mahkeme 2024/1218 E. 2025/928 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1218
2025/928
15 Eylül 2025
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2025/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLLERİ :Av.
Av.
DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ : 25/11/2024
KARAR TARİHİ : 15/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili, Davalı Banka'nın ... ilinde bulunan ... Şubesi müşterisi olduğunu, 24.08.2024 günü akşam saatlerinde müvekkili ... isimli Sosyal medya sitesinde gezinirken, davalı bankanın adının ve logosunun yer aldığı sıfır faizli 60.000-TL kredi reklamına, davalı bankanın reklamı olduğuna güvenerek tıkladığını, daha sonra davalı banka tarafından arandığını zanneden müvekkiline sistematik ve ısrarlı bir şekilde kredi kullanması için baskı yapılmış, müvekkili nasıl olduğunu anlamadığı bir şekilde dolandırıldığını, bir süre sonra dolandırıldığından şüphelenen müvekkili öncelikle eşinin telefonundan davalı bankanın resmi iletişim numarası ... arayarak, adına kullandırılmış bir kredi olup olmadığını sormuş, davalı bankadan olumsuz yanıt aldığını, içi rahat etmeyen müvekkili, ardından kendi telefonundan yine aynı gün 21.00 sularında ve ertesi gün sabah saatlerinde bankanın resmi iletişim numarası ... numaralı hattan bankayı tekrar tekrar arayarak adına kullandırılmış bir kredi olup olmadığını sormuş yine olumsuz yanıt aldığını, tüm bunlara rağmen içi rahat etmeyen müvekkili önlem olarak davalı bankanın kendi hesaplarına ait mobil bankacılık uygulamasına erişiminin aksi bir talebi olana kadar bloke edilmesini görüşmedeki müşteri temsilcisinden talep etmiştir. Böylece müvekkiliin kendi hesabına ait mobil bankacılığa ilişkin tüm girişler engellendiğini,davalı bankadan defalarca adına kullandırılmış bir kredi olmadığı şeklinde yanıt alan ve mobil bankacılığına erişimleri kapatan müvekkili, banka hesaplarının güvende olduğunu düşünerek rahatladığını, müvekkili davaya konu bu talihsiz olayları, 10.09.2024 tarihinde mobil bankacılığındaki blokeyi kaldırıp işlemlerine devam edebilmek için gittiği davalı bankanın ... şubesinde öğrenmiş ve adeta yıkıldığını, bunun üzerine müvekkili öncelikle davalı Bankaya 10.09.2024 tarih ... numaralı başvuruda bulunmuş, başvurusunda kötü niyetli üçüncü kişiler tarafından mobil bankacılığına izinsiz erişim sağlandığını, bu kişiler tarafından bilgisi ve rızası dışında adına ... numaralı ticari hesabın açıldığını, bu hesaba ticari artı para limiti tanımlatıldığını ve ticari krediler kullandırıldığını, işbu ticari kredi ve artı limitten elde edilen mevduatların da daha önce tanımadığı ve herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığı ... Gıda Tar. Hayv. Teks. Otomotiv İthalat İhracaat San. Ve Tic. Ltd. Şti. Adlı bir şirketin hesabına peyderpey transfer edildiğini, yapılan işbu bankacılık işlemlerinin kendisi tarafından gerçekleştirilmediğini beyan ettiğini, davalı banka tarafından müvekkilinin söz konusu itirazlarına "Başvurunuza konu işlem(ler)in, ... Mobil üzerinden tarafınıza ait şifrenin doğru girilmesi ile yapıldığını, bu durumun şifre gizliliğinin sağlanamamasından kaynaklandığını tespit ettik." şeklinde ret cevabı verildiğini, davaya konu bankacılık işlemleri, kötü niyetli üçüncü kişilerin müvekkiliin mobil bankacılığının zararlı yazılım/virüsler ile hacklemesi ve başka mobil cihazın müvekkiliin hiçbir onayı ve izni olmaksızın mobil bankacılığına tanımlanması suretiyle gerçekleştirilmiş olup, söz konusu talihsiz olaylarda müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, 24.08.2024 olay tarihine ait IP adreslerini gösterir tüm log ve sistem kayıtlarının davalı bankadan celbi ile bahse konu bankacılık işlemlerinin 24.08.2024 tarihine kadar mobil bankacılık sistemine tanımlı olan müvekkili ve müvekkiline ait mobil cihaz tarafından değil, olay günü başkası tarafından klonlanan başka bir mobil cihazdan ve farklı bir IP adresinden gerçekleştiği ortaya çıkacağını, kötü niyetli üçüncü kişilerce müvekkiliin mobil bankacılığına izinsiz erişilerek hesap açıldığı ve havale işlemleri yapıldığı tespit edildiği, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla; öncelikle haklı davanın kabulü ile davalı Bankanın güvenlik zafiyetleri ve kusuru nedeniyle, müvekkilinin mobil bankacılığına kötü niyetli üçüncü şahıslarca izinsiz şekilde erişilmesi ve müvekkilie bilgisi ve rızası dışında, dolandırılmak suretiyle kullandırılan kredilere ilişkin, zararın tespiti nitelikli hesaplama gerektirdiğinden, fazlaya dair haklar saklı kalmak ve yargılama esnasında bilirkişi marifetiyle yapılacak hesaplama doğrultusunda arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00-TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, ileride davalı banka tarafından müvekkilie yönelik icra takibi başlatılması durumunda; asıl alacak ve ferileri bakımından icra takibinin durdurulması adına teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, ileride davalı banka tarafından müvekkilie yönelik icra takibi başlatılması durumunda; davalı banka aleyhine haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olamamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın kısmi dava olarak açılamayacağını, husumet itirazında bulunduklarını, davaya konu işlemler talepte bulunan tarafın egemenlik alanında bulunan kendisine tanımlı şifreler kullanılmak suretiyle kendisi tarafından yapıldığını, internet bankacığı giriş ekranında, müşterilere şifre ve pc güvenliği konusunda bilgi verildiğini, örneğin şifrenin kimseye söylenmemesi, hiçbir yere yazılmaması, virüslere karşı dikkatli olunması, işlem yapılan bilgisayarların antivirüs programları ile korunması gibi uyarılar bulunduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde de açıkça yazıldığı üzere ... isimli sosyal medya sistesinde gezinirken, davalı bankanın adının ve logosunun yer aldığı sıfır faizli 60.000 tl kredi reklamına, davalı bankanın reklamı olduğuna güvenerek müvekkil bankaya ait olmayan sahte siteler üzerinden işlem yapmış ve yalnızca kendi hakimiyet alanında bulunan bilgi ve şifreleri bu sitelerde kullanarak işlem güvenliğini riske attığını, müvekkili banka her zaman müşterilerine güvenlik uyarısında bulunduğunu, söz konusu siteler ve uygulamalar üzerinden herhangi bir bilgi ve şifre paylaşımı yapılmamasını tembihlediğini, davacı yan dava dilekçesinde de ikrar ettiği üzere söz konusu işlemleri kendisi gerçekleştirdiğini, her ne kadar davacı yan müvekkil bankanın ... şubesine gittiğini belirtse de işlem tarihi olan 24.08.2024 ile şubeye gidiş tarihi olan 10.09.2024 tarihine kadar 16 gün geçtiğini, davacı yanın talepleri ve iddiaları hayatın olağan akışına aykırı ve kötü niyetli olduğunu, gerçekten ortada şüphelenilen bir durum olması halinde müşterilerin bu durumu öncelikle müşteri hizmetleri aktarması gerektiğini, olay tarihi ile müşteri davacının bankaya gidiş tarihi arasındaki süre davanın haksız talepleri dayalı olduğunu gösterdiğini, müvekkili bankanın uygulaması olan ... direkt bankacılık uygulaması ile müşteriler, işlemlerini müşteri numarası veya ... numarası, kendilerinin belirledikleri şifre ve tek kullanımlık cep şifre ile gerçekleştirmektedir. kullanım hakkı davacı tarafa ait olan bu bilgiler için müvekkil banka tarafından en üst seviyedeki güvenlik önlemleri uygulanmakta ve banka personelinin dahi erişemeyeceği şekilde korunduğunu, müvekkili bankanın, internet güvenliği ihlal edilerek yapıldığı iddia edilen, 3. şahsın hesabında tasarruf yetkisi bulunmadığından, para transferinin geri alınması konusunda müvekkili bankanın yetkisi bulunmadığını, müvekkili bankanın internet bankacılığı hizmeti, uluslararası alanda kabul edilen güvenlik standartlarında olduğunu, bankaya kusur atfedilmesi mümkün olmadığını, davanın; öncelikle husumet yönünden usulden reddine, esasa ilişkin cevap ve itirazlar doğrultusunda davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan-itiraz dilekçeleri, bilirkişi raporu, davalı bankaya ,... CBS'ye yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Tarafların iddia-savunmalarının değerlendirilmesi, davalı bankanın olayın gerçekleştiği tarih itibariyle internet bankacılığı sisteminde o dönemde sektörde kullanılmakta olan tüm gerekli tedbirlerinin neler olduğu, davalı bankanın güvenlik tedbirlerini alıp almadığı, şüpheli işlemin ne şekilde gerçekleştiği, tarafların kusur oranının tespiti, zararın meydana gelmesinde kusurlarının ne derece etkili olduğu hususunda rapor tanzim edilmesi istenilmiş, bilişim alanında uzman bilirkişi ve bankacılık alanında uzman bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda özetle; 24/08/2024 tarihi saat 18:38 — 20:42 sularında gerçekleşen dava konusu somut olayda; Davacı uhdesindeki kişisel bankacılık bilgi ve şifreleri kullanılarak ... marka/model mobil cihazda mobil bankacılık aktivasyonunun yapıldığı, akabinde yeni aktivasyonu sağlanan farklı cihazdan erişim sağlanan mobil bankacılık kanalından dava konusu işlemlerin gerçekleştirildiği, ... yöntemi şeklinde gerçekleşen somut olayda 24/08/2024 tarihinde ... adlı sosyal medyada yer alan dolandırıcılık maksatlı “60.000,00 TL 0 Faizli Kredi” şeklindeki sözde banka reklamına tıklandığı, davalı bankanın sayfası ile benzer arayüze sahip fake (sahte) bir ekrana yönlendirildiği, yönlendirilen ekranda şifre bilgilerin girildiği, sahte (fake) siteye tuşlamalar yapılarak kişisel bilgi ve şifrelerin dolandırıcıların eline geçmesine sebebiyet verildiği, bu şekilde şifre bilgileri ele geçiren dolandırıcıların dava konusu işlemleri gerçekleştirdiği, Somut olayda, dava konusu işlemlerin davacı uhdesindeki kişisel bankacılık bilgi ve şifreleri kullanılarak gerçekleştirildiği, bu kişisel bilgi ve şifrelerin gayrı ihtiyari olarak bizzat kendisinden temin edildiği sübut olmakla; hal böyleyken davacının internet dolandırıcılığı eyleminin işlenmesinde ve kişisel bilgilerinin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesinde kusurlu olduğu, bu kusurun da müterafik kusur olarak değerlendirilebileceği, (bu hususun BAM kararlarında da bu şekilde değerlendirilmekte olduğu) Davalı bankanın, “İşlemlerin Takibi” mekanizması ile “Dış Hizmet Alımı” prosedürlerini ilgili Yönetmelik'te belirtilen şekilde tesis edemediği; Finansal sonuç doğuran işlemlere yönelik bilinen dolandırıcılık yöntemleri ile olağan dışı, sahtekârlık amaçlı veya dolandırıcılık riski bulunan işlemleri tespit edemediği ve bunları önlemeye yönelik işlem takip mekanizmalarını kuramadığı, gerçekleştirilen her bir bankacılık işleminin tutarı ve bu tutarlara göre müşterinin konum bilgisi de kullanılarak normal dışı bir ödeme, fon transferi ya da davranış deseni gösterip göstermediğini tespit edemediği, Riskli işlemleri filtreleyerek değerlendiremediği ve bu filtrelere takılan Müşterilerini daha yakından takip edemediği, riskli işlemler için telefon ya da kısa Mesaj gibi uygun yöntemlerle müşterisini en kısa sürede uyaramadığı ,ilgili sosyal medya platformu tarafından sahte içerikli ve banka logolu reklamların önlenmesine ve engellenmesine yönelik tedbirler alınıp alınmadığının kontrol edilmediği, ilgili Yönetmelik kapsamında atfedilen işbu hususlar itibariyle de davalı bankaya “kusur” atfedilebileceği, sayın mahkemece kusur oranı istendiği anlaşılmakla, sayın mahkemece de “müterafik kusur” oluştuğu yönünde kanaate varıldığı durumda; dava konusu işlemlerde davacı uhdesindeki kişisel bankacılık bilgi ve şifrelerinin kullanıldığı ve bu şifre bilgilerin bizzat tüketicinin kendisinden temin edildiği, emsal ... kararlarında internet dolandırıcılığı eyleminin işlenmesinde ve kişisel bilgilerinin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesinde kusurlu olan mudilere Müterafik kusur atfedildiği, bu nedenle davacıya atfı kabil kusur oranın % 25 olarak değerlendirildiği, davalı bankanın, bilinen ve dolandırıcılar tarafından sıkça uygulanan ve dava konusu olayda da görülen işlemler (yeni mobil cihaz tanımı akabinde davranış desenine uymayan işlemler) silsilesine karşı dolandırıcılık eylemini tespit edecek takip mekanizmalarını kurmayarak kusurlu davrandığı, artı para ve krediler ile zararın büyümesine de sebebiyet verildiği, ilgili sosyal medya platformu tarafından sahte içerikli ve banka logolu reklamların önlenmesine ve engellenmesine yönelik tedbirler alınıp alınmadığının kontrol edilmediği,emsal ... kararlarında da bankalara olağan dışı, sahtekârlık amaçlı veya dolandırıcılık riski bulunan işlemlerin tespit edilememesi ve bunları önlemeye yönelik işlem takip mekanizmalarını kurulamaması yönlerinden kusur atfedildiği, bu nedenlerle davalı bankaya atfı kabil kusur oranının %75 olarak değerlendirildiği, dava konusu olayda oluşan toplam zarar miktarının 714.055,74 TL. Olacağının tespitiyle, bu durumda %25 Davacı ve % 75 Banka kusur oranına göre; davalı bankanın 535.541,81 TL ... davacının 178.513,93 TL ... zarar katlanması gerekeceği, İşbu kusur oranı değerlendirmelerinin hukuki bir değerlendirme olmayıp belirtilen oranların teknik değerlendirmelere ilişkin olduğu, görevlendirme kararı uyarınca kusur oranı belirtildiği, kusur oranı hususunda nihai takdirin Yüce Mahkemede olduğu, dava konusu olayın tüm yönleriyle irdelenip olaya ilişkin olguların ortaya konulduğu, (dava konusu işlemlerin neler olduğu ve nasıl gerçekleştiği, sifre bilgilerin kimden ve nasıl ele geçirildiği, yürürlükteki Yönetmeliğin neler olduğu ve kapsamı ve taraflar yönünden değerlendirilmesi vs.) görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Dava, davacının bilgisi harici hesabından internet/mobil bankacılık yolu ile gerçekleşen bankacılık işlemlerinde davalı bankanın kusurlu olduğu iddiasına dayalı olarak davalı bankaya borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesine ilişkindir.Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun, 4 Aralık 2013 tarihli ... sayılı tebliğinde; 5 maddenin 3. fıkrasına göre; Banka, kendi alanına giren konularda sahtecilik ve dolandırıcılık olaylarını önleyici çalışmalar yapmak, güvenlik önlemleri saptamak, ilgili taraflar arasında gerekli bilgi paylaşımının sağlandığından emin olacak şekilde mekanizmalar kurmak ve sağlanan bilgi paylaşımının etkinliğini takip etmekle yükümlüdür.Bankalar birer güven ve itimat kurumları olduklarından kural olarak hafif kusurlarından da sorumludurlar. Bankalar, müşterilerinin kişisel bilgilerini korumakla mükelleftir. Bankaların, internet bankacılığında müşterilerinin güvenliğini sağlayacak güvenlik enstrümanlarını kullanması zorunludur. Kartın fiziki olarak ibraz edilmesinin mümkün olmadığı mesafeli işlemlerde (...) “Kart numarası” , ” Kartın Vadesi” , ” Güvenlik Kodu” nun çeşitli şekillerde öğrenilmesi veya ele geçirilmesi ile bu bilgilerle mal ve hizmet satın alınabilmesi dolandırıcılığa ve suistimale açık bir kullanım şekli olduğundan, hem Kartlı Ödeme Sistemleri kuralları gereği hem de 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununa göre mal ve hizmet alımlarındaki zararlardan kart sahipleri sorumlu tutulamazlar. Bankalar; faaliyet alanları, kuruluşları, yönetimleri, iç denetim sistemleri, finansal raporlamaları, öz sermayeleri, sermaye yeterlik oranları ve bağımsız denetimleri 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile düzenlenen güven kuruluşlarıdır. Bankaların hukuki sorumlulukları, başta TBK olmak üzere birden fazla mevzuatta düzenlenir. 6102 sayılı TTK uyarınca, tüm tacirlerin ticari işleriyle ilgili olarak basiretli bir tacir gibi davranmaları gerektiği düzenlenir. Bankalar, kamu nezdinde güven uyandıran kuruluşlar olarak kendi faaliyet alanlarının gerektirdiği ölçüde basiret ve özenle davranmalıdır. Kamu nezdinde oluşturulan bu güven bankaların işlemlerinde sıradan bir tacirden daha yüksek bir özen göstermelerini gerektirir. Güvenin korunması ilkesi, güvenen nezdinde bir güven unsurunun oluşmasına sebebiyet veren güvenilenin, yarattığı bu güvene uygun davranışlarda bulunması ve bunun sonuçlarına da katlanması anlamı taşır. Bankalar, yükümlülüklerini yerine getirirken objektif özen ile davranmak durumunda olup birer itimat kurumları olan bankalar, aldıkları mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorundadırlar. Bu konuda objektif özen borcunun gereği olarak hafif kusurlarından da sorumludurlar. Bankaların, sözleşmeden kaynaklanan veya bu kapsamda değerlendirilen borçlarını, hiç ya da gereği gibi yerine getirmemelerinin sonucu Borçlar Kanunu’nda genel hatlarıyla açıklanmıştır. Buna göre alacaklı hakkını kısmen veya tamamen alamamış ise borçlu olan taraf, kendisinde hiçbir kusur olmadığını ispat edemedikçe bundan dolayı doğan zararı karşılamak zorundadır. Bankaların, kendilerine güvenen müşterilerine, onların yakınları olan üçüncü kişilere ve bilgi almak ya da ilişki kurmak amacıyla kendilerine başvuran kişilere karşı koruyucu nitelikte bir özen borcu vardır. Müşterinin internet dolandırıcılığı eyleminin işlenmesinde ve kişisel bilgilerinin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesinde kusuru var ise 6098 sayılı TBK’nın 52.maddesi gereğince bu kusur, müterafik kusur olarak değerlendirilebilecektir. Bu durumda banka, sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirememesinde kusurlu olmadığını 6098 sayılı TBK’nın 112. maddesi gereğince ispat etmek durumunda olup, ayrıca müşterisinin müterafik kusurunu da ispat etmekle yükümlüdür (...) (... Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesinin 2023/ Esas 2023/ Karar) (... Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesinin 2022/ Esas ve 2023/ Karar)
Bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı ve katılım fonlarını sahteciliklere karşı özenle korumak zoruna olan kuruluşlardır. Bankalar sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumundadırlar. Bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir. (...). O halde, bankalar, ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun 18.maddesinin 2.fıkrası gereğince; tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır. Ancak bankaların, tacir olarak bütün işlemlerinde basiretli davranma yükümlülüğü herhangi bir tacirden farklılık arz etmektedir. Bu sebeple bankalardan beklenen basiret ölçüsü ve özen yükümlülüğü şüphesiz daha ağırdır. 5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun "Kart kullanımına ilişkin yükümlülükler" başlıklı 15.maddesinde "Kart kullanımından doğan sorumluluk, sözleşme imzalandığı ve kartın zilyetliğine geçtiği veya fizikvarlığı bulunmayan kart numarasının öğrenildiği andan itibaren, kart hamiline aittir. "Bildirim Zorunluluğu" başlıklı 16.maddesinde; "Kart hamili, kendisine tevdi edilen kartı ve kartın kullanılması bir kod numarası, şifre veya kimliği belirleyici başka bir yöntemin kullanılmasını gerektiriyorsa bu bilgileri güvenli bir şeklide korumak ve başkaları tarafından kullanılmasına engel olacak önlemleri almak, kartın kaybolması, çalınması veya iradesi dışında gerçekleşmiş herhangi bir işlemi öğrenmesi halinde kart çıkaran kuruluşu derhal haberdar etmek zorundadır." düzenlemesi yer almakta, Bu aşamada müterafik (ortak) kusur kavramından bahsedilmesi yararlı olacaktır.
Zarar görenin kendi kusurunda, kişinin kendisine zarar veren bir hareket tarzı söz konusudur. Zarar görenin kendi kusuru, akıllıca iş gören, mantıklı bir kişinin, kendi yararı gereği zarar uğramamak için kaçınacağı veya kaçması gereken bir eylemi olarak nitelendirilmelidir. Zarar görenin kusuruna ortak kusur, birlikte kusur veya müterafik kusur da denilmektedir. (...) kusur, makul bir kimsenin kendi yararına sakınmak zorunda olduğu düşüncesiz, dikkatsiz bir hareket tarzıdır. Müterafik (ortak) kusur kasdi olabileceği gibi, ihmal şeklinde de ortaya çıkabilir. Zarar görenin müterafik kusuru illiyet bağını kesecek yoğunlukta ise zarar veren sorumluluktan kurtulacak ve tazminat ödemeyecektir. Buna karşılık zarar görenin müterafik (ortak) kusuru bu yoğunlukta değilse ortak sebep olarak tazminattan indirim sebebi teşkil edecektir. (... Hukuk Genel Kurulu 2019()- Esas 2022/ Karar sayılı kararı) 6098 sayılı TBK'nun 52.maddesine göre, zarar gören, zararı doğuran fiilen razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırılmış ise hakim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hakim, tazminatı indirebilir.Ayrıntılı ve Hükme esas almak için yeterli görülen bilirkişi raporu dikkate alınarak; dava konusu olayın 24/08/2024 tarihinde davacı uhdesindeki kişisel bankacılık bilgi ve şifreleri kullanılarak samsung ...+ marka/model cihaz üzerinden, mobil bankacılık aktivasyonun yapıldığı, yeni aktivasyonu sağlanan farklı cihazdan erişim sağlanan mobil bankacılık kanalından dava konusu işlemlerin gerçekleştirildiği,davacının phishing yöntemi ile dolandırıcılığa maruz kaldığı anlaşılmıştır. Davacının olay sebebiyle sorumlu olup olmadığı değerlendirildiğinde; dava konusu işlemlerin bizzat davacıya ait kişisel bankacılık bilgi, şifre ve mobil cihazının kullanıldığının ve dava konusu olayın dolandırıcılık olayı olduğunun sübut olduğu, hal böyleyken davacının internet dolandırıcılığı eyleminin işlenmesinde ve kişisel bilgilerinin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesinde kusurlu olduğu anlaşılmıştır.Davalı Bankanın olay sebebiyle sorumlu olup olmadığının değerlendirilmesinde; dava konusu işlemlerin "İşlem Güvenliği" ile "İşlemlerin Takibi" mekanizmalarını ilgili Yönetmelik'te belirtilen şekilde tesis edemediği, olağan dışı, sahtekarlık amaçlı veya dolandırıcılık riski bulunan işlemleri tespit edemediği ve bunları önlemeye yönelik işlem takip mekanizmalarını kuramadığı, gerçekleştirilen her bir bankacılık işleminin tutarı ve bu tutarlara göre müşterinin konum bilgisi de kullanılarak normal dışı bir ödeme, fon transferi ya da davranış deseni gösterip göstermediğini tespit edemediği bu nedenlerle davalı bankaya kusur atfedilebileceği anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, bu tür olaylarda ilkesel olarak internet bankacılığında güvenlik önlemlerini alma konusunda bankayı yetkili ve görevli sayarak doğabilecek en küçük zarardan dahi bankaların sorumlu olduğuna hükmetmiştir. Birer güven kurumu olan bankalar aldıkları mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorundadır. Bu sebeple de hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Müterafik (ortak) kusur kasdi olabileceği gibi, ihmal şeklinde de ortaya çıkabilir. Bilirkişilerce tarafların müterafik kusurlu bulunmaları ile tarafların kusur durumunun 6098 sayılı TBK 52.maddesi gereğince hakim takdiri ile değerlendirilmek suretiyle; Davacı bankanın olağan dışı, sahtekarlık amaçlı veya dolandırıcılık riski bulunan işlemlerin tespit edilememesi ve bunları önlemeye yönelik işlem takip mekanizmalarını kurulamaması, yürürlükte bulunan tebliğ/yönetmeliklere uygun güvenlik tedbirlerinin tesis edilememesi yönlerinden % 75 oranında kusurlu bulunduğu ve davacının kişisel bankacılık bilgi, şifre ve mobil cihazının kullanıldığı, bizzat korumak ve gizli tutmakla yükümlü olduğu kişisel bilgi ve şifrelerini gayri ihtiyari kişilerin eline geçmesine sebebiyet verdiği, emsal ... kararlarında internet dolandırıcılığı eyleminin işlenmesinde ve kişisel bilgilerinin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesinde kusurlu olan davacıya da müterafik kusur atfedildiği, bu nedenle davacının atfı kabil kusur oranının % 25 olduğu anlaşılmıştır. Davacının hesabından toplam zarar miktarının 714.055,74 TL olduğu, % 25 davacı ve % 75 davalı banka kusur oranına göre yapılan hesaplamalar ile davacının 535.541,81 TL lik kısmı bakımından borçlu olmadığının tespitinin gerektiği anlaşılarak davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, buna göre davacının hesabından yapılan 24/08/2024 tarihli ticari kredi risk açılışları, kredi kullandırımı kaynaklı işlemlerin, kullandırılan kredilere ait kredi kullandırım ücretinin,yapılan havale komisyonu olarak, BSMV olarak çekilen, 26/09/2024 tarihindeki fark faiz tahsilatları- taksit tahsilatları işlemlerin, 23/09/2024 tarihli para yatırma işlemlerin, 21/10/2024 tarihli eft işlemlerin, 535.541,81 TL'lik kısmı bakımından borçlu olmadığının TESPİTİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 36.582,86 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL nin ve 15.528,08 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 20.627,18 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 2.080,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,
4-Davacı tarafından yargılama dolayısıyla yapılan 8.117,50 TL yargılama giderinin davanın kabul-ret oranı üzerinden hesaplanan 6.088,12 TL yargılama gideri, 427,60 TL peşin harç, 15.528,08 TL tamamlama harcı, 427,60 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 22.471,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 84.331,27 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMK’nın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi’ne ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/09/2025
Katip
¸E-imzalıdır.
Hakim
¸E-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.