mahkeme 2024/803 E. 2025/921 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/803

Karar No

2025/921

Karar Tarihi

11 Eylül 2025

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2025/

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.

DAVA : Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/08/2024
KARAR TARİHİ : 11/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ; ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/ D.İş sayılı kararı ile davalı şirket tarafından alınan ve ... 3. Genel İcra Dairesi'nin 2024/ E. sayılı dosyası ile icra edilen haksız ihtiyati haciz kararı sebebiyle uğradığımız maddi zararın tazmini için şimdilik 415.905,5 TL'nin ve manevi zararımızın tazmini için 500.000 TL'nin, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile, davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ; İİK 257 Vd. Maddeleri hangi hallerde ihtiyati haciz kararı verileceğini açıkça belirtildiğini, maddede yazılan hususların varlığı sebebi ile ihtiyati haciz kararı talep edilmiş ve neticede mahkeme Heyetince değerlendirilerek ihtiyati haciz kararı verildiğini, akabinde davacı borçlu vekili yine İİK 265 Md. Gereği ki ihtiyati hacze kararına karşı itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmış olup itirazda bulunmuş, mahkemece yapılan inceleme neticesinde ihtiyati Haciz kararının yetki yönünden kaldırılmasına karar verildiğini, yine mahkemenizin 2024/ D.iş dosyasında verilen ek kararında da doğal olarak işin esasına ve davacı itiraz eden borçlu vekilinin sair hususlardaki taleplerinin değerlendirmesini dahi girmediğini, davacının belirttiği gibi müvekkil kötü niyetli olsa idi verilen kaldırma kararına karşı ... Bölge Adliye Mahkemesine başvurmak suretiyle kararı istinaf edebileceğini, açılmış olan dava usul ve yasaya öncelikle TMK. 2 madde hükmüne aykırı olup kabulü mümkün olmadığını, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava haksız ihtiyati haciz sebebiyle açılmış maddi ve manevi tazminat talepli davadır.Davacı dilekçeler aşmasında ki beyanları ile, aralarında ki ticari ilişki gereği esasında alacaklı olduğu davalı tarafından haksız olarak ihtiyati haciz kararı alıp uygulattığı, kararın itiraz üzerinde taraflar arasında ki yetki sözleşmesi gereği kaldırıldığı, borsaya kote olan şirketlerinin ihtiyati haciz kararı neticesinde manevi zarara uğradığı aynı zamanda ihtiyati haciz işlemlerine itiraz için yapılan vekalet ve sair masraflar nedeniyle uğranılan maddi zararın tazminini talep ettiği, davalının cevap dilekçesi ile ihtiyati haciz kararın yaklaşık ispat şartlarına uygun şekilde ispatlanıp kanunun öngördüğü şartlar bakımından haklı olduğu, davacının taraflarıyla ticari hacminin büyüklüğü nedeniyle teşkil eden risk bakımından ihtiyati haciz kararı almaya gerek duyup bu bakımdan kötü niyetli hareket etmedikleri nedeniyle davanın reddini talep etmiştir.Taraflar arsında ki çekişmeli vakıalar, davalının haksız ve kötü niyetli olarak ihtiyati haciz müessesini kullanıp kullanmadığı ile bunun sonucu davacının ticari itibarının sarsılıp sarsılmadığı ile ihtiyati haciz sebebiyle yaptığı giderler bakımından maddi ve manevi olmak üzere tazminat hakkına sahip olup olmadığı hususlarında toplanıp, eldeki davada ispat yükü bakımından genel hükümler olan TMK m.6 ile HMK m.190 gereği ve haksız fiile yönelik TBK'nın m.50 düzenlemesi gereği zarar verenin kusurunu ve zararı ispat davacı üzerinde toplanmakla, haksızlık olgusu ile zarar nitelikleri gereği süresinde usulüne uygun sunulmuş her türlü delille ispatı mümkün vakıalardır.Bilindiği üzere, İİK m.257 hükmü gereği şartları sağlandığı takdirde verilen ihtiyati haciz kararlarında İİK m. 259 düzenlemesi gereğince tazminat davası bakımından teminata esas olmak üzere alacaklının hacizde haksız çıkması ve borçlunun ( veya üçüncü şahıs ) zararının oluşması gerekmekle yargı uygulaması gereği, ihtiyati haciz kararının icra edilmiş olması, kararın haksız olması, borçlunun zararının bulunması ve zarar ile haksız ihtiyati haciz kararı arasında illiyet bağının bulunması koşullarının birlikte bulunmasının gerektiği, ( ... 4. Hukuk Dairesi 2024/ Esas 2024/ Karar ) açık olmakla bu bakımdan ihtiyati haciz dosyası ve buna ilişkin İcra Mahkemesi dosyası celp edilmiş aynı zamanda tarafların arasında ki ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/ Esas ile ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/ Esas sayılı dosyaları dosyamız içeriğine kazandırılmış ve yargılama bu doğrultuda yapılmıştır.Tahkikat aşamasında, mahkememizin 2024/ D.İş sayılı dosyası ile davalının talebi üzerine, 02/05/2024 tarihli Nolu faturadan kaynaklı olduğu iddia edilen alacak nedeniyle ihtiyati haciz kararı verilip itiraz üzerine ihtiyati haczin kaldırıldığı ancak süreç içerisinde davalı ihtiyati haciz talep eden tarafından ... 3. Genel İcra Dairesi'nin 2024/17969 sayılı takip dosyası ihtiyati haczi tamamlayan merasim için işlemlerin yapılmaya başlandığı görülmekle yine taraflar arasında, ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/ Esas sayılı yargılaması ile davalı tarafça ihtiyati hacze konu alacak iddiasıyla alacak davası açılıp, eldeki davanın davacısı bakımından ise ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/ Esas sayılı dosyası ile 15.08.2022 tarihli ... İmalat Sözleşmesinden kaynaklı alacak için eksik imalarlar nedeniyle itirazın iptali davası açılmış olup dava dilekçesi ekinde yer alan talep doğrultusunda anılan mahkemece yapılan inceleme neticesinde dosya ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/ Esas sayılı yargılaması ile birleştirildiği görülmüştür. Bu bakımdan taraflar arasında eldeki tazminata konu ihtiyati haciz talebinin içeriğini alacak ilişkisi bakımından sözleşmeye dayalı bir ticari ilişki bulunduğu uyuşmazlık konusu olmayıp tarafların ifanın içeriği ve usule uygun olup olmadığından kaynaklı aralarında ihtilaf bulunduğu ve hukuki süreçlerin bu ihtilaf üzerinden şekillendiği anlaşılmıştır.Bilindiği üzere, herkes haklarını kullanırken dürüstlük kuralına ve kanunlara uygun hareket etme yükümlülüğü altında olup ( TMK m.2 ) kanun koyucu yasal düzenlemenin devamında iyi niyet karinesini (TMK m.3 ) de düzenlemekle, eldeki davada haksız ihtiyati hacizde tazminatın şartları bakımından öncelikle, mahkemece ihtiyati haciz kararı verilip, kararın icrasının anılan değişik iş dosyası ve icra takip dosyası neticesinde uygulandığı anlaşılmış, ihtiyati haciz talep eden davalının yetkili olmayan mahkemede talepte bulunması haricinde kötü niyetli olduğunu gösterir bir durumun dosyada mevcut olmayıp açıklandığı hâliyle tarafların arasında sözleşmeye dayalı ticari ilişkiden kaynaklı bir ihtilaf bulunduğundan, bir hak iddiasında bulunan tarafın kanunun kendisine tanıdığı geçici hukuki koruma tedbiri, icra takibi ve dava haklarını kullanması doğal ve hayatın olağan akışına uygun olup salt yetki sözleşmesine aykırı talebin kötü niyetli yapıldığı sonucu çıkarılamaz. Bu nedenle ihtiyati hacizde tazminatın şartlarının oluşmadığı anlaşılmış olup davacının manevi tazminat talebi bakımından ticari hayat içerisinde tâcirler arasında ihtilaflar her zaman olma ihtimali bulunup yasal düzenlemeler (nitekim zorunlu ve ihtiyari arabuluculukta dâhil ) bu doğrultuda düzenlenmiş olup her zaman eldeki davaya konu ihtiyati hacizle de karşılaşılabileceği bu durumun ticari hayatın tüm aktörlerince bilinmesi gerektiğinden manevi tazminat talebi şartları gerçekleşmeyen ihtiyati hacizden kaynaklı tazminat talebinde yerinde görülmemiştir.Maddi tazminat talebi bakımından ise, açıklandığı haliyle hayatın olağan akışında gerçek ve tüzel kişiler bu ve benzeri hukuki koruma ve talep yollarıyla karşılaşabilip süreç içerisinde avukatlık hizmetinden yararlanma, gider avansı vb. Yollara başvurabilirler tabi ki haksız ve kötü niyetli talepler neticesinde karşı taraftan zararların tazmini gündeme gelse de eldeki davada ticari uyuşmazlığın genel mahkemelere taşınması ve tazminatın kötü niyet şartlarının sağlanmadığı hususları beraber değerlendirildiğinden taraflar arasında ki hukuki süreçte maddi tazminat kalemlerinin sarf edilmesi gayet normal olup süreç sona erdirilmeden talep edilmesi ise taraflar bakımından hak arama hürriyetine engel olacak sonuçları doğuracağından bu aşamada talep edilmesinde hukuki yararın bulunmadığına kanaat getirilmiş olup, talebin usulden reddine karar verilmesine kanaat getirilmiştir.Mahkememizin yargılamanın konusunu oluşturan ihtiyati hacze ilişkin yatırılan teminatın iadesi şartları oluştuğunda ilgili değişik dosyasından isteneceğinden ( ihtiyati tedbir bakımından benzer görüş, ... Kapatılan 15. Hukuk Dairesi 2015/ Esas 2015/ Karar ) eldeki yargılamada bu hususta herhangi bir karar verilmemiştir.Davanın manevi tazminat bakımından esastan reddi ve maddi tazminat bakımından usulden reddi kararı sonucu yargılama giderleri HMK m.326/1 hükmü uyarınca davacı taraf üzerine bırakılmış olup aşağıda ki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davacının manevi tazminat talebinin REDDİNE,
2-Davacının maddi tazminat talebinin usulden REDDİNE,
3-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli;a)Maddi tazminat talebi yönünden usulden reddedilen talep nedeniyle 615,40 TL harcın başlangıçta alınan 7.102,62 TL peşin hartan mahsubu ile artan 6.487,22‬TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, b)Manevi tazminat talebi yönünden 34.155‬ TL harçtan başlangıçta alınan 615,40 TL başvuru harcı, 8.538,75 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 25.000,85‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Manevi tazminat davası açısından;
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 79.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
5-Maddi tazminat davası açısından;
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına
7-Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair, tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/09/2025

Katip
e-imzalıdır

Hakim
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim