Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/758
2025/212
12 Şubat 2025
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :2019/
KARAR NO :2025/
BAŞKAN :... ...
ÜYE :... ...
ÜYE :... ...
KATİP :... ...
DAVACI
VEKİLİ :Av.
DAVALI :
VEKİLİ :Av.
DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12.11.2019
KARAR TARİHİ : 12.02.2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26.02.2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 1.000.000.-TL sermaye ile 27.03.2018 tarihinde kurulduğunu, şirket ortaklarının ise ..., ..., ... ve ... olduğu ve her bir ortağın 250.000,00 TL değerli nakdi paya sahip olup şirket ... Başkanlığı’na ..., şirketin müdürlüğüne ise dışarıdan müdür olarak davalı ...‘nun seçildiğini, şirketin kuruluş işlemlerinin de yetkilendirilen davalı ... tarafından yürütüldüğünü, müvekkili şirketin .... Bankası ... şubesi TL ve döviz hesaplarının 20.09.2018 tarihinde açılarak aktif hale getirildiğini, şirketin ... Başkanı ..., şirket hesapları aktif hale geldiğinde şirket hesaplarına yatırılmak üzere 80.000 USD mevduatı davalıya verdiği ve davalının bu mevduatı davacı şirkete ait banka hesabına yatırdığını, davalının müvekkili ...’a şirketin ... Bankası hesabının 2018 yılı Eylül ayı sonlarında aktif hale geldiği ve hesaba şirketin kuruluş sermayesinin dörtte biri olan 250.000 TL'yi şirket ortaklarının göndermesi gerektiği söylendiğini ve müvekkilinin de kendi hissesine düşen 62.500 TL.yi şirket hesabına yatırdığını, aynı şekilde müvekkili şirketin ... ... Bankasındaki USD ve TL hesaplarının 30.07.2018 tarihinde açıldığı ve aktif hale geldiğini ve müvekkili şirket ortaklarının davalıya para göndermeye devam ettikleri ve bu paraların da şirkete ait ... ... Bankasındaki hesaplarına aynı şekilde yatırıldığını, ancak davalı tarafından bu paraların farklı zamanlarda çekildiğinin tespit edildiği kadarıyla davalının bu zamana kadar müvekkili şirkete ait ... ... Bankası ... Şubesi ... no.lu hesabına 06.08.2018-05.03.2019 tarihleri arasında şirket ortaklarına ait 501.858,00 TL yatırmış ve 501.125,00 TL mevduatı davacı şirket hesabından çekmiş olduğunu, ... ... Bankası ... Şubesi ... no.lu USD hesabına 13.09.2018- 05.03.2019 tarihleri arasında şirket ortaklarına ait 335.611,32 USD yatırdığını ve 335.600 USD mevduatı davacı şirket hesabından çekmiş olduğunu, ... Bankası ... Şubesi ... no.lu hesabına 28.09.2018-26.02.2019 tarihleri arasında şirket ortaklarına ait 509.000,00 TL yatırdığını ve 508.973 TL mevduatı şirket hesabından çekmiş olduğunu, yine aynı şekilde ... Bankası ... Şubesi ... no.lu USD hesabına 20.09.2018- 20.02.2019 tarihleri arasında davacı şirket ortaklarına ait 528.200 USD yatırmış ve 528.200 USD tutarlı mevduatı bilahare çekmiş olduğunu; davalı ...'nun bunun dışında 04/03/2019 tarihinde şirket ortakları Suudi Arabistan ülkesinde olmasına rağmen ortaklarının imzalarını taklit etmek suretiyle Genel Kurul toplantısı yaparak şirketi tasfiyeye sokmuş olup ayrıca şirkete ait ... Karar Defteri ile Yönetim Kurulu Karar defterinin de kayıp olduğunu, ayrıca 4 cilt fatura ve 1 cilt gider faturasının da kayıp olduğunu, bu kayba uğrayan ticari defter ve faturalar ile ilgili yerel gazete ile zayi ilanları yapıldığını, davalının bu kapsamda TTK.nun 369/1 maddesinde yazılı “…Yönetim Kurulu üyeleri ve Yönetimle görevli 3. kişiler görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük mkurallarına uyarak gözetmek yükümlülüğü altındadırlar...” ve TBK.nun 506. maddesi ile “ Vekil vekalet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlü olduğunu, ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hallerde vekil işi başkasına yaptırabileceğini, vekilin üstlendiği iş ve hizmetleri vekalet verenin haklı menfaatlerini gösterek sadakat ve özenle yürütmekle yükümlü olduğunu, vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davaranış esas alınır.” hükümlerine aykırı davranarak müvekkili şirketi zarara uğrattığını, müvekkili şirket ortaklarının imzalarını taklit etmek suretiyle sorumluluktan kurtulmak için kendisini ibra ettiğini, şirketin zararının tespit edildiği kadarıyla 863.800 USD yani 5.000.970,01.-TL olup davalı tarafın yapmış olduğu suça konu eylemler nedeniyle yapılan şikayet üzerine hakkında ... C.Başsavcılığının 2019/ ssayılı soruşturmasının başlatılığı ve ... Sulh Ceza Hakimliğince adli kontrol amacıyla yurt dışına çıkış yasağı getirildiğini, davalının şirket sermayesini, şirket ortaklarınca gönderilen mevduatı şirket hesaplarına yatırıp ve daha sonrasında çekerek şirketi zarara uğratmış bulunmakta olup TTK.nun 553/1 maddesi ile” Kurucular,yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri taktirde hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.” ve TTK.nun 555/1 maddesi ile “ Şirketin uğradığı zararın tazminini şirket ve her bir pay sahibi isteyebileceğini, pay sahiplerinin tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler.” hükmü gereğince ticari şirket yetkilisinin sorumluluğundan kaynaklanan şirket zararının tazminine ilişkin fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL tazminatın 12.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı şirkete verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki ve zamanaşımı itirazlarını tekrar ettiğini, davanın esası ile ilgili olarak davacı firmanın ortakları olan ..., ..., ... ve ...’un ...’de hayvancılık yapmak için bir firma kurmak istediklerini, ... vatandaşı olup yurt dışında yaşayan bu kişilerin ...’den vize alamadıkları için müvekkilinden yardım istediklerini, müvekkilinin anılan tarihlerde yurt dışındaki mallarını satarak ...’ye yerleşmiş bulunduğunu, davacı tarafça müvekkiline gönderilen paranın kesin tutarı ile ilgili bilgi bulunmadığını, yurt dışından ...’ye para gönderiminin belli usul ve kurallara tabi olup davacı tarafın para gönderimine ilişkin bir bilgi bulunmadığını, davacı tarafça ... C.Başsavcılı’na verilen şikayet dilekçesinde de buna ilişkin bir delil ibraz edemediğini, davacı firma ortaklarının bu şirketi kurma amaçlarının ...’de oturma izni almak olduğunu, şirketin kuruluşu sürecinde müvekkiline çok geniş yetkiler veren bir vekaletname vererek davacı firma ortakların süreç içerisinde müvekkilini arayarak müvekkiline ait olan paraları da şirket hesabına yatırmasını istediklerini, şirket adına para yatırma ve çekme yetkisi bulunan müvekkilinin de kendisine ait parayı davacı şirket hesabına yatırdığı ve davacı şirket ortaklarının bilahare ...’ye gelecekeleri müvekkilini vekaletten azledecekleri ve müvekkilinin davacı şirketteki parasını çekmesine engel olacakları yönündeki bir duyum üzerine müvekkilinin davacı şirket adına yatırdığı tüm parasını çektiğini, davacı şirket ortaklarının bilahare müvekkilini vekaletten azledip müvekkilinden bu parayı talep ettikleri her ne kadar müvekkili tarafından bir kaç ayrı hesaba para yatırmış ve çekmiş görünse de esasen ayrı ayrı hesaplara yatırılan paranın aynı para olduğunu, davacı firma yetkilileri ... C.Başsavcılığı’na verdikleri şikayet dilekçesinde davacı şirket yetkilis ...’un işlerin gidişinden şüphelendiği için 24.04.2018 tarihinde ...’ye geldiği ve şirket muhasebecisi ... ile görüştüğünü, daha sonra ülkesine döndüğü belirtilmiş olup şirketin kuruluş tarihinin de 27.03.2018 tarihi olduğunu, davacı şirket yetkilisinin ise anılan tarih itibariyle müvekkili hakkında her hangi bir şikayette bulunmadığını, öte yandan müvekkilinin şirket müdürü olması sebebiyle ödenmesi gereken ücretleri ve şirket kurma masraflarının kendisine ödenmediğini, ... 1. Noterliği’nin 04.03.2019 onay tarihli ve yevmiye no.lu Genel Kurul Toplantı tutanağı gereği müvekkilinin ibra edildiğini, netice itibariyle davacı tarafın müvekkiline ait parayı edinmek istedikleri nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle, yöneticinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davacı şirket müdürlüğüne ise dışarıdan müdür olarak atanan davalı ...‘nun şirketin yabancı para ve TL hesaplarına yatırılmak üzere gönderilen paraları banka hesabına yatırdığını, ancak davalı tarafından bu paraların farklı zamanlarda çekildiğini, davacı şirketi zarara uğrattığını, davacı şirket ortaklarının imzalarını taklit etmek suretiyle sorumluluktan kurtulmak için kendisini usulsüz genel kurulda ibra ettiğini, şirketin zararının 863.800 USD karşılığı 5.000.970,01.-TL olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL tazminatın faiziyle birlikte tahsilini istemiş, davalı ise, davacı şirketin şirket ortaklarının ...’de oturma izni almak amacıyla kurulduğunu, kendisine ait paranın gönderildiğini, bu paraları davacı şirket adına bankaya yatırdığını ve sonradan tüm parasını bankadan çektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Davacı şirketin sicil kayıtlarının incelenmesinde, 1.000.000.-TL sermaye ile 27.03.2018 tarihinde kurulan şirketin ortaklarının ..., ..., ... ve ... olduğu ve her bir ortağın 250.000,00 TL değerli nakdi paya sahip olup şirketin yetkili müdürlerinin ... ve davalı ... olup, ... başkanının ... olduğu, şirketin 11.04.2019 tarihli genel kurulunda davalı ...'nun müdürlük yetkisinin iptaline karar verildiği, ...'un münferiden şirketi temsil ve ilzama yetkili kılınmasına karar verildiği görülmektedir. Davacı şirket 30.04.2019 tarihli genel kurulunda davalı müdür hakkında sorumluluk davası açılması için yetki verildiği, dava şartının sağlandığı görülmüştür.Uyuşmazlık, davacı şirket müdürü olan davalının hukuki sorumluluğunu doğuracak zararlandırıcı eylem ve işlemleri nedeniyle şirketin zarara uğratılıp uğratılmadığı, var ise hangi kusurlu davaranışları ile sebep olduğu, zararın miktarı ve netice itibariyle davacı şirkete ödenmesi gereken tazminat tutarının ne kadar olacağına ilişkindir.Somut olaya uygulanması gereken, TTK. m.553/1: “Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.” demektedir. Bu durumda somut olayda, ispat yükü üzerinde olan davacının davalı yöneticilerin hukuka aykırı olduğunu iddia ettiği işlemler ile zarara uğradığını ve iddia edilen işlemler ile zarar arasında uygun illiyet bağı bulunduğunu ispatla yükümlüdür.Mahkememizce TTK'nun 644/1-4.maddesi uyarınca; Limited Şirketlere de uygulanan TTK'nun 553 ve devamı maddeleri hükümleri gereği, yöneticiye karşı açılacak sorumluluk davası şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılacağından yerinde görülmeyen yetki itirazının reddine, dava sorumluluk davası olup; 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığından ve ceza zamanaşımı da gözetildiğinde yerinde görülmeyen zamanaşımı itirazının da reddine karar verilmiştir.Davacı vekili, ön inceleme duruşmasında, dava konusu edilen tutarın müvekkil
şirketin tespit etmiş olduğumuz miktar itibari ile 863.800,00 USD karşılığı 5.970.001,00 TL tutar olup; bu tutar içerisindeki 55.700,00 USD'lik kısmın şirket ortağı ... tarafından bizzat bankaya yatırılan bunun dışındaki tutarın ise şirket ortakları tarafından davalıya elden verilen ve onun tarafından bankaya yatırılan tutar olduğunu beyan etmiştir.Mahkememizce yapılan yargılama sırasında celbedilen ... 1. ASCM'nin 2021/... Esas sayılı dosyasının dosyanın incelenmesinde; şikayetçiler ... ile diğer şirket ortakları, suçtan zarar gören davacı şirket ve şüpheli davalı ... olmak üzere dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasına ilişkin olduğu, davalının savcılığa vermiş olduğu 12.04.2019 tarihli ifaddesinde; "...Müştekinin şikayet dilekçesinde ileri sürdüğü hesaplar aktif olmadığından dolayı elden kendisine 80.000 dolar teslim edildiğine ilişkin beyanı gerçekle alakası yoktur. 80.000 dolar parayı ...'dan almadım. Açılan hesaplara yatırılan para ...'de satmış olduğum emlaklardan kazanmış olduğum paradandır. Önce ... bankasına 320.000 dolar yatırdım. Daha sonra ... Bankasına150.000 dolar yatırdım. Sonrasında 250.000 TL ... bankası hesabıma ve ... hesabıma 175.000 dolar para yatırdım. Bu yatırdığım paraların tamamı benim paramdır. Malek ve ortakları bana yurtdışından hiç para göndermediler. Şirket ortakları 2018 yılında ...'ya geldiklerinde 52.000 dolar parayı Albara Türk'ün hesabına yatırdılar. Daha sonra şirket uzunca süre çalışmayınca ben bu 52.000 dolar parayı kendi hesabıma geçirdim. İstedikleri zaman gelip parayı alabilirler..." şeklinde beyanda bulunmuştur. Her ne kadar sonut olayda ispat yükü davacı tarafta ise de, davalının savcılıktaki ifadesi göz önüne alındığında, ispat yükünün davalı üzerine geçtiği, şirket adına banka hesabına yatırılan dava konusu paraların davalının ...'de satmış olduğu taşınmazlarından kaynaklı kendi parası olduğunu ispatla yükümlü olup bu bağlamda davalı hakkındaki ceza davasınının sonucunun ve kesinleşmesinin eldeki davanın sonucuna bir etkisi olmadığından bekletici mesele yapılmasına ilişkin ara kararından dönülmesine karar verilmiştir.
Mahkememizce davacı şirketin ticari defterleri ve banka hesapları üzerinde bilirkişi inceleme yaptırıldığı, davacının talebi ve itirazları doğrultusunda dosyaya kök ve birden fazla ek rapor sunulduğu, dosyaya sunulan raporlardan özetle; davacı şirketin kuruluşundan buyana herhangi bir faaliyetinin olmadığı, davacı şirketin ... ... Bankası TL hesabına 06.08.2018 tarihinde 160.000 TL; 09.08.2018 tarihinde 60.000 TL; 15.08.2018 tarihinde 30.000 TL ve 17.09.2018 tarihinde 315.000 TL yatırıldığı, USD hesabına ise 13.09.2018 tarihinde 99.090 USD; 15.09.2018 tarihinde 49.950 USD; 09.11.2018 tarihinde 55.700 USD yatırıldığı, ... Bankası USD hesabına 20.09.2018 tarihinde 100.000 USD; 26.09.2018 tarihinde 49.500 USD; 30.09.2018 tarihinde 500 USD ve 06.12.2018 tarihinde 39.350 USD olmak üzere USD olarak 394.090 yatırıldığı, davacı şirketin ... Bankası hesabından 24.09.2018-27.09.2018 tarihleri arasında çekilen toplam 250.000 TL'nin 28.09.2018 tarihinde şirket ortakları adına sermaye koyma borcunun ifasında kullanıldığı belirtilmiştir. Davacı vekilince, bilirkişi raporuna karşı itirazlarında raporda hesaplama hatası yapıldığını belirttiği, bu doğrultuda bilirkişiden birden fazla ek rapor alındığı ve fakat davacının açıkça somutlaştırmadığı itirazlarını tekrarla ek raporda hesaplama hataları olduğunu belirttiği görülmüşse de, dosyada alınan kök ve ek raporların hükme kurmaya elverişli olduğundan davacının somutlaştırmadığı rapora karşı itirazlarının reddi gerekmiştir. Yukarıda yapılan açıklama ve değerlendirmeler ışığında; davacı şirketin banka hesaplarına yatan paranın davalı tarafından çekildiği, şirket hesaplarına yatan paranın şirkete ait olduğunun kabulü gerektiği aksini savunan davalının dava konusu paraların kendi taşınmazların satışından gelen para olduğunu ispat edemediği, bu bağlamda dosyaya sunulan bir kısım Türkçeye tercüme edilmiş belgelerin bunu ispata elverişli olmadığı anlaşılmakla; davalı tarafından davacı şirket banka hesaplarından çekilen ve kendi uhdesinde tutulan toplam 315.000 TL ile 394.090 USD üzerinden davacı şirketi zarara uğrattığının kabülü gerekmiştir. TBK'nın 99 uncu maddesi uyarınca, konusu para olan borç ülke parasıyla ödenir. Ancak, ödemenin ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödenmesi kararlaştırılmış ise; alacaklı ödemenin bu para birimiyle veya ülke para birimiyle ödenmesini istemede seçimlik hakka sahiptir. Ancak, yenilik doğurucu nitelikteki bu hakkın kullanılmasıyla birlikte hakkı kullanan kişi bu kararından geri dönemez. Somut olayda; dava dilekçesinde açıkça USD cinsinden alacağın TL üzerinden karşılığı istendiğinden davacı şirketin 394.090 USD alacağı bakımından dava tarihindeki kur karşılığı 1 USD= 5,7808 TL olması karşısında (394.090 x 5,7808 ) 2.278.155,47 TL talep edebileceği, bu tutara 315.000 TL ilave edilmek suretiyle davacı şirketin toplam alacağının 2.593.155,47 TL olarak kabulü gerekmiştir. Davacı dava dilekçesinin hiç bir yerinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığına ilişkin herhangi bir ifadesinin geçmediği gibi dava dilekçesinde açıkça davasını fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak kısmi dava olarak açtığı, yargılamada sırasında alacağını ıslah etmediği anlaşılmakla; davacının alacağının 2.593.155,47 TL olmakla taleple bağlı kalınarak 50.000 TL üzerinden davanın kabulüne, davalının eyleminin aynı zamanda suç teşkil ettiği, haksız fiil tarihinin 12.03.2019 olması karşısında bu tarihten itibaren avans faizine hükmedldiğine dair aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000 TL’nin 12.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Alınması gereken 3.415,50.-TL harçtan peşin alınan 853,88.-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.561,62.-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taktir ve tayin olunan 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 1.320,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafça yapılan 904,68.-TL harç, 3.100,00.-TL bilirkişi ücreti ve 357,40.-TL tebligat posta masrafı olmak üzere toplam 4.362,08.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/02/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.