Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/899

Karar No

2024/1098

Karar Tarihi

2 Aralık 2024

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2024/

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :Av.
DAVALI :
VEKİLİ :Av.

DAVA : Tarımsal Üretim Sözleşmesinden Kaynaklanan (Sözleşmenin Hükümsüzlüğü / İptali)
DAVA TARİHİ : 12/09/2024
KARAR TARİHİ : 02/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 02/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tarımsal Üretim Sözleşmesinden Kaynaklanan (Sözleşmenin Hükümsüzlüğü / İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 01.01.2024-31.12.2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere, Tarımsal Amaçlı Örgüt Aracılığı ile Yapılan Çiğ Süt Üretim Sözleşmesi akdedilmiş ve taraflarca imza altına alınmış olduğunu, sözleşme ile davalı taraf, günlük 40.000 litre soğuk çiğ sütü sözleşmede belirtilmiş şartlar ile satın almayı taahhüt ederken, davacı taraf da, sözleşmede belirtilen şartlar ile günlük 40.000 litre soğuk çiğ sütü teslim etmeyi taahhüt etmiş olduğunu, 2024 yılı Temmuz ayına kadar taraflar arasındaki ticari ilişki sorunsuz olarak devam etmiş olduğunu, davalı 2024 yılı Temmuz ayına kadar çiğ sütü, sözleşmeye uygun olarak Ulusal Süt Konseyinin açıkladığı birim fiyat ve bu fiyata ek olarak yan giderler ile satın almış, müvekkil tarafından düzenlenen faturaları da kabul etmiş ve cari hesabına işlemiş olduğunu, ödemeleri de bu faturada belirtilen tutarlara göre yapmış olduğunu, taraflar arasında sözleşmenin imzalanmasından itibaren, süt bedelinin müvekkil tarafından düzenlenen faturaya uygun olarak ödenmiş olması taraflar arasında da ticari bir teamülün oluştuğunu ortaya koymakta olduğunu, taraflar bu tarihe kadar da sözleşmedeki açık hükme ve konsey kararlarına riayet etmiş olduklarını, ancak davalı 2024 Temmuz ayından itibaren, taraflar arasındaki sözleşme ve teamüle aykırı davranarak geçmiş dönemleri de kapsayacak şekilde, herhangi bir dayanağı olmayan tek taraflı bir indirim uyguladığını belirtmiş ve geçmiş dönemi de kapsayan “ FİYAT FARKI” adı altında iade faturaları kesmiş olduğunu, davalının hiçbir hukuki dayanağı olmayan bir şekilde, konseyin belirlediği minimum çiğ süt bedelinin altında bir fiyat belirlemesi sözleşmeye aykırılık teşkil etmekte olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı huzurdaki dava ile müvekkilin, davacı ile olan sözleşme hükümlerine aykırı olarak davacıya eksik ödeme yaptığının tespitini iddia ve talep etmiş olduğunu, Sayın Mahkeme malumunda olduğu üzere maddi bir vakıanın belirlenmesi ile eda davasına konu edilebilecek bir talebi haiz olan bu dava, tespit davası şartlarını taşımamakta olduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.106/1 uyarınca, tespit davası aracılığıyla mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilebileceği, şu hâlde, tespit davası, taraflar arasındaki bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığına ya da yokluğuna ilişkin uyuşmazlığı çözmek üzere açılan bir dava çeşidi olduğunu, tespit davası neticesinde davalının bir şeyi yapması yahut o şeyi yapmaktan kaçınması yönünde bir hüküm kurulamayacağı, eda davasına konu edilebilecek bu yöndeki taleplerin tespit davasında ileri sürülebilmesi mümkün olmadığını, bu nedenlerle tespit davası olarak ikame edildiği belirtilen ancak HMK 106. Maddesinde belirlenen şartları taşımayan huzurdaki davanın usulden, aksi halde davanın esasına yönelik beyanlarımız dikkate alınarak gerçekleştirilecek inceleme neticesinde davanın esasen reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Dava, dava dilekçesinde belirtilen; davalı tarafın çiğ süt alım fiyatını tek taraflı olarak indirmiş olmasının taraflarca akdedilen sözleşmenin ürün fiyatına ilişkin hükümlerine aykırı ve bu davranışın taraflarca akdedilmiş olan Tarımsal Amaçlı Örgüt Aracılığı ile Yapılan Çiğ Süt Üretim Sözleşmesi'nin hükümlerine aykırı olduğunun tespitine karar verilmesine ilişkindir.HMK'nın 106. maddesinde düzenlenen tespit davaları, bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının tespitine ilişkin davalardır ve eda davasının öncüsü durumundadır. Henüz koşulları tamam olmadığı için açılamayan eda davası için ilerdeki hukuki ilişkinin açıklığa kavuşturulması bakımından, kesin delil olarak kullanılmak üzere tespit davası güncel bir yarar var ise açılabilir. Tespit davasının konusu maddi vakıalar değil, yalnız hukuki ilişkiler olabilir ve hukuki ilişkinin var olup olmadığının hemen tespitinde davacının güncel bir yararı bulunmalıdır. Hukuki yararın varlığı, dava koşulu niteliğinde olup; mahkemece kendiliğinden gözönünde tutulur. Dava, hakkın ihlali nedeniyle mahkemeden hukuki korunma istemidir. Dava hakkı da, hukuki yarar ile sınırlıdır. Davacı, ihlal edildiğini ileri sürdüğü hakkını elde edebilmek için mahkeme kararına muhtaç bulunmalıdır. Bu bağlamda, hukuki korunmada (davada), zorunluluk olmalıdır. Tespit davası ile istenen hukuki korunma, eda davası ile tamamen elde edilebilecekse o zaman davacının ayrı bir tespit davası açmasında hukuki yararı yoktur. Îdeal veya geleceğe dönük bir yarar yeterli değildir. Kural olarak, eda davalarında hukuki yararın varlığı asıldır ve ayrıca bu yönde bir ispat yükümlülüğü yoktur. Eda davası ile aynı zamanda davanın dayandığı hakkın veya hukuki ilişkinin var olduğunun tespiti de hüküm altına alınır ve buna bağlı olarak eda emrini kapsar. O halde eda davası açmak mümkün ise tespit davası açılamaz. Tespit davalarında ise; hukuki ilişkinin varlığının, hemen tespit edilmesinde davacının korunmaya değer bir hukuki yararının bulunması gerekir. Bu da, üç şartın birlikte varlığına bağlıdır.a)Davacının bir hakkı veya hukuki durumu, güncel (halihazır) bir tehlike ile tehdit edilmiş olmalı,
b)Bu tehdit nedeniyle, davacının hukuki durumu tereddüt içinde olmalı ve bu husus davacıya zarar verebilecek nitelikte bulunmalı,c)Yalnız kesin hüküm etkisine sahip olup, cebri icraya yetki vermeyen (icraya konulamayan) tespit hükmü, bu tehlikeyi ortadan kaldırmaya elverişli olmalıdır.Somut olayda her ne kadar davacı tarafça davalı tarafın çiğ süt alım fiyatını tek taraflı olarak indirmiş olmasının taraflarca akdedilen sözleşmenin ürün fiyatına ilişkin hükümlerine aykırı ve bu davranışın taraflarca akdedilmiş olan Tarımsal Amaçlı Örgüt Aracılığı ile Yapılan Çiğ Süt Üretim Sözleşmesi'nin hükümlerine aykırı olduğunun tespitine karar verilmesi talep edilmiş ise de yukarıda da belirtildiği üzere davacının işbu davada hukuki yararının olmadığı, davacının talebinin açılacak ayrı bir davada (örneğin menfi tespit-alacak vs) değerlendirilebileceği ve davacının iddialarının ancak eda davasında ileri sürülmesi gerektiğinden, davacının korunmaya değer güncel bir yararının bulunmadığı gözetilerek, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.(Emsal mahiyette ... 23. HD'nin 2016/ Esas 2018/ Karar sayılı ilamı da dikkate alınarak)
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın HUKUKİ YARAR YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından başkaca bir harç alınmasına yer olmadığına,
3-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı , davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK’nın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/12/2024

Katip
e-imzalı

Hakim
e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim