddialar kapsamında davacının suç teşkil eden haksız fiil nedeni ile zarara uğratılıp uğratılmadığı, uğratıldı ise zararın tutar ve miktarının neden ibaret olacağına ilişkin tazminat davasıdır.
Mahkememizce Bursa 33. ASCM'nin 2020/70 esas sayılı dosyasının fiziki ortamda incelenmek üzere celbine, bekletici mesele yapılıp yapılmayacağı konusunda daha sonra karar oluşturulmasına, davalı şirket tarafından davacı şirket aleyhine mahkememiz 2020/332 Esas sayılı dosyasında kayıtlı itirazın iptali davasının açıldığı ve derdest olduğu anlaşılmakla incelenmek üzere celbine, anılan dava dosyasının da bu dosya ile birleşip birleşmeyeceği konusunda daha sonra karar oluşturulmasına, tanıkların dinlenip dinlenmeyeceği ya da bilirkişi incelemesi yaptırılıp yaptırılmayacağı konusunda bir daha ki celse karar oluşturulmasına karar verilmiş, 1-Ceza dava dosyasında dinlenen tanık anlatımları mahkememizce de delil olarak kabul edilebileceği gibi mahkememizce de gerekli görülmesi halinde taraf vekillerince gösterilen (ceza yargılaması ve savcılık soruşturmasında dinlenen ve dinlenmeyen tanıkların) her zaman dinlenmesi mümkün bulunduğundan işin mahiyeti gereği dosya kapsamına göre bu aşamada öncelikle bilirkişi incelemesi yaptırılması mahkememizce uygun görüldüğünden bu aşamada tanık dinlenmesine yer olmadığına karar verilmiş, Bursa 33. ASCM'nin 2020/70 Esas sayılı dosyasının halen bilirkişi incelemesinde olduğu anlaşılmakla dava dosyasının uyap sistem üzerinden mahkememize istenerek var ise savcılık soruşturma evrakı, iddianame, duruşma tutanakları ve tanık beyanlarının yazdırılarak dosyamız içerisine alınmasına ve bilirkişice değerlendirilmesinin istenmesine, akabinde dava dosyası, ibraz edilen deliller ve taraflara ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi ile) gerektiğinde mahallinde satıma konu olduğu iddia olunan MP702 Adlı parça olarak adlandırılan parçanın mahallinde bulunması halinde yerinde incelenerek ) Davacı tarafça davalı tarafa ilk kez (2017 yılı aralık ayında Volvo firmasına yedek parça üretmek üzere almış oldukları bir siparişe istinaden) 2018 yılı ocak ayında 175 Adet sipariş verdikleri MP702 adlı parçanın davacı firmanın hangi ürün üretiminde ve kaç adet kullanıldığı, bu ürüne ilişkin olarak anılan tarihte ve sonraki tarihlerde kaç adet parça sipariş verildiği, verilen siparişlerin hangi sipariş numarası (SAS) üzerinden verildiği, her seferinde yeni bir SAS numarası oluşturulup oluşturulmadığı, sipariş emirlerinin kimin tarafından verildiği ve davalı firma tarafından mal teslimlerinin hangi fatura ve sevk irsaliyelerine dayalı olarak kimin tarafından kime yapıldığı, faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı ve ödemelerinin yapılıp yapılmadığı, sipariş verilip davacı şirkete teslim edildiği bildirilen ürünlerin davacı stoklarında ve envanterinde yer alıp almadığı ve kayıtlı olup olmadığı, usulsüz mal teslimi ya da bu ürün yerine başka bir ürün teslimi gibi hususların kayıtlardan ya da stoklara dayalı olarak yapılacak bir inceleme ve denetim ile anlaşılmasının mümkün olup olamayacağı, bu parçalar ile kaç adet ürün üretimi yapılabileceği ve kaç adet ürün üretildiği, bu parçaların başka bir ürün üretiminde kullanılıp kullanılamayacağı, neticede usulsüz mal teslimi var ise davalı ...'ın bu usulsüzlükte kaydi ve fiili bir katkısının olup olmadığı, birleşen dava yönünden de davalı/birleşen dosya davacısının davacı yandan alacağının varlığı ve miktarı konularında rapor tanzim edilmesinin istenmesine, bilirkişi olarak bir SMMM ... ve bir otomotiv sektör bilirkişisi ile bir otomotiv sektöründe uzman işletmeci bilirkişilerin mahkememizce resen seçilmesine karar verilmiş, bilirkişi kurulunun 10/04/2022 tarihli raporunda; davacının 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılları defterlerinin açılış ve kapanış
tasdiklerinin T.T.K’nun 69. ile 213. sayılı V.U.K.’nun 220. ve 222.inci
maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırılmış olduğu,
kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel
Tebliği’ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu,
tutulması zorunlu defterlerin birbirlerini doğruladığı,
davacının ticari defterlerine göre birleşen dava takip tarihi (11.07.2019) itibarı
ile esas dava davacısı (Beltan Vibracoustic A.Ş.)’nin esas dava
davalılarından (BRB Metal Ltd. Şti.)’ne 350.714,00 TL borçlu
göründüğü,
davalılardan BRB Metal Ltd. Şti.’nin 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılları
defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin T.T.K’nun 69. ile 213. sayılı
V.U.K.’nun 220. ve 222. maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun
olarak yaptırılmış olduğu, kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe
Sistemi Uygulama Genel Tebliği’ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun
olarak tutulduğu, tutulması zorunlu defterlerin birbirlerini doğruladığı,
davalılardan BRB Metal Ltd. Şti.’nin ticari defterlerine göre birleşen dava takip
tarihi (11.07.2019) itibarı ile esas dava davacısı (Beltan Vibracoustic
A.Ş.)’nin esas dava davalısı (BRB Metal Ltd. Şti.)’ne 351.186,51 TL
borçlu göründüğü, tarafların 472,51 TL fark haricinde mutabık oldukları,
birleşen dava davacısının (BRB Metal LTd. Şti.) birleşen davadaki (Bursa 3.
Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/332 E.) talebinin 55.371,50 TL olduğu,
davaya konu MP0702 kodlu parçanın firmanın TT609 kodlu mamül
üretiminde kullanıldığı, söz konusu ürün için Satın Alma Sipariş numarasının
5500023643 olduğu, davalı tarafından düzenlenen faturaların üzerinde bu
sipariş numarasının yer aldığı, ürünlerin ilk verilen siparişin devamı gibi
faturalandırıldığı, her teslimde yeni bir sipariş numarasının oluşturulmadığı, ilk
sipariş için sipariş emrinin satınalma tarafından oluşturulduğu, davalı
tarafından mal teslimlerinin İrsaliyeli
Faturalarla Davalı firma yetkilisi Berat Ceylan tarafından faturaların davacı firma defterlerinde kayıtlı olduğu,
ödemelerin bir kısmının yapıldığı, cari hesap ilişkisi sonucu (davacı ticari
defterlerine göre) 350.714,00 TL bakiyenin kaldığı, sipariş verilip davacı
şirkete teslim edildiği bildirilen ürünlerin davacı stoklarında ve envanterinde
yer almadığı, kayıtlarda stok miktarının 0 (sıfır) olduğu, usulsüz mal teslimi ya
da bu ürün yerine başka bir ürün teslimi gibi hususların kayıtlardan ya da
stoklara dayalı olarak yapılacak bir inceleme vr denetim ile anlaşılmasının
mümkün olmadığı, bu parçalar ile gelen her bir parça üzerine yapılacak
işlemler sonucu bire bir üretim yapılabileceği, kayıtlara göre 175 adet üretim
yapıldığı, bu parçaların başka bir ürün üretiminde kullanılamayacağı, netice
usulsüz mal teslimi var ise davalı ...’ın bu usulsüzlükte kaydi fiili
bir katkısının olabileceği,
11.01.2019 tarihinden itibaren alınan faturaların tamamında (18 Adet
1.228.821,87 TL Tutarında) teslim alan kısmında davalı ...’ın ismi
ve imzası bulunduğu, tanımlanmış görevi depocu veya mal kabul memuru
olmayan birinin belli tarihten sonra gelen tüm ürünleri teslim almış olmasının
işletmesel olarak hayatın olağan akışına uygun olamayacağı, birleşen dava yönünden davalı/ birleşen dosya davacısının davacı yandan
(davacı defterlerine göre) Birleşen dosya takip tarihi (11.07.2019) itibarı
350.714,00 TL alacaklı göründüğünün bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosyanın yeniden aynı bilirkişi heyetine tevdii ile taraf vekillerinin itiraz dilekçelerinde yer alan ayrıntılı teknik itirazları yönünden ceza mahkemesi dosyası içerisine sunulan bilirkişi raporu da değerlendirilerek davalı vekilinin fatura imzaları konusundaki görüş ve itirazları da dikkate alınarak itirazları inceleyecek ve giderecek şekilde ek rapor tanzim edilmesinin istenmesine karar verilmiş, bilirkişi kurulunun 28/09/2022 tarihli ek raporunda; ceza dosyası bilirkişi raporunun incelenmesi ile dosyası içerisinde bulunan ve
Bursa 33. Asliye Ceza Mahkemesi 2020/70 E. Sayılı dosya için hazırlanmış Bilirkişi Heyet Raporunun sonuç bölümünde özetle;
ihtilafa konu edilen parçalardan ilk 175 tanesinin Ertan siparişi doğrultusunda
beraber Metel tarafından üretilerek fatura edildiği ve ödemesinin yapılmış olduğu
görülmüş, 13.02.2018 ile 18.04.2019 arasındaki 56 adet faturaya konu edilen
toplam 2.427.433,99 TL artı KDV tutarındaki mhp 07:02 prototip parça açıklamalı
ve fatura tarihindeki güncel kuru üzerinden fatura edilmiş 3040 adet parçanın
Bertan tarafından sipariş edildiğine dair herhangi bir belge sözleşme döküm mail
görülmemiş, müşteki firmanın ERP sistemi üzerinde yapılan teknik incelemelerde 159040702
stok kodu ve MP0702-TT0639 stok açıklamalı bu malzemenin başka herhangi bir
projede kullanılmadığı, ERP sistemi üzerinden sayım farkı adı altında zaman
zaman eksi bakiye girilerek stok sayıları ile oynanmak suretiyle yazılım
sisteminde stok bakiyesinin sıfırlandığı anlaşılmış, ayrıca hurda ve fire
kayıtlarında da belirtilen ürünle ilgili herhangi bir kayda rastlanmamış, sanık Berat Ceylan’ın yetkilisi olduğu BRB Metal firması ile ilgili e-maillerde 1
adet MP0702 parça üretimi için 13 Kg alüminyum hammadde gerektiği dikkate
alınarak Beltan’a fatura edilen 3.215 adet parça üretimi için 40.000 Kg
hammadde stok hareketinin BRB firmasının muhasebe kayıtlarından tespit
edilebileceği, Teknik Bilirkişilerin inceleme ve tespitlerinini ise davacı... Titreşim Elemanları San. Tic. A.Ş. müşterisi Vibra
coustik isimli yurtdışı firmanın düşük adetli üretimi ısrarla istemesi sonucu üretmek
zorunda kalmış, aksi takdirde MP0702 numaralı parçaya ait kalıbın yapılmasının uzun süreç
almasından dolayı gecikebilecekleri için kısa sürede üretimin CNC makinede olabileceği
ancak maliyetinin de yüksek olacağı ortaya çıkmış, davacı konunun çözümü için seri üretim ve CNC makinesinde işlemenin
maliyetlerini müşterisine bildirmiş ve müşterisi CNC makinası kullanılarak parçanın
yapılmasını uygun bulduğundan parçayı daha önceki yaptığı araştırmalar paralelinde
BRB firmasının üretimi yapabileceğini düşünerek üretimi BRB de yaptırmayı
planlamış, davacının müşterisi Vibra Costik ile 150-175 adet üretimde anlaşılmış ve
iş BRB ye verilmiş, BRB firması 2018 yılı ocak ayı içerisinde sipariş verilen parçaları
imal ederek davacıya teslim etmiş, davacının müşterisi bu parçanın üretimini devam
ettirmemiş ve siparişin bu adette kaldığı anlaşılmış, davacı firma müşterisinden almış olduğu parça üretimini seri üretim olarak
düşünmüşse de müşterinin acil ihtiyacı olan adet üretimini gerçekleştirmiş ancak hem
seri üretim hem de düşük miktardaki üretimin maliyet çalışmaları ve planlaması
çalışmalarını kendi bünyesinde kalmak üzere gerçekleştirmiş, zira gelecekte bu ürüne
talep geldiğinde maliyet çalışmaları hazır olan bu ürünün seri şekilde üretilecek
kalıpların, aparatların, tezgahların maliyet, süreç ve üretim şeklinin de çalışmaları
hazır olmuş, bu işletmelerde genel olarak çalışılan bir yöntem olduğu, bu planlamada
seri olarak üretilecek parçaların toplam adedinin de bulunması gerekmekte olup, zira
maliyetler, süreçler, makineler bu adet çalışması üzerinde şekillendiği, burada belirtilmiş
olan 1.000 adet değerin sadece planlama çalışması olarak belirlenmiş üretim miktarı
olduğunun açık olduğu, kaldı ki dosya kapsamında davacının BRB firmasına siparişin 1.000 adet
boyutunda olduğuna dair de bir sipariş belgesi görülmediği, davacı tanıği ...’ nun 2019/100487 Soruşturma kapsamında
13.01.2020 tarihinde verdiği ifadeye göre “BRB firmasına yapılan ödemelerin 2 katına
çıkmış olduğunu görmemiz üzerine bu ödemelerin detaylarını incelediğimizde öncelikle
firmamıza Volvo tarafından 175 adet olacak şekilde siparişi yapılan parçaya ilişkin çok
sayıda (yaklaşık 3.100 adet) ödeme olduğunu tespit ettik. Ben, öncelikle bilgisayar
kayıtlarında ambarda parça olup olmadığını araştırdım. Bilgisayar kayıtlarında yoktu.”
dediği ve bu durumda 3.100 adet parçanın işletmede işlem gördüğü düşünüldüğünde
parçanın hangi tarihlerde, hangi makinelerde, hangi çalışan tarafından, ne kadar sürede
kaç adet üretildiği, işçilik değerlendirmelerinin, kalite tespitlerinin mutlaka kayıtlara
alınması gerekmekte, MP0702 gibi parça boyutu büyük olan bir parçanın üreticisi
tarafından teslimi, işlem öncesi stoklanması, işlem için işleme atelyesine alınması, işlem
gördükten sonra ambalaj kutu veya kasalarına alınması, müşteriye sevkiyatı hepsi bir
kayıt olduğu, 3.100 parça için bakıldığında kayıtların olmadığı, bu nedenle
MP0702 numaralı parçanın 3.100 adet gibi bir miktarının işletmeye girmediği ve
işlenmediği anlaşılmakta olup, kök raporda da belirtildiği gibi “bu parçalar ile gelen her bir parça üzerine
yapılacak işlemler sonucu bire bir üretim yapılabileceği, kayıtlara göre 175 adet üretim
yapıldığı, bu parçaların başka bir ürün üretiminde kullanılamayacağı” ortada olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosya kapsamına ve aldırılan bilirkişi raporu içeriğine göre bu aşamada ek inceleme yapılması ve bildirilen konularda bilirkişiden ek rapor aldırılması konusundaki taleplerin reddine, Bursa 33. ASCM'nin 2020/70 Esas sayılı dosyasının bu dosya için bekletici mesele yapılmasına, karara çıktığı taktirde gerekçeli karar örneğinin taraf vekillerince sunulmasına ve karara çıktığı aşamada dosyanın fiziki ortamda incelenmek üzere celbi için gerektiğinde yeniden yazı yazılmasına karar verilmiş, Bursa 33. ASCM'nin 2020/70 Esas sayılı dosyasının duruşmasının 13/03/2023 tarihine bırakıldığı belirtilmekle karar sonucunun ve bilahare gerekçeli kararın beklenmesine, dosya kapsamına göre taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilmesi ile yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılıp yaptırılmayacağı ya da bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılması gerekip gerekmeyeceği konularında daha sonra karar oluşturulmasına, Celbedilen Bursa 33. ASCM'nin 2020/70 Esas sayılı dava dosyasına ilişkin gerekçeli karar örneği ve bilirkişi raporlarının gönderildiği, dosya arasına alındığı, 1-Taraf vekillerinin itirazlarının yeniden değerlendirilmesi bakımından dosyanın yeniden aynı bilirkişi heyetine tevdi ile itirazlara karşı gerekli incelemenin yapılarak ek rapor aldırılmasına karar verilmiş, 14/08/2023 tarihli 2.ek raporda; kök raporu 10.04.2022 tarihinde, birinci ek raporu 29.09.2022
tarihinde sunduklarını, Bursa 33.Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/70 E. Sayılı dosyasından alınan Bilirkişi
Heyet Raporunun incelenmesinde heyetçe hazırlanan raporun aynı kanaatte
olduğu, söz konusu dosyadan yapılan yargılamada asıl dosya davalılarına
mahkumiyet kararı verildiği,
asıl dosya yönünden yapılan tüm incelemeler sonucu davalı birleşen dosya
davacılarının eylem birliği içerisinde davacı birleşen dosya davalısı firmaya fiilen
teslim edilmeyen ürünlere ilişkin faturalar düzenlendiği, bu faturalar nedeniyle
oluşan zararın 2.750.524,94.-TL olacağı,
birleşen dosya yönünden yapılan tüm incelemeler sonucu davalı birleşen
dosya davacısı BRB firmasının davacı birleşen dosya davalısı Beltan firmasından
(Davacı ticari defterlerine göre) 350.714,00 TL alacaklı göründüğünün bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı şirketin 2017 yılı Aralık ayında müşterilerinden Volvo’dan gelen tek sefere mahsus sipariş üzerine 2018 yılı Ocak ayında tek sefere mahsus olmak üzere BRB Metal’den MP0702 kodlu parça için 175 adetlik bir alım gerçekleştirdiği, 175 adet MP0702 kodlu parça 2018 yılı Ocak ayı içerisinde imal ve teslim edildiği, bu hususun taraflar arasında ihtilafsız olduğu, öte yandan, tek sefere mahsus alımdan sonra, davacı şirketin herhangi bir müşterisi tarafından MP0702 kodlu parçanın teminini gerektiren herhangi bir siparişte bulunulmadığı, davacı şirket tarafından da söz konusu parçaya ilişkin herhangi bir sipariş verilmediği, davacı şirketin müşterisinin MP0702 kodlu parçanın üretimini devam ettirmediği ve siparişin bu adette kaldığı, davacı şirketin BRB Metal’e siparişin 1.000 adet boyutunda olduğuna dair bir sipariş belgesi görülmediği tespit edilmiş, davacı şirket kayıtları incelenmiş ve MP0702 kodlu parçanın davaya konu kısmının işletmeye girmediği ve işlenmediğinin ortaya konduğu, davacı şirket sisteminde MP0702 kodlu parça için açılan kayıtların sadece planlama çalışması olarak belirlenmiş üretim miktarı olduğu, sipariş miktarını yansıtmadığı açığa kavuşmuş, dosya kapsamında incelenen 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/70 esas sayılı dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunda da hurda ve fire kayıtlarında belirtilen ürünle ilgili herhangi bir kayda rastlanmadığı, yaklaşık 14 ay boyunca bazen birkaç gün ara ile bazen ise 10 gün arayla 56 ayrı fatura/sevkiyatta ve her seferinde ortalama 50 adet sevk edildiği faturaya yazılan bu büyük malzemelerin fabrika ambar, stok, üretim, kalıphane bölümlerinde göz önünde olması gerektiği, yapılan incelemelerde böyle bir veriye rastlanılmadığı anlaşılmış, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporlarında da sipariş kaydı açılışındaki adetin hatalı açılmış olmasının davaya konu ürünlerin teslim edildiğini ispatlamayacağı, davaya konu MP0702 kodlu ürün TÜBİTAK projesinde de kullanılsa, farklı bir sipariş için de kullanılsa fiili olarak girişinin aynı şekilde olacağı, burada asıl tespit edilen hususun davaya konu ürünlerin davacı şirkete fiili olarak girmediği hususunun olduğu açıkça ifade edilmiş, “MP0702 ürün kodlu malzemenin siparişi açılırken üretimin devam edeceği düşüncesiyle 1000 adet açılmış olabileceği, bu sipariş kaydının da SAP’deki stok fren sistemini devre bıraktığı, sonuç itibarı ile sipariş kaydı açısındaki adetin hatalı açılmış olması davaya konu ürünlerin teslim edildiğini ispatlamayacaktır.” şeklinde görüş bildirilmiş, şayet MP0702 kodlu parça gerçekten sipariş edilmiş ve teslim edilmiş olsa idi bu parçaya ilişkin muhtelif kayıtların da sistemde yer alması gerektiği, ancak MP0702 kodlu parçanın gerçekten fabrikaya girdiğine dair herhangi bir kayıt bulunmadığı, ticari hayatta fabrikaya girişi yapılan her materyalin ya üretimde kullanılacağı ya da üretimde kullanılamıyorsa, hurda/fire kayıtlarında gözlemlenmesi gerektiği, bir fabrikaya giren malzeme ile çıkan malzemenin uyumlu olması gerektiği düşünüldüğünde üretimde kullanılmayan MP0702 kodlu materyalin en azından hurda/fire kayıtlarında gözlemlenebilir olması gerekmekte olup, ancak hurda/fire kayıtlarında bakıldığında da MP0702 kodlu parçaya rastlanmadığı, MP0702 kodlu parçaya ilişkin olarak 2019 yılında düzenlenen tüm irsaliyeli faturalarda davalı ...’ın imzası bulunduğu, eş deyişle, 2019 yılında davalılardan BRB Metal tarafından davacı şirkete mal teslimi yapılacağı esnada Üretim Müdürü olan Davalı ...'ın açıklanamayacak bir şekilde her defasında ambarda hazır bulunduğu, davacı şirkette üst düzey pozisyona sahip olan Üretim Müdürü’nün MP0702 kodlu parça teslim edileceği zaman tesadüfen ambar bölümünde olmasının hayatın olağan akışına aykırılık teşkil etmekte olduğu, takibe konu faturalardan 16 Nisan 2019 ve 18 Nisan 2019 tarihli faturaların davacı şirkete hiçbir şekilde teslim edilmeyen MP0702 kodlu materyale ilişkin olduğu, mal karşılığı olmayan ve içeriği gerçeği yansıtmayan bu faturalara ilişkin davacı şirketin sorumluluğu ve borcunun olmadığının açık olduğu, dosya kapsamında incelenen ceza dosyasında tesis edilen karar ile dosyada mübrez bilirkişi raporları ve diğer deliller doğrultusunda asıl davanın davalılarının davaya konu eylemleri gerçekleştirmiş olduğu ve davacı şirketi zarara uğrattıkları sabit olmakla davacı şirket zararı ile ilgili olarak bilirkişi heyeti 10/11/2023 tarihli 3.ek raporunda hesap edilen ve mahkememizce de itibar olunmakla davacı şirket zararının bilirkişi raporunun (5)ve (6) nolu sayfalarında detaylı olarak belirtilen toplam 2.839.244,12.-TL'ye tekabül ettiği, davalı tarafların işbirliği içerisinde gerçekleştirdikleri eylemleri ile davacı tarafı zarara uğrattıkları, şirket kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi, Bursa 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/70 esas sayılı dosyası ve toplanan tüm delillere göre anlaşılmakla, asıl davada davanın kabulü ile, asıl dava ile talep edilen 2.714.037,19.-TL davacı şirket zararının (fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak üzere) davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiş, birleşen dava yönünden ise birleşen dosya davacısının taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi içeresinde birleşen dosya davalısı şirketten 350.714,00.-TL alacağının olduğu, buna ilişkin taraf defter ve ticari kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacı yanın zararlandırıcı faturalar dışında kalan cari hesaptan kaynaklı bu tutarı ödemekle yükümlü bulunduğu, bu nedenle birleşen dosya davalısı tarafından açılan icra takibine itirazın da iptali ile anılan tutar üzerinden icra takibinin devamına karar vermek gerektiği, ancak davacı yanın davalı yanın haksız eylemi nedeniyle karşı borcunu ödemeye direnmesi haksız sayılamayacağı için yerinde görülmeyen icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmakla, asıl ve birleşen davalar yönünden hüküm aşağıdaki şekilde tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl davanın KABULÜ ile, 2.714.037,19.-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınıp davacıya VERİLMESİNE,
Asıl dava yönünden fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına,
2-Alınması gereken 185.395,88.-TL nispi harçtan peşin alınan 46.349,26.-TL harcın mahsubu ile bakiye 139.046,62.-TL karar ve ilam harcının davalılardan müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Asgari Avukatluk Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 273.701,86.-TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 1.600,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalılardan müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafça yapılan aşağıda dökümü yazılı toplam 49.753,56.-TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
7-BİRLEŞEN MAHKEMEMİZE AİT 2020/332 ESAS SAYILI DAVANIN KABULÜ ile,
Bursa 1. İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı icra takibine itirazın İPTALİ ile icra takibinin DEVAMINA,
Bursa 1.İcra Müdürlüğünün 2019/8009 esas sayılı icra takibine itirazın İPTALİ ile icra takibinin DEVAMINA,
Yasal koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı taleplerinin REDDİNE,
8-Alınması gereken 18.985,40.-TL nispi harçtan peşin alınan 3.352,40.-TL harcın mahsubu ile bakiye 15.633,00.-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Asgari Avukatluk Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 43.689,49.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
10-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 1.320,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
11-Davacı tarafça yapılan 237,00.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,
12-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
Dair, davacı/birleşen dosya davalısı vekili ile davalı/birleşen dosya davacısı vekili ile davalı ... Vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/12/2023
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza
ASIL DAVADA
DAVACI TARAFÇA YAPILAN
YARGILAMA
GİDERLERİ DÖKÜMÜ
59,30-TL BH
46.349,26.-TL PH
3.000,00.-TL BİLİRKİŞİ ÜCRETİ
345,00.-TL TEB. VE POSTA GİD
TOPLAM 49.753,56.-TL
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.