Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/818
2026/113
4 Şubat 2026
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/07/2025
KARAR TARİHİ : 04/02/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... aleyhine, davalı ... tarafından 2012 yılında kambiyo senedine dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, takibin ... 5.Genel İcra Dairesi 2012/... sayılı dosya ile yürütüldüğünü, İcra Müdürülüğü dosyası celp edildiğinde görüleceği üzere söz konusu icra takibinden düzenlenmiş olan ödeme emrinin müvekkiline tebliğ edilmediğini, usulsüz tebligat neticesinde takip kesinleştirilerek cebri icra işlemleri gerçekleştirildiğini, nitekim müvekkilinin uzun yıllar boyu ... ikamet etmiş olduğundan icra takibinden habersiz kaldığını, annesinin rahatsızlığı ve vefatı sonrasında ... dönmesi üzerine icra takibinden haberdar olduğunu, bu kapsamda davalı/takip alacaklısı tarafından icra takibine konu edilen senedin herhangi bir ticari ilişki veya alacak-borç ilişkisine dayanmayıp tamamen hatır senedi mahiyetinde düzenlenerek tanzim edildiğini, Müvekkil ile takip alacaklısı/davalı arasında takibe konu senede dayanak teşkil edebilecek nitelikte herhangi bir mal veya hizmet alım-satımı, ticari ilişki ya da borç ilişkisi bulunmadığını, senedin yalnızca alacaklı tarafın talebi üzerine, üçüncü kişilere karşı mali güvence sağlamak amacıyla düzenlenmiş olup, hatır senedi niteliğinde olduğunu, davalı taraf icra takibine dayanak teşkil eden ve dava konusu olan kambiyo senedinin ticari ilişkiye istinaden tanzim edildiğini ... 24. asliye hukuk mahkemesi 2024/ esas sayılı dosyası ile görülmekekte olan davada iddia ettiğini, öncelikle takdir edilecek teminat mukabilinde icra veznesine ödenecek tutarın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararına hükmedilmesine, müvekkili aleyhine ... 5. genel icra dairesi 2012/... esas sayılı dosyasından 10.12.2012 ödeme tarihli 1.331.025 tl bedelli kambiyo senedini dayanak gösterilerek başlatılan icra takibine ilişkin olarak müvekkilinin borçsuz olduğunun tespiti ile davanın kabulüne, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ; Davacı yan dava dilekçesinde davaya konu senedin üçüncü kişilere karşı mali güvence sağlamak için verildiğini iddia etmiş ve davasını bu temele oturttuğunu, bono bağımsız borç ikrarını içeren senet olup bedel kaydının mevcut olması durumunda ispat yükünün kaydın aksini savunan tarafa yani borçlu davacıya ait olduğunu, bedelsizlik iddiası senede karşı olduğundan davacının hatır def ini 6100 SK md 201/1 uyarınca senetle ispatlaması gerekmektiğini, zira davacı taraf bağımsız borç ikrarı içeren senedi talil ederek Senedin üçüncü kişilere karşı mali güvence sağlamak amacı ile verildiğini , hatır senedi olduğunu beyan ettiğini, davacı tarafça senedin talil edilmiş olması sebebiyle dava konusu senedin hatır senedi olduğunu davacı yan yazılı delille ispat etmek zorunda olduğunu, bu konuda tanık dinletilmesine de muvafakatlerinin olmadığını, çift taraflı talil olması durumunda dahi ispat yükünün davacıda olduğunu, davacı yanın senedin hatır senedi olduğu yönünde iddiasını kesin ve somut delille ispatlayamadığını, yine davaya konu icra takibi 2012 yılında başlatıldığını ancak 2012 yılından bugüne kadar yasal yollardan alacak tahsil edilemediğini, davacının annesi ...'ün yüklü miktarda birden fazla taşınmaz miras yolu ile davacı ve diğer mirasçılarına intikal ettiğini, bunun üzerine davacı yan intikal gerçekleşir gerçekleşmez alacaklılarından mal kaçırmak maksadı ile kötü niyetli olarak borçlarını ödememek için mirası red beyanını içeren dava dilekçesi ile ... 3.Sulh Hukuk Mahkemesi nin 2024/ E Sayılı dosyası üzerinden mirasın redd davasını ikame ettiğini, davacının hiçbir gerekçe sunmadan ve hayatın olağan akışına ters olarak mirası reddettiğini, taraflarınca ... 24 AsliyeHukuk Mahkemesi nin 2024/ E Sayılı dosyası üzerinden mirasın reddinin iptali davası ikame edildiğini ancak bu seferde davacının bu davadan haberdar olmasına rağmen dosyaya cevap dilekçesi ibraz etmeyerek yurtdışı tebliğ yapılamama sürecini büyük bir mutlulukla izlediğini, ta ki taşınmazlar üzerindeki haczin kaldırılmayacağı yönünde ... 5.İcra Hukuk Mahkemesi nin 2025/ E 2025/ Esas sayılı dosya üzerinden diğer hissedar ... tarafından ikame edilen ve taşınmazlar üzerindeki hacizlerin kaldırılması talepli davada müvekkili lehine yasaya uygun bir karar verilere mirasın reddi nedeniyle taşınmazdaki borçluya ait hisse üzerindeki haczin kaldırılması gerekmekte ise de mirasın reddinin iptali talep edilmiş olup henüz mirasın reddinin kesinleşmediğini, dolayısıyla taşınmaz üzerindeki hacizlerin , mirasın reddi nedeniyle kaldırılmasının mümkün olmadığını, bu nedenle davanın reddine şeklinde gerekçelendirilen hükmün kurulmasına kadar davacı taraf mirasın reddinin iptali davasına cevap dilekçesi sunduğunu, icra takibi 2012 yılında başlatıldığını ve bugüne kadar kesintisiz devam etmiş olduğundan zamanaşımı defi dayanaksız olduğunu, davanın esasına ilişkin cevap ve itirazlarına ek olarak, zamanaşımı definde bulunduklarını, davacı yanın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, iddiaları kabul anlamına gelmemek kaydı ile öncelikle davanın bu yönden reddi gerektiğini, davacı yanın eksik harç ile davasını ikame ettiğini, bununla birlikte icra takibine ilişkin ödeme emrinin kendisine tebliğ edilmediği yönündeki gerçeğe aykırı ve kötüniyetli iddiasının kabul edilemez olduğunu, ... 16.İcra Md 2012/... (yeni ... 5. Genel İcra 2012/... E ) sayılı dosya üzerinden gönderilen ödeme emrine ilişkin tebliğ mazbatası incelendiğinde muhtara tebliğ edildiğinin açıkça tespit edildiğini, tüm bu nedenlerle davacının menfi tespit davasının reddine, ... 5. Genel İcra Dairesi 2012/... E. sayılı icra takibinin devamına, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe :
Dava menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı ... 5. Genel İcra Müdürlüğünün 2012/... Esas sayılı dosyasına konu kambiyo senedi nedeniyle davalıya borçlu olmadığını ileri sürmektedir.Takibe konu kambiyo senedi incelendiğinde keşidecisinin davacı olduğu, senet düzenleyene keşidecinin yetkilisinin aynı zamanda avalist imzasının da bulunduğu senedin lehtarının davalı olduğu anlaşılmaktadır. Davacı söz konusu kambiyo senedinin borç yaratmadığını, herhangi bir alacak borç ilişkisine dayanmadığını, hatır senedi niteliğinde olduğunu ileri sürmüş buna ilişkin herhangi bir yazılı delile dayanmamış yalnızca davalının bazı yargılamalardaki bir kısım beyanlarının senedin borç içermediğini ortaya koyduğu olgusuna dayanmıştır.Bilindiği üzere kambiyo senetleri (ticari senetler) ihdasi (kurucu) nitelikteki senetlerdendir. Gerçekten, bir borç için kambiyo yükleniminde bulunulması borcun yenilenmesi (tecdidi) sonucunu doğurmaz(BK., m. 133). Bu durumdaki bir borç hakkında kambiyo senedi düzenlendiği takdirde, taraflar arasında biri asıl borç ilişkisi, diğeri kambiyo ilişkisi olmak üzere iki çeşit ilişki bulunur. Aynı durum, kambiyo senedinin tedavülü halinde de karşımıza çıkar. Bir kambiyo senedi ciro edildiği zaman ciranta ile ciro edilen kişi arasında kural olarak bir temel ilişki (asıl borç ilişkisi) bulunmaktadır. Ayrıca, bu iki kişi arasında kambiyo hukukundan doğan bir kambiyo ilişkisi de mevcuttur. Kambiyo taahhüdünde bulunulmasına neden olan ve temel ilişkideki asli para edimini teskil eden “temel alacak”, o kambiyo taahhüdünün hukuki sebebini olusturur. Ancak, kambiyo taahhüdünün geçerliliği sebebe bağlı olmayıp, bu senetler maddi anlamda soyut (mücerret) senetlerdir. Kambiyo senetlerinin maddi anlamda soyutluğu ilkesi gereğince temel alacağın mevcut olmaması, geçersiz olması kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta, fakat sebepteki /temel iliskideki) sakatlık kambiyo borçlusuna“nedensiz zenginlesme defi” öne sürme hakkını vermektedir. Bu davayı açan davacı, kambiyo senedinin hükümsüzlüğünü öne sürmemekte, tersine kambiyo taahhüdünün varlığını kabul etmektedir. Ancak, borçlu, temel ilişkiden bir alacak hakkı doğmadığı halde, kambiyo senedi alacağının istenmesi nedensiz zenginlesme olusturduğundan kambiyo taahhüdünü yerine getirmek zorunda olmadığını öne sürmektedir. Bu noktada menfi tespit isteminde bulunan; temel ilişkinin varlığını, temel ilişkide ki sözleşmenin türünü, kambiyo senedinin hangi nedenle ve sözleşmesel ilişki nedeniyle verildiğini ispatladıktan sonra bu temel ilişkideki hangi nedenlerden dolayı kambiyo taahhüdünü yerine getirmek zorunda olmadığını ispatlamakla yükümlüdür. Burada iki aşamalı bir ispat yükü söz konusudur ve ispat yükü de menfi tespit isteminde bulunan kişi üzerindedir. Buna ilişkin ispat yükümlülüğü yerine getirilmediği takdirde kambiyo senetlerinin maddi anlamda soyutluğu ilkesi ve mücerretlik ilkesi gereğince temel ilişkiden bağımsız borç ilişkisi yaratacağından kambiyo senetleri nedeniyle sorumlu olunacaktır. ... 17.12.2003 gün ve E:2003/ K:2003/ 12.10.2011 gün ve E:2011/ K:2011/ 04.12.2013 gün ve E:2013/ K:2013/ 14.05.2014 gün ve E:2013/ K:2014/ sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Takibe ve davaya konu bono bir yazılı delil olduğundan kural olarak davacının bu yazılı delile karşı ispat yükü yukarıda belirtildiği üzere davacı taraf üzerindedir. Bilindiği üzere HMK Madde 201'e göre; senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz. Yazılı delille ispatı gerekir.Davacı menfi tespit iddiasını bir ana temel ile ortaya koymuştur, davacının davalı ile herhangi bir alacak verecek ilişkisinin bulunmadığını, sözkonusu kambiyo senedinin düzenlenmesini gerektirir bir temel ilişkinin bulunmadığı şeklindedir. Bu halde davacı senedin bedelsiz olduğunu iddia etmektedir. Bedelsizlik iddiası yönünden davacı iddialarını yazılı delille kanıtlamalıdır, bedelsizlik bir defii olup, kambiyo senedine yönelik bu tür defiiler senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldırıcı etkisi bulunduğundan yazılı bir delille ispat şarttır. Bedelsizlik iddiası yönünden davacı taraf davalının bir kısım yargılamalarda aşamalardaki dilekçelerindeki beyanlarına dayanmıştır. Gerçekten ikrar mahkeme içinde yapılabileceği gibi mahkeme dışında da yapılabilir, mahkeme dışı ikrarın ispatı da gerekir. Yerleşik ... uygulamasına göre kollukta verilen beyanlar mahkeme dışındaki ikrar olarak kabul edilmektedir. ( ... 3HD. 2020/ E/ 2021/ Karar , 15.HD 2018/ E/ 2018/ Karar ) Ancak davacının ileri sürdüğü şekilde senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak ve kambiyo senedinin borç içermediğini bir beyan bulunamamaktadır, aksine Ağır Ceza Mahkemesindeki yargılama sonucunda Mahkemenin belirlediği maddi vakıada davacının davalıya borç para verdiği ve bunun karşılığında da kambiyo senedi düzenlendiği maddi olgu olarak kabul edilmiştir. Ceza Mahkemesinin hüküm sonucu hukuk Hakimini bağlamaz ise de ceza yargılamasında belirlenen ve kesinleşen maddi vakıalar hukuk Hakimini bağlar. Davacı taraf iddialarını yazılı delille de kanıtlayamadığından davanın reddine karar vermiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın REDDİNE,
2-1.333.614,12 TL'nin %20'si tutarında icra tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Harçlar yasası gereğince alınması gerekli 732,00 TL harçtan başlangıçta alınan 22.730,58 TL peşin harcın ve 55.707,67 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 77.706,25 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 204.705,98 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından arabulucuya ödenen 4.600,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf ve vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya Mahkememize ulaştırılmak üzere aynı nitelikteki başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde kullanılabilecek olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 04/02/2026
Başkan ...
E-imzalı
Üye ...
E-imzalı
Üye ...
E-imzalı
Katip ...
E-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.